"Baba ocağına hizmetkâr olmaya geldim"
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) çatısı altında yıllardır siyasi yaşamını sürdüren iş insanı Metin Keskin, aday adaylık süreci sonrasında partisinin birinci sıra adayı oldu
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) çatısı altında yıllardır siyasi yaşamını sürdüren iş insanı Metin Keskin, aday adaylık süreci sonrasında partisinin birinci sıra adayı oldu. Adaylık süreci sonrası çalışmalarına başlayan Keskin, genç sporculara, spor kulüplerine ve sivil toplum kuruluşlarına geçmiş dönemlerde destekler de sundu.
Yaklaşık kırk sekiz yıldır ata toprağından uzak kaldığını söyleyen Keskin, “Biz hiçbir zaman memleketten uzak kalmadık. Her ne kadar yaşantımıza İzmir’de devam etsek de bir aileyiz biz. Babam senenin yedi sekiz ayını Bingöl’de geçirir, sadece havalar soğuduğunda İzmir’e gelir. Yaşı ve hastalığı dolayısıyla dört beş ay İzmir’de geri kalan aylarda ise Bingöl’de kalır. Babam ilk Genç-Bingöl Yazıhanesinin sahibidir. Kalabalık ve güzel bir ailenin çocuğuyum. Kendilerinde de razıyım, ben onlardan hiç şikâyetçi olmadım Allah’ta onlardan razı olsun” dedi.
“MEMLEKET VATANDIR, MEMLEKET CANDIR CANANDIR”
Memleketin kendisi için oldukça önemli olduğuna değinen Keskin, “Memleket vatandır, memleket candır canandır. Memleket hayattır, memleket dindir, imandır. Memleketin tanımı o kadar geniştir ki, kelimelere sığacak bir şey değildir. Varoluş sebebimizdir bizim. Bingöllü olmaktan gurur duyan biriyim ben. Kumgeçit ata toprağıdır. Altı yüz sene önce yurt edinilmiş bir yerdir. Hüzünleriyle hüzünlendiğimiz, dertleriyle dertlendiğimiz, sevinçleriyle sevindiğimiz, mutluluklarıyla mutlu olduğumuz topraktır” diye konuştu.
Keskin; “Siyaset merakı babamın da ata topraklarını, buraları genç yaşında terk edip gitmesine sebep olan bir süreçten geçmesiyle başladı. 2015 yılında siyasete aktif olarak atılmış bir ailenin mensubuyum. Milliyetçi Hareket Partisi İzmir İlçe Başkanıyım. 2005 yılında İzmir Merkez İlçe Konak’ta çocukluk arkadaşımın belediye başkanı adaylığı sürecinde, kesinlikle birlikte olmamız gerektiğini söyleyip, ‘birlikte yaparız bu işi’ demesiyle siyaset hayatım başladı. 1 Aralık itibariyle görevimden istifa ettim. Milliyetçi Hareket Partisinden milletvekili aday adayı oldum. Daha sonra Sayın Genel Başkanımızın takdir ve tensipleri ile Bingöl 1.Sıra Milletvekili adayı olmuş bulunmaktayım. Bana bu görevi layık gören Başta Sayın Genel Başkanımıza ve tüm dava arkadaşlarıma teşekkür ederim. MHP’nin ve Cumhur İttifakının zafer muştusuna omuz verecek olmanın gururunu yaşıyorum. Uzun yıllar İzmir’de ve Avrupa’da yaşasam da gittiğim her yer yerde Bingöllü olmaktan gurur duydum. Bingöl’e kendimi borçlu hissettiğimden dolayı; Bingöl’e nasıl bir katma değer katabiliriz, Bingöl’ümüzü nasıl ön plana çıkarabiliriz, Bingöl’de istihdamı nasıl arttırabiliriz, refah seviyemizi nasıl yukarı çıkarabiliriz, Bingöl’ün bir terör bölgesi olmadığını nasıl gösterebiliriz? Düşüncesiyle Türkiye’nin en mert, temiz düşünceli insanlarına nasıl hizmet edebilirim? Baba ocağında siyaset yapmaya karar verdik” dedi.
“SİYASET, İNSANLARIN YAŞAMINA DOKUNARAK, GÖNÜLLERE GİREREK OLUR”
“Siyaset insan odaklıdır” diyen Keskin, açıklamasını şu şekilde sürdürdü:
“Siyaset, insanların yaşamına dokunarak, gönüllere girerek olur. Bunu yapabildiysek ne mutlu bize, özellikle gençler beni çok seviyor ben de gençlerle birlikte olmaktan çok mutluyum. Yani en azından oturup konuşabiliyoruz, tartışabiliyoruz doğruları bulmaya çalışıyoruz. Bingöl’deki insanların adamlığı beni mutlu ediyor. Dürüstlüğü beni mutlu ediyor. Art niyetli olmayışları beni mutlu ediyor ve Türkiye ile alakalı olmaları beni mutlu ediyor. Ben çok fazla ülke gezdim çok şehirler gördüm ama inanın Bingöllü olmak bir ayrıcalıktır. Her şeyden önce adam olmalıdır. Adam olmak düsturu sadece siyasette değil; iş yaşamında, aile yaşamında, arkadaşlığınızda, evliliğinizde kısacası her yerde her alanda geçerlidir. İlk önce adam olmak gerekir. Herkesin değerleri gibi bizimde değerlerimiz aynıdır; namuslu, dürüst, ahlaklı, vatanını milletini seven, bayrağına âşık, dinine âşık bir vatandaş olarak siyasetçi olarak benim gözümde örnek temsil edebilecek, liyakat sahibi, toplumda karşılığı olan bütün insanların dertleriyle dertlenen sevinçleriyle sevinen mutlu olan bir birey olmalıdır. Ben etrafındaki insanlar mutlu oldukça mutlu olan, etrafındaki insanların mutlu olduğunu sağladıkça ve mutlu olduklarını gördükçe başını yastığa rahat koyan biriyim. Allah’ıma çok şükür birçok insanın mutlu olmasına vesile oldum. Kendi kendime görev edinmişimdir bunu. Vatanını, bayrağını seven kim varsa hepsini aile olarak kabul ediyorum. Ülkemiz için Bingöl için çocuklarımız için ne yapabiliriz diye düşünen bir vatandaşım.”
Haber Merkezi