Ali Esen'den Bingöl'deki Arsa İhalesine İtiraz: "Hukuka Aykırılık Şüphesi Güçlendi"

TAKİP ET

Bingöl Merkez Recep Tayyip Erdoğan Mahallesi'nde bulunan 726 ada 256 parsel numaralı, 3 bin 164,38 metrekare yüzölçümlü arsanın 29 Temmuz 2026 tarihinde Bingöl İl Özel İdaresi tarafından 6 milyon 500 bin TL bedelle satılmasına ilişkin tartışmalar sürüyor.

Arsanın ihale sürecine ilişkin CİMER’e yaptığı başvuruya verilen yanıtı değerlendiren Ali Esen, taşınmazın devir ve satış sürecinde hukuka aykırılık bulunduğu yönündeki şüphelerinin güçlendiğini belirterek, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişleri tarafından kapsamlı inceleme yapılmasını istedi.
“Taşınmazın İl Özel İdaresine Devri Hukuka Uygun mu?”
Esen, taşınmazın Hazine tarafından önce Kentsel Dönüşüm Başkanlığına, ardından Bingöl İl Özel İdaresine devredildiğini belirterek, söz konusu devir işleminin 6306 sayılı Kanun açısından incelenmesi gerektiğini savundu.
6306 sayılı Kanun’un ilgili hükümlerine atıfta bulunan Esen, belediye mücavir alanı içerisinde bulunan taşınmazların İl Özel İdarelerine değil, belediyelere devredilebileceğini ileri sürerek, “Taşınmazı elde etme şekli hukuka aykırı ise İl Özel İdaresinin bu taşınmazı satabilmesi de ayrıca tartışmalı hale gelmektedir” ifadelerini kullandı.
“Metrekare Bedeli Gerçek Değerin Çok Altında”
İhalenin tahmini bedelinin de tartışılması gerektiğini belirten Esen, arsanın metrekaresinin 2 bin TL olarak belirlenmesinin bölgedeki güncel piyasa koşullarıyla örtüşmediğini iddia etti.
Esen, taşınmazın bulunduğu mahalle, imar durumu ve konumu dikkate alındığında belirlenen tahmini bedelin düşük olduğunu savunarak, son iki yılda kamu kurumları tarafından aynı bölgede gerçekleştirilen taşınmaz satışlarının incelenmesi gerektiğini söyledi.
Kıymet takdirinin hangi verilere göre yapıldığının açıklanması gerektiğini belirten Esen, “İhale öncesinde güncel alım-satım değerlerinin yeterli şekilde araştırılıp araştırılmadığı ortaya konulmalıdır” dedi.
“Düşük Tahmini Bedel Rekabeti Etkilemiş Olabilir”
Esen, 6 milyon 328 bin TL olarak belirlenen tahmini bedelin, ihale yönteminin belirlenmesinde de etkili olduğunu öne sürdü.
İhalenin açık teklif usulüyle gerçekleştirilmesinin rekabet açısından ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Esen, “Tahmini bedelin düşük belirlenmesi, ihaledeki rekabet koşullarını da etkileyebilir. Özellikle tek isteklinin katıldığı ihalelerde kamu taşınmazlarının gerçek değerinin altında satılması kamu zararı iddialarını gündeme getirebilir” ifadelerini kullandı.
“Daha Yüksek Bedel Elde Edilebilirdi”
Taşınmaz satışından elde edilen gelirin Dönüşüm Projeleri Özel Hesabı’na aktarılarak kentsel dönüşüm, afet risklerinin azaltılması ve depreme dayanıklı yapılaşma projelerinde kullanılacağı yönündeki açıklamalara da değinen Esen, daha yüksek bir satış bedelinin kamu yararına daha fazla kaynak sağlayabileceğini savundu.
Esen, “Taşınmazın güncel piyasa değeri üzerinden kıymet takdiri yapılsaydı ve ihaleye daha fazla katılımcının girmesi sağlansaydı, kamu adına daha yüksek gelir elde edilmesi mümkün olabilirdi” dedi.
“İhaleye Katılmak İsteyenler Muhatap Bulamadıklarını Söyledi”
İhale günü basına yansıyan bazı iddialara da dikkat çeken Esen, bazı kişilerin ihale şartnamesine ulaşamadıkları ve ihaleye katılmak istemelerine rağmen idarede muhatap bulamadıkları yönündeki açıklamalarının araştırılması gerektiğini belirtti.
Bingöl dışından ihaleye katılmak üzere gelen kişilerin de bulunduğu yönündeki iddiaların ciddi şekilde incelenmesi gerektiğini ifade eden Esen, söz konusu iddiaların ihalede yeterli rekabetin sağlanıp sağlanmadığı konusunda soru işaretleri oluşturduğunu söyledi.
“Muhtesat Bedeli de Araştırılmalı”
Esen ayrıca, taşınmazın Kentsel Dönüşüm Başkanlığına devri sırasında 4706 sayılı Kanun’un 5. maddesi kapsamında taşınmaz üzerindeki muhtesat bedelinin tespit edilip edilmediğinin de araştırılması gerektiğini ileri sürdü.
Esen, arsanın ihale bedeli dikkate alındığında taşınmaz üzerindeki muhtesat bedelinin ayrıca belirlenip belirlenmediğinin belirsiz olduğunu savunarak, bu hususun da müfettiş incelemesine konu edilmesini istedi.
“CİMER Yanıtı Şüphelerimizi Gideremedi”
CİMER başvurusuna verilen yanıtın kendisini tatmin etmediğini belirten Esen, yanıtın somut inceleme ve değerlendirmeler yerine genel ve soyut ifadeler içerdiğini öne sürdü.
Esen, “CİMER ve Bingöl İl Özel İdaresi tarafından mevzuata uygun ve kapsamlı bir inceleme yapılmadığı kanaatindeyim. Tarafıma verilen cevaptaki klişe ve soyut ifadeler, ihale ve devir sürecinin bağımsız bir şekilde incelenmesi gerektiği yönündeki düşüncemi daha da güçlendirdi” dedi.
“Mülkiye Müfettişleri İnceleme Yapsın”
Ali Esen, konunun İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişleri tarafından kapsamlı şekilde incelenmesi amacıyla CİMER üzerinden yeniden başvuruda bulunduğunu açıkladı.
Esen, inceleme sonucunda hukuka aykırı bir devir veya ihale işlemi tespit edilmesi halinde, satışın ve devir işlemlerinin iptal edilerek taşınmazın yeniden Hazine mülkiyetine geçirilmesini talep etti.
“Bingöllüler CİMER’e Başvursun”
Esen son olarak Bingöl kamuoyuna çağrıda bulunarak, taşınmazın devir ve satış sürecinin tüm yönleriyle araştırılması için vatandaşların CİMER üzerinden İçişleri Bakanlığına başvurmasını istedi.
Esen, kamu taşınmazlarının satışında şeffaflık, rekabet ve kamu yararının gözetilmesi gerektiğini belirterek, sürecin bağımsız bir denetim mekanizması tarafından incelenmesi çağrısını yineledi.