KHK'ya Bingöl'deki O Dernekten Tepki
Özgür-Der Bingöl Şubesi tarafından, son yayımlanan KHK hakkında yapılan yazılı açıklamada, 'iktidarı bu tür haksız, hukuksuz, adaletsiz uygulamalara son vermeye çağırıyoruz
Özgür-Der Bingöl Şubesi tarafından, son yayımlanan KHK hakkında yapılan yazılı açıklamada, “iktidarı bu tür haksız, hukuksuz, adaletsiz uygulamalara son vermeye çağırıyoruz. OHAL’den Kurtulmayı Beklerken, KHK Hukuksuzluğuna Maruz Kalmak Zulümdür” denildi.
Özgür – Der Bingöl Şubesi, son yayımlanan KHK hakkında yazılı açıklamalarda bulundu. Yapılan açıklamada “15 Temmuz darbesinden sonra geçilen Olağanüstü Hal Uygulaması darbecilikle mücadele ve ülkenin güvenliği açısından kısa dönemli bir zorunluluk olarak sunuldu. Kısa sürecek denilmesine rağmen ikinci yılını doldurma aşamasına gelen OHAL uygulamasına yönelik eleştiriler ise iktidar çevrelerince hep bu uygulamanın anayasal bir düzenleme olduğu ve pratikte ‘terör unsurları’ dışında kimseye zarar veren bir yönünün bulunmadığı şeklinde savunuldu. Oysa devletin güvenliğini sağlama gerekçesiyle yayınlanan KHK’larla bu süreçte kamuda çalışan on binlerce insanın açığa alınması, ihraç edilmesi, çok sayıda dernek, vakıf ve yayın organının kapatılması, ticari kuruluşlara el konulması gibi uygulamalar gerçekleştirilirken, tüm bu icraattan doğrudan zarar görenlere ise yargı yolu kapatılmıştı” ifadelerine yer verildi.
“TÜRKİYE’DE 2 YILDIR HAKSIZ, HUKUKSUZ KARARLARLA ON BİNLERCE İNSAN MAĞDUR EDİLMİŞTİR”
Türkiye’de 2 yıldan bu yana süren OHAL de hukuksuz kararların alındığının ve on binlerce insanın mağdur olduğunun belirtildiği açıklamada‘’Hukuk devletinin en temel özelliklerinden biri sayılan “yürütmenin kararlarına karşı yargı yolunun açık olması” prensibinin OHAL gerekçesiyle askıya alınmış olmasından ötürü Türkiye’de 2 yıldır haksız, hukuksuz kararlarla on binlerce insan mağdur edilmiştir. Ve birileri görmek, duymak, anlamak istemese de devletin güvenliği adı altında meşrulaştırılmaya çalışılan bu hukuk dışı tutum yüzünden sayısız insan aileleriyle beraber acı çekmektedir’’ denildi.
“YAYINLANAN 701 SAYILI KHK İLE 18.632 KİŞİ KAMUDAN İHRAÇ EDİLDİ”
Özgür – der’in açıklamasında ayrıca ‘’Seçim kampanyası sırasında iktidarın 24 Haziran seçimlerinden sonra OHAL uygulamasına son verileceğine dair vaadi bu çerçevede yaşanan haksızlıkların telafisine yönelik bir umut ışığı doğurmuş; yürütmenin kararlarına karşı yargıya başvurma hakkının yeniden tanınmasının KHK’larla mağdur edilen çok sayıda kişinin maruz kaldığı haksızlığın giderilmesine yol açacağı beklentisi oluşmuştu.Ne var ki, 18 Temmuz tarihi itibariyle OHAL’e son verileceğinin açıklandığı bir vasatta yine bir KHK ile yeni ve büyük bir hukuksuzluğa daha imza atıldı. Yayınlanan 701 sayılı KHK ile 18.632 kişi kamudan ihraç edilirken, 12 dernek ve 3 gazete ve 1 televizyon kanalı kapatıldı. OHAL’in verdiği yetkiye dayanarak gerçekleştirilen son ihraç kararnamesi olduğu düşünülen bu KHK, devletin iki yıllık süreçte olağan hale getirdiği mağdur üretme alışkanlığının bir tür bağımlılığa dönüştüğünün de göstergesi oldu” ifadelerine yer verdi.
“HAKLARINDA YARGI KARARI BULUNMAYAN İNSANLARI ‘SUÇLU’ YA DA ‘POTANSİYEL SUÇLU’ İLAN ETMEK HUKUKSUZLUKTUR”
Haklarında yargı kararı bulunmayan insanların potansiyel suçlu ilan edilmesinin hukuksuzluk olduğunun dile getirildiği açıklamada’’ Hiç kuşkusuz yine birileri çıkıp ne kadar titiz incelemelerle söz konusu personelin devletin güvenliğini çok yakından tehdit ettiklerinin tespit edildiğini iddia edeceklerdir! İktidara yakın medya organları suçlanan birtakım isimleri gündeme getirerek 18 bin küsur kişi hakkında toptan bir ‘riskli, tehlikeli şahıs’ algısı oluşturmaya çalışacak ve aynı şekilde ‘ülkenin 15 Temmuz’da atlattığı büyük badireden söz ederek ‘devletin bekası için alınması gereken tedbirlerin ehemmiyetine vurgu yapacaklardır!Oysa tüm bu savunma, haklı gösterme, meşrulaştırma çabaları iki yıllık OHAL sürecinde sebep olunan sayısız haksızlıklar vemağduriyetler gibi bu son KHK’nın da sayısız mağdur doğuracağı, binlerce eve, aileye büyük acı ve sıkıntı taşıyacağı gerçeğini ortadan kaldırmaya yetmeyecektir. Soyut suçlamalarla, hukuki delil mahiyet taşımayan isnatlarla, yürütme yetkisini kullanan iktidar organının kendisini aynı zamanda yargı makamında görmesi anlamına gelen kararlar almasının yanlışlığı, aşırılığı, haksızlığı görmezden gelinemez. Haklarında yargı kararı bulunmayan insanları ‘suçlu’ ya da ‘potansiyel suçlu’ ilan etmek hukuksuzluktur’’ söylemlerine yer verildi.
“İKTİDARI BU TÜR HAKSIZ, HUKUKSUZ, ADALETSİZ UYGULAMALARA SON VERMEYE ÇAĞIRIYORUZ”
Hukukdevletinin vatandaşlarının somut bir suç delili olmadan örgütlenme özgürlüklerinin gasp edilmemesi, ve hakkına riayet edilmesinin zorunluluğunun bulunduğunun dile getirildiği açıklamada ‘’İnsanların delilsiz suçlanamamaları, yani masumiyetlerinin kabulü, en temel haklarından biridir. Hukuk devleti, vatandaşlarının çalışma haklarının, işlerinin ellerinden alınmaması, somut bir suç delili olmaksızın örgütlenme özgürlüklerinin gasp edilmemesi ilkesine riayet etmek zorundadır. Ne yazık ki, son kertede tipik bir yargısız infaz icraatı olmaktan öteye gitmeyen 701 sayılı KHK ile hukuk devleti olma ilkesi bir kez daha çiğnenmiştir. Binlerce insanın delilsiz, yargısız suçlanmasına ve aileleriyle birlikte mağduriyetlerine yol açan bu uygulamayı kınıyor; iktidarı bu tür haksız, hukuksuz, adaletsiz uygulamalara son vermeye çağırıyoruz”denildi.