Kızılboğa, "Artık Yeter!"
Türk-Sağlık-Sen Bingöl Şube Başkanı Salih Kızılboğa, tehlikelerin boyut ve yönü hiç olmadığı kadar yaygınlık ve etkinlik kazandığını belirterek, "Nitekim tehlikelerin boyut ve yönü hiç olmadığı kadar
Türk-Sağlık-Sen Bingöl Şube Başkanı Salih Kızılboğa, tehlikelerin boyut ve yönü hiç olmadığı kadar yaygınlık ve etkinlik kazandığını belirterek, "Nitekim tehlikelerin boyut ve yönü hiç olmadığı kadar yaygınlık ve etkinlik kazanmıştır.Ortadoğu’da özellikle de Irak ve Suriye’de hüküm süren belirsizliklerin, devamlı derinleşen çatışma ve gerilim atmosferinin çok vahim yankı ve sonuçları birer birer ortaya çıkmaktadır. Her gün gelen saldırı ve şehit haberleri milli öfke ve infiali alabildiğine tırmandırmıştır. Artık dayanacak, sabredecek, sineye çekecek hal ve takat kalmamıştır. Askeri konvoyların geçişi esnasında daha önceden yerleştirilen bomba yüklü araç ile aynı noktada yere döşenmiş el yapımı patlayıcıların militanlarca uzaktan patlatılması, arkasından açılan yoğun ateş sonucu Mehmetçiklerimiz ve polislerimiz şehit olmakta, çocuklar, kadınlar ve yaşlılardan oluşan masum vatandaşlarımız katledilmektedirler. Son olarak Sınır ötesi operasyonda, IŞİD tarafından yapılan hain saldırı neticesinde Üç Kahraman Askerimiz Şehit düşmüş, Bingöl’ümüzü ve tüm Türkiye’mizi derin üzüntüye boğmuştur. Şehitlerimize Allah’tan rahmet niyaz ediyor, ailelerine ve milletimize başsağlığı, yaralılarımıza da acil şifalar diliyoruz. Geldiğimiz şu zaman zarfında, Türkiye’yi her türlü terör örgütünden arındırmak, sokakları ve dağları mesken tutmuş hainleri tamamen etkisiz hale getirmek devletin asli vazifesidir. Bu maksatla hükümet, Türkiye Cumhuriyeti’nin tüm imkân ve kabiliyetini eksiksiz kullanmalıdır. Terör ve bölücülükle mücadelede lazım gelen tüm yasal dayanak ve imkânlar artırılmalıdır" dedi.
"ETEK GİYİP MASKE TAKACAK KADAR İNSANLIKTAN ÇIKAN ALÇAKLAR"
Kızılboğa, "Şehirlerde güpegündüz uzun namlulu silahlarla gezen, etek giyip maske takacak kadar insanlıktan çıkan alçaklar; sınırlarımızdan içeri sızıp cinayet işleyen şerefsizler, bunların arkasında duran, himaye eden odaklar, Devletin ekmeğini yiyip ihanet içerisinde olan tüm kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlar, derhal ve acilen temizlenmelidir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise teröristlere övgüler düzen, şehitlerimizin kanına giren hainleri kınamaktan dahi imtina eden ve terörle arasına mesafe koyamayan Kandil siyasetçileri hakkında hemen devreye girmeli, hukuku çalıştırmalıdır. Türk devletinin gücünü zalim ve karanlık mihrakların hakkından gelmek için seferber etmek mutlaka sağlanmalıdır.Terör örgütleriyle bağ ve bağlantısı olanlara yönelik ülke genelinde yapılan takibat ve gözaltılar genişletilerek mutlaka sürdürülmelidir. Türk milleti, hükümetten terörle mücadelede milli ve azimkâr bir tutum talep etmektedir. Vatan evlatlarımızı şehit eden, topraklarımızda gözü olan, insanımızın arasına nifak saçmaya çalışan terörist unsurlar, hukuk kuralları çerçevesinde kalıcı şekilde cezalandırılmalı, bu bahis tamamıyla kapatılmalıdır. Terörle mücadelede atılacak her olumlu ve makul adım bizim tarafımızdan dün olduğu gibi bugün de memnuniyetle karşılanacaktır.Türkiye’nin milli menfaatlerini savunmak, topyekûn hepimizin en temel sorumluluğu olarak görülmelidir" şeklinde konuştu.
"TERÖR, ETNİK BÖLÜNMEYİ AMAÇLIYOR"
Türk-Sağlık-Sen Bingöl Şube Başkanı Salih Kızılboğa, Türkiye halklarının sabrını sınayanların kendilerine gelmelerini vurgulayarak, "Büyük milletimizin sabrı ve direncini sınayanlar, bundan sonra olması muhtemel daha vahim gelişmeler karşısında, göstereceği tepkileri test etmeyi düşünenler akıllarını başlarına almalıdırlar.Türk milletini etnik temelde ayrıştırmaya, çatışma ortamını alevlendirerek bölmeye ve parçalamaya hiç kimsenin gücü yetmeyecektir. Türk milleti bu tuzağa düşmeyecek, her şart altında birlik ve beraberliğine, bin yıllık kardeşliğine sahip çıkacak, bu şer ve ihanet cephesine fırsat vermeyecektir. Türk milleti bir bütün halinde terörü lanetlerken, bu birliktelik aynı zamanda bin yıl daha sürecek olan huzuru istediğimizin de, açık davetidir. İçinde bulunduğumuz ağır şartlar, kararlı bir duruş sergilemenin yanında, pazarlıkla terörün önlenemeyeceğini de netleştirmiştir. Etnik bölünmeyi amaçlayan kanlı terörün, bölgesel karışıklıktan doğan her türlü terör örgütünün hedefi, ülkemizin milli birliği, toprak bütünlüğü ve milli varlığıdır. Türkiye’nin hem silahlı terörle hem de etnik bölücülükle mücadelede tarihi bir yol ayrımında olduğu şüphesizdir. Konu, milli güvenliğimizin küresel güçlerin iznine ve müsamahasına bırakılmayacak kadar ciddi, vahim ve son derece önemli hale gelmiştir. Türk Devleti; egemenlik haklarına gölge düşürecek, milli varlığını lekeleyecek, Türk Milleti’nin tarihi yürüyüşünü sakatlayacak her düşmanca muamelenin üstesinden gelmeye muktedirdir" dedi.
"TÜRKİYE ÇARESİZ DEĞİLDİR"
Kızılboğa, "Kısır çekişmelerle, sanal tartışmalarla vakit kaybedilmemeli, Türk milletinin izzet-i nefsi, milli onuru ve tarihi hakları sonuna kadar müdafaa edilmelidir. Ayrıca hiçbir güç, Türk Milleti’nin hiçbir mensubunu kanlı bir kardeş kavgasının tarafı haline de getiremeyecektir. Bu nedenle; Türk Milleti’nin hiçbir mensubu sonu belirsiz, provokasyona açık ve milli duyguların sömürülmesine müsait ortamlarda bulunmayacaktır. Unutulmamalıdır ki; Türkiye Kamu-Sen mensupları, bu vatanı candan aziz görmekte ve üzerine düşen sorumlulukları yapmayı tarihi bir görev olarak kabullenmektedirler. Türkiye çaresiz değildir, namertlere bırakılacak kadar önemsiz ve değersiz bir ülke olarak da görülemeyecektir. Hiçbir hain el ovuşturmamalı, hiçbir bölücü heveslenmemeli, hiçbir terör sevdalısı heyecana kapılmamalıdır. Bizim vazgeçecek ne ülkemiz, bölünecek ne milletimiz, paylaşılacak ne de toprağımız vardır. Vaz geçilecek tek bir insanımız dahi yoktur. Bu topraklarda bir tek hain bile kalmayıncaya kadar gerekirse verilecek canımız ve akıtılacak kanımız bitmez. Biz bu aziz vatan topraklarını hangi bedel karşılığı vatan toprağı yaptıysak, bugün bu aziz vatan topraklarını korumak için de, aynı bedeli ödemeyi göze alacağımızı hiçbir hain test etmeye kalkmasın" dedi. (Haber Merkezi)