12 mart 2014 Haber Arşivi
Sür manşet Bayrak indiren işçi akıma kapıldı Şehirde asılı bütün parti bayraklarının indirilmesi işini yapan bir işçi, elektrik akımına kapılması sonucu ağır yararlandı
Sür manşet
Bayrak indiren işçi akıma kapıldı
Şehirde asılı bütün parti bayraklarının indirilmesi işini yapan bir işçi, elektrik akımına kapılması sonucu ağır yararlandı. Hastaneye kaldırılan işçi, burada yapılan müdahalenin ardından Malatya’ya sevk edildi.
Edinilen bilgiye göre, Bingöl merkez İlçe Seçim Kurulu’nun aldığı mahkeme kararının ardından il merkezindeki siyasi parti seçim bürolarının 50 metre uzağındaki tüm parti bayraklarının elektrik direklerinden Emniyet gözetiminde indirilmesi için çalışma başlatıldı.
Önceki gün akşam saat 21.00 sıralarında Şehit Mustafa Gündoğdu Mahallesi Sebze Hali mevkiinde flamaları indirme çalışmalarını sürdüren AKSA Fırat EDAŞ Bingöl Müessese İl Müdürlüğü ekibi görevlilerinden Kazım Bürkek (37) adlı işçi, içinde bulunduğu sepetin fazla yükselmesi sonucu elektrik akımına kapılarak, ağır yaralandı.
Çevrede bulunan vatandaşların yardımıyla özel bir araçla Bingöl Devlet Hastanesi’ne götürülen Kazım Bürkek, ilk müdahalenin ardından Yoğun Bakım Ünitesi’nde kaldırıldı. Olayı duyan Bürkek’in yakınları da Devlet Hastanesi’ne akın etti.
“SEBEP OLANLARDAN HESAP SORULMASI GEREKİYOR”
Meydana gelen olaya şahit olan vatandaşlar, AKSA Fırat EDAŞ Bingöl Müessese İl Müdürlüğü işçilerinin siyasi partilerin bayraklarını indirdikleri esnada olayın yaşandığını ifade ettiler.
Vatandaşlar: “Bu çalışma esnasında araç sepetinin içindeki işçi elektrik tellerine takılınca patlama oldu. Kafası herhalde tellere değdi. Ateşler çıktı ve tutuştu. Bizler de yardıma koştuk. Gecenin bir saatinde ve yağmurlu havada işçilerin çalıştırılması başlı başına bir faciadır” dediler.
Tepkilerini dile getiren vatandaşlar, bu olaya sebep olanlardan hesap sorulması gerektiğini söylediler.
YILMAZ VE BARAKAZİ HASTANEYE GİTTİ
Olayın duyulması üzerine Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz ve AK Parti Bingöl Belediye Başkan Adayı Yücel Barakazi, Bingöl Devlet Hastanesi’ne giderek aileye geçmiş olsun dileklerini iletip Kazım Bürkek’in sağlık durumuyla ilgili doktorlardan bilgi aldılar.
BÜRKEK, MALATYA’YA SEVK EDİLDİ
Bingöl Devlet Hastanesi’ndeki müdahalenin ardından plastik cerrahi uzmanının izinde olmasından dolayı Malatya’ya sevk edilen Kazım Bürkek’in vücudunda yanıklar oluştuğu, sağlık durumun ciddiyetini koruduğu öğrenildi.
YILMAZ: “BAYRAKLARIN İNDİRİLMESİ YSK’NIN KARARI”
Öte yandan, siyasi partilerin bayraklarının Başbakan Erdoğan’ın Bingöl mitingi nedeniyle kaldırıldığı dedikoduları, Bakan Yılmaz ve Barakazi’nin hastaneye gittiği esnada yayıldı. Bu durum üzerine bazı vatandaşlar, Bakan Yılmaz ve Barakazi’ye tepki gösterdi. Tepkilerin artması üzerine Bürkek’in bazı yakınları duruma müdahale etti.
Bakan Yılmaz, burada yaptığı açıklamada siyasi partilerin bayraklarının kaldırılmasının AK Parti ya da Başbakan Erdoğan’ın gelişiyle ilgisinin bulunmadığı ifade etti.
Bakan Yılmaz, YSK’nın kararı gereği çalışma yürütüldüğünü belirterek, yanlış bilgilere itibar edilmemesini istedi.
Manşet
“Artık silahlar değil, siyaset konuşuyor”
Bu topraklarda acıya şahitlik ettiklerini belirten Başbakan Erdoğan: “ Bingöl'ün dağlarının, ovalarının akan kana, akan gözyaşına şahitlik ettiğini, çok büyük acılar yaşandığını, çok genç yaşta insanların yitirildiğini, Türkiye'nin kaynaklarını kaybettiğini söyledi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 30 Mart 2014’te yapılacak yerle seçimlerde partisinin miting çalışmasına katıldı.
Postane Kavşağı’nda kalabalığa seslenen Başbakan Erdoğan, muhalefet partileri ve cemaate yüklenirken Bingöl’de yapılan çalışmalara da değindi.
Bu yola yüreklerini, canlarını koyduklarını vurgulayan Erdoğan: “Çok zorlu süreçlerden geçtik, çok engelle karşılaştık. Ama hamdolsun, artık belli bir noktaya, umut verici bir noktaya geldik. Artık, güvenlik güçlerimiz görev nedeniyle şehit olmuyor. Gençlerimiz, dağlarda ölmüyor. Artık ocaklara ateş düşmüyor, annelerin babaların yürekleri yanmıyor. Artık kepenkler kapanmıyor. Benim Bingöllü kardeşim, artık korkusuzca, kaygısızca köyüne, mezrasına, dağlarına gidip gelebiliyor. Artık, inşallah hiç bitmeyen bir bahar yaşanıyor. Artık, silahlar değil siyaset konuşuyor. Siz demokrasiye sahip çıktığınız gibi, milli iradeye sahip çıktığınız gibi çözüm sürecine de sahip çıktığınız gibi, siz dik durduğunuz gibi siz dirayetli durdunuz. Niye? İnşallah, bu süreci hep birlikte daha ileri taşıyacağız, daha da güçlendireceğiz."
"Türkiye'ye karşı kurulan bu tuzağa düşmedik"
"Bingöl'ün yaşadığı bu bahar, birilerini rahatsız etti" diyen Erdoğan, "Büyüyen Türkiye, yeni Türkiye, kardeşlik iklimi birilerini rahatsız etti. Önce 'gezi eylemleri' dediler. Ağaç bahanesinin, çevre bahanesinin arkasına saklandılar. Hem ekonomiyi hem huzuru hem de çözüm sürecini sabote etmek istediler" dedi.
İstanbul merkezli operasyonlarla Türkiye'de huzurun, istikrarın, büyüyen ekonominin, çözüm sürecinin sabote edilmek istendiğini vurgulayan Erdoğan: “Fakat, taviz vermedik. Türkiye'ye karşı kurulan bu tuzağa düşmedik. Yolsuzluk ve rüşvet kılıfı altında demokrasiye, milli iradeye sabotaj yapılmasına izin vermedik. 'Yolsuzluk var' iftirasıyla milli iradenin çalınmasına müsaade etmedik, etmiyoruz" diye konuştu.
"Pensilvanya'da malum bir zat var. Güya, Said-i Nursi'nin izinde olan. Said-i Nursi ile tam ters istikamettedir" diyen Erdoğan, Said-i Nursi'nin hayatının ilimle, mücadeleyle geçtiğine, sürgünlere rağmen asla eğilmediğine işaret etti.
Fetullah Gülen'in ise Said-i Nursi ile bir kere karşı karşıya gelmediğini söyleyen Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:
"Hiçbir âlim, ananaslarla, tesbihlerle karanlık ilişkilerin içinde olmadı, hiçbir âlim mahremleri dinlemek, kaydetmek, montajcılık yapmak gibi, bunlarla şantaj yapmak, tehdit etmek, haraç toplamak gibi edep dışı işlerin takipçisi olmadı. 'Gece yarısı' diyor, 'araştırdık, buluşturduk' diyor, 'hemen haber gönderdik' diyor. Yav senin ne işin var. Sen âlimsin. Fazıl bir insansın. Sen ilimle uğraş. Bu işlerle niye uğraşıyorsun? İnsanın mahremine girenlere bir ilim adamı ulaşır mı? Bunun ne insanlıkta ne bizim dinimiz İslam'da yeri var mı? Şuna bakar mısınız? Önce 'AK Parti'ye oy vermeyin, kime verirseniz verin' diyordu. Şimdi, açık açık 'MHP ve CHP'ye oy verin' demeye başladı. Bakın, Bingöl'de Pensilvanya'nın, CHP'nin maskelerini bir kez daha düşürüyorum. Bunların, ne kadar samimiyetsiz olduklarını bir kez daha göstereceğim" diye konuştu.
"Onunki 24 saatte değişiyor, bunun ki 5 ayda değişiyor"
Konuşmasında "Pensilvanya, biliyorsunuz bize bir beddua etti. İzlediniz mi onu" diye soran Erdoğan, bedduada "Yerin dibine batsın, kahrolsun gitsinler, evlerine ateş düşsün, yolları kesilsin, yolları sarpa sarsın" gibi ifadeler kullandığını belirtti.
Erdoğan: “Şimdi yeni bir şey daha duydum. Yenisinde de diyor ki, 'Bunlar diyor Allah'ın gücüne gider. Bunlar, yanlıştır' diyor. Aynen, üç kafadar var ya, Kılıçdaroğlu, akşam başka sabah başka demiyor mu? Onun ki 24 saatte değişiyor, bununki 5 ayda değişiyor. Beş ay önce öyleydi, 5 ay sonra böyle" dedi.
Hiç kimsenin endişe duymaması gerektiğini dile getiren Erdoğan, aynı kararlılıkla yola devam edeceklerini söyledi.
Erdoğan: “Sizlerle birlikte yola devam edeceğiz. Bu yolda beraberdik, kefeni giydik beraber yürüyeceğiz. Benim Bingöllü kardeşim bu konularda hiçbir zaman taviz vermedi ve bundan sonra da vermeyeceğine olan inancım tam" diye konuştu.
"CHP demek ne demektir" diye soran Başbakan Erdoğan, Bingöl'de CHP'yi anlatmasının boşuna olduğunu ve CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun haritada Bingöl'ün yerini gösteremeyeceğini dile getirdi.
Erdoğan, "Buraya hiç geldi mi bilemiyorum. Geldi mi" dedi.
Erdoğan, miting alanındaki bir kişinin, Kılıçdaroğlu'nun babasının Bingöl'de çalıştığını bağırarak söylemesi üzerine "Burası enteresan babası Genç'te memurdu. Tapu kadastro memuru mu" ifadesini kullandı.
"Yavru muhalefet olmayı bıraktı, yavru telekulak oldu"
Erdoğan: “CHP demek ezanın Türkçe okunması demektir, CHP demek Kur'an'ın, dini eserlerin yasaklanması demektir, CHP demek camilerin ahıra, depoya çevrilmesi demektir. CHP demek, Said-i Nursi'nin hem dirisine hem ölüsüne zulüm demektir. İşte Pensilvanya bu CHP'yle ittifak yayıyor. Onun için Pensilvanya'daki zata gönül veren kardeşlerime sesleniyorum: Nasıl olacak da siz hala bu anlayışla aranıza bir perde koymayacaksınız. Nasıl olacak da fanilerin peşinde baki bir dava için bu şekilde yürüyeceksiniz. Kardeşlerim, bunların ablaları varsa bizim ablalarımız burada, bizim ablalarımız da burada. Onların abileri varsa bizim abilerimiz de burada."
Yerel seçimlere 19 gün kaldığını hatırlatan Başbakan Erdoğan: “19 gün gece gündüz çalışmaya hazır mıyız, hazır mıyız? 30 Mart akşamı inşallah sandıkları tam aydınlatacağız. Tam patlatacağız. MHP bunların yanında. İnşallah 30 Mart'ta bunlara, üç kafadara da gereken hesabı soracak" diye konuştu.
Erdoğan, 30 Mart'ta Bingöl'ün tüm ilçeleriyle beldeleriyle AK Parti'ye oyunu vereceğine inandığını belirterek "Bu tablo bana bunu gösteriyor. Bir kez daha demokrasiye, bir kez daha büyük Türkiye hedefine sahip çıkacak" ifadesini kullandı.
"Adeta yeni bir Bingöl inşa ettik"
Hükümetleri döneminde 80 vilayetle Bingöl'e de çok büyük eserler kazandırdıklarını anlatan Erdoğan, Bingöl'e doğalgaz getirmek için çalıştıklarını, iletim hattını yaptıklarını, doğalgaz arzı sağlanmasıyla ilgili diğer çalışmaların da devam ettiğini bildirdi.
Erdoğan, "İnşallah çok geçmeden en kısa sürede, buradaki yatırımcı firmayı da bulmak suretiyle Bingöllü kardeşlerimizin evlerine doğalgazı getirmiş olacağız" bilgisini verdi.
Bingöl'de 1 Mayıs 2003'te meydana gelen depremde evleri zarar gören depremzedeler için TOKİ kanalıyla 108 milyon maliyetle 2 bin 432 konut inşa ederek hak sahiplerine teslim ettiklerini söyledi.
Erdoğan: “Adeta yeni bir Bingöl inşa ettik depremden sonra. Bir yıl içinde bitirdik bunu bir yıl" dedi.
"Biz dertliyiz, biz bu millete aşığız"
Depremlerde Van ve Kütahya Simav'ı bir yılda inşa ettiklerini dile getiren Başbakan Erdoğan: “Niye, kardeşlerim biz dertliyiz, biz bu millete aşığız. Bizim derdimiz, sevdamız başka. Kentsel dönüşüm kapsamında Bingöl'de bin 681 konut inşa ettik, hak sahiplerine teslim ettik. 12 yılda hak sahiplerine teslim ettiğimiz toplam konut sayısı Bingöl'de ne oldu biliyor musunuz, 4 bin 113. Şu anda işte arka planda bin 333 konutun yapımı da sürüyor. Çünkü burası da beni rahatsız ediyordu, 'bunları yıkın' dedik, yıkıldı ve şimdi de inşaatları kentsel dönüşümle devam ediyor. Çünkü çok daha güzel bir Bingöl, bunun peşindeyiz ve böylece burası da bittiğinde 5 bin 446 konutu Bingölümüze kazandırmış olacağız" diye konuştu.
"Şimdi soruyorum, 'Bu ülkede yolsuzluk var' diyen Kılıçdaroğlu, 'Yolsuzluk var' diyen Bahçeli, 'Yolsuzluk var' diyen BDP, şimdi soruyorum ben bunlara, yolsuzluğun olduğu bir ülkede 230 milyar dolardan milli geliri alıp da 820 milyar dolara nasıl çıkarıyorsunuz? Bu Kılıçdaroğlu'nun da Bahçeli'nin de diğerlerinin de eline 3 tane, 5 tane koyun verin, kaybedip gelirler. İnanın Rahşan affı çıkmasaydı içerdeydi zaten. Rahşan affıyla kurtardı. Onun için de Rahşan Hanımı devamlı yanında taşıyor, vefa borcu. Bingöl'de inşallah bu BDP'nin sandıklarda demokrasi dersi alması gerekiyor, bu dersi inşallah benim Bingöllü kardeşlerim BDP'ye verecek"
Erdoğan, partisince Bingöl'de düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, Bingöl-Erzurum, Bingöl-Diyarbakır karayollarındaki yatırımlarının süratle devam ettiğini söyledi.
GAP'ı, Güneydoğu Anadolu Projesi'ni Karadeniz Bölgesi'ne Bingöl üzerinden bağlayacaklarını ifade eden Erdoğan, Bingöl'e yapılan yatırımlara değindi.
Erdoğan, "12 yılda Bingöl'e ne kadar yatırım yaptık biliyor musunuz? 5 katrilyon, 5 katrilyon" diye konuştu.
Eğitimdeki okul sayısını 360'tan 562'ye yükselttiklerini, 5 bin bilgisayar gönderdiklerini, 246 okula internet bağlantısı yaptıklarını, 141 bilişim teknolojisi sınıfı kurduklarını anlatan Erdoğan: “Şimdi Fatih Projesi, 302 sınıfa etkileşimli tahtayı monte ettik. 563 tablet bilgisayarı Bingöllü yavrularımıza gönderdik" dedi.
Türkiye genelinde Fatih Projesi'nin başladığı günden bugüne 163 bin tablet bilgisayar dağıttıklarını dile getiren Erdoğan, bu ay 675 bin tablet bilgisayar dağıtacaklarını, gelecek 18 ay içinde de 350 bin etkileşimli tahtayı okullara monte edeceklerini bildirdi.
Bingöl'de her yıl 29 bin öğrenciye destek için anneleri aracılığıyla kızlara, erkeklere eğitim yardımı verdiklerini belirten Erdoğan: “2007 yılında Bingöl Üniversitesini kim kurdu? Biz kurduk. 6 fakülte, 3 yüksekokul, 5 meslek yüksekokulu, 4 enstitü kazandırdık. Bingöl Üniversitesinde şu anda ne kadar öğrenci var biliyor musunuz? 7 bin öğrenci var. Bu hem buradan göçü engelliyor hem de buraya bir ekonomi kazandırıyor" dedi.
Göreve geldiklerinde Türkiye genelinde öğrencilere verilen burs miktarının sadece 45 lira olduğunu ve üç ayda bir verildiğini anlatan Erdoğan, şu anda 300 lira burs, 200 lira beslenme yardımı olmak üzere 500 lira verdiklerini kaydetti.
-"Fark ortada. Yolsuzluğun olduğu bir ülkede bunları nasıl yaparsın?"
Erdoğan, "Şimdi soruyorum, 'Bu ülkede yolsuzluk var' diyen Kılıçdaroğlu, 'Yolsuzluk var' diyen Bahçeli, 'Yolsuzluk var' diyen BDP, şimdi soruyorum ben bunlara, yolsuzluğun olduğu bir ülkede 230 milyar dolardan milli geliri alıp da 820 milyar dolara nasıl çıkarıyorsunuz? Göreve geldik, milli gelirimiz neydi biliyor musunuz? 230 milyar dolar. 79 senede buraya gelmişler. Biz 11 senede bunun üzerine 590 milyar dolar ilave ettik, şu anda 820 milyar dolar" ifadesini kullandı.
Ancak Bingöl'de şu anda başka bir şeyi özlediğini anlatan Erdoğan: “Bingöl'de inşallah bu BDP'nin sandıklarda demokrasi dersi alması gerekiyor, bu dersi inşallah benim Bingöllü kardeşlerim BDP'ye verecek" dedi.
Başbakan Erdoğan, "İnanın Rahşan affı çıkmasaydı içerdeydi zaten. Rahşan affıyla kurtardı. Onun için de Rahşan Hanımı devamlı yanında taşıyor, vefa borcu" ifadesini kullandı.
-"Bingöl’ümüzü daha modern bir kent haline getireceğiz"
Bingöl'de turizm, sağlık konusunda yapılan yatırımlara değinen Erdoğan, AK Parti'nin iktidara geldiği döneme kadar kente sadece 5 kilometre bölünmüş yol yapıldığını, kendilerinin ise 10 yılda 127 kilometre bölünmüş yol, bin 781 kilometre asfalt yol ve 20 köprü yaptıklarını ifade etti.
Erdoğan, Bingöl-Muş demiryolunun baraj altında kalan 110 kilometrelik yeni demiryolunun da yapımına devam ettiklerini kaydetti.
"Bingöl'ün hasretini çektiği Gülbahar Barajı'nı Bingöl'e biz kazandırdık" diyen Erdoğan, barajın, 16 bin dönüm araziyi sulayacak sulama tesislerinin inşasına da yakında başlanacağını vurguladı.
Peri Suyu üzerine inşa edilen, 173 metre yüksekliğindeki dev enerji projesi Kiğı Barajı ve HES'in kente enerji üreteceğini belirten Erdoğan, "Bu baraj için bugüne kadar 1 katrilyon 285 trilyon (1 milyar 285 milyon) liralık yatırım yapıldı. Büyük bölümü tamamlandı, inşallah kalanını da süratle tamamlayacağız" dedi.
Bingöl'ün köylerindeki su sorunun büyük ölçüde çözüldüğünü, köyler için 2 bin 668 kilometre asfalt ve beton yol yapıldığını dile getiren Erdoğan, Bingöl merkez organize sanayi bölgesinde 16 firmanın üretim yaptığını, 350 kişinin istihdam edildiğini belirtti.
"Bingöl hep yanımızda oldu. İnanıyorum ki 30 Mart'ta da yanımızda olduğunu göstereceğinize, desteğinizi daha güçlü bir şekilde ortaya koyacağınıza, verdiğimiz mücadelede bizi yalnız bırakmayacağınıza inanıyorum" diyen Erdoğan, kamuoyu araştırmalarının sonuçlarına bakarak belediye başkanlığı için nöbet değişimi yaptıklarını söyledi ve belediye başkan adayı Yücel Barakazi'yi sahneye çağırdı.
Erdoğan: “Kendisi çok iyi yetişmiş bir kardeşimiz. Zengin birikimini belediye başkanı olarak Bingöl'e en iyi şekilde aktaracağına inanıyorum. İnşallah Cevdet Yılmaz kardeşimle el ele verecekler, el ele vereceğiz. Bingöl’ümüzü daha modern bir kent haline getireceğiz. 30 Mart'ta Bingöl'de çıkacak sonucun tüm bölgeye, tüm Türkiye'ye örnek olmasını bekliyorum" diyerek konuşmasını tamamladı.
Mitinge Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, Kalkınma Bakanı ve AK Parti Bingöl Milletvekili Cevdet Yılmaz, Maliye Bakanı ve AK Parti Batman Milletvekili Mehmet Şimşek, eski AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, eski Bayındırlık ve İskan Bakanı Zeki Ergezen, AK Parti'nin bazı milletvekilleri, AK Parti Bingöl Belediye Başkan adayı Yücel Barakazi katıldı.
Manşet altı
“Öldürülen onlarca çocuğun katilleri ortada yok”
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, Berkin Elvan ölümünde ilgisiz kaldığını ileri süren CHP Genel Başkan Yardımcısı Tanrıkulu: “Bu iktidar döneminde onlarca çocuk öldürüldü ve bunların hala katilleri ortada yok. Uğur Kaymaz, Ceylan Önkol, Enes Ata, Yahya Menekşe, Roboski'de öldürülen çocuklar nerede” dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Sezgin, Bingöl’de seçim çalışmalarına katıldı.
Partisinin seçim çalışmaları için Bingöl'e gelen CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, düzenlediği basın toplantısında, Gezi olayları sırasında polisin attığı gaz fişeğinin kafasına isabet ettiği ve 269 gündür komada kaldıktan sonra bu sabah ölen Berkin Elvan'ın ailesine başsağlığı diledi.
“CUMHURBAŞKANI YANLIŞ YAPTI”
Berkin Elvan'ın ölümü konusunda Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ü yanlış yaptığını söyleyen Tanrıkulu: “Bu iktidar döneminde onlarca çocuk öldürüldü ve bunların hala katilleri ortada yok. Uğur Kaymaz, Ceylan Önkol, Enes Ata, Yahya Menekşe, Roboski’de ölen çocuklar nerede. 2002 yılından beri iktidardasınız bu saydığım bütün ölümler, bu iktidar döneminde olmuştur. Evinden ekmek almak için çıkmıştı. Bir polis memurunun veya polis memurlarının Gezi olayları sırasında attığı gaz fişeği nedeniyle komaya giren ve 268 gündür hastanede uyutulan Berkin için, vicdan sahibi herkes harekete geçti. Ama bu toplumun, bu kamunun vicdanı olması gereken Cumhurbaşkanı, harekete geçmedi. İki konuda Cumhurbaşkanı yanlış yaptı. Birincisi Berkin Elvan'ın tedavisi için tutum almadı. Ailesini aramadı kendi imkânlarıyla harekete geçmedi. Belki daha iyi bir tedavisi olabilirdi. Biz elimizden geleni yapmaya çalıştık, Cumhurbaşkanı bunu yapmadı. İkinci tutumu da şu Cumhurbaşkanı ısrarla bu olay nedeniyle deliler gizlendi, deliler ortaya çıkarılmadı. MOBESE kameraları yok edildi. Cumhurbaşkanı bu konuda tutum almadı” dedi.
“SEÇİM GÜVENLİĞİ ÖNLEMLERİ, YURTTAŞLARI KUTUPLAŞTIRIYOR”
Seçim güvenliği konusuna da değinen Tanrıkulu, alınan güvenlik kararlarının tüm siyasi partilere eşit mesafede olması gerektiğini belirterek: “Seçim güvenliği, tüm siyasi partiler açısından eşit olması lazım. Bu Bingöl için de geçerlidir, Hakkâri için de geçerlidir, Muğla için de geçerlidir, 81 il için de geçerlidir. Seçime giren bütün siyasi partilerin seçim güvenliğiyle, seçim çalışmalarını yapabilmeliler. Burada birinci derece sorumluluk hükümete ve İçişleri Bakanlığı'na aittir. İçişleri Bakanlığı hiç bir mazeret üretmeden, gerekli tedbirleri almak ve siyasi partilere güvenlikli ortamda seçim çalışmalarını yapmakla mükelleftir. Ama görüyoruz ki İçişleri Bakanlığı bu önlemleri almıyor. Hükümet en azında bu seçim sürecinde, bu önlemleri mutlaka almalıdır. Gerekli tedbirleri alacağını hissettirmelidir. Bu tablolar, Türkiye’deki yurttaşları kutuplaştırmaktadır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bütün siyasi partilerin çalışmalarını, seçim güvenliği içersinde geçirmeleri için elimizden gelen tüm gayretleri göstereceğiz” diye konuştu.
“5 YILLIK TUTUKLAMA SÜRESİ, UZUN BİR SÜRE”
5 yıllık tutuklanma süresinin sadece Türkiye ve Avrupa'da değil, dünya ölçeğinde uzun bir süre olduğunu savunan Tanrıkulu, şöyle konuştu:
“5 yıllık tutukluluk süresi dünya, Avrupa ve Türkiye ölçeğinde kısa değil, uzun bir süredir. İnsanların gerekli bir mahkûmiyet kararı olmadan 5 yıl gibi bir süreyle tutuklu kalmaları kabul edilir bir şey değildir. İlke budur, Avrupa İnsan Hakları'nın ortaya koyduğu süreç budur. Türkiye Büyük Millet Meclisi de bu iştirakleri dikkate alarak, uzun tutukluluk sürecine karşılık ortak bir karar alarak yasa çıkardı. Mahkemeler bu yasalara göre kararlarını veriyorlar. Süre bakımından bir sorun yok. Süre azami 5 yıllık süredir. Burada sorun olan kamuoyunun vicdanını zedeleyen somut olaylar vardır. Nedir Danıştay cinayeti, Hrant Dink cinayeti, Malatya'daki Zirve Yayın Evi'nde gerçekleşen cinayetlerdir. Başka cinayetlerin sanıkları da var. Darbe girişimi yaptıkları sanılan insanlar da var. Ama yargı ettik çalışmadı. Adil yargılama yapmadı. Zamanında etkin bir süreç başlatamadı. Burada sorun süre değil, sorun katilleri koruyan, onlara hoşgörü gösteren idari ve yargı zihniyetidir. Sorun ordadır. Ben buradan soruyorum; Malatya'daki duruşmaya ben avukatken katıldım. Bu kadar açık ve net olan bir cinayetin 7 yıl sürmesi kabul edilebilir mi İçişleri Bakanlığı delileri gizledi, mahkemeye geç gönderdi, mahkeme 10 kez değişti, savcılar değişti. Dolayısıyla etkin bir yargılama yapılamadı ve sanıklar korundu. Bu yargı zihniyeti, katilleri, faili meçhul cinayetlerin sanıklarını koruyan hoşgörü zihniyetidir” şeklinde konuştu.
Manşet altı
Nevruz Programı belli oldu
BDP’nin 2014 Nevruz programı açıklandı. Bingöl’ün Nevruz programı 18 Mart tarihinde yapılacak.
Barış ve Demokrasi Partisi (BDP)’nin Nevruz programları açıklandı.
İşte BDP’nin Nevruz programı:
17 Mart
Nevruz kutlamalarının startının verileceği 17 Mart günü Van ve Batman’da kitlesel kutlamalar gerçekleştirilecek. Van’da yapılacak olan kutlamaya DTK Eş Başkanı Aysel Tuğluk, Batman’da yapılacak olan kutlamaya ise BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş katılacak. 17 Aralık günü ayrıca Varto, Tekmen, Kızıltepe, Ergani, Kulp, Silopi ve Şemdinli’de Nevruz kutlamaları gerçekleştirilecek.
18 Mart
18 Mart günü ise Mardin, Hakkâri, Bingöl, Ardahan, Bismil, Çınar, Hazro, Eğil, Beşiri, Viranşehir, Cizre, Kurtalan, Doğubayazıt, Bulanık, Norşin, Karayazı ve Hınıs’ta Newroz kutlamaları gerçekleştirilecek. Kutlamalar kapsamında Mardin’de yapılacak olan kutlamaya Aysel Tuğluk, Hakkâri’de yapılacak olan kutlamaya ise BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş katılacak.
19 Mart
Kutlamalar kapsamında 19 Mart günü ise Muş, Bitlis, Siirt, Elazığ, Adıyaman, Tekirdağ, Osmaniye, Erzincan, Silvan, Dicle, Hani, Kozluk, Ceylanpınar, İdil, Yüksekova, Erciş, Nusaybin, Diyadin’de etkinlikler düzenlenecek. Etkinlikler kapsamında DTK Eş Başkanı Aysel Tuğluk Siirt’te konuşurken, BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ise Yüksekova’da konuşacak.
20 Mart
20 Mart günü ise 16 merkezde Nevruz kutlaması gerçekleştirilecek. Bu merkezleri isimleri ise şunlar; Şırnak, Iğdır, Erzurum, Maraş, Hatay, Malazgirt, Tatvan, Dersim, Pervari, Gürpınar, Gercüş, Suruç, Çukurca, Lice, Kocaköy, Çüngüş. Şırnak’ta düzenlenen etkinliğe Selahattin Demirtaş, Iğdır’da düzenlenen etkinliğe ise Aysel Tuğluk katılacak.
21 Mart
Nevruz etkinlikleri kapsamında 21 Mart günü ise sadece Diyarbakır’da Nevruz etkinliği düzenlenecek. Milyonların hedeflendiği etkinliğe seçilmişlerin tamamının yanı sıra BDP Eş Genel Başkanı Demirtaş katılacak. Diyarbakır’da yapılacak kutlamalara çok sayıda uluslararası delegasyonunda katılması beklenirken, davetlilere ilişkin detaylar ise önümüzdeki günlerde netleşecek.
22 Mart
Kutlamalar kapsamında 22 Mart günü ise, İzmir, Mersin, Ağrı, Malatya, Manisa, Bursa, Kocaeli, Kırşehir ve Çanakkale’de etkinlikler düzenlenecek. İzmir’de yapılacak olan etkinliğe BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Mersin’de yapılacak olan etkinliğe ise DTK Eş Başkanı Aysel Tuğluk katılacak.
23 Mart
Nevruz etkinliklerinin sonuncusu ise, 23 Mart günü gerçekleştirilecek. 23 Mart günü Adana, İstanbul, Kars, Urfa, Antep, Denizli, Konya, Antalya, Ankara, Muğla, Eskişehir ve Karakoçan’da kutlamalar düzenlenecek. İstanbul’da yapılacak olan kutlamaya BDP Eş Genel Başkanı Demirtaş da katılacak.
Manşet altı
Çapakçur Köprüsü’nde kaza: 4 yaralı
Çapakçur Köprüsü’nde otomobilin belediyeye ait iş makinesine çarpması sonucu yaşanan kazada 4 kişi yaralandı.
Edinilen bilgiye göre, Çapakçur Köprüsü’nde seyir halindeki 01 BFA 15 plakalı otomobil, yolda çalışma yapan belediyeye ait iş makinesine çarptı. Meydana gelen kazada, 4 kişi çeşitli yerlerinden yaralandı. Olay yerine gelen ambulans, yaralıları Bingöl Devlet Hastanesi’ne kaldırırken araçta bulunan diğer hafif yaralılar ile iş makinesi şoförü arasında gerginlik yaşandı. Olay yerine gelen polislerin araya girmesiyle gerginlik son buldu. Kaza nedeniyle trafik bir süre aksadı, araçlar uzun kuyruklar oluşturdu. Kaza esnasında araçta bulunan Davut Akbulut adlı kişi, çalışma yapıldığı yerde yol ikaz işaretlerinin konulmadığını ve kaza olduktan sonra işaretlerin konulduğunu söyleyerek, kazanın yapılmasının sebebinin belediye olduğunu ifade etti.
Akbulut: “Başbakan’ın gelişinden dolayı belediye her yerde çalışma başlattı. Bu çalışma Başbakan’a has bir çalışmadır. Biz Başbakan’ı seçmemize rağmen bize böyle bir çalışma yapılmıyor. Bizim kaza yapmamızın tek sebebi belediyedir. Çünkü belediye çalışmanın yapılacağı yere trafiğin akışını sağlaması ve bir kazanın yaşanmaması için bir görevli koyması gerekirdi. Hiç bir görevlinin olmadığı gibi ikaz işaretleri de yola konulmamış. Her şey anlık oldu, biz de iş makinesine çarptık. Kaza olduktan sonra ikaz işaretleri yola konuldu” diyerek, tepkisini dile getirdi.
2 sayfa manşet
Seçim bürosu açılışı mitinge döndü
Bingöl-Karlıova'da 30 Mart yerel seçimlere hazırlık yapan HÜDA PAR Karlıova ilçe teşkilatı seçim irtibat bürosu açılışı uzun bir konvoy ve yoğun bir katılımla mitinge döndü.
Karlıova'da Hür Dava Partisi (HÜDAPAR) seçim irtibat bürosu halkın yoğun bir katılımı ile gerçekleşerek mitinge dönüştü.
Açılışa Hüdapar Genel Başkan Yardımcısı Said Şahin, il Başkanı Hamdullah Tasalı, Bingöl Belediye Başkan adayı Mehmet Şenlik katıldı.
Kur’an-ı Kerim Tilaveti ile başlayan açılışta Karlıova Belediye Başkan adayı Murat Akansu kürtçe kısa bir konuşma yaptı.
Akansu: “Değerli Karlıova'lılar bilindiği gibi dernek çatısı altında yıllardır Karlıova'mıza hizmet etmek çabasındayız, kendi çapında birçok faydaları olmuştur. İnsanları Firavun gibileride yönetmiş, Musa, Ömer ve İbrahim gibileride yönetmiştir. Bir tarafa baktığımızda zülüm ve eziyet diğer taraftan ise baktığımızda hak ve adaletli bir şekilde insanları yönetmiştir. Partimizin kuruluşu ve seçim çalımalarında gittiğimiz her yerde ilgiyle karşılanıyoruz daha önce kapısını çalıp derdini sorduklarımız şimdi bizleri bağrına basıyorlar. Seçimden seçime insanları sormayan ve her zaman bizleri soran dertlerimize ortak olanlar ancak sizlersiniz diyor. Birilerinin değerinin bilinmesi sözünün geçmesi için illa da aşiret sahibi olmak mı lazım diyor. Allah demiyor mu müminler ancak kardeştir ama aşiretimiz, fazla oylarız olmadığı kimse bizlere selam bile vermiyor, ama bunlar bizleri her zaman kucakladı. Değerli halkımız bizim amacımız ve gayemiz bellidir, insanlarımızın hizmet bakımında eşit olmaları yönetimin adil olmasıdır" dedi.
“BİZ SİYASETTE İNSANI HEDEFLEMİŞ VE İNSANI MERKEZE ALMIŞIZ”
Akansu'nun konuşmasının ardından Genel Başkan Yardımcısı Said Şahin: “Bizlerde siyasete girdik ve seçim döneminde idare makamlarına talib olduk ve bizlerin bir amacı var bir hedefi vardır. Bizim amacımız topluma hizmet etmektir ve insanların kaybolmuş değerlerini tekrar yüceltmektir, insanı değerleri yeniden inşa etmektir. Biz siyasette insanı hedeflemiş ve insanı merkeze almışız. Bo toplumu yüzyıllarca beraber yaşayan bir toplumuz ama bu toplumun içine fitne ektiler ve bu şekilde bu insanlara yıllarca zülüm ettiler. Mazlum bir halksınız yıllarca zülüm gördünüz, sizler devlet zulmü görmüş bir halksınız. Devlet bir yandan sırtını Türk, Kürtçülüğe dayadı sizlere zülüm etti bir yandan sırtına Laikliğe dayadı Islama zülüm etti, Müslümanlara zülüm etti. Bu ülkede Müslümanlar Türkler, Lazlar, Çerkezler zülüm gördü. Ama Müslüman Kürtler iki zülüm gördü bu ülkede birincisi dinlerinden dolayı âlimleri, Şeyh Saidleri asıldı. İkincisi ise dillerinden dolayı zülüm gördüler. Bügün ise insanlarımızın başına geçenler ne diyor biliyor musunuz, biri diyor ki sizlere dilinizi verelim dininizi alalım, diğeride diyor ki dininizi verelim dilinizi alalım her iki taraftan bir bişeyler almak istiyor Müslüman Kürtlerden. Biz Müslüman Kürtlerde diyoruz ki biz dinimizede dilimizede sahip çakıcağız. Birlikte gençlerimize sahip çıkmanın mücadelesi vereceğiz, evet idareye talip oluyoruz çünkü idare makamlarının güçü üzerinde bizler bu değerlerin mücadelesi edeceğiz. Elimizin güçlenmesini istiyoruz, gençlerimizi kurtarmak için, uyuşturucudan, bulanımdan, geleceğe dair karamsarlıktan kurtarmak için mücadele edeceğiz" dedi
Konuşmanın yapıldığı alansa sık sık tekbir sesleri ve Karlıova seninle hizmet görecek sloganları atıldı.
Yapılan konuşmanın ardında kalabalık seçim irtibat bürosu önüne gelerek, Salâvatlar eşliğinde kurdaleyi ketsi.
Seçim irtibat bürosunun açılışının akabinde vatandaşlar belediye başkan adayına başarılar dilediler.
3 sayfa manşet
ENGELLİ VE YAŞLILARA ÜCRETSİZ SEYAHAT
Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü, engelli ve yaşlı vatandaşların ücretsiz seyahat edebileceğinin müjdesini verdi.
Engelli ve yaşlı vatandaşlara ücretsiz seyahat hakkı tanıyan düzenleme Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Selahattin Bulut, konu ile ilgili yazılı bir açıklamada bulunarak, seyahatten nasıl yararlanılabilineceği konusunda bilgi verdi.
Ücretsiz seyahat hakkından engelli kimlik kartı olan engelliler mevcut kartlarıyla, yaşlılar ise nüfus cüzdanları ile yararlanabileceğini söyleyen Bulut: “Ücretsiz seyahat hakkından refakatçisi ile birlikte yararlanmak isteyen ağır engelliler ise bu haktan yararlanmak için yeniden düzenlenen engelli kimlik kartları yenilemeleri gerekmektedir. Bunun için Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüklerine başvurmaları gerekmektedir” dedi.
Bulut: “Engel oranı yüzde 40’ın üzerinde olan engelli bireyler ile ağır engelli bireylerin birlikte yolculuk ettikleri en fazla bir refakatçilerine, demiryolları ve denizyollarının şehir içi ve şehirlerarası hatlarından, belediyelere, belediyeler tarafından kurulan şirketlere, birlik, müessese ve işletmelere veya belediyeler tarafından yetki verilen özel şahıs ya da şirketlere ait şehir içi toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz olarak yararlanma hakkı, 65 yaşın üstündeki vatandaşlara ise demiryolları ve denizyollarının şehir içi hatlarından belediyelere, belediyeler tarafından kurulan şirketlere, birlik, müessese ve işletmelere veya belediyeler tarafından yetki verilen özel şahıs ya da şirketlere ait şehir içi toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz olarak yararlanma hakkı, demiryolları ve denizyollarının şehirlerarası hatlarından ise yüzde 50 indirimli olarak yararlanma hakkı getirilmiştir. Ücretsiz seyahat hakkının kullanımına ilişkin usul ve esasları belirleyen Ücretsiz Veya İndirimli Seyahat Kartları Yönetmeliğine göre; 65 yaşın üstündeki vatandaşlarımız nüfus cüzdanı ile engelliler ise Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğünce verilen “engelliler için kimlik kartı” ile söz konusu haktan yararlanabileceklerdir” ifadelerini kullandı.
3 sayfa manşet altı
Çukurdan kaçarken kafa kafaya çarpıştılar
Bingöl-Genç karayolunda meydana gelen kazada iki araç kafa kafaya çarpıştı.
Alınan bilgiye göre kaza, Saat 11.30 sıralarında Genç-Bingöl karayolu 7. kilometresinde meydana geldi. Genç ilçesinden Bingöl'e istikametine doğru seyir halindeki 21 DA 422 plakalı kamyonet, karşı yönden gelen 44 EA 438 plakalı otomobil ile kafa kafaya çarpıştı. Sürücü ve içindeki yolcuların hafif yaralandığı kazada her iki araçta da maddi hasar meydana geldi.
Meydana gelen kazanın yoldaki çukurların neden olduğu ileri sürüldü.
Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Gazete de uygun yer
HÜDA PAR ZİYARETLERİNE DEVAM EDİYOR
HÜDA PAR Belediye Başkan Adayı Mehmet Şenlik, kurum ziyaretlerine devam ediyor.
Hür Dava Partisi Bingöl Belediye Başkan Adayı Mehmet Şenlik, seçim çalışmaları kapsamında kurumlara ziyaretlerini sürdürdü.
Şenlik, ziyaretler kapsamında İş-Kur Müdürü Mehmet Fesih Güler’i ziyaret ederek, seçim çalışmaları hakkında bilgi verdi.
İş-Kur Müdürü Güler ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, HÜDA PAR’a başarılar diledi.
Daha sonra Halk Eğitim Merkezi Müdürü Abdurrahman Ensari’yi ziyaret eden HÜDA PAR heyeti son olarak Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Müdürü Yunus Bulmuş’u ziyaret ederek, seçim çalışmaları hakkında bilgi verdi.
Şenlik, ziyaretler de yaptığı açıklamada: “Tüm resmi kurum ve kuruluşlarla hep diyalog halinde olacağız Gerek projelerimiz gerekse sosyal ve kültürel hizmetler bazında dayanışmalarımızla karşılıklı fikir alışverişinde bulunmaya devam edeceğiz” dedi.
7 Sayfa manşet
ÇİFTÇİYE ZİRAİ DON UYARISI
Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Bayraktar, 12-15 Mart 2014 tarihlerinde don riski uyarısı yaptı.
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 12-15 Mart 2014 tarihlerinde Doğu Anadolu, İç Anaolu Bölgesi ile Karadeniz, Ege ve Akdeniz Bölgelerinin iç kesimlerinde don riski uyarısı yaptığını bildirerek, “Yarın (12 Mart 2014) İç Anadolu Bölgesi ile Karadeniz, Ege ve Akdeniz Bölgelerinin iç kesimlerinde hafif, Ağrı, Kars, Bingöl, Muş, Erzurum, Kayseri, Kahramanmaraş ve Sivas ilerinde ise kuvvetli ve çok kuvvetli don riski bekleniyor.11 Mart 2014 Salı, 13:08:38 TZOB, çiftçiye zirai don uyarısı yaptı.
Bayraktar, iç kesimlerde don riskinin artarak orta kuvvete dönüşmesinin beklendiğini, bu aylarda meydana gelecek bir don olayının, üretimi devam eden sebzeler ile erken çiçeklenmenin başladığı illerde meyve ağaçlarına zarar verebildiğini belirtti.
Bayraktar: “Tarım ürünleri, tohumun tarlaya atılışından ürünün hasat edilerek ambara konmasına kadar her zaman risk altındadır. Bu nedenle üreticilerimizin aşırı yağış, don, dolu gibi tarımsal üretime zarar verecek konularda Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamaları yakından takip etmeleri ve zorunlu önlemleri mutlaka zamanında almaları gerekir. Ekonomik gücü yeterli olmayan çiftçilerimiz don zararından korunmak için saman yakma, ürünlerin üzerini örtme gibi yöntemlere başvurmaktadır. Açık alanda yetiştirilen ürünler için don riskinden korunmada etkili olan, rüzgâr pervaneleriyle havanın karıştırılması, üstten sulama ve yağmurlama sulama gibi yöntemlerin üreticilerimiz tarafından kullanımının artırılması için gerekli tedbirler alınmalıdır. Üreticilerimiz bu konularda bilgilendirilmeli ve teknik olarak desteklenmelidir” ifadelerini kullandı.
DONA KARŞI ALINACAK TEDBİRLER
Dona karşı tedbirlerin ekim-dikimden önce ve sonra alınacak önlemler olmak üzere ikiye ayrıldığını aktaran Bayraktar: “Ekim ve dikimden önce yer seçiminde, don riski taşıyan bölgelerde mümkün olduğunca zirai faaliyetler yapılmamalıdır. Eğer tarım yapılması düşünülüyorsa dona dayanıklı türler seçilmelidir. Vadi tabanlarında, dar havzalarda, çukur bölgelerde dona hassas bitkilerin yetiştirilmesinden kaçınılmalıdır. Don riski olan bölgelerde daha geç çiçeklenen çeşitler seçilmelidir. Don olayına hassas bitkilerin yetiştirildiği yerlerde, don tehlikesi başlamadan önce yabancı otlar temizlenmeli, ancak toprak işleme de dâhil hiçbir kültürel işlem yapılmamalıdır. Isı yalıtımı ile ürünlerin üstü toksik olmayan protein köpükleriyle kaplanır. Isı kaybını engellemek için uygun ısıtma ekipmanları kullanılır veya küçük ateşler yakılır. Don olayını önlemede bir yöntem olan üstten sulama veya yağmurlamanın belirgin bir yararı vardır ve dikkate değer bir öneme sahiptir. Bu yöntem sadece üzerindeki buz yükünü taşıyabilecek bitkilerde uygulanabilir. Don zararlarını en aza indirebilmek için; toprak nemli, yabancı otları temizlenmiş, düzeltilmiş ve pekiştirilmiş olmalıdır. Her yıl ince bir kum tabakasının don riskli alanlara serilir. İnce kum aynı zamanda buharlaşmayı (kendi bünyesindeki su miktarı çok az olduğundan) en alt seviyeye indirir. İlkbaharda meydana gelen son don olaylarının çok sık görüldüğü yerlerde, meyve ağaçlarının çiçeklenme devresinde don olayından fazla zarar görülmemesi için çiçeklenmenin geciktirilmesi amacıyla ağaç dipleri 1 metre çapında açılarak kar veya buz kalıpları konulur.”