Çapakçur Gazetesi Bingöl Haberleri

Biz Çok Ta Bir Şey Değiliz Aslında

Haydar MÜMİN
Köşe Yazısı – Yayım Tarihi: 30.03.2016 Çarşamba

Biz Çok Ta Bir Şey Değiliz Aslında
30 Mart 2016 - 7:25 'de eklendi. 749 Bingöl Çapakçur Gazetesi

İnsanlığın tarihi, ilk insandan günümüz insanına kadar gelen ve son insan kalıncaya kadar devam edecek olan uzun bir yolculuktur. Bu uzun süreçte sadece kostümler, mekânlar, manzaralar, figürler değişir. Her yeni nesil bir önceki neslin devamı olsa da yeni nesil önceki neslin ilerisinde olduğunu düşünür. Hep şöyle denilir; modern asrın insanları… Oysa değişen zamandır, belki biraz da mekân. Fakat insan aynı, sorumluluk aynı, güneş, ay, yıldızlar hep aynı… Biz de gideceğiz nöbetimiz bitince, fakat akan ırmağın suyu aynı… Meğer kendisiyle övündüğümüz şey geçen zamanmış, ırmak misali… Kemik aynı, et aynı… Neymiş gelişen, bir parça et mi, bir tutam saç mı? Kavgalar aynı, cinayetler aynı, yıkımlar, yakımlar, feryatlar, esefler, şirk, isyan, cehalet hep aynı… Peki, ne oldu ki biz daha medeni, öncekiler çok geri oldu?

Her taraf kan denizi misali cesetler yüzüyor boy boy. Öfke, hırs, gaddarlık, zulüm tavan yapmış, insanlık paçavra… Irk, renk, dil ilahlaştırılmış, değerler hercümerç… Cesetler kıbleye yönelmiş, kıble kalplere. Bir sarayda iki sevgili, bir yürekte iki yar… Ne aşüfteden elini çeker ne de canandan. Bedenler saf saf dizilmiş, herkesin sırtında ayrı bir yük, yüreğinde ayrı birer sevgili, fakat kıble sözde bir… Peki, neyi farklı bu insanların, öncekilerinden? Helvadan putları mı, etten mabutları mı? Irk kavgaları yüzünden yitirilen binlerce canlar mı? Ateş hendeklerine atılmış masum bebekler mi, şarap havuzlarında, fuhuş bataklıklarında heba edilmiş canlar mı?  Cehaletin babası leşler mi, edeniyetin başı filan kesler mi? aslında kibirden mabutlaşmış kof cesetlerin ihtirasından öteye giden hiçbir şey olmamış. Ne mi olmuş deseniz? Aslında putlar modernleşmiş, tapanlar aynı tayfa… Çünkü hep peşi sıra gidenler ayaklar altında ezilir, putlar her daim varlık gösterir ahmaklar nezdinde.

Bugün okumuş nice cahiller okumamı ş nice ahmakların kibrine itibar ve itaat etmektedir. Hak, haklıdan nahaka verilmekte. Hakkı söyleyen taşlanmaktadır. Mekke’ de İslamiyet öncesi toplumun inanç yapısını irdelerken kendisinin düştüğü yanlışı göremeyen bir inanç toplumu meydana gelmiş, şirkin çağ atladığı fark edilememiş. Şeklen tek Allah inancını benimseyen ancak yaşantı şekli olarak şirke düştüğünü fark edemeyen bir toplum oluşmuş. Küfrün inkâr etmek, yok saymak, şirkin ise başkalarını Allah’a; yönetimde, rızıklandırmada, hayatın her alanında ortak koşmak, kulluğu bedenlere hapsetmeye çalışmak olduğunu idrak edememiş entelektüel etiketli nice cahiller kol geziyor.

Garip bir dünya şekillendiriliyor, bütün değerleri petrol ve dolar uğruna satılmış bir dünya… Bir de satılık kişilikler çetesi… Açık söylemek gerek; Müslüman etiketli İslam düşmanları kol geziyor. İnancıma küfreden Müslüman olsa!  Namaza koşan fakat beşeri ideolojileri kendilerine din edinen zavallı, sözde özgürlükçü gafiller tayfası mı? Cenneti satın almış(!) ,kendisi dışındakileri cehenneme yollayan sefihler güruhu mu?  Kibrinden çatlayan mütevazı beyefendiler(!) mi? Kıbleyi bilmeyen allameleri mi? Hangisini desen acaba? Zaten bundan dolayıdır bitmeyen sıkıntılarımız… İp puştun eline geçmiş, ne dersen boş… Siz bunları derken birileri, kendi ırkının meziyetleriyle iştigal etmekte, inancı ötelemekte, sizi hor görmektedir. Fakat dünyayı inanç eksenli bir sınav salonu olarak idrak edememiş garibim. Mezar taşlarında ne yazıyor acaba? Ölüm gelince nereye gidiliyor acaba? Kimin huzuruna çıkılıyor gidince? Irkını, rengini sen mi seçtin gelince? İngiliz veya Arap olarak gelseydin ya, belki parayla alay ederdin! Bunca eziyeti niçin çekiyorsun ki? Birileri, dünyaya yeniden gelebilseydim, Katarlı olarak gelirdim, diyordu. Bunca eziyete ne gerek, diyordu. Demek ki siparişle gelinmiyor. O halde sahip olamadığın şeyle övünmen ne diye?

Madem insanız, madem yaratılmışız, o zaman acziyetimizi, aidiyetimizi bilmek zorundayız. Aslında çok ta bir şey değiliz, çünkü nefesimiz dahi sayılı, gücümüz kısıtlı, zaman da sayılı. O halde fazla şeye de gerek yok, ne ise, o… kul isek, fani isek, görevimiz de belli ise, başka bir şey aramaya ne hacet?

Bu Haberleri De Okudunuz Mu?


Yasal Uyarıdır:Çapakçur Gazetesi'nde yer alan içeriklerin her hakkı saklıdır. Web sitesi içerisindeki resimler, yazılar kaynak gösterilse dahi, başka web sitelerine, ticari yayınlara aktarılamaz, kopyalanamaz, internet ve web ortamında ya da başka biçimde alenileştirilemez, basılıp çoğaltılamaz. Aksi durumda hukuki işlem başlatılır.

İnstagram hesabımızı takip ettiniz mi? Tıklayın: @capakcurgazete  
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER