10 Mart 2014 Haber Arşivi
GENÇ'TE 352 KİLO ESRAR ELE GEÇİRİLDİ Genç ilçesinde jandarma ekipleri, mobilyaların içerisine gizlenmiş 352 kilo esrar maddesi ele geçirdi
GENÇ’TE 352 KİLO ESRAR ELE GEÇİRİLDİ
Genç ilçesinde jandarma ekipleri, mobilyaların içerisine gizlenmiş 352 kilo esrar maddesi ele geçirdi.
Bingöl'ün Genç ilçesinde, 352 kilo esrar maddesi ele geçirdi.
Edinilen bilgiye göre, Bingöl'ün Genç ilçesinde Jandarma Komutanlığı ekipleri, Genç-Diyarbakır karayolunda uyuşturucu sevkiyatı olacağı bilgisine ulaşarak harekete geçti. Yolda uygulama yapan jandarma ekipleri belirledikleri kamyonu durdururken, kamyonda bulunan mobilyaların içerisine gizlenmiş 352 kilo kubar esrar maddesi ele geçirildi. Kamyon sürücüsünün gözaltına alındığı olayla ilgili soruşturma sürüyor.
BKDH’DE MODERN İLAÇ SERVİSİ (!)
Bingöl Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi’nde yaşanan olay, hasta yakınlarını hayrete düşürdü. İlaçların alışveriş sepetiyle dağıtılması vatandaşların tepkisini çekti.
Bingöl Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi (BKDH)’ndehastaların tedavisi için kullanılan ilaçlar hemşireler tarafından hazırlanarak, ‘Alışveriş Sepetiyle’ taşınıyor.
“Sağlık sektöründe sessiz devrim dedikleri bu olmalı”
Yatan hastalar için, tedavi saatlerinde alışveriş sepetiyle ilaç dağıtımı yapılması karşısında tepkilerini dile getiren hasta yakınları: “İlimizin en modern hastanesi diye bas bas bağırıyorlar. Hala ilaçlar alışveriş sepetleriyle taşınıyor. Bingöl’de sağlık sektöründe sessiz devrim dedikleri bu olmalı.Zira alışveriş sepetleri sessiz sedasız ne taşındığından habersiz bir şekilde tedavi amaçlı kullanılmaya devam ediyor” dediler.
Tedavi saatlerinde için tıka basa doldurulan sepetlerle yatan hastalara servis yapılmasına anlama veremediklerini belirten hasta yakınları: “Kime ne ilaç verildiğinin karıştırıldığı endişesini yaşıyoruz. Hata kaldırmayacak tedavi yönteminin uygulanmasını istiyoruz. Oysa bilinen tedavi yöntemi, hastanın yanında doktoru tarafından belirlenen ilacın hazırlanıp verilmesidir. Ama maalesef bu hastanede sepete tıka basa doldurulan ilaçlarla servis yapılıyor” ifadelerini kullandılar.
Aynı hasta için bir kaç defa gidip gelen sağlık personeline durumu sorduğumuzda ise;‘Bütün malzemeyi alamıyoruz çünkü tedavi arabamız yok alışveriş arabasıyla ancak bu kadar olur. Bizde bu durumdan hoşnut değiliz. Ama elimizden gelen bir şey yok’diyerek suskun kalmayı tercih ediyorlar.
Yaşanan olayın birkaç günlük olay olmadığı ve uzun suredir hastanede alışveriş sepetiyle tedavi ilaçlarının dağıtıldığı öğrenildi.
Hastane yönetiminin var olan soruna müdahale etmek için neyi beklediği ise soru işareti.
Yılmaz: “Kaleler içinden fethedilir”
AK Parti’nin gizli gücünün kadınlar olduğunu belirten Kalkınma Bakanı Yılmaz: “AK Parti’nin gizli gücü kadınlardır. Çünkü kaleler içinden fethedilir. Sizler içeriden kaleleri fethediyorsunuz” dedi.
Memleketi Bingöl’de temaslarını sürdüren Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, hafta sonu partisinin kadın kolları tarafından organize edilen ‘8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ programına katıldı.
Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Bingöl Milletvekili Eşref Taş, Belediye Başkan Adayı Yücel Barakazi ve çok sayıda davetlinin katıldığı programda bir konuşma yapan Bakan Yılmaz, kadınlar gününü kutladı.
Yılmaz: “Bugün dünya kadınlar günü. Bugün sizin gününüz öncellikle Dünya Kadınlar Gününüzü tebrik ediyorum. Bir Kalkınma Bakanı olarak ben her yerde vurguluyorum. Kadınlar olmadan kalkınma olmaz diyorum. Kadınlar olmadan refah olmaz diyorum. Kadınlarımızı, kızlarımızı iyi eğitmeliyiz. İyi eğitim verip, iyi yetiştirmeliyiz. Çünkü kadınları yetişmeyen bir toplumun ilerlemesi mümkün değildir” dedi.
Konuşmasında okullaşma oranlarına dikkat çeken Bakan Yılmaz,geçmişte kız çocuklarını okula göndermeyen ailelerin olduğunu söyleyerek, AK Parti döneminde son 10 yılda haydi kızlar okula projesiyle kız çocukların okula gitmesini desteklediklerini belirtti.
Kız çocuklarını okula gönderen ailelere şartlı destek sağladıklarını ifade eden Bakan Yılmaz: “Kitabını bedava verdik kız yurtları açtık. Çok şükür bugün yüzde yüz bir kapasite ile kız çocuklarımız okula gidiyor” ifadelerini kullandı.
AK Parti Hükümeti döneminde kadınların sosyal hayata daha fazla katıldığını vurgulayan Bakan Yılmaz: “Yine çarşıyı pazarı gezerken, eskiden hiç göremezdik ama şimdi esnaflık yapan hanımlar görüyorum ben. Kendi iş yerini kuran hanımlar görüyorum. Yine hanımların kültür, sanat birçok alanda eskiye göre daha fazla hayata girdiklerini görüyorum. Bizde AK Parti olarak kadınlarımızı daha fazla ekonomi hayata kazandırmaya çalışıyoruz. Daha fazla sosyal hayata katmaya çalışıyoruz. Siyasette de daha fazla kadın olsun diye gayret ediyoruz. Bakın Milletvekilleri sayıları her gün artıyor. 2002 yılında çok düşüktü mecliste kadın Milletvekili sayısı. Şimdi her geçen seçim artıyor” dedi.
“GİZLİ GÜCÜMÜZ KADINLAR”
AK Parti’nin gizli gücünün kadınlar olduğunu vurgulayan Bakan Yılmaz, Bingöllü kadınların AK Parti hükümetine çok daha fazla destek olduğunu söyledi.
Bakan Yılmaz: “Özellikle de Bingöl’de, kadınlar her zaman Tayyip Erdoğan’ın yanında, her zaman AK Parti’nin yanında. Ben Bingöl’le ilgili ne zaman Başbakanımıza bir şey arz etsem, bana ilk söylediği şey; kadınlar ne yapıyor çalışıyorlar mı?. Çünkü oda mitinglerden gösterdiğiniz coşkudan Bingöl kadınlarının AK Parti’ye ne kadar destek olduğunu çok iyi biliyor. Ve gerçekten bizim gücümüz sizsiniz. AK Parti’nin gücü kadınlardır. Çünkü kaleler içinden fethedilir. Sizler içeriden kaleleri fethediyorsunuz” diye konuştu.
KADINA ŞİDDETE KINAMA
AK Parti hükümetinin kadına yönelik şiddete kırmızı çizgi çizdiğini kaydeden Bakan Yılmaz: “Bizim manevi değerlerimizde de, genel politikalarımızda da bu konuya çok önem veriyoruz. Kim ki kadına el kalıyor, acizdir zayıftır. Kadınlarımıza şiddet uygulayanları da buradan kınıyorum. Bizim manevi değerlerimizde kadına en iyi şekilde davranmayı gerektirir. Kadınların güçlü olduğu toplumda barış egemen olur. Kadınların güçlü olduğu toplumda savaş olmaz. Şiddet olmaz, kan olmaz” dedi.
ÇÖZÜM SÜRECİ
Konuşmasında son olarak çözüm sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bakan Yılmaz, sürece en fazla kadınların destek çıktığını söyledi. Çatışmasızlık ortamıyla birlikte son bir yıldır ölüm haberleri almadıklarını bildiren Bakan Yılmaz, çözüm sürecini sabote etmeye çalışan güçlerin olduğunu belirterek, huzur ortamına sahip çıkılması gerektiğini söyledi.
Çözüm süreciyle birlikte Doğu ve Güneydoğu bölgesinin çok daha fazla kalkınacağını ifade eden Bakan Yılmaz, yeni teşvik paketlerine değinerek şunları söyledi:”bu çözüm süreci de bittiğinde, bu bölgelerimiz çok daha hızlı kalkınacak. Gençlerimize, çocuklarımıza çok daha iyi eğitim vereceğiz. Fakat bu huzur ortamı devam ettiği sürece, özel sektörden de çok daha fazla yatırım gelecek ve İnşallah gençlerimize, çocuklarımıza genç kızlarımıza çok daha fazla iş imkanı sağlayacağız. Şuanda bazı teşviklerimiz var. Bir firma bir hanım kardeşimizi işe alırsa primlerini indiriyoruz. Daha avantajlı prim uyguluyoruz. 3 kesime özellikle avantaj sağlıyoruz, Gençler, Engelliler ve kadınlar. Bunlar işe alındığı zaman sigorta primlerinde indirimler yapıyoruz yeter ki daha fazla iş imkanları olsun, istihdam olsun diyoruz”
“AK PARTİ YÜZDE 50’NİN ÜZERİNDE OY ALACAK”
Programın ardından çarşı merkezinde esnafları ziyaret eden Bakan Yılmaz ve beraberindekiler Dörtyol Çay Bahçesi’nde vatandaşlarla bir araya geldi.
Burada toplanan vatandaşlara hitaben bir konuşma yapan Bakan Yılmaz, AK Parti’nin 2007 ve 2011 Genel seçimlerinde Bingöl’de büyük oylar alarak rekorlar kırdığını hatırlatarak, önümüzdeki yerel seçimlerde yüzde 50 oy oranında oy alacaklarını söyledi.
Yerel seçimlerde Bingöl’de hiçbir partinin yüzde 50 oy oranını aşamadığını aktaran Bakan Yılmaz, son dönemlerde yapılan anketleri değerlendirerek: “30 Mart günü Bingöl halkının güçlü sesini sandıklarda duyacağız. Bazı anketler yapıyoruz. Genel seçimlerde Bingöl rekorlar kırdı. Ama yerel seçimlerde bu güne kadar kimse yüzde 50’yi geçemedi ama yaptığımız anketlerde AK Parti ilk defa yerel seçimlerde yüzde 50’nin üzerinde oy alacak. Yücel Bey kardeşimiz 30 Mart’tan sonra belediyeyi devr alacak inşallah ve hep birlikte sizlere hizmet edeceğiz. Birileri hakaretler edebilir, küfür edebilir biz onlardan değiliz biz doğru bildiğimiz yoldan yürümeye devam edeceğiz” dedi.
Bir vatandaşın işsizliğe dikkat çekmesi üzerine konuşan Bakan Yılmaz: “İşsizliği dünyada sıfırlayan bir ülke yok. En gelişmiş ülkelerde de işsizlik var. Bingöl’de Üniversite, çağrı merkezleri, organize sanayi ve İŞKUR’da düzenlediğimiz çeşitli kurslarla işsizliği en aza indirmeye çalışıyoruz.Ama tabi ki sıfırlamak mümkün değil fakat İnşallah bu huzur ortamında yeni yeni yatırımlarla daha az bir seviyeye indireceğiz” dedi.
Barakgazi: “Babalık taslamayacağım”
Bingöl’de çeşitli kamu kurumlarında çalışan taşeron işçilerle bir araya gelen AK Parti Bingöl Belediye Başkan Adayı Yücel Barakazi, eski siyasetçiler gibi nutuk atıp, babalık taslamayacağını söyledi.
Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Bingöl Belediye Başkan Adayı Yücel Barakazi, kamu kurumlarında çalışan taşeron işçilerle bir araya geldi.
Memur-Sen Bingöl Şubesinde düzenlenen toplantıda sıkıntılarını dile getiren taşeron işçiler, özlük hakları ve geciken maaşlarda yaşadıkları mağduriyeti anlattı. Belediye bünyesinde çalışan işçiler, yaşadıkları sıkıntıları anlatarak, Barakazi’den çözüm sözü istedi.
İşçileri dinledikten sonra bir konuşma yapan Barakazi: “Biz kimseye babalık taslamıyoruz, adamcılık, ayrımcılık yapmıyoruz. Ben size boş vaatlerde bulunmak istemiyorum. AK Parti yönetime gelirse sorunlarınızı çözmek için elimden geleni yapacağım” dedi.
“HEP BİRLİKTE BİNGÖL’Ü YAŞANABİLİR BİR KENT HALİNE GETİRECEĞİZ”
İmkanlar dahilinde belediye bünyesinde çalışan şirket personellerini mağdur etmeyeceklerini kaydeden Barakazi: “sizlerle beraber bende belediye işsizi olacağım. Hep birlikte Bingöl’ü yaşanabilir bir kent haline getireceğiz. Hepimiz bu memleketin çocuklarıyız. Hepimiz çalışıp hak ettiğimizi alacağız” ifadelerini kullandı.
BARAKAGAZİ’DEN ESKİ SİYASETÇİLERE TAŞ
Seçim sürecinde eski siyasetçiler gibi nutuk atıp, halkı kandırmayacağını vurgulayan Barakazi: “Ben eski siyasetçiler gibi nutuk çekmiyorum. Bu süreçte sizlerin oyuna ihtiyacım var. Ama kaybetme pahasına bile olsa yapamayacağım işlerin sözünü vermeyeceğim. Şuanda en büyük sıkıntı yaptığınız işin karşılığını alamamanızdır. Yönetime gelirsek, sizleri mağdur etmemeye çalışacağıma söz verebilirim son hep beraber çalışarak memleketimizi daha güzel hale getireceğiz”
Taşeron işçileri, Barakazi’nin dürüst siyaset anlayışını takdir ederek, seçim sürecinde başarılar diledi.
AKUT KAR MOTORUYLA 130 HASTA KURTARDI
2002 yılından itibaren Bingöl’de hastaların imdadına koşan AKUT Bingöl birimi, bir kar motoruyla 130 can kurtardı.
TÜGİAD'ın bağışlarıyla alınan kar motosikleti, Van’ın Gevaş İlçesi'nin Abalı Köyü'nde bulunan Abalı Kayak Merkezi'nde düzenlenen törenle AKUT'a teslim edildi.
Törende konuşa TÜGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ali Yücelen, Gürpınar İlçesi'ne bağlı Yalınca Köyü'nün Çalık Mezrası'nda 1.5 yaşındaki Muharrem Taş'ın, yolların kardan kapalı olması nedeniyle hastaneye yetiştirilememesi nedeniyle öldüğü haberinin kendilerini çok üzdüğünü söyledi.
Bunun üzerine neler yapılması gerektiğini üyeleriyle birlikte tartıştıklarını belirten Yücelen: “AKUT'un çalışmalarına destek verilmesini kararlaştırdık. Bunun ilk adımı olarak daDoğu Anadolu Bölgesi'ndeki ekipleri ile her kış kar motosikleti kullanarak yüzlerce operasyona imza atan pek çok kişinin yaşamına dokunan AKUT'a bir kar motosikleti almaya karar verdik. 1.5 yaşındaki bir çocuğun zamanında ve yeterli müdahale edilememesi nedeniyle yaşamını yitirmesi hepimizin sorumluluğundadır. Hiçbirimiz kaçamayız bunun sorumluluğundan. Bu konularda sürekli sosyal medya üzerinden mesajlar yayınlayanlara sesleniyorum. Sızlanıp şikayet etmek herkesin işine geliyor. Duygusal birkaç mesaj, sonra da unutuluyor. Çare olmak, insani vazifenizi yerine getirmek istiyorsanız, AKUT'la temas kurun. Bu organizasyona yapacağınız bağış ve yardımlar yerini bulacaktır.
PİLOT ÇALIŞMA BİNGÖL’DE BAŞLATILDI
AKUT Bingöl Ekibinin 2002'den bu yana bölgedeki bu tür operasyonlarda kar motosikleti kullandığını ve çok başarılı sonuçlar elde edildiğini söyleyen AKUT Başkanı Ali Nasuh Mahruki: “Kar üstünde gidebilen araçlarla hasta nakillerinin çok daha hızlı, ekonomik ve verimli olduğunu gördük ve Bingöl'de başlattığımız bu pilot çalışma tüm bölgede örnek model olarak kabul edildi. Bir tane kar motosikleti ile 130 civarında insanın hayatının kurtarılmasında görev aldık. Bunu geliştirmek istedik. TÜGİAD'ın AKUT'a yaptığı bu bağış neticesinde bir kar motosikletine daha sahip olduk. Bu motosikleti de Erzurum'daki ekibimize vereceğiz. Böylece hem Bingöl'de hem de Erzurum'da kar motosikletimiz olacak. Böylece bu bölgede olabilecek bu tür acil durumlarda, kar motosikletine ihtiyaç duyulacak vakalarda bu araçlar kullanılacak ve bu kar motosikletlerinin gerektirdiği takdirde burada nice canlar kurtarabileceğini şimdiden söyleyebilirim” diye konuştu.
“Kadınları bir gün değil, ömrümüzün her anında hatırlayalım”
Bingöl Belediyesi Kadın Koordinasyon Merkezi tarafından düzenlenen 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle düzenlenen programda konuşan Bingöl Belediye Başkanı Serdar Atalay: “Kadınları bir gün değil, ömrümüzün her anında hatırlamak durumundayız” dedi.
Bingöl Belediyesi Kültür Merkezi’nde, Bingöl Belediyesi Kadın Koordinasyon Merkezi tarafından ‘8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ nedeniyle bir program düzenlendi.
Kültür Merkezi’nde düzenlenen programa Bingöl Belediye Başkanı Serdar Atalay ve eşi Tuba Atalay ile çok sayıda kadın katıldı.
Dünya Kadınlar Günü nedeniyle programda bir konuşma yapan Saadet Partisi (SP) Belediye Meclis Üye Adayı Songül Çoban: “Yüce Kuran'ın nüzulü insanlıkta bir ufuk sıçraması meydana getirmiştir. Kur'an, insanlığın kadın tasavvurunu, insanlığın kadına bakışını değiştiren bir kitap olmuştur. Sevgili peygamberimizin rahmet mesajlarını dünyaya yaymaya başladığı günden itibaren Mekke ve Medine yıllarını incelediğimiz zaman göreceksiniz ki, aslında İslam peygamberinin en büyük mücadelelerinden biri kadın hakları mücadelesi olmuştur. Bugünkü modern zamanlarda, kadın ve kadın haklarına atfettiğimiz bir çerçeve ile bakmamıştır. Çünkü sevgili peygamberimiz öncelikle cinsiyetçilik diyebileceğimiz kadın ve erkek ayrımı yapan, kadını kadın olduğu için aşağılayan, hor gören ideolojiyle mücadele etmiştir” diye konuştu.
Kadın Koordinasyon Merkezi’nin tanıtımının yapıldığı sinevizyon gösterisinin ardından kürsüye çıkan Psikoloji ve Kişisel Gelişim Uzmanı H.Gönül Tuna Gende, Kadın Koordinasyon Merkezi’nin yaptığı çalışmaları anlattı.
Gende, “Serçe gibi ürkek yüreği ile dayanmak dayanılması zor acılara. Bazen güzel günlere, bazen hayata dayanarak katlanarak var olmak kadın olmak. Tüm kirletilen umutlar içinde yine gülerek bakıp yavrularının mahsun ve temiz yüzüne kadın kokulu reyhan olmak, kadın olmak. Ağlarken yıldızları toplayan gökyüzünden yağmur gibi yağmak kadın olmak. Filmde kadındır, şarkıda hayatta, erinin bakmaya doyamadığı, dokunmaya kıyamadığı, yanında geçen zamanda saatlere düşman birkaç daha ömür istenilen yaratandan. Dünyada cenneti yaşatmaktır kadın olmak. İmza ile kanunen değil, köle gibi seve seve evinde huzur saçmaktır kadın olmak. Sahabeden birinin hanımı ekmeğini suyunu güneşe koyar, sıcak su kuru ekmek yermiş. Kocası işinde öyle yiyor diye.Eşini yuvasını kendisinden önce düşünmek kadın olmak. Affetmek kendisinden kaybedeceğini bilse bile her şeye rağmen seni seviyorum, varım buradayım diyebilmektir kadın olmak” dedi.
Programda bir konuşma yapan Bingöl Belediye Başkanı Serdar Atalay, kadınların 365 gün hatırlanması gerektiğinin altını çizerek: “Programın düzenlenmesinde emeği geçen Kadın Koordinasyon Merkezi üye ve gönüllülerine teşekkür ediyorum. Bingöl yeni ve güzel şeyler yapıyor. Bunda da hanım efendilerin büyük rolü var. Kadınları bir gün değil, ömrümüzün her anında hatırlamak durumundayız. Hz. Âdem’den bugüne birbirini tamamlayan parçadır kadın ve erkek. Bingöl Belediyesi olarak 2010 yılında Kadın Koordinasyon Merkezimizi faaliyete balattık. Tamamen gönüllülük esasına göre çalışmalar yapılıyor. Bizden önce Bingöl Belediyesi’nin bu tarz faaliyetleri yoktu. Kadınların hem Türkiye’de hem de dünyada bir reklam aracı olarak kullanılması, istismara uğratılması ne örfümüzün ne de inancımızın kabul edebileceği bir şey değil. Bu noktada daha dikkatli olunması gerektiğine inanıyorum. Bu kadının toplumsal hayatın dışında olmasını gerektirmiyor. Kesinlikle daha fazla toplumsal hayata katılımın olması gerekiyor. Ancak Cenab-ı Hakk’ın yarattığı tüm fıtri özelliklere uygun olması çok daha değerlidir. Toplum olarak özeleştirimizi yapmak zorundayız. Biz ata erkil bir toplumuz, erkek egemen bir toplumuz. Kadınında fizyolojik olarak olmaması gereken yerler var, erkeğinde. Ancak bu kadının dışlanması anlamını taşımıyor, ötekileştirilmesi anlamına gelmiyor. İnancımız kadına, çocuğa, insana, hayvana ve canlıya şiddeti kesinlikle yasaklıyor. Yüzyıllardır bizler kendi geleneklerimizden ve inançlarımızdan koptuk, koparıldık yada ilgisiz kaldık. Bizlerin kendi inanç ve geleneklerimize yeniden bağlanıp sarılması lazım. Yeniden küllerinden arındırılarak toplumumuza bu değerleri mal etmemiz gerekiyor. Biz toplumun ana unsuru olan kadını asli fonksiyonuna büründürüp tekrar toplumda etkin rol oynamasını sağlamak zorundayız. Kadın Koordinasyon Merkezi üye ve gönüllülerini, emeği geçen bütün hanım efendileri ve tüm dünya kadınlarının gününü tebrik ediyorum” diye konuştu.
Program, Bingöllü ses sanatçı Avni Polat’ın verdiği mini konser ile sona erdi.
SAĞLIK-SEN, GÜL VE KARANFİL DAĞITTI
Sağlık-Sen Bingöl Şubesi, Dünya Kadınlar Günü nedeniyle kadın sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarını tek tek ziyaret ederek gül ve karanfil dağıttı.
Sağlık – Sen Bingöl Şube Başkanlığı’na bağlı Kadın Kolları Komisyonu, Dünya Kadınlar Günü nedeniyle sağlık ve sosyal hizmet alanlarında görev yapan tüm kadın çalışanları tek tek ziyaret ederek günlerini kutladılar. Günün anısına gül ve karanfil dağıttılar.
Sağlık – Sen Bingöl Şubesi kadın kolları Komisyonu Başkanı Fatma Gündoğdu, Dünya Kadınlar Gününü kutlarken tüm kadınlara ve ailelerine sağlıklı, mutlu ve başarılarla dolu bir gelecek temennilerinde bulundu.
Sağlık – Sen Bingöl Şube Başkanı Bilal Arslan da: “Doğumdan ölüme kadar hayatın her anında varlıklarını hissettiğimiz, bizi biz yapan değerli kadınlarımızın bu özel gününü yürekten kutlar, sağlık ve mutluluklar dilerim” diye konuştu.
“SÜRECE SAHİP ÇIKMALIYIZ”
AK Parti’ye destek olmak için Bingöl’e gelen eski Milletvekili Hüsamettin Korkutata, çözüm sürecinin devamlılığı için Başbakan’a sahip çıkılması gerektiğini ifade ederek, çözüm sürecine destek verilmesi çağrısında bulundu.
Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti)’ye yerel seçimlerde destek olmak için Bingöl’e gelen eski Milletvekili Hüsamettin Korkutata, Dörtyol Çay Bahçesi’nde vatandaşlarla bir araya geldi.
Çözüm sürecinin devamlılığı için AK Parti’nin yerel seçimlerden güçlü çıkması gerektiğini vurgulayan Korkutata, Türkiye’nin yüzyıldır böyle bir fırsatla karşılaşmadığını söyledi.
“KÜRT MESELESİNİ ÇÖZMEK İSTEĞİNE HEPİMİZİ İNANDIRDI”
Başbakan Erdoğan’ın her şeye rağmen çözüm sürecini kararlıkla devam ettirdiğini ifade eden Korkutata: “Ortadoğu’da İran’da, Irak’ta, Suriye’de Kürtlerin yoğun bulunduğu bölgelerin tamamında hiçbir Başbakan çıkmadı demedi ki arkadaş zehir olsa ben içmecem her ne pahasına olursa olsun ben bu meseleyi hal edeceğim diye bu riski almadı. Başbakan bu riski aldı ve bunu lafta bırakmadı yürüdü. Barış süreci olarak adlandırdığı bu süreçte adımlar atmaya başladı. Aynı zamanda kanunlar çıkarmaya başladı. Herkesin hakkında söylemediğini bırakmadığı Barzani’yi getirdi, Diyarbakır’da konuşturdu. Böylelikle bu işte samimi olduğunu kanıtladı. Kürt meselesini çözmek isteğine hepimizi inandırdı” dedi.
“SÜRECE SAHİP ÇIKMALIYIZ”
Çözüm sürecinin devamlılığı için Başbakan’a sahip çıkılması gerektiğini ifade eden Korkutata, birlik beraberlik mesajları vererek: “bizim bu sıkıntılarımız giderilebilir birbirimizi anlayabiliriz. Hep beraber yürüyebiliriz. İşte o zaman gerçekten çok ciddi yatırımlar yapacaklar, çok ciddi gelişmeler sağlayacaklar onun için diyoruz ki bu yüzyılda böyle bir şey karşımıza çıktı buna sahip çıkalım” ifadelerini kullandı.
“KAMBUR ÇOK ŞEY KAYBETTİRDİ”
AK Parti hükümeti döneminde Ülkenin kamburundan kurtulduğunu belirten Korkutata, geçmiş dönemlerde birçok insanın hiç uğrana öldüğünü söyledi.
Geçmiş yıllarda Kürt meselesini çözmek için adam öldürme politikasının güdüldüğünü belirten Korkutata, dünya ülkelerinin bir çoğunun bu metodu denediğini ve sonunda pişman olduklarını belirtti.
Yıllarca meseleyi çözmek için değil, adam öldürme politikasının güdüldüğünü vurgulayan Korkutata: “kimse kabul etmedi bu meseleyi halletmek için değil de adam öldürerek bitirme politikası güttüler. Bu yanlıştı adam öldürerek hiçbir örgütü bitiremezsin. Bu mümkün değildi. Dünya ülkeleri bunu dememiş ve deneyenlerin hepsi pişman olmuştu” dedi.
“ZAYIF BİR BAŞBAKAN BU MESELEYİ ÇÖZEMEZ”
Çözüm sürecinin devamlılığı için Başbakan’a sahip çıkılması gerektiğini belirten Korkutata, zayıf bir Başbakan’ın barış sürecini yürüyemeyeceğini söyledi.
Barış sürecinin sona ermesiyle Türkiye’nin kargaşa ortamına sürükleneceğini belirten Korkutata: “Diyoruz ki bu Başbakan zayıflarsa sürece yazık olur. Çünkü şer güçlerin ve uluslararası güçlerin temel amaçlarının birisi bu barış sürecini sona erdirmektir. Bu sona ererse, Türkiye yeniden kargaşa ortamına girer yine operasyonlar başlayacak ve ülkenin sırtına yeniden kambur yüklenecek. Bunlara mani olmamız lazım. Kimse bu 10 yıllık dönemde bu ülke zarara uğradı, ihracatı azaldı, parası azaldı, Milli Serveti azaldı diyemiyor. Hiç kimse biz iktidar olup sizi yönetelim diyemiyor o zaman şer güçler bunlara gelin size yardım edelim diyor hep beraber bunu yıkalım diyor. Şer güçler sıkıntı, dert, kargaşa istiyor. Biz de diyoruz ki; çocuklarımız için geleceğimiz için böyle bir sıkıntıya meydan vermeyelim bu Başbakan’a destek verelim. Bugün görevini yapamayan yarın dizlerine vuracaklardır. Diyoruz ki; yarın dizlerinize vurmamak için bugün iradenizi ortaya koyun” şeklinde konuştu.
Sebilurreşad / Sırat-ı Müstakim dergileri anlatıldı
Bingöl Bilgi ve Düşünce Derneği’nin ‘Son Dönem İslami Hareketler ve Uyanış Çabaları’ üst başlığı düzenlediği seminerler dizisinin bu haftaki konusu “Sebilurreşad ve Sırat-ı Müstakim Dergileri” oldu.
Muş Alparslan Üniversitesi öğretim görevlisi Yrd. Doç. Dr. Ercan Çağlayan’ın konuşmacı olarak katıldığı seminerde “Sebilurreşad ve Sırat-ı Müstakim Dergileri” ele alındı.
Çağlayan, Sırat-ı Müstakim sonraki adıyla Sebilurreşad’ın 1908’den başlayarak 1966’ya kadar çeşitli aralarla 58 yıl boyunca 1107 sayı yayımlandığını söyledi. Sebilurreşad’ın İslamcılık Hareketi’nin tezlerini oluşturduğu bir yayın organı olduğunu belirten Çağlayan: “İslamcılık; Batı-merkezciliğin dünyaya çeki düzen vermesine karşı başlatılmış bir direniş, bir diriliş ve bir varoluş hareketidir. Meşrutiyet döneminde vücut bulan İlamcılık akımı, Meşrutiyetle başlayan ve son bulan bir düşünce akımı değildir. Aksine, İslamcılık II. Meşrutiyet döneminde toplumun bütün yönleriyle ilgilenen ve bütünsel bir değişimi savunan bir akım haline gelmiştir” dedi.
SEBİLURREŞAD’IN YAYIN İÇERİĞİ
Din, felsefe, edebiyat, hukuk, siyasiyat ve ulumdan bahis haftalık mecmua-i İslamiye” ibaresiyle çıkan Sebilürreşad’ın Ebul Ula Zeynel-Abidin Mardin ve Eşref Edib Fergan tarafından 14 Ağustos 1908 de yayına başladığını hatırlayan Çağlayan, “Sebilürreşad mecmuasının birinci kısmı ilmi, ikinci kısmı ise siyaset ve Hayal-ı İslamiyye başlıklarından oluşuyordu. Bilinci kısımda Tefsir-i Şerif, Hadis-i Şerif, Fıkıh ve Fetva, Hutbe ve Mevaiz. Talim ve Terbiye, İçtimaiyat [Sosyal Bahisleri, Felsefe, Edebiyat, Tarih ve Makalat konuları yer alırken, ikinci kısımda ise Siyasiyat, Hayat-ı Akvaın-ı, fikriye gibi konularda yazılar yer alıyordu.”
Sebilurreaşd’ın ilk çıktığı dönemde Abdulhamid aleyhtarı ve meşrutiyet yanlısı bir yayın politikası benimsediğini belirten Çağlayan, “Diğer taraftan Sebilürreşad II. Meşruiyet’in başında İttihat ve Terakki partisini desteklemekle kalmamış, bütün Müslümanların iktidarı desteklemesi iyin çağrılar yapmıştır. İslamcılık akımının yayın Organı olması hasebiyle mecmua, tüm dünya Müslümanlarına hitap etmiştir. Bunun bir neticesi olarak mecmua, Mısır, Hindistan, Balkanlar, Kuzey Atrika ve Müslüman Rusya’da çıkan yayın organlarını çok iyi takip etmenin yanı sıra İslam dünyasının çeşitli bölgelerine geçici ve daimi muhabir göndererek İslam dünyasının tamamına dönük yayın politikası benimsemiştir. Mecmuanın İslam dünyasının farklı coğrafyalarına ulaştığı, mecmuaya gelen mektuplardan ve mecmuada çıkan haberlerden anlaşılmaktadır. Aynı zamanda mecmua, Pakistan, Endonezya, Cezayir, Mısır ve Irak'taki Müslüman aydınların makalelerini de yayınlanarak İslamcılık ideolojisinin fikren yaşanırlılığını tesis etmeye çalışmıştır” dedi.
“DİN TERAKKİYE MANİ MİDİR?”
Mecmuanın, XIX. asrın sonu ve XX. asrın ilk yarısında Osmanlı/Türk aydınları arasında çokça tartışılan “din terakkiye mani midir?” konusunda İslam’ın ilerlemeye mani olmadığını, geri kalmışlığın dinin yanlış yorumlanmasından, içtihat kapısının kapatılmasından, cehalet ve tembellikten, eğitim ve yönetim sisteminden ve devlet yöneticilerinden kaynaklandığını açıkça ortaya koyduğunu belirten Çağlayan, mecmuanın, topyekûn Batılılaşmaya rezerv koymakla birlikte Avrupa'nın ilim ve tekniğinin alınmasını, dinde öze dönüşü, kadınların eğitimini, medreselerin ıslahını, atıl ve çürümüş eğitim sisteminin kökten değiştirilmesini savunduğuna dikkat çekti.
“MECMUADA ‘İSLAM KARDEŞLİĞİ VE BİRLİĞİ’ ÖN PLANDA YER ALDI”
Çağlayan: “Mecmua, geç Osmanlı döneminde ‘istibdat’ yönetimine karşı çıkarak şura, meşveret ve icma gibi İslami kavramları referans alan bir yönetim biçimini savunurken. Cumhuriyet döneminde ise ‘dine hadim kılma’ gerekçesiyle demokrasi ve parti kavramlarına daha ılımlı yaklaşmıştır. Son olarak Sebilurreşad mecmuası, İslamcı kimliğinin yanı sıra milliyetçi bir kimliğe de sahip olup 1913 yılma dek Türkçülerle bir ittifak içerisinde olmuşsa da bu tarihten sonra Türkçülerle yollanın ayırmıştır. Bununla birlikte mecmuanın milliyetçilik anlayışında ırk ya da kavim değil, din önemli bir yer tutmakla ve ‘İslam kardeşliği ve birliği’ ön planda yer almaktadır. Bu anlayışın bir tezahürü olarak mecmuada Milli Mücadele yıllarında ‘İslam'la birleştirilmiş milliyetçilik’ veya ‘İslamcı-Türkçülük’ fikri geniş ölçekte kabul görmüştür. Cumhuriyet döneminde de milliyetçilerle işbirliği yapan mecmua ‘milliyetçi-mukaddesatçı cephe’ içerisinde yer almıştır” dedi.
EZAN VE KUR’AN BÜLBÜLERİ YARIŞTI
Bingöl Milli Eğitim Müdürlüğü, İmam Hatip Liseleri öğrencilerinin mesleki formasyonunu artırmaya yönelik Kur'an-ı Kerim ve Ezan Okuma Yarışması düzenlendi.
Dün saat 14.00’te İMKB Fen Lisesi'nde düzenlenen Programa, Kalkınma Bakanı Dr. Cevdet Yılmaz, Bingöl Valisi İbrahim Taşyapan, Bingöl eski Milletvekili Hüsamettin Korkutata, Ak Parti Bingöl Belediye Başkan adayı Yücel Barakazi ve vatandaşlar katıldı.
Programın açılış konuşmasını yapan Bingöl İl Milli Eğitim Müdürü Yakup Sarı, 4+4+4 eğitim sistemiyle birlikte açılan İmam Hatip Ortaokullarının yoğun ilgi gördüğünü belirtti.
4+4+4 eğitim sisteminin Bingöl halkının örfüne ve kültüre uygun bir sistem olduğunu belirten Sarı, Bingöl’deki 9 İmam Hatip Lisesi’nde 3 bin 11 öğrenci, 14 İmam Hatip Ortaokulu’nda ise bin 139 öğrenci bulunduğunu söyledi.
Konuşmaların ardından Kur'an-ı Kerim ve ezan okuma yarışmasına geçildi. Birbirleriyle yarışan İmam Hatipli öğrenciler, dinleyenlere Kur'an ve ezan ziyafeti sundu.
Dereceye girenler, jüri başkanlığını Bingöl Müftüsü Mecit Can’ın yaptığı üyelerin verdiği oylarla belirlendi.
Kur'an-ı Kerim kategorisinde dereceye girenler
1.Yusuf Keskin- Selahaddin Eyyubi Anadolu İmam Hatip Lisesi
2.M. Hadin Ağırbaş - Genç Anadolu İmam Hatip Lisesi
3.Mehmet Öylek - Solhan Anadolu İmam Hatip Lisesi
Ezan Okuma Yarışmasında dereceye girenler
1.Fatih Beki - Bingöl Anadolu İmam Hatip Lisesi
2.Furkan Doğan- Selahaddin Eyyubi Anadolu İmam Hatip Lisesi
3.Yalçın Korkut- Solhan Anadolu İmam Hatip Lisesi
Bingöl Milli Eğitim Müdürlüğünce yarışmada birinci olan tüm yarışmacılara Mealli Kur’an-ı Kerim ve kalem seti hediye edilirken, birincilere yarım altın, kincilere ise çeyrek altın hediye edildi.
Programa katılan Bingöllü işadamı Yusuf Korkmaz’da birincilere tam altın, ikincilere yarım altın ve üçüncülere de çeyrek altın hediye etti.
“Emek Sömürüsü, Ayrımcılık ve Şiddet Tarih Olsun”
Eğitim-Bir-Sen Bingöl Şubesi Kadın Komisyonu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle yaptığı basın açıklamasında: “Şiddetten, ayrımcılıktan, ikinci sınıf kabul edilmekten uzak, ümit dolu günler bekliyoruz. İnancımızdan, ırkımızdan, cinsiyetimizden ya da kılık kıyafetimizden dolayı dışlanmak istemiyoruz” ifadesini kullandı.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü tüm dünyada olduğu gibi Bingöl’de çeşiitli etkinliklerle kutlandı.
Günün anlam ve önemine ilişkin basın açıklaması yapan Eğitim-Bir-Sen Bingöl Şubesi Kadın Komisyonu, kadınlara yönelik şiddet ve ayrımcılığa dikkat çektiler.
Konuyla ilgili yapılan açıklamada: “Kadın hak ve mücadelesinin sembol günü olan 8 Mart’ta daha güzel bir dünya ve daha iyi bir hayat umudu taşıyan kadınlar olarak bir araya geldik. Şiddetten, ayrımcılıktan, ikinci sınıf kabul edilmekten uzak, ümit dolu günler bekliyoruz. İnancımızdan, ırkımızdan, cinsiyetimizden ya da kılık kıyafetimizden dolayı dışlanmak istemiyoruz. Haklarına ve hayatlarına dair söyleyecek sözü olan Memur-Sen çatısı altında örgütlenen Memur- Sen üyesi biz kadınlar için bu yılın 8 Mart'ı çok daha anlamlı ve değerli. Yaklaşık 1 yıl önce kamuda başörtüsü özgürlüğü talebiyle başlattığımız “Sivil İtaatsizlik Eylemi” miz, örgütlü mücadelemiz sonucunda başarıya ulaştı. Başı örtülü veya açık tüm kadınlarımızın büyük bir ilgi ve özveriyle destek verdiği bu eylemimiz, onurlu ve kararlı duruşumuz sayesinde 30 yılı aşkın bir süredir devam eden ayrımcı, ötekileştirici ve kadına yönelik şiddet içeren yasağın kaldırılmasıyla sonuçlandı. Başlattığımız eylem ve mücadeleler sonucu bu yıl kadınların özgürleşmesi yolunda tarihî kazanımlar elde ettik. 8 Ekim 2013 tarihi tüm kamu çalışanı kadınlar için, 5 Aralık 2013 tarihi ise kadın milletvekilleri için baskıcı ve utanç verici bir yasaktan kurtulmanın miladı oldu. Bu gelişmelere bağlı olarak daha birkaç yıl öncesine kadar hayal bile edemediğimiz alanlar bizlere de açıldı. Türkiye bundan sonra başörtülü genel müdür, müsteşar, milletvekili ve bakanlara hazırlanıyor. Biz kadınlar artık kılık kıyafetimizle değil, üreteceğimiz işlerle değerlendirilmek istiyoruz. Var olan kapasitemizi ve potansiyelimizi yasaklarla mücadelede değil, kalkınmış ve müreffeh Türkiye’yi inşa edecek, değerleriyle barışık bir neslin yetiştirilmesinde kullanmak istiyoruz” denildi.
“HİÇBİR ZAMAN DA HESAPLAŞMALAR, ZULÜMLER AZALMADI”
Dünyada kadınların birçok sorunla karşı karşıya kaldığına vurgu yapılan açıklamada: “Kadın erkek ayrımı yapmaksızın insanları en temel haklarından mahrum bırakan şiddet, savaş ve yoksulluk bu sorunların başında gelmektedir. İnsanlık tarihi ile başlayan savaşlarda, kan ve gözyaşı sürekli arttı, hiçbir zaman da hesaplaşmalar, zulümler azalmadı. Aktörleri hep erkek egemen güçler olurken zamanla mağdurlar kimlik değiştirerek kadın ve çocuklar oldu. Uzun yıllardır yaşadığımız coğrafyanın değişmeyen bir parçası haline geldi savaş. Patlayan bombalar, parçalanan cesetler, yıkılan evler… Bunların arasında yanlarında çocukları ile kalan biçare, umutsuz, yarınsız kadın fotoğrafları. Bu görüntüler artık çok sıradan ve alışıldık bir hâl aldı hepimiz için. Savaşlara alıştık ya da zorla alıştırıldık! Bizler hepimiz yakın tarihlerde savaşların içinde olmasak da savaşları içinde yaşayan kadınlarız. 90’lı yılların başında Bosna Hersek'te başlayan savaşın en büyük mağduru çocuklar ve kadınlar oldu. Yaklaşık 300 bin sivilin katledildiği, binlerce kadının tecavüze uğradığı, insanlık katliamı daha hafızalardan silinmemişken Suriye’de, Filistin’de, Mısır’da, Myanmar’da, Irak’ta sanki değişmez bir kadermiş gibi yaşanan hep aynı dram, aynı insan manzaraları. Sanki savaşların tek müsebbipleri kadın ve çocuklarmış gibi savaşın ağır sonucunun muhatapları da yine onlar… Kan, gözyaşı işkence. Son üç yılda Suriye'de 11 bin, Filistin'de ise 780 kadın öldürüldü. Yine Suriye, Mısır, Filistin'de binlerce tutuklu kadın var ve işkenceler sürüyor. Mısır’da darbeden sonra 50 kadın öldürüldü. Mısır'da güvenlik güçlerinin müdahalesinde şehit olan İhvan liderlerinden el-Bilteci'nin kızı Esma'yı nasıl unuturuz? Özgürlük ve direnişin simgesi Esma... Onurumuz... Yolumuz Esma yolu... Ne mutlu o yola. Kadınlar gününde gönlümüzde olan kardeşimiz Esma'yı hayırla anıyoruz... İşte bugün 8 Mart’larda konuşmamız gereken kadının inanmışlık ve adanmışlıkla toplumun vicdanını harekete geçiren öncü ruha sahip olabilme gücüdür. Zayıf, naif, kırılgan olarak tanımlanan kadının inandığında neleri yapabileceğinin göstergesidir Mısır’da, Suriye’de, Filistin’de yaşananlar. Ne yazık ki insan hakları savunucusu olduğunu iddia eden Avrupa ülkeleri ve BM söz konusu Müslümanlar olduğu zaman bu insanlık dışı duruma her zaman ki gibi sessiz kalıyor, üzerine düşeni yapmıyor. Özellikle medeniyet, kültür ve inanç değerlerimize uygun düşmeyecek davranışlara yönelik olarak ülkemizdeki kanaat önderlerinin ve Diyanet İşleri Başkanlığının da ayrıca sorumluluk alması gerektiğini düşünüyoruz” ifadelerine yer verildi.
Açıklamada, kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutlandı.
Uzunkaya’dan, Karlıova’ya ziyaret
Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya ve İSKİ Genel Müdür Yardımcısı Cafer Uzunkaya Bingöl’ün Karlıova ilçesini ziyaret etti.
İstanbul’da yeni yapılan ve asrın projesi olarak adlandırılan Marmaray’ın güvenlik şirketi olan Karlıovalı Binsat Şirketler gurubu yönetim kurulu Başkanı Arafat Bingöl’ün davetlisi olarak ilçeye gelen AK Parti Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya ve İSKİ Genel Müdür Yardımcısı Cafer Uzunkaya beraberinde AK Parti eski Bingöl Milletvekili Mahfuz Demir ile birlikte ilçe seçim irtibat bürosunu ziyaret ettiler.
Burada partililere yönelik bir konuşma yapan Milletvekili Uzunkaya, yerel seçimlerin Türkiye için büyük bir öneme sahip olduğunu söyledi.
Yerel seçimlerin sadece Belediye Başkanlığı olarak görülmemesi gerektiğini dile getiren Uzunkaya, 17 Aralık operasyonuna ilişkin açıklamalarda bulundu.
Milletvekili Uzunkaya: “hükümete darbe girişimlerinin tamamen dış güçlerin eliyle gerçekleşti. Amaç Türkiye’nin büyümesini engellemektir Özellikle Kanal İstanbul’un ve üçüncü havaalanının yapılmasından rahatsız olan bu güçler Türkiye’yi karıştırmak istiyor” dedi. Uzunkaya, AK Parti’nin yerel seçimlerde güçsüz çıkması durumunda, dış güçlerin hükümeti düşürmek için büyük provokasyon eylemi gerçekleştireceğini iddia etti.
AK Parti Bingöl eski Milletvekili Mahfuz Güler ise Karlıova Belediye Başkan Adayı Veysi Bingöl’e destek olmak için ilçeye geldiklerini ifade ederek, halkın Ak Parti Belediyeciliği ile hizmeti göreceğini söyledi.
Veysi Bingöl’ün kazanacağına kesin gözüyle baktıklarını söyleyen Güler, Karlıova’da belediyeyi kazandıkları takdirde, büyük şehir belediyelerden Karlıova’ya yardım yapılacağını sözlerine ekledi.
YSK’dan, bilgilendirme açıklaması
Yüksek Seçim Kurulu (YSK) 30 Mart 2014 Pazar günü yapılacak yerel seçimlerle ilgili oy verme işlemleri konusundaki dikkat edilmesi gereken hususlar hakkında bilgileri yayınladı.
Adıyaman, Ağrı, Artvin, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Gaziantep, Giresun, Gümüshane, Hakkari, Kars, Malatya, Kahramanmaraş, Mardin, Muş, Ordu, Rize, Siirt, Sivas, Trabzon, Tunceli, Şanlıurfa, Van, Bayburt, Batman, Şırnak, Ardahan, Iğdır ve Kilis illeri 7.00 - 16.00 saatleri arasında oy kullanacak. Bu illerin dışında kalan şehirlerde yaşayan seçmenler ise 8.00 - 17.00 saatleri arasında oylarını kullanılabilecek.
Köyde, il genel meclisi üyeliği seçimi, köy muhtarlığı ve köy ihtiyar meclisi üyeliği seçimi yapılacak. Büyükşehir olmayan illerde ise il genel meclisi üyeliği seçimi, belediye başkanlığı ve belediye meclis üyeliği seçimi, Mahalle muhtarlığı ve mahalle ihtiyar heyeti üyeliği seçimi gerçekleştirilecek.
Seçmenin kimlik tespitinde; Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasını taşıyan; Nüfus cüzdanı, Resmî daireler veya iktisadi devlet teşekküllerince verilen soğuk damgalı kimlik kartı, Pasaport, Evlenme cüzdanı, Askerlik belgesi, Sürücü belgesi, Avukatlık kimlik belgesi gibi kimliğini tereddütsüz ortaya koyan resimli, resmî nitelikteki belgelerden birinin ibrazı gerekiyor.
Üzerinde Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası olmayan resimli ve resmî bir kimlik belgesi ibraz eden seçmenin oy kullanabilmesi için bu belgelerin yanında ayrıca seçmen bilgi kâğıdını veya nüfus müdürlüklerince verilmiş nüfus kayıt örneğini ibraz etmesi şart.
Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde tutuklu ya da taksirli suçlardan hükümlü bulunan seçmenlerden yukarıda sayılan kimlik belgeleri bulunmayanlar için cezaevi idaresince verilmiş belge kimlik belgesi yerine geçecek.
Belediyeler ile köy veya mahalle muhtarlarınca düzenlenip onaylanan kimlik belgeleri seçmenin kimliğinin tespitinde geçerli değil.
SEÇMENLERİN OYLARINI KULLANMA SIRASI
Seçmenler oylarını aşağıdaki sırada kullanacaklar:
"Turuncu Zarf: İl genel meclisi üyeliklerine ilişkin turuncu renkli birleşik oy pusulası turuncu renkli zarfa;
Mavi Zarf: Belediye başkanlığına ilişkin mavi renkli birleşik oy pusulası ile belediye meclis üyeliğine ilişkin sarı renkli birleşik oy pusulası ile Büyükşehir belediye başkanlığına ilişkin beyaz renkli birleşik oy pusulası mavi renkli zarfa;
Mor Zarf: Köy seçimlerinde köy muhtarı ile köy ihtiyar meclisi üyelerinin birlikte yazılı olduğu oy pusulası, mahalle seçimlerinde mahalle muhtarı ile mahalle ihtiyar heyeti üyelerinin birlikte yazılı olduğu oy pusulası mor renkli zarfa."
HALKOYUNLARI İL BİRİNCİLERİ BELLİ OLDU
Yarışmaları izleyen Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, bu tür yarışmalarda bir takımın kazandığı görülse de gerçekte, güzel hedefler için yarışan herkesin kazandığını söyledi ve tüm takımlara başarılar diledi.
Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü’nce Kulüpler Arası Halkoyunları İl Birinciliği Yarışması düzenlendi. Geleneksel düzenlemesiz ve geleneksel düzenlemeli dalda düzenlenen yarışmaya minikler, yıldızlar, gençler ve büyükler kategorilerinde toplam 8 ekip katıldı. Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz da sürpriz yaparak yarışmayı izledi.
İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programın açılış konuşmasını yapan Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdür Erdal Arıkan, folklorun önemine dikkat çekerken, Bingöl yöresine ait halk oyunlarının yaşatılması ve gelecek nesillere doğru aktarılması hususunda gerekli özveriyi göstereceklerinin de altını çizdi ve yarışmacı ekiplere başarılar diledi.
Yarışma öncesi bir konuşma yapan Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz da, bu tür yarışmalarda bir takımın kazandığı görülse de gerçekte, güzel hedefler için yarışan herkesin kazandığını, bu nedenle tüm takımların başarılı sayıldığını söyledi.
Yılmaz: “Modern çağa ayak uydururken, kültürel değerlerimizden, folklorumuzdan da taviz vermeden geleceğe yürümeliyiz. Geçmişi de sahiplenerek geleceğe yürüyeceğiz. Diğer sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlerimiz gibi Halkoyunları da gençlerimiz kötü alışkanlıklardan koruduğu gibi kültürümüzün yaşatılmasına da ciddi katkılar sunuyor. Bu kültürün yaşatılmasına katkı sunan herkese şükranlarımız sunuyorum. Ayrıca yarışmanın düzenlenmesinde emeği geçen tüm kardeşlerimizi tebrik ediyor, yarışmacı takımlara da başarılar diliyorum” dedi.
Konuşmaların ardından düzenleme ve değerlendirme kurulunun takdimiyle birlikte yarışmaya geçildi.
Hünerlerini sergileyen takımların performanslarının değerlendirmesi sonucunda dereceye giren ekipler şöyle:
Minikler kategorisi düzenlemesiz dalda Gençlik Spor Kulübü birinci olurken, yıldızlar kategorisinde Diyanet Gençlik Spor Kulübü birinci, Ay Spor Kulübü ikinci, Kervansaray Spor Kulübü üçüncü oldu.
Gençler kategorisi düzenlemesiz dalda Bingöl Folklor Derneği (BİNFAD) birinci, İl özel İdare Spor Kulübü ikinci oldu. Gençler Kategorisi düzenlemeli dalda da BİNFAD birinci oldu.
Büyükler kategorisi düzenlemesiz dalda ise Bingöl Halkoyunları Araştırma Derneği (BİNHAD) birinci oldu.
Dereceye girenlerin ödülleri, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz tarafından takdim edildi. Ödül töreni sonrasında Bakan Yılmaz ve izleyiciler, halay çekerek başarıyı kutladılar.
85 ve üzeri puan alarak birinci olan takımların, önümüzdeki haftalarda düzenlenecek grup yarışmalarında Bingöl’ü temsil edecekleri öğrenildi.