Keskin: Deprem Güvenliği Kişisel Çıkar Alanı Değildir
TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Bingöl İl Temsilcisi Ayetullah Keskin, Bingöl'de yaşanan depremin ardından yapılan bazı açıklamalara sert tepki gösterdi. Keskin, deprem gibi hayati bir konunun kişisel vitrin çalışmasına ya da ticari fırsata dönüştürülmesini doğru bulmadıklarını belirterek kamuoyunu bilgilendirme gereği duyduklarını söyledi.
Yetkisi olmadığı hâlde denetim ve yargı mercii gibi davranan, bilimsel temelden yoksun açıklamalar yapıldığını ifade eden Ayetullah Keskin, özellikle Bingöl Üniversitesi’nde görev yapan bir akademisyenin kamuoyuna yansıyan söylemlerinin meslek sınırlarını aştığını dile getirdi. “Orta” veya “büyük” deprem gibi bilimsel ve hukuki karşılığı olmayan ifadeler üzerinden mühendislik mesleğinin sorgulanmasının teknik bir eleştiri olmadığını vurgulayan Keskin, bu yaklaşımın mesleki itibarı zedelediğini kaydetti.
Kamuoyuna açık şekilde “imza atmaya çağırmanın” ya da aksi durumda bir meslek grubunu zan altında bırakmanın etik dışı olduğunu belirten Keskin, inşaat mühendislerinin projelere imza atarken yürürlükteki deprem yönetmeliklerine, onaylı zemin etütlerine, tanımlı deprem düzeylerine ve denetlenebilir performans kriterlerine uygun hareket ettiğini ve bu sorumluluğu eksiksiz yerine getirdiğini ifade etti.
Deprem gibi son derece hassas bir konuda korku ve belirsizlik üzerinden kamuoyuna baskı kurmanın kabul edilemez olduğunu söyleyen Ayetullah Keskin, “Meslek gruplarını hedef gösteren ve bu söylemleri farklı mecralarda hizmet ya da danışmanlık adı altında fırsata çevirmeye çalışan yaklaşımlar bilimsel değil, istismarcıdır” dedi.
Deprem riskinin azaltılmasının tehdit diliyle ya da meslekler arası gerilimle değil; bilimsel yöntemlerle, yetki sınırlarına saygı gösterilerek ve kurumsal iş birliğiyle mümkün olabileceğini vurgulayan Keskin, İMO olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kamu kurumları, yerel yönetimler ve ilgili tüm paydaşlarla şeffaf ve mevzuata dayalı iş birliğini sürdüreceklerini belirtti.
Ayetullah Keskin açıklamasının sonunda, başta Bingöl Üniversitesi olmak üzere tüm kamu kurumlarını, yerel yönetimleri ve özel sektör temsilcilerini toplumsal kaygıyı fırsata çevirmeye çalışan yaklaşımlara prim vermemeye davet etti.