Bingöl'ün Hafızası Akademik Zeminde Tartışıldı
Bingöl Üniversitesi ev sahipliğinde, Bingöl Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Bingöl Gazeteciler Cemiyeti iş birliğinde düzenlenen 'Bingöl: Tarih, Kültür ve Medeniyet Sempozyumu' kapsamında gerçekleştirilen I. Oturumda, Bingöl'ün tarihi ve kültürel geçmişi farklı yönleriyle ele alındı.
Recep Tayyip Erdoğan Kongre Merkezi’nde saat 10.30’da başlayan sempozyumun açılış programına akademisyenler, gazeteciler, öğrenciler ve çok sayıda davetli katıldı.
Açılış konuşmasını yapan Bingöl Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Murat Çaka, sempozyumun yalnızca bilimsel bir çalışma olmadığını, aynı zamanda geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir köprü kuracağını söyledi.
Çaka konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Geleceğin sağlam bir şekilde inşa edilmesi açısından bu sempozyum büyük önem taşımaktadır. Bu çalışma sadece bilimsel bir etkinlik değil, aynı zamanda geçmiş ile gelecek arasında kurduğumuz güçlü bir köprü olacaktır. Bugün atılacak her adım, yazılacak her makale ve kurulacak her cümle, yarın çocuklarımız için bir ışık olacaktır. Geçmişimizi bilirsek, geleceğe daha sağlam adımlarla yürüyebiliriz.”
Oturumun moderatörlüğünü Doç. Dr. Nebi Butasım yaptı. Saat 13.30’da başlayan programa akademisyenler, araştırmacılar ve davetliler yoğun ilgi gösterdi.
Çapakçur’un İdari Yapısı Masaya Yatırıldı
Oturumun ilk bildirisini sunan Yaşar Baş, “Çapakçur’un İdarî Yapısı (1515-1841)” başlıklı çalışmasıyla Bingöl’ün Osmanlı dönemindeki yönetim yapısını değerlendirdi.
Tarihî belgeler ışığında yapılan sunumda, Çapakçur’un idari dönüşüm süreci ve bölgenin tarihsel yapılanması detaylı şekilde aktarıldı.
Vakıf Geleneğinin Toplumsal Rolü Anlatıldı
Araştırmacı Abdullah Demir ise “Şeyh Berakat Vakfı” başlıklı sunumunda vakıf kültürünün bölgenin sosyal ve manevi yaşamındaki önemine dikkat çekti.
Sunumda, vakfın tarihsel süreç içerisindeki etkileri ve toplum üzerindeki rolü katılımcılarla paylaşıldı.
Bingöl’ün Kadim Geçmişine Dikkat Çekildi
Oturumda söz alan Yunus Budak, “Urartu Yollarından Nuh’un Gemisi’ne: Bingöl’ün Saklı Tarihi ve Ezber Bozan İddialar” başlıklı sunumunda Bingöl coğrafyasının tarihsel derinliğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Bölgenin kadim uygarlıklarla bağlantıları ve alternatif tarih okumaları üzerine yapılan sunum, katılımcıların dikkatini çekti.
Osmanlı Arşivlerinden Medrese Kayıtları
Oturumun son bildirisini sunan Naim Döner, Osmanlı arşiv belgeleri ışığında Bingöl’de faaliyet gösteren medreseler ve dönemin müderrislerine ilişkin bilgiler paylaştı.
“1319/1902 Tarihli Salnâme-i Devlet-i Aliyye-i Osmaniye Osmanlı Arşiv Belgesi Işığında Bingöl Coğrafyasında Yer Alan Bazı Medreseler ve Müderrisleri” başlıklı sunumda, bölgenin eğitim ve ilim geçmişine dair önemli veriler aktarıldı.
Sempozyuma Yoğun İlgi
Katılımcılar tarafından yoğun ilgi gören oturumda, Bingöl’ün tarihsel ve kültürel mirasının akademik çerçevede ele alınmasının önemine vurgu yapıldı.