Faiz Yiyeceğine “Besinlerin Oksitlenmiş Kalıntısını” Ye!

Muhammed Talha yazdı: Faiz Yiyeceğine “Besinlerin Oksitlenmiş Kalıntısını” Ye!

Faiz Yiyeceğine “Besinlerin Oksitlenmiş Kalıntısını” Ye!

Kur’ân-ı Kerim’de ve hadis-i şeriflerde faiz kesin bir şekilde haram kılınmıştır. Faiz dinimizde büyük günahlardan sayılmıştır.

Bu gerçekle hareket ederek insanoğlunun zalimliği her dönemde olmuştur. Yazımda çok edebiyatlı bir dil kıllanmadan halk dilinden herkesin anlayabileceği şekilde anlatmaya çalışacağım.

Allah bize peygamber aracılığıyla kelamını gönderip faiz yiyen bana savaş açmıştır mealindeki ayet ve hadisi şerifler bu durumu çok açık ve net bir şekilde açıklamıştır.

Bütün bu gerçeklere rağmen insanoğlu asiliğini bir şekilde dışa vurmaya devam ediyor!

Günümüz insanına Bingöl profilinden bakarak insanların faiz konusundaki yaklaşım tarzlarını bakış açılarını eğilimlerini anlatabiliriz.

Ancak Bingöl’de yaşayan insanların bir dönem önce faiz konusundaki tutum ve davranışları çok hassas bir yaklaşım tarzına sahipti.  Bu mütedeyyin dindar ve dinine bağlı insanların yaşadığı şehir 20 yıl içinde tepetaklak faiz, tefecilik ve benzeri haramlara birden bulaşarak adeta boğulmuştur.

Bunun yegâne sebeplerinden biri de vurdumduymazlık mal mülk hırsı zenginlik ve İslam dışı ilişkiler ve topyekûn yeni bir hastalık türeyip hızla tüm aileleri ateş çekberine almıştır.

Faiz derken sadece parada kalmamış kendi içinde bir kaç parçaya bölünerek çeşitlendirilmiş zengin bir konuma getirilmiştir. Mesela buna altın, inşaat gibi diğer mal alım satımı piyasası da tefecilik sektörlerine katılmıştır. Bu yazımda banka ile faiz alış verişini ele alacağım!

Son olarak bankaların faizli para alış verişi çalışması. Bankacılık faizi herkes tarafından bilinmektedir. Bilindiği halde milyonların evini yıkan bu sistemler devletlerin ve yine büyük tefecilerin eliyle yapılmaktadır. Burada, da kuralcılık oynanarak belli kurallara bağlanmış mevzuat kanunlara bağlanmış belgeli teminli soyma tefeciliğine bankacılık faiz sistemi denilmiştir. Bu tarz faiz alım satımları Türkiye’deki herkes tarafından bilinmektedir.

Faiz konusunu yazmamın nedeni Müslümanları adeta esir ettiği içindir. En büyük sebeplerinden biri olan Müslüman toplumlarda sanki gayet normalmiş gibi bir hale getirilmesidir.

Müslüman insanlar bu belaya öyle bir bulaşmıştır ki hiç kimse bunu irdelemeden sanki babasının malını yer gibi faizi yiyor ve parasını yatırarak kazanç elde ediyor. Bu konu böyle basite indirgenecek bir konu değil. Burada iman söz konusu, burada rabbine savaş söz konusu, burada peygamberine ihanet söz konusu, burada Yahudileşme mantığı söz konusu, burada hem Müslüman’ım hem faizi yerim sana ne, ona ne söz konusu. Yani burada imandan çıkma söz konusu olduğu için canımızı yüreğimizi varlığımızı yok eden Müslüman topluluğunu derinden acıtan toplumsal parçalanma söz konusu olduğu içindir. En önemlisi Allah’a ve peygamberine isyan söz konusudur.

Bazı insanların ihtiyaca binaen zorunlu olarak faizi alıyorum bahanesini öne sürerek kendince işlediği günahı ört pas edip konuyu kapatıyor. Ama aslında bu faizi alırken daha çok zenginleşmek için alıyorlar ancak bahane, zorunlu kaldığım için bunu yapıyorum demekle geçiştiriyorlar. Bu insanlar sadece nefsine uyarak kendilerini kandırıyorlar. Oysa Allah onların niyetlerini biliyor. Diledikleri kadar ört pas etmeye çalışsınlar.

Benim burada asıl önem verdiğim ve üstünde durduğum bir başka hususta şudur. “Millet tefeci, banka borçlu haldedir” Bu hal üzeri olanlar özelikle ben Müslüman’ım deyip parasını faize yatırıp aydan aya faizini alıp bal şekermiş gibi yiyenlerdir. Bu Müslüman insanlar Allah’a harp açmış olduklarının farkındadırlar. Ancak değillermiş gibi hem namaz kılar hem de faizini aksatmadan işletip yer. Allah’a ve resulüne bu şekilde savaş açanlar hesap günü gelip çattığında yaptıklarından dönmek için çaba sarf edeceklerdir ama artık o izni bugün buldukları gibi bir daha bulamayacaklardır. (“Çünkü ÖLMÜŞLERDİR!”)

Sevgili okurlar eğer siz Allah(c.c.)’un yolundaysanız faizli hiçbir bankayla çalışmayın borcunuzu tefeci ve benzeri kuruluşlardan borç alarak borç ödemeyiniz! Eğer siz bu tefecilerin daha da çok zenginleşmesine sebep olursanız Allah’ın gazabına uğrayanlardan olacaksınız!

Allah her türlü tefeciliği ve faizi yasaklamıştır, şayet sen faiz ve tefeciliği yapamaya devam edersen Allah’a topyekûn savaş açmış olacaksın. Veren neyse alan da odur. Bunu çok iyi bilmelisiniz…

Abdullah bin Ömer –radıyallâhuanhümâ faizli para veren birisine şunları söyledi:

  1. “Allah rızâsı için borç verirsin. Allah senden râzı olur, sana sevap verir.” 2. “Arkadaşını râzı etmek için borç verirsin. O zaman da arkadaşın senden hoşnut olur.”

FAİZ İLE İLGİLİ AYETLER

Ku’rân-ı Kerim’de, Allah ve Resulü’nün faizle meşgul olanlara harp ilan ettiği bildirilmiştir. (Bakara, 278-279). Diğer bir âyet-i kerimede şöyle buyrulur:

“Faiz yiyenler (kabirlerinden), şeytan çarpmış kimse gibi kalkarlar. (Bakara, 275)

“Ey iman edenler! Kat kat arttırılmış olarak faiz yemeyin. Allah’tan sakının ki kurtuluşa eresiniz.”

Âl-i İmrânSûresi; 130

Nisâ Sûresi; 160

“Yahudilerin zulmü sebebiyle, bir de çok kimseyi Allah yolundan çevirmeleri, menedildikleri halde faizi almaları ve haksız (yollar) ile insanların mallarını yemeleri yüzünden kendilerine (daha önce) helâl kılınmış bulunan temiz ve iyi şeyleri onlara haram kıldık; ve içlerinden inkâra sapanlara acı bir azap hazırladık.”

FAİZ İLE İLGİLİ HADİSLER

7 Büyük Günahtan Birisidir

EbûHüreyre radıyallahuanh‘den rivayet edildiğine göre, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“İnsanı helâke sürükleyen yedi şeyden sakınınız.” Sahâbîler:

– YâResûlallah! Bu yedi şey nedir? diye sordular. Resûl-i Ekrem şöyle buyurdu:

“Allah’a şirk koşmak, sihir ve büyü yapmak, – haklı olarak öldürülen müstesna- Allah’ın öldürülmesini haram kıldığı bir insanı öldürmek, fâiz yemek, yetim malı yemek, düşmana hücum sırasında harpten kaçmak, evli olup hiçbir şeyden haberi olmayan namusuna düşkün müslüman kadınlara zina isnad etmek.”

Buhârî, Vasâyâ 23, Tıb 48, Hudûd 44; Müslim, Îmân 145. Ayrıca bk. EbûDâvûd, Vesâyâ 10; Nesâî, Vesâyâ 12

Bu Fâizin Kendisidir

Bilâl-i Habeşî radıyallahuanh, Allah Rasûlüʼne güzel bir hurma götürür. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem ;

«‒Bunu nereden buldun?» diye sorunca Bilâl radıyallahuanh da;

«‒Bizde âdî hurma vardı. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem `in yemesi için ondan iki ölçek vererek bundan bir ölçek satın aldık.» der. Bunun üzerine Hazret-i Peygamber llallahu aleyhi ve sellem;

«‒Eyvah! Bu ribânın/fâizin ta kendisi, sakın öyle yapma! Şayet iyi hurma satın almak istersen elindekini ayrıca sat; sonra onun parasıyla iyi hurmayı satın al.» buyurur. (Müslim, Müsâkât, 96)

Peygamberimiz Faiz Alana Verene Lanet Etmiştir

İbniMes’ûd radıyallahuanh şöyle dedi:

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem  faiz alana da verene de lânet etti. (Müslim,  Müsâkât 105-106; Tirmizî, Büyû’ 2)

Faizin Her Türlüsünü Haram Kılınmıştır

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem  Efendimiz “VedâHutbesi”niîrâd ederken şöyle buyurmuştur:

“Ashâbım! Kimin yanında bir emânet varsa, onu sâhibine versin! Fâizin her çeşidi kaldırılmıştır; ayağımın altındadır. Lâkin borcunuzun aslını vermek gerektir. Ne zulmediniz ne de zulme uğrayınız! Allâh’ın emriyle fâizcilik artık yasaktır. Câhiliyeden kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayağımın altındadır. İlk kaldırdığım fâiz de Abdulmuttalib’in oğlu (amcam) Abbâs’ın fâizidir.”(Bkz. Müslim, Hac, 147; EbûDâvûd, Menâsik, 56; İbn-i Mâce, Menâsik, 76, 84; Ahmed, V, 30; İbn-i Hişâm, IV, 275-276; Hamîdullâh, el-Vesâik, s. 360)

Faizinle Yükselen Malın Sonu Hüsrandır

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem  Efendimiz de ümmetini şöyle îkaz buyurmuşlardır:

“Kim malını fâiz yoluyla artırırsa, onun âkıbetimutlakâ malının azalarak iflâsa (fakirliğe) sürüklenmesidir.” (İbn-i Mâce, Ticârât, 58; Hâkim, IV, 353/7892; Beyhakî, Şuab, IV, 392/5512; Taberânî, Kebîr, X, 223/10539)

Faiz Açılan Kapı!

Hadîs-i şerîflerde şöyle buyrulur:

“Kim bir kardeşinin işini yapmak için aracı olur, o da buna karşılık bir hediye verirse, hediyeyi kabul ettiği takdirde, fâiz kapılarından büyük bir kapıya girmiş olur.” (EbûDâvûd, Büyû, 82/3541)

“Biriniz, kardeşine ödünç para verir de ödünç alan kimse, ona bir şey hediye ederse, kabûl etmesin. Veya bineğine bindirmek isterse ona binmesin. Ancak daha evvel aralarında hediyeleşme ve yardımlaşma cârî ise bu müstesnâ.” (İbn-i Mâce, Sadakât, 19)

Faizin En Şiddetlisi

Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- diğer bir hadîs-i şerîflerinde:

“Muhakkak ki ribânın (fâizin) en şiddetlisi, haksız yere bir müslümanın şerefine dil uzatmaktır.”buyurmuşlardır. (EbûDâvûd, Edeb, 35/4876)

Çünkü fâizde kişinin haksız yere malına tecâvüz vardır. Gıybette ise kişinin şeref ve haysiyetine saldırılır ve şahsiyeti rencide edilir.

Faiz Yemeyen Kişi Kalmayacak!

EbûHüreyre (r.a)’den rivâyet edildiğine göre Rasûlullah (s.a.v) söyle buyurmustur:

“İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki faiz yemeyen hiç kimse kalmayacak! Kisi doğrudan yemese bile ona tozundan bulasacak.” (EbûDâvûd, Büyû, 3/3331. Ayrıca bkz. Nesâî, Büyû’, 2/4452; İbn-i MâceTicârât, 58)

Faiz Yiyenlerin Cehennemdeki Durumları

Rasûlullah (s.a.v) Efendimiz’e faiz yiyenlerin azabının bir kısmı rüyâsında gösterilmiştir. Allah’ın Rasûlü (s.a.v) bunu şöyle nakleder:

“…Yürüdük. Nihayet kandan bir nehire vardık. Nehrin içinde yüzen bir adam, kıyısında da yanına birçok taş yığmış bir başka adam vardı. Nehirdeki adam çıkmak isteyince, kıyıdaki onun ağzına bir taş atıyor ve onu yerine geri çeviriyordu. Çıkmak için kenara her gelişinde aynı şeyi yapıyor ağzına bir taş atıyor, o da geri dönüyordu.” Rasûlullah (s.a.v) bu adamın neden böyle azap gördüğünü sorduğunda melekler onun faiz yiyen kimse olduğunu söylemişlerdir. (Buhârî, Ta‘bîr, 48)

Rasûlullah Efendimiz (s.a.v), faiz yiyenlerin âhiretteki cezalarını gösteren diğer bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyururlar:

“Miraç gecesi, bir kısım insanlara uğradım ki, karınları evler gibi iri idi. Karınlarının içi yılanlarla doluydu ve bunlar dışardan görünüyordu. Ben:

«–Ey Cibrîl bunlar kimlerdir?» diye sordum.

«–Bunlar faiz yiyenlerdir!» cevabını verdi.” (İbn-i Mâce, Ticârât, 58)

Son İnen Ayet Faizle İlgilidir

Hz. Ömer Efendimiz Buyurur:

“Kur’an’dan en son nâzil olan, ribâ (fâiz) hakkındaki âyettir. Rasûlullah -sallâllahu aleyhi ve selem-, bu âyeti tefsir etmeden irtihal etti. Binaenaleyh siz, ribâyı da rîbeyi (fâiz süphesi olanı) da terk ediniz.”(İbnMâce, Ticârât, 58)

Başka bir sözünde Hz. Ömer Efendimiz:

“Biz, faize düsme korkusu ile on helalden dokuzunu terk ettik.” (Ali el-Müttakî, IV, 187/10087)

Borç Faiz Olur mu?

Birisi Abdullah bin Ömer -radıyallâhuanhümâ-’ya gelerek:

“–Ben bir adama borç verdim ve verdiğimden daha fazla vermesini şart koştum.” dedi. Abdullah -radıyallâhuanh-:

“–Bu, fâiz olur.” dedi. O şahıs:

“–Bana ne yapmamı emredersin?” deyince İbn-i Ömer Hazretleri şöyle dedi:

“–Borç vermek üç şekilde olur:

  1. Allah rızâsı için borç verirsin. Allah senden râzı olur, sana sevap verir.
  2. Arkadaşını râzı etmek için borç verirsin. O zaman da arkadaşın senden hoşnut olur.
  3. Helâl malınla haram mal almak için borç verirsin ki, bu da fâiz olur.” (Yâni borç verdiğin kimseden malını ziyâdesiyle isteyerek fâiz almış, böylece helâl malına haram karıştırmış ve onu kirletmiş olursun.)

O zât tekrar: “–O hâlde, bana ne yapmamı emredersin?” dediğinde Abdullah -radıyallâhuanh- şöyle cevap verdi:

“–(Fazlasıyla verme şartını yazdığın) sayfayı yırtmanı (yâni o fâiz şartını iptal etmeni) tavsiye ediyorum. Sana, verdiğin kadar öderse onu kabul et. Senin verdiğinden daha az getirirse, onu kabul ettiğin takdirde ecir ve sevap kazanırsın. Eğer sen istemeden kendi isteğiyle verdiğinden daha fazlasını getirirse bu da sana bir teşekkür olur. Ona mühlet tanımanın ecrini ve sevâbını da ayrıca alırsın.” (Muvatta, Büyû, 92)

 

Tefeci ve faizciler, faiz yiyen ve verenler, sizler buna hazırsanız. tefecilik yapmaya ve faiz yemeye devam et bakalım?

 

Muhammed Talha
Muhammed Talha( [email protected] )
Çapakçur Gazetesi Yazarı Muhammed Talha

YORUM ALANI

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.