O Köyde 170 Kişi Nefes Alamıyor!
Bingöl'ün Karlıova ilçesine bağlı Taşlıçay köyü sakinleri yıllar önce İstanbul'da kot taşlama işiyle tanıştı
Bingöl’ün Karlıova ilçesine bağlı Taşlıçay köyü sakinleri yıllar önce İstanbul’da kot taşlama işiyle tanıştı. İyi para kazanan köylüler, hemen köydeki yakınlarına da aynı atölyelerde iş buldu. Ancak işçiler ölümcül bir iş yaptıklarından habersizdi. Hiçbir önlem alınmadan merdiven altı atölyelerde püskürtülen kumları soluyan işçiler, başlarına geleni genç yaşlarında nefessiz kalınca anladı. Köyden 32 yaşındaki Erkan Akyürek’in ölümünün ardından tüm işçiler ‘silikozis’ gerçeğiyle tanıştı. 1800 nüfuslu köyde şu an 170 işçi silikozisle boğuşuyor. Köyün nüfusu birkaç ayda bir hastalık nedeniyle azalıyor. Köyde silikozisten hayatını yitiren 13 kişinin arasına bu yıl 30 yaşındaki Serdar Dündar da eklendi. Son 2 yılda 3 köylü hastalık nedeniyle hayatını kaybederken, 25 köylü solunum cihazına bağlı ölümü bekliyor.
‘MECBUREN ÇALIŞIYORLAR’
Hastalığın son kurbanı Serdar Dündar’ın eşi kocasını kaybettiğinde 8 aylık hamileymiş. “Serdar çocuk yaşta çalışmaya başladı. Bu işin nasıl sonuçlar doğuracağını bilmiyordu. Atölyeden kazandığı para da iyi olduğu için sağlığını çok fazla önemsemedi. Hastalık köydeki insanlar ölünce bilinmeye başlandı” diyen Ayşe Dündar, eşinin sigortasız çalışması nedeniyle hiçbir gelirlerinin olmadığını iki hasta çocuğuna yardımlarla bakabildiğini anlattı.
5 sene kot kumlama atölyesinde çalıştıktan sonra ‘silikozis’ hastası olduğunu öğrenen köylülerden Abdülhalim Demir de akciğerinin yaklaşık yarısını kullanamadığını anlatıyor: “5 yıl kot kumlama atölyesinde çalıştım. Atölyede yatıp kalkıyordum. Bu da toza çok daha fazla maruz kalmama neden oldu. Nefes almakta bile zorlanıyorum.”
Köyde 170 kişinin hastalıkla mücadele ettiğini söyleyen Taşlıçay Köyü muhtarı Atik Oral da, “Bunların 25’i yatalak. Hastalarımıza 3 ayda 900 TL maaş veriliyor. İnsanlara bu para yetmeyince çalışmak zorunda kalıyorlar” diye konuştu.
‘5 BİN VAKA VAR’
Silikozis’ten hayatını kaybedenlerin ailelerine destek olan emekli öğretmen Semiramis Karaarslan kayda geçen vakaların 3’te birinin Bingöl’de olduğunu, hastalara verilen özürlü maaşının hastalar öldükten sonra kesilmesinin sıkıntı yarattığını söyledi. Prof. Dr. İbrahim Akkurt da, “En az 5 bin vaka var. Maruz kalınma süresine göre 5 ayda bile silikozis ortaya çıkabilir” dedi.
‘CİHAZLA YAŞIYORUM’
Yaklaşık 15 sene önce arkadaşlarıyla İstanbul’a çalışmak için gelen Faysal Demir (34) ve 6 kardeşi silikozis hastası. Akciğerinin yalnızca yüzde 20’sini kullanabildiğini söyleyen Demir, “Her gün hastaneye gidip geliyorum. Bir serum bağlıyorlar rahatlıyorum. Solunum cihazına bağlı olarak yaşıyorum. Sigortasız çalışıyorduk. Hastalık ortaya çıkınca maaş bağladılar ama yetmiyor. Bu hastalığın hiçbir çaresi yok” dedi.
AYM’DEN İŞÇİYİ KORUYAN KARAR
Anayasa Mahkemesi (AYM), TEİAŞ bünyesindeki taşeron firmanın kalorifercisi olarak çalışırken Başbakanlık İletişim Merkezi’ne (BİMER) yaptığı şikâyetteki, “Müfettiş geliyor, yedirip içiriyorlar, bize baktıkları yok” şeklindeki sözleri nedeniyle iş akdi feshedilen işçi İlter Nur’un, ifade hürriyeti hakkının ihlal edildiğine karar verdi.
‘YARDIM İSTEDİ’
İşçi İlter Nur’un bimer’e gönderdiği şikâyet dilekçesinin kamu otoritelerinden yardım isteme mahiyeti taşıdığı belirtilen kararda, dilekçenin içeriği itibariyle firmanın itibarını sarsacak nitelikte kamuoyuna açıklama gibi aleni bir nitelik taşımadığı, içeriğinin sadece ilgili kamu otoriteleri ve firma tarafından görülecek sınırlı bir kesim tarafından öğrenildiği vurgulandı. Kararda, “Hukuk devletinin gerekleri kapsamında bir işçinin, vatandaşlık hakkını kullanarak kendi inisiyatifiyle işvereni ihbar etmesi, çalışanın bilerek ya da gayri ciddi bir şekilde gerçeğe aykrı bilgi vermediği sürece kural olarak haklı fesih nedeni olamaz” ifadeleri yer aldı. (Haber Kaynağı: Milliyet)