STK'lardan Ortak Mesaj: 'Yeter Artık'

TAKİP ET

Bölgede yaşanan olayları kınamak ve birlik mesajı vermek amacıyla Anadolu köy Korucuları ve Şehit Aileleri Federasyonu öncülüğünde Bingöl'de özel bir restoranda bir araya gelen 50'den fazla sivil topl

Bölgede yaşanan olayları kınamak ve birlik mesajı vermek amacıyla Anadolu köy Korucuları ve Şehit Aileleri Federasyonu öncülüğünde Bingöl’de özel bir restoranda bir araya gelen 50’den fazla sivil toplum örgütü, Türkçe, Kürtçe ve Zazaca olarak 3 dilde ‘yeter artık’ dedi.

Bir araya gelen sivil toplum örgütleri adına açıklamalarda bulunan Anadolu köy Korucuları ve Şehit Aileleri Federasyonu Başkanı Ziya Sözen, “Son zamanlarda Diyarbakır sur başta olmak üzere bazı il ve ilçelerimizde vatandaşımızın hayatını yaşatmaz hale getiren vatandaşımıza her türlü işkenceyi zulmü reva gören, vatandaşın evlerine kadar girerek vatandaşımızın mahremini çiğneyen terör örgütü mensuplarına dur demek için ‘’yeter artık, hınbes, edibese’’ sloganını haykırmak için toplanmış bulunmaktayız.  Bugün burada teröre dur demek, şiddete dur demek, dini mabetlerimiz olan camilerimizi yakanlara dur demek, çocuklarımızın geleceği olan okulları yakanlara dur demek, sağlık çalışanlarımıza saldıranlara, ambulansları yakanlara karşı dur demek için, esnafımıza zorla kepenk kapattıranlara karşı dur demek için, her türlü teröre şiddete dur demek yeter artık demek için buradayız.  Çanakkale’de Türk Kürt Zaza beraber kurduğumuz bu güzel vatanımızı özerklik, öz yönetim adı altında bölmeye parçalamaya, bizi bir birimizden ayırmaya çalışanlara karşı yeter artık demek buradayız. Sözde bizi temsil ettiğini söyleyen fakat özgür iradesini PKK’nın eline kaptıran ve yaptıklarıyla söyledikleriyle en büyük zararı bizlere verenlere karşı yeter artık demek için buradayız” dedi.

Sözen, bölge halkı olarak hükümetten beklentilerini şu şekilde açıkladı:

“1-Türkiye de parti kapatmanın önüne geçilerek kişilere cezalar verilmeli ve partilere ekonomik yaptırımlar uygulanmalıdır.

2-Doksanlı yıllardaki gibi halkımızı ve terörü aynı kefede görmemeli, vatandaşımızın zarar görmemesi için her türlü tedbir alınmalıdır.

3-Zarar gören mazlum ve mağdur vatandaşımızın zararları acilen karşılanmalı ve bu zararların faturası tespit edilen örgüt mensuplarına ödetilmelidir. Böylece halkımızın evlerini, iş yerlerini yakan teröristlerin yanına yaptıkları kar kalmamalıdır.

4-Bölgede devam eden ve bölgeyi ekonomik olarak kalkındıracak yatırımlar süratle bitirilmeli ve yeni yatırımlar için adımlar atılmalıdır.

5-Bölgeyi kalkındıracak bölgeye has ekonomik teşvikler verilmeli, batıdan doğuya yatırımcıların gelebileceği cazip imkânlar sunulmalıdır.

6-Zarar gören camilerimiz ibadete açılmalı, kapatılan okullar biran önce eğitime açılarak ders verilmeyen haftalar için telafi programları uygulanmalıdır.

7-Kamu da görev yaptığı halde örgütle ve siyasi uzantılarıyla işl birliği içerisinde olan kamu görevlilerinin biran önce kamudan uzaklaştırılmaları sağlanmalıdır. Çünkü bunlar vatandaşımıza ve gençlerimize kötü örnek teşkil etmektedirler.

8-657 sayılı devlet memurları kanununda değişiklik yapılarak doğu ve güneydoğu anadolu bölgesine kaliteli, inançlı, toplumun değerlerini anlayan kişilerin atanması sağlanmalı, buralar sürgün memurların atanacağı yerler olarak görülmemeli.

9-Çocuklarımızı terörün pençesinden kurtarmanın en önemli adımı olarak bölgede ilim ve irfan merkezleri olacak medreseler açılmalıdır.

10-Uyuşturucu ve uyuşturucu ticareti yapanlara karşı cezalar caydırıcı hale getirilerek, uyuşturucu ile mücadele daire başkanlığı kurulmalıdır.

11-Vatandaşımızın devletin hizmetlerinden daha hızlı ve etnik bir şekilde yararlanması için devlet kurumlarındaki resmi prosedürler azalmalı, vatandaşın devlete güveni artırılmalıdır.

12-Bir taraftan halkımızın güvenini kazanacak milli birlik ve kardeşlik çalışmaları yapılırken, terörle ve teröristle mücadeleden asla vazgeçilmemelidir. bunun kötü yansımalarını son üç yılda tamamen görmüş bulunmaktayız.

13-Bugün ki yapısıyla HDP’nin bölge halkını temsil etmediği net bir şekilde ortadadır. Bunun için bölgede barışın ve kardeşliğin hâkim olması için devletimizce yapılacak her türlü çalışmada bölgenin kanaat önderleri, din âlimleri, sivil toplum örgütleri ve vatandaşın kendisi muhatap alınmalıdır ve bu çalışmalarda aktif rol almalıdırlar.

14-Terörün Bir İnsanlık Suçu Olduğu Camilerimizde Cesaretli Hocalarımız, Okullarda Cesaretli Öğretmenlerimiz Tarafından Net Bir Şekilde Anlatılmalıdır.

15-Bölgede HDP dışında diğer partilerden seçilen milletvekilleri bir suskunluk haline bürünmüş, teröre karşı tepkilerini dile getirmekten kaçınmaktadırlar. Milletvekillerinin bu tutumu diğer vatandaşlara kötü örnek teşkil etmekte ve vatandaş teröre tepkisini dile getirmekten kaçınmaktadır. Diyarbakır’da camilerimiz yakılırken sokaklara dökülüp tepki vermememizin en başlıca sebebi budur.

16-Bakanlar kurulu üyelerinin bölgeye sık sık ziyarette bulunup halkın sorunlarını yerinde görmeleri, dinlenmeleri sağlanmalıdır. Bunun içinde ayda en az bir defa bakanlar kurulu toplantısının bölgedeki değişik illerde yapılması sağlanmalıdır.

17-Bölgenin her ilinde cumhurbaşkanlığını, başbakanlığı temsil eden irtibat büroları açılmalıdır.

18-Ülkemizin menfaati ve geleceği söz konusu olduğunda bütün siyasi partilerin ortak paydada buluşup ortak hareket etmelidirler.

19-Bütün vatandaşlarımızı kucaklayan bütün vatandaşlarımızı kapsayıcı, demokratik, eşitlikçi, özgürlükçü, vatandaş odaklı yeni bir anayasa acilen yapılmalıdır.

20- Devlet vatandaşın canını malını korumak ve kollamak ilkesinden yola çıkarak vatandaşımızın her türlü can ve mal güvenliği sağlanmalıdır.

21-Vatandaş olarak bizler devletin malını kendi malımız gibi görmeli devletimize karşı yapılan her türlü saldırı karşısında tavrını net bir şekilde devletten yana koymalıdır.

22-Devletimizin Her Daim Yanında Olan Köy Korucularımızın Özlük Hakları İyileştirilmeli Ve Devlet Kendilerine Sahip Çıkmalıdır.”

“MEMLEKETİMİZE SAHİP ÇIKALIM”

Türkiye’nin İslam’ın son kalesi olduğunu söyleyen Sözen, “Allah rızası için ülkemize, memleketimize, devletimize sahip çıkalım. Burası İslam’ın son kalesi... Sözde müttefiklerimiz bizim dostlarımız değil. Bugün İsrail’in Mavi Marmara’da yaptıklarıyla dostumuz olmadığı görüldü. Bugün en ufak bir hadisede gazımızı kesmekle, ekonomik yaptırımlarla bizi tehdit eden Rusya hiç dostumuz değil. Bugün Yunanistan, Bulgaristan, her ortamda bizi arkamızdan vuran Araplar, İran, Irak, Suriye hiç dostumuz değil. Bu da şunu gösteriyor, bugün Suriyeliler, Iraklılar kaçıp ülkemize sığınabiliyor. Allaha çok şükür büyük ülke olmanın gereği olarak yüzbinlerce insana kucak açmış büyük bir medeniyetiz. Peki, bizim gemimiz su alırsa Rusya’ya mı sığınacağız, Yunanistan’a mı sığınacağız, İsrail’e mi sığınacağız, Suriye’ye mi sığınacağız? Gidecek hiçbir yerimiz olmaz. Ya bulunduğumuz yerde açlıktan ölür, ya da Akdeniz’in, Karadeniz’in, Ege’nin soğuk sularında boğulur, yok oluruz. Bunun için biz biriz, beraberiz, kardeşiz. Ümmetin son kalesi olan bu kutsal topraklarda ay yıldızlı bayrağımıza sahip çıkarak ezanımızı susturmayarak, çocuklarımızın geleceğine sahip çıkmalıyız” şeklinde konuştu.

“SUR’DA FAALİYETLERİMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ”

Diyarbakır’ın Sur ilçesinde de bir araya gelip birlik mesajını vereceklerini belirten Sözen, “İnşallah bugün bizim burada toplanmamız, bölge için bir milat olacak. Bizim öncülüğümüzde Doğu ve Güneydoğu’nun bütün illerinde bu faaliyetleri Allah izin verirse hep beraber yapacağız. Allah izin verirse, önümüzdeki günlerde Sur’a gidip yakılan Kurşunlu Cami’sinde, yakılan diğer camilerde, yakılan diğer okulların önlerinde teröre tepkimizi hep bir ağızdan dile getireceğiz” diye konuştu.

Açıklama, sivil toplum örgütleri ve şehit aileleri için verilen yemeğin ardından sona erdi.

STK’lardan Ortak Mesaj: ‘Yeter Artık’