"Küçükbaş hayvancılık yeniden canlanıyor"
Bingöl Damızlık Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Ali Kaysadu ile hayvancılık sektöründe yaşanan gelişmeleri, sektörün sorunları ve atılması gereken adımlar üzerine konuştuk
Bingöl Damızlık Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Ali Kaysadu ile hayvancılık sektöründe yaşanan gelişmeleri, sektörün sorunları ve atılması gereken adımlar üzerine konuştuk. Dört dönemdir Bingöl Damızlık Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanlığını yürüten Kaysadu, birlik üyeleri ve sektör temsilcileri tarafından güven duyulan bir isim. Ali Kaysadu, son olarak Türkiye Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Merkez Birliği 4. Olağan Genel Kurulunda yönetim kurulu üyesi olarak seçildi. Geçtiğimiz yıllarda bölgede yaşanan göç, terör ve ekonomik sıkıntılar nedeniyle hayvancılık sektörünün olumsuz etkilendiğini söyleyen Kaysadu, 2010 yılı sonrası ilgili kurumların sağladığı desteklerle, Bingöl’de kişi başına düşen küçükbaş hayvan sayısının yükseldiğini vurguladı. Sektörde çalışacak çoban bulmakta zorlandıklarını dile getiren Kaysadu, çobanların kış aylarında Güneydoğu Anadolu’ya yaptığı zorlu yolculukta yaşadıkları konaklama sorununu çözmek için projelerinin olduğunu ve bunun için gerekli adımları atacaklarını söyledi.
Bir süre kayyım tarafından yönetilen birliğin kayyım sonrası ilk başkanı olan Ali Kaysadu, birlik başkanı olma sürecinden şöyle bahsetti, “Bingöl Damızlık Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Birliği, 2007 yılında 28 kurucu üyeyle kuruldu. 2010 yılına kadar birlik başkalarınca yönetiliyordu. Kötü bir yönetim sürecinin ardından Valilik tarafından birlik yönetimine kayyım atandı. 2010 yılında yapılan seçimde adaylığımı koydum ve o günden beri bu işin içindeyim.”
Bingöl’deki küçükbaş hayvan sayısını sorduğumuz Kaysadu, yıllar içerisinde azalan küçükbaş hayvan sayılarından bahsederken oldukça üzülüyor ama ardından atılan adımlarla günümüzde küçükbaş hayvan sayısının yükseldiğini vurguluyor. “Resmi olmayan kaynaklara göre 80’li yıllarda ilimizde 700-800 bin civarında küçükbaş hayvan bulunuyordu. Küçükbaş hayvan sayısı bu yılların ardından azalmaya başladı. Bunun en önemli nedenleri olarak terör, göç ve ekonomik sorunları gösterebiliriz. 2010 yılında ise bu sayı 260 bine kadar geriledi. Anlayacağınız Bingöl’de uzun bir süre hayvancılık maalesef durma noktasına kadar geldi. İlimiz önemli bir noktada, bunu iyi değerlendirebiliriz. Bingöl’de hayvancılığın gelişmesi için devlet desteği arttırılmalı.” 2010 yılı sonrası atılan adımların sektörü canlandırdığını söyleyen Kaysadu, Bingöl’de kişi başına düşen küçükbaş hayvan sayısının Türkiye ortalamasının üzerinde olduğunu söyledi. “Hayvancılık sektörü ilimizin ekonomisi için oldukça önemli. Bingöl Damızlık Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Birliği olarak sektörün gelişmesi adına oldukça gayret gösteriyoruz. Gerek birlik olarak gerekse ilgili kurumların sağladığı destekler sonucunda 2010 yılında 260 bine kadar gerileyen küçükbaş hayvan sayısı günümüzde 725 bine ulaştı. İlimizde kişi başına düşen küçükbaş hayvan sayısı iki buçuk ve ilimizin ortalaması Türkiye ortalamasının üzerinde. Daha iyi noktalara gelmek için çalışmalarımız sürüyor. Devlet desteği arttırılmalı ve bizde üreticimizle sürekli irtibat halindeyiz.”
Üreticinin iklim koşullarından dolayı yaşadıkları zorluklara değinen Kaysadu, yaşanan zorlukları şöyle anlattı, “Bölgemizde malumuz kış ayları oldukça zorlu geçiyor. Yılın yarısı neredeyse kar etkisindeyiz. İklim koşulları nedeniyle ülkemizin diğer bölgelerine göre dezavantajlıyız. Kış koşulları bölgemizde oldukça zor, neredeyse yılın altı ayı karlı geçiyor. Her mevsim devamlılığı sağlamak gerekir. Bu nedenle üreticilerimiz kış aylarında Güneydoğu Anadolu bölgesine gidiyor. Bu oldukça zorlu bir yolculuk ve bu süreçte de üreticiye destek sağlanmalı. Bu yolculuk süresince çoğu kişi çadırlarda kalıyor. Bu psikolojik ve fiziksel olarak çok zorlu bir yolculuk süreci. Ben üreticimizin neler yaşadığını ne durumda olduğunu gayet iyi biliyorum. Birlik Başkanı olarak ilgili bütün kurumların duyması için gerekli adımların atılması için yoğun gayret sarf ediyoruz.”
Sektörün en büyük sorunlarının yem ve çoban bulmakta yaşanan güçlük olduğunu söyleyen Kaysadu, hayvan sayısının artması isteniyorsa çoban sayısının da artması gerektiğini söyledi. “Küçükbaş hayvancılık için iki önemli etken var. Bunlardan ilki yem bir diğeri ise çoban sorunu. Sektörün en büyük sorunlarından biri çoban bulmak. Eğer hayvancılık sektörünü canlandırmak istiyorsak özellikle ilimizde küçükbaş hayvan sayısının çok daha fazla artmasını istiyorsak çoban bulmakta yaşadığımız sorunu çözmemiz gerekiyor. Hayvan sayımızı arttırmak istiyorsak çoban sayımızı da arttırmak zorundayız. Çobanlık mesleğini kamuoyuna doğru bir şekilde anlatmalıyız. Bu sorunları İçişleri Bakanlığına kadar ilettik. Bu sorunlar sadece ilimizde yaşanan sorunlar değildir. Yem ve çoban sorunu Türkiye’de her ilde yaşanan sorundur. Ben Bingöl Damızlık Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanlığının yanı sıra Türkiye Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Merkez Birliği Yönetim Kurulu üyesiyim. Hayvancılık sektörünün sadece Bingöl’de gelişmesi için değil tüm Türkiye’de gelişmesi adına çalışmalar yürütüyorum. Sadece Bingöl’ün değil tüm Türkiye’deki sektör sorunlarını takip ediyorum.”
SÜTAŞ’ın lokomotif bir yatırım olduğuna değinen Kaysadu, bu yatırımın Bingöl’de yapılmasında stratejik konumun önemine vurgu yaptı:
“SÜTAŞ sadece Bingöl’e değil bütün bölgeye katkı sağlayacak bir yatırım. İlimiz coğrafi konum olarak kavşak bir noktada. Çevre illere neredeyse eşit uzaklıkta, bölgeler arası ise geçişi sağlayan bir noktada. Bingöl’e böyle bir yatırımın yapılması sadece hayvancılık sektörü için değil neredeyse diğer bütün sektörlere katkı sağlayan bir yatırım. SÜTAŞ entegre tesisinin Bingöl’e yapılması için yoğun çaba sarf ettik. Bingöl tarım ve hayvancılık konusunda oldukça gerideydi. SÜTAŞ yatırımının Bingöl’e gelmesiyle dikkatleri hem çevre illerde hem de bölgede üzerimize çektik. SÜTAŞ yatırımının ardından tarımsal anlamda birçok yatırım yapıldı. Tarım ve hayvancılık sektöründe halen yatırımlar yapılıyor, istihdama katkı sunuluyor. SÜTAŞ tam kapasiteyle çalışmaya başladığı zaman daha fazla istihdam sağlayacak ve beraberinde birçok yatırımı çekmeye devam edecek. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Cevdet Yılmaz başta olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.”
Değişim Dergisi