Tahir Elçi İçin Bir Araya Geldiler
Bingöl Baro ve İnsan Hakları Derneği'nden bir grup, bugün Diyarbakır'da çıkan çatışmada hayatını kaybeden Tahir Elçi için Dörtyol Saat Kulesi önünde protesto eylemi düzenledi
Bingöl Baro ve İnsan Hakları Derneği’nden bir grup, bugün Diyarbakır’da çıkan çatışmada hayatını kaybeden Tahir Elçi için Dörtyol Saat Kulesi önünde protesto eylemi düzenledi. Grup adına basın açıklamasını Bingöl Barosu avukatlarından Nuran Aydın okudu.
Hayatını kaybeden Elçi’nin, kaçma şüphesinin olması gerekçesiyle İstanbul’a ifade vermeye götürüldüğünün altını çizen Avukat Nuran Aydın, “14 Ekim 2015 tarihinde katıldığı bir canlı yayında “PKK terör örgütü değildir” sözlerini sarf eden Tahir Elçi bu sözleri nedeniyle günlerce ülke gündeminde kalmış, basına demeç vermesi, Diyarbakır Barosundaki odasında bulunduğunu bildirmesine rağmen; “kaçma şüphesi”nin olduğu gerekçesiyle, kolluk tarafından Baro odasından alınarak ifade vermek üzere İstanbul iline götürülmüştür” dedi.
“BU ŞEKİLDE İFADEYE ÇAĞRILMASI HUKUK DIŞIYDI”
Elçi’nin ifadeye çağrılmasını eleştiren Aydın, “Bir avukatın ve baro başkanının bu şekilde ifadeye çağrılması hukuk ve yasa usulünde olmamasına rağmen, Tahir Elçi ayrımcılığa tabi tutularak bu işleme maruz bırakılmış ve kamuoyunda itibarının zedelenmesi amacı güdülerek hem basın hem yargı tarafından Tahir Elçi hedef gösterilmiştir. Düşünce ve ifade özgürlüğü evrensel ve ulusal yasalarla bir yandan koruma altına alınmışken bir yandan “propaganda suçu” adı altında baskı altında tutulmaktadır. İnsanlar bu suçu işlediklerinden bahisle her protesto eylemi sonrasında kitleler halinde, kolluk, savcılık ve yargı makamlarına çıkarılmakta, düşünce ve ifade özgürlüğünün çekirdeği kırılmakta ve toplumun geri kalanının bu hakkı kullanmasının önü bu şekilde alınmaktadır” diye konuştu.
“YARGI SİSTEMİ YOK SAYILMAKTADIR”
Türkiye’de yargı sisteminin yok sayıldığını ifade eden aydın, “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Türkiye’yi mahkûm ettiği kararların hepsinde; düşünce ve ifade özgürlüğünün bireyler tarafından kullanılmasına gösterilen hoşgörü o ülkenin demokratik yapısı ile ilgilidir. Bireylerin ifade özgürlüklerini kullanmasının propaganda suçu olarak nitelendirilmesi ‘Türkiye devletinin hoşgörüye açık demokratik bir ülke olmadığını göstermektedir’ demektedir. Biz de bir kez daha yeniliyoruz, Türkiye demokratik bir hukuk devletinin gereklerini yerine getirmemektedir. Savunma mesleği her daim tehdit altındadır. Hukuk sisteminde avukatlık mesleği etkisiz hale getirilmiştir. Hukuk mücadelesi veren avukatlar yargı sistemi, kolluk ve hükümet tarafından açık açık yok sayılmakta, her fırsatta tehdit edilmektedir. Bunun bir örneği olan ve Yargı sistemi tarafından ayrımcı bir müdahale ile karşı karşıya kalan Tahir Elçi öncelikle hukuk sistemi tarafından katledilmiştir. Tetiği çeken kişinin bu olay içindeki rolü bu minvalde değersizdir” diye konuştu.
“ELÇİ AVUKATLARA BIRAKTIĞI ONURLU MİRAS BIRAKMIŞTIR”
Aydın, açıklamalarına şöyle devam etti:
“Tahir Elçi onur ve haysiyet mücadelesinde boyun eğmeyen, dik duruşu ile nesiller boyu hayranlıkla hatırlanacak ve savunma makamına, onurlu avukatlara bıraktığı bu mirasla sonsuza dek yaşayacaktır. Onu öldürenler ve ölümüne sebep olanlar ise insanlık tarihinin en ağır suçu olan, cinayetleri ile katil olarak hatırlanacaktır. Açık açık hedef gösterilmesi sonucu katledilen Tahir Elçi’nin faillerinin ve hedef gösterenlerinin yargılanması için, Bingöl Barosu, İnsan Hakları derneği ve tüm demokratik kurumlarımızla davanın takipçisi olacağımızı ve katil yetiştiren bu sistemin değişmesi için, demokrasinin ve insan haklarının hakim olduğu bir sistemi inşa etmek için yılmadan, usanmadan, Tahir Elçi gibi hiçbir karanlık odaktan ve ağa babalarından korkmadan mücadelemizi sürdüreceğimizi tüm kamuoyuna bildiriyoruz. Tahir Elçi bu mücadelenin simgesi olmuştur, hayat pratiği ve duruşu mücadelemize rehber olacaktır.”
Grup, düzenlenen basın açıklamasının ardından dağıldı.