Mahmut Altunhan: “ÇOCUKLARIMIZ VE MADDE BAĞIMLILIĞI”

Dicle Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim görevlisi Mahmut ALTUNHAN yazdı: ÇOCUKLARIMIZ VE MADDE BAĞIMLILIĞI

Evet çocuklarımız açık bir şekilde kullanılıp ölüme terk ediliyor biz susuyor ve onları izliyoruz.

Ne zamana kadar sürecek bu kandırılışlar?  Ne zaman uyanacağız derin uykumuzdan. Ne zaman bu gençler ölmesin yankıları kulağımızdan gidecek? Ne zamana kadar duyacağız, evladımı kurtarın malımı mülkümü vermeye hazırım diyen ebeveynlerin seslerini..

Evet madde kullanım yaşı temel eğitim yaşına inmiş bırakın doğumla beraber bağımlı çocuklarımız dünyaya geliyor. Sonra ne olur bizi bu bataklıktan kurtarın diyen feryatlar dolaşıyor kulaklarımızda. Paslanmış vicdanlarımız bu sesi duymuyor bile. Su testisi su yolunda kırılır sözü söylenip geçiliyor. Ne zaman ailemizden biri bu illeti kullanmaya başladığında  o zaman eteklerimiz tutuşuyor. Tedavi merkezleri için Çocuk ergen madde bağımlılığı tedavi merkezlerine göndermenin hesabını yapıyoruz. O zaman dert ediniyoruz. O zaman anlıyoruz çocuklarımızın emanetçisi olduğumuzu. Onların savunmasız hallerinde bizim kol kanat germemiz gerektiğini. Onları yaşama hazırlarken her yaş döneminde onlara destek olmamız gerektiğini o zaman anlıyoruz. Ve o zamanda çok geç kalmış oluyoruz.

O çocuklarımız ki sevinçle dünyaya gelmelerini beklediğimiz, sevdiğimiz elimizde büyüttüğümüz yavrularımız iken şu an  kendinden geçmiş, kendisine ve çevresine zarar verecek duruma gelmiş vaziyette. Yanı başımızda titriyor. Ve biz çaresiz bir şekilde yanında bekliyoruz. Hatta bazen zarar vermesinler diye tedbirli bekliyoruz. Bazı aileler çocukları kriz geçirdiklerinde kendilerine zarar vermesin diye yatarken yanlarında sopa bulundurarak yattıklarını söylüyorlar.

Bu madde bağımlılığı nasıl bir şeydir?  Çocuklarımızı yok ediyor ecstasy ile halden hale girecek şekle sokuyor. 5 yıl içerisinde çocuğumuzu süründürerek öldürüyor. O süre içinde çocuk maddeye ulaşmak için gasp, adam yaralama, kapkaç suçlarına bulaşıyor. Kendisine zarar verdiği yetmiyormuş gibi çok kişiye de bu şekilde zarar veriyor. Bir defadan bir şey olmaz diyor ama çok şey oluyor.

Torbacı olarak bilinen satıcılar çocuklarımızın ruhsal problemlerine iyi geleceğini vaat ederek onları kandırıyorlar  ve hazin son o vaatlerle başlıyor. Ve sonra bizim çocuğumuz bir okulun bahçesinde,  terk edilmiş bir mekanda ve yapıda  o satıcılarla beraber içiyor vaziyette kendini görebiliyor.

Madde kullanan gençler işe sigara ile başlıyor. Daha sonra bulunduğu yere göre esrar, kokain, ecstasy, eroin, lsd, alkol, metamfetamin ile devam ediyor.

Bir madde bağımlısı genç camii tuvaletinin kapısına “Bana dua edin, bu maddeyi bırakayım!” diye dua talebini oraya yazıyor.

    Kimi kendisini ihmal eden ailesini suçluyor kimi sinsice bu illetle tanıştıran arkadaşını. Kimi de kendisini alıştıran eşini suçluyor.

   Örnekleri o kadar çok ki hangisini anlatalım. Cinsiyet ayrımı olmuyor bu işi yapanlarda, erkekler çoğunlukta olsa da genç kız çocuklarımız da kandırılmaya çalışılıyor. Yeter ki para getirilsin hesabı yapılıyor. Geride acı hikayeler kalıyor.

    Ne olur bu işin ticaretini yapan baronlara karşı ; İl Valiliği , Milli Eğitim, Sağlık Bakanlığı, Emniyet Müdürlüğü, Diyanet, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Yeşilay başta olmak üzere Sivil Toplum Kuruluşlarımız tüm birimlerimizce mücadele edelim. Bireysel ve kurumsal tepkiler sunalım ve önleyici çalışmalar yapalım.

      Çocuklarımız madde kullanımı, sigara, alkol gibi kötü alışkanlıklar kazanmasın diye  bizler;

-Önleyici rehberlik kapsamında evde ve okulda bu kötü alışkanlıkların zararını çocuklarımıza anlatalım.

-Sigara, madde, alkol gibi zarar verecek alışkanlıkları tüketmemeleri adına onları kontrollü gözlemleyelim.

-Sınav ve okul başarısı göstermeseler bile hangi yaşta olurlarsa olsunlar sevgimizi esirgemeyelim.  Sevgi orucu tutmayalım.

-Kimler ile beraber olduklarını bilelim.

-Onlarla sohbet edip, konuşalım ve bir arkadaş gibi davranalım.

– Çocuklarımız ile göz teması kurup en az bir dakika gözlerinin içine bakalım ve onlara sevgimizi hissettirecek şekilde dokunalım.

 – Zamanı etkin kullanacağı yönlendirmeler yapalım. Hafta sonu ve tatillerde yaşına uygun çalışma alanları oluşturalım.

-Özellikle sigara, alkol kullanan anne-baba ve öğretmenler isek sağlımızı ve çocuklarımızı düşünerek bu tür zarar veren maddeleri bırakalım ve bu şekilde çocuklarımıza doğru rol model olalım.

 

Unutmayalım! Çocuklarımız bizlere verilen emanetlerdir. Dünya süsü, eğlencesi ve neşesidir.

Çocuklarımız; başkalarının tuzağına düşen, kullanılan, üzerinde ticaret yapılan ve ölüme terk edilen emanetler değillerdir ve olmamalıdırlar.

Bağımlı olmayan, özgür olan çocuklar yetiştirmek temennimle.. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.