bingöl

Çapakçur Gazetesi Bingöl Haberleri

BEYZA GÜLTEKİN: SAHTE OYUN/ AMERİKA

Beyza Gültekin Köşe Yazısı: SAHTE OYUN/ AMERİKA

BEYZA GÜLTEKİN: SAHTE OYUN/ AMERİKA
Beyza Gültekin
Beyza Gültekin( beyza.gultekin@capakcurgazetesi.com.tr )
Bingöl Rabia Hatun Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi 10. Sınıf Öğrencisi
2.021
11 Ocak 2019 - 16:18

SAHTE OYUN/ AMERİKA

“Bir, iki,üç!”

Etrafta yankılanan sesler kulağıma korkunç bir ızdırap verirken buğulu gözlerim net görmüyordu gökyüzünü. Silikleşen insan sulietlerine ne kadar odaklanmaya çalışırsam çalışayım sanki bir daha hiç görmeyecekmişim gibi hissediyordum. Bu düşünce zaten acıyan göğüs kafesime daha bir acı vermişti.

Durdum…

Bir süre yalnızca durdum.

Nasıl ayağa kalkabileceğimi düşündüm. Nasıl dik durabileceğimi ve nasıl tekrar ülkem için savaşabileceğimi düşündüm.

Göz kapaklarıma ağırlık çöküyordu fakat ben o tatlı uykuya teslim olmamalıydım.

Gökyüzünü net göremesem de yine kızıla bürünmüştü. Farkındaydım.Yine kan ağlamıştı toprak, yine alev almıştı yer yüzü bombalar sayesinde.

 

“Nefes alıyor, hemen buraya gelin.” dedi birisi

Etrafımda koşuşturan onca insanın fatkındaydım fakat hareket etmek çok zor geliyordu.

“Allah Esad’ı kahretsin, Allah Amerika’yı kahretsin!”

Bu ses bana yabancı gelmiyordu, sanırım annemdi.

Sedyenin soğukluğu ile ürperirken kurumuş boğazını temizlemeye çalıştım.

“Ne oldu bana?”

 

Bu soru aslında çok klişe bir soru olabilirdi fakat aklımda bundan daha önemli sorular vardı.

Biz bu hale niye geldik

ne olacak bu halimiz

ne zaman bitecek bu ızdırabımız

yada Amerika ne zaman Suriye’yi bırakacak? gibi…

Bunların cevabı neydi bilmiyorum. Sorular yanlış gibiydi veya cevapları yoktu bilemiyorum.

 

Kaç gün geçti bilmiyorum, kaç hafta, kaç saat…

Saliselerin bile hesabını yapar olmuştum. Gözlerimi açtığımda her şey daha netti fakat eksik gibiydim. Bir şeyler eksikti fakat ne eksikti bilmiyorum. Derin bir nefes aldım. Bu aldığım nefes süresi içinde kaç kişi can vermişti acaba diye düşündüm. Kaç aile yıkıldı? Kaç çocuk yetim kaldı? Kaç anne çocuksuz kaldı?

 

“Yavrum?”

Annem ve onun buğulu gözleri yine gözlerimi esir almıştı. “Ne oldu bana?” diye, sordum. Sizce bu sorunun cevabını bilmiyor muydum? Elbetteki biliyordum. Yalnızca o gerçeğe inanmak istemiyordum.

“Amerika yine bombaladı oğlum.” dedi Annem gözü yaşlı bir şekilde. “Yine katliam yaptı.”

Hafifçe yukarı doğru çıkmaya çalıştım sedyede fakat çıkamadım. Annem ile gözgöze geldik o an. Daha sonra annemin gözleri yavaşça bacaklarıma doğru kaydı, olmayan bacaklarıma…

Bacaklarımı kaybetmiştim. O an duraksadım. Artık bacaklarım yoktu ve artık normal bir şekilde kendi hür iradem ile yürüyemeyecektim. Ki zaten hür iradem kalmamıştı bile. Gözlerim hafifçe dolunca sağ elimi bacaklarıma doğru götürdüm. Ovuşturdum biraz. Bir noktadan sonra boşluğa düşüyordu elim. Çünkü o bir noktadan sonra bacaklarım yoktu. Artık çorap giyinmeme gerek kalmayacaktı.

Boğazıma düğümlendi. Amerika benden bacaklarımı ve ayaklarımı almıştı. Bir başkalarının canını…

 

“Açıklama yapıldı, artık Suriye’den çekileceklermiş.” annemin bu sözü ister istemez güldürttü. “Onca askerlerini aramıza bıraktıktan sonra mı çekileceklermiş? Onca kişiyi öldürdükten sonra mı çekileceklermiş?” duraksadım. “Anne…” diye fısıldadım.  “Sen buna inanıyor musun?”

 

Buna kim inanabilirdi ki? Böyle bir yalana kim inanabilirdi? Daha doğrusu bir İslam düşmanına kim inanbilirdi? Neden müslümanlar hala onlara hizmet vermekteydi?

Neden bir türlü uyanmıyordu müslümanlar?

Amerika asla bu vatandan çıkmayacaktı. Toprak kan ağlıyordu, bulutlardan kan akıyordu…

Ama Amerika durmak bilmiyordu…

Onca askerlerini bırakıp ellerine mühimmat verdikten sonra geri çekilmişti.

Yine ölüm saçmaya devam edeceklerdi ve daha fazla çocuk ölecekti.

Buna geri çekilmek denmezdi. Kendi topraklarımız içinde özgürce yürümenin gerçek bir anlam olduğundan birhaber bir hayat sürdüm yıllarca.

İçinde bulunduğum ortam satranç oyununa benziyordu. Sanki Amerika Şah’tı ve bizler yalnızca yan kısımda önceden yenmiş taşlardık. Yalnızca izliyorduk.

Amerika’nın önünde piyonlar vardı. Şah geride dursa da piyonlar öne atılıyordu.

Amerika o piyonların eline silah verip geri çekilmişti…

 

Şimdi düşünüyorum da,

Bu ülkeyi kaybettikten sonra bana anlamlı gelecek olan şey ne olacaktı?

Bunun hakkında hiçbir fikrim yoktu ama umuyorum ki daha fazla can yanmazdı. Daha fazla insan ölmezdi…

Bu vatana bir değil bin bacak feda,

Bu vatana ruhum feda,

Uyanan müslümanlara canım feda…

 

“İnşallah,” diye fısıldadım. “İnşallah müslümanların uyanışını görmek nasip olur.”

Beyza GÜLTEKİN

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
KÖŞE YAZARLARI

Tüm Hakları Saklıdır. Lütfen Haberleri Kopyalamayınız. Sitemizden alınıp değiştirilen haberlerden Çapakçur Gazetesi Sorumlu Değildir. Gazetemiz Haber Ajanslarına abonedir.

porno izleporno indirsikiş izle

istanbul escortşişli escort

bolu bayan escort adiyaman bayan escort aydin bayan escort agri bayan escort kirsehir bayan escort aksaray bayan escort amasya bayan escort erzurum bayan escort bartin bayan escort batman bayan escort