MHP'den Terör Saldırılarına Kınama
MHP Bingöl Merkez İlçe Başkanı Yusuf Akça, Van, Bitlis Elazığ ve En Son Gaziantep'teki terör saldırısına ilişkin, "Türk milletinin bağımsızlık ve hürriyetine nasıl düşkün olduğunu Kurtuluş Savaşı yıll
MHP Bingöl Merkez İlçe Başkanı Yusuf Akça, Van, Bitlis Elazığ ve En Son Gaziantep’teki terör saldırısına ilişkin, "Türk milletinin bağımsızlık ve hürriyetine nasıl düşkün olduğunu Kurtuluş Savaşı yıllarında gösteren ve bu uğurda nice evlatlarını şehit vererek gazilik unvanını alan güzide kentimiz Gaziantep'te önceki gün meydana gelen menfur saldırıyı şiddetle kınıyor, lanetliyoruz” dedi.
“TERÖR EYLEMLERİ GİDEREK ARTIYOR”
MHP Bingöl Merkez İlçe Başkanı Yusuf Akça, Gaziantep'teki terör saldırısına ilişkin, Türk milletinin bağımsızlık ruhu ile 15 Temmuz'daki darbe girişiminin başarısızlığa uğramasından sonra Türkiye'de terör eylemlerinin giderek arttığını bildirdi.
Yapılan terör saldırılarını kınadığını kaydeden AKÇA şu ifadeleri kullandı:Son günlerde Ülkemizin muhtelif yerlerinde meydana gelen menfur saldırıyı şiddetle kınıyor, lanetliyoruz. Bu terör eylemi, Türkiye'yi hizaya getiremeyeceğini anlayan küresel güçlerin, taşeronlarını ümitsizce, fütursuzca milletimizin üzerine gönderdiğinin işaretidir. Milletimizin ortak sevincini ve mutluluğunu paylaştığı geleneksel bir törende bile bomba patlatacak kadar gözü dönmüş, insanlıktan çıkmış hainler, amaçlarına asla ulaşamayacaktır. Geçmişte olduğu gibi bugün de Gaziantep halkı başta olmak üzere bütün Türk milleti, birlik ve bütünlüğüne yönelen bu saldırıları ortak akılla savuşturacak, bekasına yönelen tehdidi dize getirecektir. Van’da Bitlis te Elazığ ve En sonunda Gaziantep'te meydana gelen saldırıda hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar, kederli ailelerine ve Türk milletine başsağlığı diliyoruz."
“ÜLKEMİZDE SIĞINACAK TEK BİR LİMAN KALMIŞTIR, O DA MHP’DİR”
Türkiye’de sığınacak tek limanın MHP olduğunu ifade eden Akça, Milliyetçi Hareket Partisi’nin Türk Milletin ana sigortası olduğunu söyledi. Akça, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Durumu ve vaziyetleri ne olursa olsun Milliyetçi Hareket Partisi ve onun şerefli temsilcileri söz konusu ‘memleket meselesi’ olunca kendilerinden vazgeçmişler ama serden vazgeçmemişlerdir.15 Temmuz'un üzerinden 37 Gün geçmiş bulunmakta. O gün bu millet kahpe bir terör örgütünü daha yakinen tanımış oldu. O gün bu millet bir şeyi daha çok iyi gördü ve anladı. MHP'li olmayan milyonlarca insanın gönlünde o gün bir adam taht kurdu. O gün aynı zamanda kendisi sadece bir siyasetçi olarak görenlere de bir ders vermiş oldu. Milyonları bu kadar etkileyen ve siyasetçiliği yanı sıra devlet adamlığını gösteren kişi Devlet Bahçeli oldu. Bu memleket için artık anlaşılmalı ki;Milliyetçi Hareket Partisi fırtınalı denizde en güvenli limandır.Milliyetçi Hareket Partisi gecenin en zifiri anında gözleri kamaştıran nurlu ışıktır.Milliyetçi Hareket Partisi göz gözü görmez toz toprak içinde yılgınlıkları dağıtan, çıkış yolunu gösteren milli fenerdir.MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin dediği gibi;Türk milletinin yegâne gücü olduğumuzun farkında olarak, bir adım dahi gerilemeyecek mücadele azmimizle milletimize hizmet etmek amacıyla yanıp tutuşuyoruz.Biz iyinin, güzelin, zarafetin, nezaketin ve gönülleri kazanmanın yanındayız.Biz doğru insanlarla, doğru yerde, doğru hedeflerle doğrunun tarafındayız.Biz dürüstlüğün, milli vakarın, korkusuzca milli varlığı savunmanın derdindeyiz.Çok şükür yalpalayarak, kavisler çizerek, fırıldak gibi dönerek bugünlere gelmedik.Çok şükür birilerinin gölgesi, vesayeti altında siyaset yapmadık.Kısa görüşlü, köhne anlayışlı, kısır zihniyetli, çarçabuk sönen heyecanlarla yola çıkmadık.Ölümlerden korkmadık, yaşatmaktan ve taptaze bahar havası gibi umut dağıtmaktan ayrılmadık.Küresel cinayet projelerine kuryelik yaparak, işgal emellerini masumlaştırarak, Müslüman katillerine, Allah muhafaza, dua ederek koltuk ve siyasi ikbal hevesine kapılmadık.Yerli ve yabancı mihraklara tavizkar olmadık.Sırf çıkar ittifaklarına bel bağlayarak devleti tanınmaz ve tanımlanmaz hale getirmedik, böyle bir şeyi aklımızın ucundan geçirmedik.İktidar icazetini okyanusun bu yakasında veya karşı yakasında ezile büzüle aramadık, ülkülerimizi, insan ve dava onurumuzu iki paralık yapmadık. Yabancı sefirlerin koltuğuna sığınarak,“bizi görün, bizi benimseyin, bizi de aklınızdan çıkarmayın” utanmazlığıyla değerlerimize ihanet etmedik.Allah’a ne kadar şükretsek azdır ki, zalimlerden, zulmedenlerden, nefsine tapanlardan, şirk koşanlardan, günaha batanlardan, parayı imana tercih edenlerden olmadık.Din bezirgânları, din kaçkınları, din sömürücüleri arasında fani hayatımızın hiçbir bölümünde bulunmadık.Yüce dinimiz İslam’ı nakde çeviren ahlaksızlardan, Tevhit inancını siyaset ve ticaret malzemesi yapan münafıklardan, çağımızın vicdanı soykırıma uğramış Deccallarından hamd-ı senalar ederim ki olmadık, bundan sonra da kesinlikle olmayacağız.Hakikatleri hırslarıyla örseleyenler, banka hesaplarını manevi zenginliğe üstün tutanlar, şeytani dürtüleri rahmani tutkuların üzerine çıkaranlar kuşku yok ki bizi anlayamazlar.Biz ne istiyorsak, ne arıyorsak; önce Allah’tan, sonra da büyük Türk milletinden dileriz.” (Haber Merkezi)