Özsoy'dan Ceza Açıklaması
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Bingöl Milletvekili Hişyar Özsoy, geçtiğimiz ay Bingöl Üniversitesi Öğrencileri ile güvenlik görevlileri arasında çıkan tartışma sonucu bir güvenlik görevlisinin yar
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Bingöl Milletvekili Hişyar Özsoy, geçtiğimiz ay Bingöl Üniversitesi Öğrencileri ile güvenlik görevlileri arasında çıkan tartışma sonucu bir güvenlik görevlisinin yaralandığı ve 10 öğrenciye disiplin cezası verildiği olay hakkında yazılı açıklamalarda bulundu.
“10 ÖĞRENCİ CEZA ALDI”
Yaşanan gerginlik sonucu açılan soruşturma sonrasında 1 öğrencinin okul ile ilişkisinin kesildiği, 9 öğrencinin ise uzaklaştırma cezası aldığını belirten Özsoy, “Daha önce bir aile şirketi gibi çalışması, türlü yolsuzluk iddiaları ve öğrencilere yönelik baskılarla defalarca gündeme gelen Bingöl Üniversitesi muhalif gördüğü öğrencilere yönelik anti-demokratik uygulamalarında sınır tanımayıp skandal bir karara daha imza atmıştır. 13 Kasım 2015 tarihinde Silvan’daki sokağa çıkma yasağına dikkat çekmek için bir grup üniversite öğrencisi kampüs dışında demokratik bir hak olarak bildiri dağıttıkları sırada okulun güvenlik görevlileri tarafından önce sözlü hakaret ve tacizlere maruz kalmıştır. Daha sonra çıkan arbedede öğrenciler darp edilerek gözaltına alınmış ve bir güvenlik görevlisi de yaralanmıştır. 23.11.2015 tarihinde konuyu meclisin gündemine taşımıştık. Üniversite yönetimi açılan disiplin soruşturması neticesinde 1 öğrencinin okulla ilişkisini kesmiş, 9 öğrenciye de iki dönem okuldan uzaklaştırma cezası vermiştir” dedi.
“BİLDİRİDE SUÇ UNSURU YOK”
Öğrencilerin kampüs dışında dağıttıkları bildiride suç unsurunun olmadığını belirten Özsoy, açıklamasında“Üniversite yönetiminin konu ile ilgili yaptığı açıklamadaki dile herkesin dikkatini çekmek isterim. “Üniversitemiz yerleşkesinde 12.11.2015 tarihinde saat 11.00 sıralarında öğrenci giriş ve çıkışlarında Silvan’da hendek kazıp patlayıcı yerleştiren terör örgütü mensuplarına karşın devletin güvenlik güçlerinin yapmış olduğu operasyonlara tepki göstermek üzere Üniversitemiz öğrencilerini toplayıp…” şeklinde başlayıp devam eden gerekçe 1990’lardaki Devlet Güvenlik Mahkemeleri’nin savcılarınkinden daha tarafgir ve öğrencileri terörize etmeye çalışan bir dil kullanıyor. Bu dil ve mantığın akademik etik ve demokratik üniversite ile uzaktan yakından bir ilişkisi yoktur. Ayrıca, öğrenciler bildirileri okulun dışında dağıttıklarını ısrarla belirtmekte, amaçlarının Silvan’da yaşanan sokağa çıkma yasaklarının sebep olduğu insan hak ihlallerine dikkat çekmek olduğunu söylemektedir. Bildirinin içeriğinde en ufak bir suç unsuru da yoktur. Aksine, dağıtılan bildiri savaş karşıtı ve barış talep eden bir dil ile kaleme alınmıştır” ifadelerine yer verdi.
Özsoy, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Hiçbir okul yönetimi öğrencilerin okulun dışında yürüttükleri sosyal, politik ve kültürel tercihlerinden dolayı öğrencileri yargılayamaz ve ceza veremez. Güvenlik görevlileri yetki alanlarının dışına çıkmak suretiyle öğrencileri okulun dışında darp etmişlerdir. Öğrencilerin can güvenliğinden sorumlu olan güvenlik elemanlarının terörle mücadele polisi gibi bildiri dağıtan öğrencileri engelleyip darp etmeleri son derece haksız ve çirkindir. Özel güvenlik elemanları ne zamandan beri devletin “terörle mücadele” rolüne soyunmuşlardır? Devletin polisinin bile bildiri dağıtmaya hukuken müdahale etmemesi gerekirken, özel güvenlik elemanları bunu neye, hangi hukuki gerekçeye dayandırarak yapıyorlar? Söz konusu olayda, demokratik bir hukuk devletinde ceza alması gereken okul yönetimi ve güvenliğidir, öğrenciler değil. Öğrencilere uygulanan bu cezalar kabul edilemez. Buradan üniversite yönetimine sesleniyoruz. Eğitim Anayasa’da da belirtildiği üzere temel bir insan hakkıdır ve kimse tercih ve düşüncelerinden dolayı bu haktan mahrum edilemez. Maalesef üniversite yönetiminin temel amacı öğrencilerin demokratik hak arayışlarını sindirmek, öğrencileri toplumdan izole ederek apolitik bireyler olarak yetiştirmektir. Bu politikalara karşı, öğrencilerimizin eşit ve özgür bir eğitim alma ve düşüncelerini ifade etme haklarının savunucusu olduğumuzu ifade etmek isterim. Üniversite yönetimi acilen öğrencilerimizin canını yakan bu kararı geri almalı, zaten hakarete uğrayarak, darp edilerek mağdur edilmiş öğrencilerin Anayasa’da belirlenmiş eğitim haklarının gasp edilmesi suretiyle bir kez daha mağdur edilmesinin önüne geçmelidir. Üniversite bilimsel düşünce üretme yeridir, bir polis ve yargı kurumu değil. Konuyu hem hukuk, basın ve kamuoyu hem de meclis boyutu ile takip edeceğiz.”