BELEDİYE’NİN BAŞKANINA DUYRULUR

BELEDİYE’NİN BAŞKANINA DUYRULUR

Sayın Belediye Başkanı: Gençliğimizin üzerine beton döktünüz şimdi nasıl aşık olup öleceğiz?  Gitmek isterken kalakaldık bu ruhsuz şehirde, severken terk edildik, yaşarken öldürüldük. Kayın ağacının gölgesinde dinlenmek isterken, sokakları işgal eden o lanet binaların arasında güneşlendik. Tüm bu büyük ve gösterişli binalar bizi şehrin en büyük mezarlığı haline getirdi. Kimliksiz ölenlerin diyarı burası artık ruhumuza bir Fatiha da siz okursunuz.

Misafir olarak geldiğim bir dünyada ev sahipliği yapamadım, üzgünüm.

Ben buralı değilim, başka bir yerden de değilim. Ben mutsuz bırakılınca gitmek için çırpınan çirkin ördek yavrusuyum, yapacak bir iş bulamayınca elmayı bahane edip uyumak için can atan pamuksuz prensesim ve sahafçıların tozsuz raflarına  bırakılan eski basım bir dergiyim. Ben, unuttuğunuz ama hep var olacak asi ruhun, öldürülen çocuğuyum. Bu arada, unutmayın! Bazı ölüler dirilerden daha yüksek sesle konuşur.

Hintli Osho şöyle der; “Sıradan ol; sıradan olmak harikadır. Çünkü o zaman bir gerginlik, bir korku yoktur.” Mütevazı bir yaşama talipken, gösteriş çılgınlarının arasında heder olduk. Ah ah! Başkanım; bize ne yaptılar, bir kenara attılar, üstüne de sevdamızı sattılar. Bize ne çok yazık ettiler…

Soruyorum size: İktidar sahibi olmak demek, bireyselliği mahvetmek, köleliğe zorlamak ve insanın ruhunu tek bir coğrafyaya sıkıştırmak  demek midir? Eğer değilse bu asrın ağır hastaları neden şifayı arkalarına atıp ölümü beklerler? Mücadeleden ve savaştan korkanlar köle değiller midir? Asi ruhların susmaları ve susturulmaları birer kimlik bozukluğu değil midir?

Siz ne söylersiniz bilmem ama Arif Nihat Asya bir şiirle cevaplar sorularımı; “Ne şöhretten hastayız, ne de candan hastayız

Ne ruhça ne vücutça ne de kandan hastayız

Avrupa’ya bir değil iki pencere açtık

Uzun yıllardan beri cereyandan hastayız

Batı, batı diyerek eyvah batıyoruz.”

Bizi kapitalist ve sekülerist bir Batıya benzeten ve bu döngünün kurbanları haline getiren bütün sistemleri ölünceye kadar reddediyorum.

Sayın Başkan; sizi unuturum hafızam kötüdür ama bıraktığınız izleri her daim hatırlarım.

4 Yorum

  1. Haklı mısın haksız mısın bilmiyorum ama bi gerçek battıkça batıyoruz bingöl için iyi şeyler olmuyor oysa bi diğer şehirlere bir bakın nasıl gelişiyor, yaa Bingöl gelen alıp gidiyor somurmak dışında bişey yok, şahsen ben hakkımı helal etmiyorum bütün bunlara

  2. MÜKEMMEL BİR YAZI GELECEĞİN UMUT VERİCİ YAZARLARINDAN OLMANIZI TEMENNİ EDİYORUM VE BAŞARILAR DİLİYORUM. HAFIZAM KÖTÜDÜR ŞÜHEDA HANIM SİZİ HATIRLAMAM AMA İZLERİNİZ KALIR.

  3. O kadar anlamlı ve gerçekçi yazmışsınız ki düşüncelerimizi kelimelere dökmüşsünüz. Sizin gibi doğaya,memleketine önem veren yazarlarımızın çoğalması dileğiyle.. Umarım yazdıklarınız gösteriş düşkünlerine bir ders olur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.