KİĞI–SANCAK YOLUNDA İHMAL ZİNCİRİ: HALK TEPKİLİ, YETKİLİLERE ÇAĞRI VAR

TAKİP ET

Bingöl'ün Kiğı ilçesini ve çevre yerleşimleri Sancak üzerinden kent merkezine bağlayan kara yolunda yıllardır süren ihmaller, bölge halkını isyan noktasına getirdi. Özellikle Sancak'tan sonraki bölümün tamamlanmaması, yolu bir ulaşım güzergâhı olmaktan çıkararak adeta bir 'eziyet hattına' dönüştürdü.

Dar, bakımsız ve güvenlikten uzak yol nedeniyle her gün kazaların yaşandığını belirten vatandaşlar, araçların yan yana geçmekte dahi zorlandığını ifade ediyor. Son 5 yıldır çok sayıda siyasetçi tarafından yolun yapılacağına dair sözler verilmesine rağmen, sahada somut bir ilerleme görülmemesi tepkileri artırıyor.
Bölge halkı, yanlış mühendislik projeleri nedeniyle milyonlarca liranın ve yılların heba edildiğini savunarak, “Bu yol için harcanan paraların ve kaybedilen zamanın hesabını kim verecek?” sorusunu gündeme getiriyor.
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan İl Genel Meclis Üyesi Burhan Becerikli, Kiğı–Sancak yolunun bir vaat değil, temel bir hak olduğunu vurguladı. Becerikli, “10 yıl önce bu yolun ihalesi yapıldığında doğan çocuklar bugün 10 yaşında, ama yol hâlâ aynı yerinde sayıyor. Bir yolun yapımı 10 yıl sürer mi? Bu, bölge halkının sabrını sınamaktır. Siyasiler 10 yıldır bu yoldan geçip oy istiyorlar ama iş yapmaya gelince bütçe yok, proje hatası var deniliyor. Biz artık mazeret değil, çözüm bekliyoruz,” dedi.
Becerikli açıklamasının devamında, halkın kararlılığının meşru ve demokratik bir duruş olduğunu belirterek, “Demokratik toplumlarda bazen haklı olmak yetmez; o haklılığı bıkmadan, usanmadan dile getirmek gerekir. 10 yıl sabretmiş bir halkın artık susmaması en doğal hakkıdır,” ifadelerini kullandı.
Bölge sakinleri ise yetkililere açık çağrıda bulunarak, boş vaatler yerine asfaltlanmış, güvenli virajlara sahip bir yol görmek istediklerini dile getiriyor. Vatandaşlar, Kiğı–Sancak yolu tamamlanana kadar her platformda hak arayışını sürdüreceklerini belirterek, şantiyelerin yeniden faaliyete geçirilmesini talep ediyor.
Kiğı yolu için yükselen bu sesler, artık “görmezden gelme” politikasına son verilmesi gerektiğini bir kez daha gözler önüne seriyor.