Yardım Kampanyasına Start Verildi
Bingöl Valiliği koordinesinde, Bingöl Belediyesi ve Kızılay ile işbirliği içerisinde düzenlenecek olan 'Suriyeli kardeşlerimize ensar olalım' yardım kampanyasının startı, Valilik Toplantı Salonu'nda d
Bingöl Valiliği koordinesinde, Bingöl Belediyesi ve Kızılay ile işbirliği içerisinde düzenlenecek olan “Suriyeli kardeşlerimize ensar olalım” yardım kampanyasının startı, Valilik Toplantı Salonu’nda düzenlenen basın toplantısı ile verildi.
Toplantıda Konuşan Bingöl Valisi Yavuz Selim Köşger, “Malumunuz ülkemizin etrafında ciddi sıkıntılar yaşanıyor. Bize komşu olan ülkelerde çok büyük sıkıntılar var. Hatta ülkemizin etrafı kan gölü, ateş çemberi. Etrafımızda yaşanan bu sıkıntılar ülkemize de yansıyor. Ülkemizin birçok köşesinde o komşu ülkelerden canını kurtarmak amacıyla kendisini ülkemize atan birçok insan var. Bunun ilimize de yansımaları oluyor. İlimize de gelen Suriyeli sığınmacılar var. Geldiğimiz noktada bizim valilik olarak yürüttüğümüz bir takım çalışmalar var. İlimiz sınırları içerisinde daha önce 66 aile vardı. Bunlara 62 Bin TL’si nakdi 8 Bin TL’si ayni olmak üzere şu ana kadar 70 Bin TL civarında valiliğimiz organizesinde gerçekleştirildi” dedi.
“CAN GÜVENLİĞİ HER ŞEYİN ÖNÜNDEDİR”
Vali Köşger, “Şu anda çoğu il merkezimizde olmak üzere 51 aile ilimiz sınırları içerisinde kötü yaşam şartlarında hayatlarını idame ettirmeye çalışıyorlar. Öncelikle şunu ifade etmeye çalışalım can güvenliği her şeyin önündedir. İnsanlar bunların yaşadığı şartlara bakmak yerine can güvenliklerinin olup olmadığına bakmaktadır. Sadece canlarının güvende olmuş olması onlara yeterli geliyor. Ancak biz farklı bir ülkeyiz ve kültürden geliyoruz. Bingöl’de ki insanlarımız da hakeza öyle. Bu ülkelerinden can güvenliklerini sağlamak için kaçıp buraya gelen kendisini emniyete almak üzere zorunlu göçe tabi olan yardıma muhtaç insanlara bizim tarihimizde hep kucak açılmıştır. Bir kısım insanlar yurtlarından göç etmek zorunda kalıp muhacir oluyor, bir kısım insanda onlara yardım eli uzatıp ensar oluyor. Bizim kültürel kodlarımız da böyle bir şey var. Ortak tarihi paylaşıp, ortak kültürden geldiğimiz insanlar ülkelerinde yaşanan bir alt-üst oluş sebebiyle canlarını ilimize atmış durumdalar. Onlar sadece can güvenliklerinin olmasını kâfi görseler bile biz onların daha koşullarda yaşamalarını sağlamalıyız. Burada kaldıkları süre içerisinde bir hoşluğuyla kalıp ülkelerine döndükleri zamanda ülkemizin birer elçisi olup bizden övgü ve dua ile bahsetmelerini sağlamalıyız. Zaman zaman bu eksikliği yaşıyoruz. Bazen milyar dolarları harcadığımız halde küçük bir aymazlık, vurdumduymazlık o kardeşlerimizin kafalarında ki güzel imajı maalesef bozuyor. O konuda da bir duyarlılık geliştirmemiz lazım. Bu çerçevede bazı arkadaşlarımız bir takım çalışmalar yürüttüler Bingöl Belediyesi ve Türk Kızılayı Bingöl Şubesi ile işbirliği içerisinde. Söz konusu 51 aileye yönelik bir çalışma yürüteceğiz. Yapacağımız kampanyanın süresi bir aylık. Kampanyayla bu ailelerimizin hayat koşullarını, standartlarını yaşam koşullarını düzeltmek için vatandaşlarımızın da desteğiyle elimizden gelen yardımı yapacağız. Biz Bingöllü hemşerilerimizin de bir ensar duygusu içerisinde bu kardeşlerine yardım noktasında el atmalarını, bir hayırseverlik ve hamiyetperverlikte göstermelerini bekliyoruz. Suriye’den gelip bizlere sığınan bu insanlarımızın ülkemizden memnuniyetini de arttıracak bir çalışma bu aynı zamanda. Bu sebeple Bingöllü kardeşlerimiz bu işe gönüllerini koyup işi sahiplensinler. Evlerinde ki fazla depolara sığdırıp koyacak yer bulamadıkları fazla eşyalarını bir ensar duygusuyla bu kardeşleriyle paylaşsınlar” ifadelerini kullandı.
“ALO 122 ACCİL DURUM HATTI”
Vali Yavuz Selim Köşger, şunları söyledi: “Şu anda bu insanların çoğu bir battaniyeye, yere serecekleri bir kilime, eski bir halı parçasına dahi muhtaç durumda. Bu yardımların koordineli bir şekilde yerine ulaşmasını sağlayacağız. Afet ve Acil Durumlar Müdürlüğümüzün olası acil durumlarda kullandığı Alo 122 acil durum hattını da bir aylık süreyle bu iş için tahsis ettik. Orayı ücretsiz olarak arayıp biz yardım etmek istiyoruz diyen vatandaşlarımızın bu çağrısı oraya intikal edecek. Böylelikle bizim misafir olarak gördüğümüz bu Suriyeli kardeşlerimiz Türkiye’de örnek olacak bir modelle normal bir şekilde hayatlarını yaşasınlar. Bizlerde misafirperverliğimizi onlara gösterelim. Elimizden gelen en iyi şartları sağlayalım ülkelerine döndüklerinde ki İnşaallah döneceklerdir. Ülkelerinde ki huzur ve sükût sağlandığında. Zaten söz konusu şartlar sağlandığında kimse ülkesi dışında başka yerde kalmak istemez. Bülbülü altın kafese koymuşlar yine de ah vatan ah vatan demiş. Her şeyden öte bu bir vebaldir. Dediğim gibi buraya gelip bize konuk olmuşlar. Bu insanlar sahip çıkalım sokaklarda dilenmek zorunda kalmasınlar.”
“ONLAR MÜLTECİ DEĞİL MİSAFİRİMİZ”
Bingöl’e sığınan Suriyelilerin mülteci olarak değil misafir olarak görülmesi gerektiğini vurgulayan Bingöl Belediye Başkanı Yücel Barakazi, “Ben öncelikle kamuoyunda yer alan bir yanlışa dikkat çekmek istiyorum. Şimdi Avrupa’da mülteciler iki kategoride değerlendirilir. Birincisi ülkesinin koşulları geçici olarak bozulmuştur. Adam can veya bazı ekonomik nedenlerle kendisini güvenceye almak için geçici olarak gider. Avrupa’nın bunlara bakış açısı ise şöyledir; Bunlar bir geldiler bir süre kalacaklar, ülkelerinin koşulları düzeldiğinde geri gideceklerdir. İkinci kategori ise asıl mülteci olarak kabul edilenler. Siyasal ve dini düşünce, bir takım etnik kimlikleri dolayısıyla ayrımcılığa tabii tutulan ve yakın gelecekte ülkelerine dönme imkânı bulunmayan kesimlere yönelik bir tanımlamadır. Onlara da o ülkenin kendi vatandaşlarına tanıdığı normal haklar tanınır. Daha sonrasında da ülkelerinde ayrımcılığa tabii tutuldukları kimlik düşünce ile ilgili yasal düzenlemeler olumlu yönde düzeldiğinde kendi isteklerine bağlı olarak ülkelerine geri dönebilirler. Bizimkisi bu kategori dışındadır. Çünkü biz bunları mülteci olarak görmüyoruz, en azından resmi olarak ta misafir diye tanımlıyoruz. İkincisi bunlar bizim komşularımızdır. Yani çok daha farklı ir hukukumuz var bu insanlarla. Yine bize sığınan bu insanların üçüncü bir özelliği ise bunların çoğu Müslüman kardeşimizdir. Bunu dini farklılıklarına bakmaksızın ezidiler, hristiyanlara da yer veriyoruz, vereceğizde. Fakat birden fazla ortak paydamızın olduğu insanlardır ilimize ve ülkemize sığınan bu insanlar. Bende bunları en güzel şekilde ağırlayıp gönüllerini hoş tutalım diyorum. Günün birinde İnşaallah ülkelerinde ki bu makûs koşullar düzelir ve bu insanlarda mutlu bir şekilde yurtlarına dönerler” diye konuştu.
“MAĞDUR ETMEYE HAKKIM YOK”
Başkan Barakazi son olarak şunları söyledi: “Öte yandan bazen bize Suriyelileri toplayıp kamplara gönderelim diye tabiri caizse teklifler geliyor. Bunu diyenlere hep şunu söyledim; benim ülkem eğer bir ülkenin insanlarına kapılarını açmışsa benim bunları mağdur edip dilenci muamelesi gösterme hakkım, yetkim ve salahiyetim yoktur. O yüzden Suriyeliler her zaman bu ülkede ve bu şehirde istisna olacaklardır. Bu güzel kampanya İnşaallah o insanların yaşam seviyelerinin iyileşmesini sağlayacak. Bu kampanyaya vesile olan herkese çok teşekkür ederim.”
Toplantı, kampanya dahilinde ve haricinde yapılabilecek konuların istişare edilmesiyle sona erdi.