Sayan: "Pazarlık Edilemeyecek Tek Şey İnsan Hayatıdır"

TAKİP ET

Bingöl'de faaliyetlerini sürdüren İş Güvenliği Uzmanı Sedat Sayan, 'pazarlık edilemeyecek tek şey insan hayatıdır' dedi

Bingöl’de faaliyetlerini sürdüren İş Güvenliği Uzmanı Sedat Sayan, “pazarlık edilemeyecek tek şey insan hayatıdır” dedi.

Bingöl’de faaliyet gösteren Beyaz Ortak Sağlık Güvenlik Birimi’nde (OSGB) görevli İş Güvenliği Uzmanı Sedat Sayan, iş güvenliği ve sağlığı hakkında açıklamalarda bulundu. Sayan, “6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile birlikte işletmelerde bir adım atılmış olmasına rağmen yeterli denetimlerin olmaması, işverenin bu konuya gerekli önemi göstermemesine ve sahada uygulamaların ikinci plana atılmasına sebep olmaktadır. Denetimlerin sık yapılmayışı, cezai yaptırımların uygulanmaması ve az tehlikeli sınıfta yer alan işletmeler ile kamunun istihdam sürecinde ertelemelerin olması sahada görev alan İş Güvenliği Uzmanlarının ve İşyeri Hekimlerinin işini zorlaştırmaktadır. Verimli, doğru ve uygulanabilir bir sistem yürütmek bu şartlar çerçevesinde bizi zorlamaktadır” dedi.

“SON 10 YILIN ORTALAMASI BİN 500 KİŞİ”

Türkiye’de son 10 yılın iş kazası ortalamasının bin 500 kişi olduğunu belirten Sayan, en çok inşaat, tarım, metal ve maden sektörlerinde iş kazalarının daha fazla görülüğünü kaydetti. Sayan, “son 10 yılın ortalamasına baktığımızda Türkiye’de iş kazasına bağlı olarak hayatını kaybedenlerin sayısı 1.500 kişi. Yalnız bu sayı 2016 yılında 1.970 kişiye yükseldi. Her 6 saatte 1 çalışanımızı kaybeden ülkemizde bu oran, 4 saatte 1’e yükseldi. İnşaat, tarım, metal ve maden sektörü başı çeken iş kolları. Ramazan ayının gelmesi ve havaların sıcaklaşması ile yaz aylarında iş kazasının arttığı görülmekte.2017 yılının ilk 5 ayına baktığımızda ise 741 kişinin iş kazasından hayatını kaybettiğini görüyoruz. Bu demek oluyor ki iş kazası istatistiğimiz bu senede tutuyor. Bu senenin sonuna kadar bu sayının 1.500’e yükseleceğini söylemek yanlış olmaz gibi. Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir” şeklinde konuştu.

“YASA 5 YILDIR YÜRÜRLÜKTE ANCAK…”

İş Güvenliği yasasının 5 yıldır yürürlükte olduğunu, ancak eksikliklerin olduğunu belirten Sayan, “Türkiye gelişmekte olan bir ülke konumunda. Bunlar büyümenin sancıları. Türkiye gerçekten büyük bir ülke ve iş kazalarında Avrupa'da birinci sırada yer alıyor. Büyüme ile iş kazaları vakalarımızın doğru orantılı olması elbette istemediğimiz bir durum. 6331 sayılı İş Güvenliği yasası henüz 5 yıldır yürürlükte ve elbette ki çok eksiklerimiz var. Tedbirleri sahaya yansıtma konusundaki sıkıntıları; mevzuat açıkları, denetimlerdeki yetersizlikler, yetişmiş personelin azlığı vs. gibi nedenler olarak sıralayabiliriz. Ama en temel sorunun psikolojik olduğunu düşünüyorum. Kaderci bir toplumun güvenlik anlayışlı bir topluma dönüşmesi çok zor. Bunun zorluğunu hepimiz her gün yaşıyoruz. İş kazası sonrası mağdur olan çalışan grubu ne yazık ki haklarını bilmiyorlar. Sürekli iş görmezlik raporu alabileceğinden ya da mesleki hastalıklar hastanesine gidebileceğinden bihaber. Açılan maddi ve manevi tazminat davaları ile bu mağduriyetler bir nebze olsun gideriliyor elbette ama bir elin, bir gözün maliyeti nedir? Bu yüzden Pazarlık edilemeyecek tek şey İnsan Hayatıdır” diye konuştu.

Sayan, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

“İş güvenliği kültürünün toplumun her ferdine yerleşmesi gerekiyor. Çocuğumuzdan gencimize kadınımızdan yaşlımıza kadar... Evlerimizde, trafikte, içtimai hayatta iş güvenliği tedbirlerine uymak gerek. Aslında yanlışın ne olduğunu biliyoruz ama icraatta dökmek işimize gelmiyor. Çabuk bitsin, ucuza mal olsun, bana bir şey olmaz ya da kimse görmez mantığını terk etmek gerek artık. İnsan hayatına verilen değerin artması ile iş kazalarının azaldığını göreceksiniz. OSGB’lerin sayısında artış olması bir problem değil. Önemli olan açılan OSGB’lerin bu işi benimsemesi, uygulamanın sadece kağıt üzerinde olmadığı, yasadan faydalanarak bir çıkar elde etme mantığından uzak bir yapılaşmanın olmasıdır. Bu işi doğru yapan OSGB’leritenzi ediyorum. Elbette ki kötü örnekler olduğu gibi iyi örneklerde mevcuttur. Öyle şeyler duyuyor ve görüyoruz ki bu işi benimseyen bizlerin doğru yol almasını güçleştiriyorlar. Yapılan denetimler sayesinde kötü örneklerin temizlenip işi düzgün yapan meslektaşlarımızla yola devam etmek tek temennimiz. İşyerlerinde yaşadığımız en önemli problemimiz işveren, çalışanlar ve sahayı paylaştığımız birlikte görev aldığımız İşyeri Hekimlerimiz tarafından yeteri kadar sürece önem verilmemesidir. İnsanların bakış açılarını değiştirmek, onlara İş Sağlığı ve Güvenliği çalışmalarının iş yaşamının bir parçası olduğuna inandırmak zaman almaktadır. Ne yazık ki çoğu işletmede olumsuz bir olay ile karşılaşılması (iş kazası, meslek hastalığı ile ilgili tanı konulması vb.) ve denetimlerin yaşanması gibi durumlar meydana geldiğinde yaptığımız iş önem kazanmaktadır. Şuanda işletmelerde yeterli denetimlerin olmaması bu işe önem veren destekleyen işverenlerin şevkini kırmaktadır. Öncelikli Beyaz OSGB olarak firmalarda İş Sağlığı ve Güvenliği çalışmalarını uygulanabilirliğini sağlamak bizim en öncelikli hedeflerimizdendir. Sahada bir ekip olmak, ekip olarak çalışmalarımızı yürütmekteyiz.” (Haber: İzzet Akbaş – Hüsnü Hamarat)

Sayan: “Pazarlık Edilemeyecek Tek Şey İnsan Hayatıdır”