Çapakçur Gazetesi – Bingöl Haber

Gelecek Partili İçten: “Son 5 Yıllık Süreçte Kürtler Yok”

Bingöl’de düzenlediği basın açıklamasında konuşan Gelecek Partili Cuma İçten, “Bu ülkede liyakat ile ilgili sorunların dışında bir de ötekileştirilen bir yapı var. Son 5 yıldır süreçte Kürtler yok. Son 5 yılda devletin üst kademelerinde Kürtler tasfiye edilmiş durumda” dedi.

Gelecek Partili İçten: “Son 5 Yıllık Süreçte Kürtler Yok”
Haber: Mesut Budraç
Haber: Mesut Budraç( [email protected] )
Çapakçur Gazetesi Muhabiri - Gazeteci
712
12 Temmuz 2020 - 15:18

Bingöl’de düzenlediği basın açıklamasında konuşan Gelecek Partili Cuma İçten, “Bu ülkede liyakat ile ilgili sorunların dışında bir de ötekileştirilen bir yapı var. Son 5 yıldır süreçte Kürtler yok. Son 5 yılda devletin üst kademelerinde Kürtler tasfiye edilmiş durumda” dedi.

AK Parti 24’ncü dönem Diyarbakır Milletvekili ve Gelecek Partisi Gençlik ve Spor Politika Kurulu İzleme Kurulu Başkanı Bingöllü Cuma İçten, Gelecek Partisi İl Başkanı Muhittin Ağırbaş ile parti yöneticileri Bingöl’de basın mensuplarıyla bir araya geldi.

Piramit Cafe ve Restorantta gerçekleştirilen toplantıda açıklamalarda bulunan İçten, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun selamlarının getirdiğini söyledi. İçten, “Ahmet Davutoğlu Hocamızın selamlarını getirdik sizlere. Şu an 81 ilde bizim kurucu üyelerimiz, genel başkan yardımcılarımız 81 ilde sahadalar. Bu ayın sonuna kadar da inşallah bu sürecek. Dün Şanlıurfa’daydık. Bugün Bingöl’deyiz. Bitlis ve Muş çalışmalarımızla devam edecek. Hem parti mensubu, basın mensubu ve sivil toplum kuruluşları ile kanaat önderleriyle bir araya geliyoruz. Hem kendimizi ifade ediyoruz, hem de yöreyle ilgili sorun, sıkıntı, problemleri varsa onları dinliyoruz” dedi.

“63 İLDE İL BAŞKANLARIMIZ ATANDI”

Gelecek Partisi’nin 63 il başkanlarının atandığını ifade eden İçten, “Şu an 63 ilde il başkanlarımız atandı. Yaklaşık 300 ilçede de ilçe başkanlarımız atandı. Hızlı bir süreçle de il teşkilatları kuruldu. Kongrelerimiz başladı. Sanıyorum önümüzdeki haftalarda da Bingöl’de gün alınıp kongrelerimiz başlayacak. Hedefimiz, Eylül ayı gibi Ankara Genel Merkezi Gelecek Partisi kongresini tamamlayıp, artık Türkiye siyaset tarihinde seçimlere girebilecek bir hak kazanmaktır. Muhtemelen de Ağustos ayı gibi bitirirsek, 2021 Mart ayında seçimlere gidebilme hakkı kazanmış oluyoruz. Ama bunu yarın seçim olacakmış gibi süreci hızlandırıyoruz. Gittiğimiz yerlerde kendimizi ifade ederken şunları da söylüyoruz. Ekonomik anlamda Türkiye’de çok ciddi sorunlar var. Türkiye Cumhuriyeti tarihi, kurulduğu günden bu yana kadar işsizlik oranının en yüksek olduğu bir süreci birlikte yaşıyoruz. Buna birlikte şahitlik yapıyoruz. Genç nüfus oranında, 5 Milyon gencimiz de maalesef işsiz. Bu sayı da Güneydoğu ve Doğu bölgelerinde, bizim bölgemizde batıya göre daha yüksektir. İnsanlar işsiz, özellikle gençlerimiz çok sıkıntı yaşamaktadır. Farklı alanlarda da makro planlama yapılmadığı için yoksulluk bu bölgelerde devam ediyor” diye konuştu.

“AHMET DAVUTOĞLU’NUN AK PARTİ’DEN AYRILMASININ SEBEBİ…”

Ahmet Davutoğlu’nun AK Parti’den ayrılma sebeplerinden birinin de işsizlik ve ekoomik problemler ile liyakatsizlik olduğunu belirten İçten, “Bizim, Ahmet Davutoğlu’nun AK Parti’den ayrılmamızın sebeplerinden biri de, bu işsizlik sayısı, ekonomik problemler, likayatsizlikler… Bir örnek verecek olursak, Sayın Cumhurbaşkanımızın en yakınındaki insanların, devlet kademelerinde üst yönetimlerde görev almaları… Sadece o mu? Hayır. Bakanların damatlarının, Milletvekili gelinlerinin, ortaklarının eşlerinin ve dostlarının bu ülkede makamlara çöktüğünü görüyoruz. Yaptığımız çalışmada bine yakın insanın birden fazla maaş aldığını gördük. Bazı insanlar 4 maaş alıyor, bazı insanlar karı – koca eve 7 maaş götürüyor. Örnek vermek gerekirse, Hamza Yerlikaya’yı kamuoyu duyduğu için bunu söylüyorum. Şu an kendisi 4 maaş alıyor. Sadece Ankara’da değil, Diyarbakır’a Bingöl’e baktığımızda da, bu bölgelerde de durum farklı değil. Eş dost akraba kayırmalarına son vermenin gerektiğine inanıyoruz. Gençlerimiz işsiz, ancak bir yakınımız siyasette ise, resmi bir görevi varsa, yazılıda az bir not alsanız bile mülakatta Sayın Cumhurbaşkanımızın doğum tarihini bilmeniz, sizin mülakatta geçmeniz için yeterli bir sebep olmuştur. Bu da haksızlık, zulüm, ötekileştirmedir” dedi.

“İL BAŞKANLARININ EMRİYLE ÇALIŞIYORLAR”

İçten, açıklamalarına şöyle devam etti:

“Bu ülkede şu an hakimler ve savcılar, İl Başkanlarının ve siyasi erkin emrinde çalışıyorlar. Bu da içinden çıkılmaz bir duruma sürüklüyor. Şu an 170 bin FETÖ’den ihraç edilmiş memur var. Bunlardan bir çoğu yargılanmış, içerde ola var. Ancak 170 bin memurun içindeki 30 bin memurun ayrı bir durumu var. 30 bin memurdan 10 bini, gitmiş bu sistem tarafından yargılanmış, takipsizlik – beraat kararı verilmiş. Bu karara rağmen 10 bin kişi işine dönememiş. 20 bin memurun da başka bir durumu var. Bu 20 bin kişi hakkında bir defa ifade alınmamış. Yargılandıktan sonra cezasının alınması taraftarıyız ancak ifadesi alınmadan temel hak ve özgürlüklere engel olamazsınız. 170 bin kişiye, diplomaları ve lisansları iptal edildi. Gidin ve ölün denildi resmen. Özel sektörde zaten iş bulmaları imkansız.”

“SON 5 YILLIK SÜREÇTE KÜRTLER YOK”

Kürtlerin ötekileştirildiğini ve son 5 yılda devletin üst kademelerinde Kütlerin olmadığını ifade eden İçten, “Bu ülkede liyakat ile ilgili sorunların dışında bir de ötekileştirilen bir yapı var. Son 5 yıldır süreçte Kürtler yok. Son 5 yılda devletin üst kademelerinde Kürtler tasfiye edilmiş durumda. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi, bizim de daha önce içinde olduğumuz siyasi oluşumda bizim anlattığımız gibi değil, Sayın Bahçeli’nin anlattığı gibi olmuştur. Mesela biz partili Cumhurbaşkanlığına karşıydık o dönemde. İnsanlara da seminerlerde, panellerde, konferanslarda kesinlikle partili cumhurbaşkanı olmayacak demiştik. Ama Sayın Devlet Bahçeli ile Sayın Cumhurbaşkanımız referanduma geçemeyeceklerini anladıkları için ittifak yapılar ve tırpanladılar. Bu tırpanlama sonrasında ise partili cumhurbaşkanlığı oluştu. Şu an Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, demokrasiye yapılan en büyük darbedir. Bunun adı resmen darbedir. Meclis seçilmiş vekiller, yasama faaliyetlerini yerine getiremiyorlar. Bunun yerine Cumhurbaşkanı’nın başdanışmanı olan 23 – 24 yaşındaki, daha bir seferinde bile hayatı boyunca mahkemede hakim karşısında savunma yapmamış bir avukatın hazırladığı 5,10,20 maddelik, belki bir yıl komisyonlarda tartışılması gereken kanunlar, 1 saatte Cumhurbaşkanına imzalatılarak kanunlaştırılıyor. Bu şu an Cumhurbaşkanının hoşuna gidebilir. AK Parti’nin de hoşuna gidebilir. Ancak yarın farklı siyasi oluşumlar olduğu zaman buna en son sahip çıkanlar, en çok şikayetçi olanlar olacak” diye konuştu.

“PROJE ÜRETEN BİR PARTİYİZ”

İçten, konuşmasına şöyle devam etti:

“Biz Gelecek Partisi olarak sadece eleştirmek değil, bakın 6 aylık süreçte pandemi dönemi geçti. Bizi diğer siyasi partilerden ayıran çok önemli bir faktörümüz var. Bizde parti izleme kurulu dediğimiz, gölge bakanlıklarımız var. Ben mesela Gençlik ve Spor Bakanlığından sorumluyum. Bir başka arkadaşımız Tarım Bakanlığından, bir diğeri Sağlık Bakanlığı gibi politika izleme kurulu başkanlıklarımız var. Bu süreç içerisinde hem web sayfamızdan, hem de sosyal medya hesaplarımızdan baktığımızda şunları göreceksiniz. Sadece eleştiren değil, onun yerine proje üretip hükümet ve kamuoyu ile paylaşan bir partiyiz artık. Pandemi sürecinde paylaştığımız projelerin bazıları, ilgili kurumlar tarafından ciddiye alınarak yapıldı. Ancak bir çok projemiz ise bunu Gelecek Partisi yaptı denildiği için, kendi nefisleriyle inat ederek maalesef yapılmadı. Eleştirmek kolay, vurmak kırmak kolay… Biz siyasete yeni bir anlayış katıyoruz. Proje üreten bir siyasi parti oluyoruz. Şu an Bingöl kamuoyunda da görülüyor, Gelecek Partisi ses getirmeye başladı. Göreceksiniz, 81 ilde teşkilatımız bittiği zaman biz Türkiye’de ciddi bir noktaya ulaşacağız.”

“LİDER ENDEKSLİ DEĞİLİZ”

“Biz lider endeksli değiliz. Biz Türkiye’yi, Bingöl’ü, Diyarbakır’ı, ülkemizi, değerlerimizi, bayrağımızı, vatanımızı, devletimizi Tayyip Erdoğan’dan daha fazla seviyoruz. Biz bu değerleri bir kişiden daha çok seviyoruz. Bizi şöyle eleştirebilirler, kurucu il başkanlığımızda yüze 70’den fazla farklı siyasi ideolojilere sahip insanlar veya ilk defa siyasete girenler olmasına rağmen, yüzde 30’luk gibi bir kesim, AK Parti kökenli siyasetçilerden oluşmaktadır. Buna rağmen, biz lider endeksli değil, tam aksine analiz eden, sorgulayan ve düşüncelerini rahatlıkla zikreden, içinde bütün etnik kökene sahip olduğu siyasi idareyiz. Nedir bu, Kürtler de var. Türkler de var. Araplar da var, Lazlar da var, Çerkezler de var, Ermenisi de var, 14 tane Alevi kardeşimiz var bizim içimizde. Kurucu kadro ve bunlardan biri genel başkan yardımcısı… Türkiye’yi özetleyen bir kadroyuz biz. Herkesi kucaklamaya çalışıyoruz, bunu yaparken de kendimizden ödün vermiyoruz. Değerlerimizden de ödün vermiyoruz. Eleştirirken çözüm yollarını sunuyoruz, eleştiriye de açığız. Eleştirildikçe düzelebildiğimize inanıyoruz.”

“TERÖRİST DEDİKLERİNİZE 300 MİLYON LİRA YARDIM YAPILMIŞ, EĞER TERÖRİST DİYORSANIZ BU TERÖRE YARDIM VE YATAKLIĞA GİRMEZ Mİ?”

“Farklı partilerin de çabaları var. Birileri HDP’ye terörist derken, onun arkasında 300 milyon siyasi yardım yapılıyor. Bu partiye terörist diyenler, bu partiye 10 yılda 300 milyon TL yardım yapılmış. Eğer terörist diyorsanız, bu teröre yardım ve yataklığa girmez mi? Mecliste grubu olan, meclis dışında da parti kurmuş, hangi etnik kökene sahip olursa olsun meşru şartlarda terörü ve şiddeti desteklemeden, arasına mesafe koymuş herkesi değerli görüyoruz ve olması gerektiğini düşünüyoruz. Bunlarla da iletişim halinde olacağız. Tek başımıza iktidar olmak gibi bir hedefimiz var. Dün birbirlerine olmadık laflar edenler ve hakaret edenleri bugün siyasi ortaklığa devam ediyorlar.”

“BAROLARI ÇOKLU YAPTILAR, DİYANET DE ÇOKLU DİYANET HALİNE GELECEK Mİ?”

“Barolar ile ilgili bakış açımız nettir, baştan beri de bu bakış açısındayız. Şöyle bir yorum da yaptım, ‘Diyaneti de çoklu Diyanet haline getirecekler mi?’ Niye ben şafiyim, sen hanefisin? İnanç gruplarını ifade eden çoklu bir diyanet sistemine geçilecek mi? Ticaret odaları, borsalar, diğer kuruluşlar… Aynı gerekçe ile iktidar bunları da çoklu sisteme getirecek mi? Biz bunu doğru bulmuyoruz. İnsanları fişliyorlar, avukatları fişliyorlar. Siz siyasi ideolojiye sahip bir kümelemeyi sağlayacaksınız, hakim ve savcı o kümeleyemeye karşıysa ne yapacak? Diyelim ki A tarafının baro avukatının yürüttüğü bir dava, karşı taraf hakimi karşısında ayrımcılık olarak görülecek mi? Göreceksiniz, olacak. Biz baroların bu sistemde kalmasını ancak yapı ve seçilme şeklinin daha demokratik olması noktasında açıklamamızı yapmıştık.”

“TARİHTE İLK KEZ AHMET HOCA HDP’Yİ ZİYARET ETTİ”

“Şu an Türkiye’de Kürt meselesi de dahil olmak üzere etik veya inançsal bütün sorunların çözülmesine yakın en birincil kişi, Ahmet Hoca’nın kendisidir. Bu bölge ve ülkenin sorunları ile ilgili çözüm bulacak kişi Ahmet Hoca’dır. Kendisi Başbakan olduğu dönemi hatırlayın, 26’ncı dönem için söylüyorum. 2015 yılında ne oldu? Tarihte 90’lı yıllarda kurulan PKK’nın siyasi uzantısı olarak dile getirdiğim partiler vardı. İlk defa bir Başbakan, HDP’yi makamında gidip ziyaret etti. Ahmet Hoca’nın kürtlere bakış açısı ile alakalı bir durum bu. Bu onun ne kadar duyarlı olduğunu da kanıtlamış oldu.”

“CUMHURBAŞKANI OLDUKTAN SONRA REFLEKSLERİ DEĞİŞTİ”

“AK Parti’nin de kurucusuyum. Biz yola çıkarken bu ülkenin sorunları ile ilgili çözümlerimiz vardı. Gerekçelerimizi ortaya koyduk. Millet teveccüh gösterdi. Türkiye’de gerçekten son 18 yıl içerisinde devrimler gerçekleştirildi. Ama Cumhurbaşkanımız Cumhurbaşkanı olduktan sonra, bu benim kendi tezimdir, biz onu kaybettik, değişti… Her konuya karşı refleksleri değişti. Yola çıktığımız birisi, yolda ilerlerken değilmişse, hata – eksik yapıp zulmediyorsa şuan, adaleti bir kenara koyuyorsa, kendi damadını Maliye Bakanı yapıyorsa, kendi yakınlarına tolerans sağlıyorsa, kimse bizim yola onunla devam etmemizi beklemesin. Bu doğru değil. Daha önce yapılan doğrular, yapılan yanlışlardan çok daha fazlaydı. İçindeydik, destekledik. Yanlışları da parti içerisinde dile getirdik. Dile getirmemiş olsaydık, dışlanmayacaktık. Binali Yıldırım ile Sayın Cumhurbaşkanımızın arasında iletişim sorunu yaşandığına şahit oldunuz mu? Ahmet Hocamız, inanmadığı ve kesinlikle emin olmadığı bir konuyu asla yapmadı. Yapmadığı için de istenilmeyen adam oldu. 17-25 Aralık’ta 4 tane bakanın yüce divana gitmesini isteyen, Ahmet Hoca’nın bizzat kendisidir. Bunu bakanlar da söylüyor. Biz de söylüyoruz. Belgeleriyle de ortadadır.”

“AK PARTİNİN EN GÜZEL YAPTIĞI ŞEY, OYUN KURALINI İŞİE GELDİĞİ GİBİ DEĞİŞTİRMEK”

“AK Parti’nin en güzel yaptığı şey, oyunun kuralını işine geldiği zaman değiştirmektir. Kazanmak için her şeyi mubah gören bir iktidardan bahsediyoruz. Seçim sistemini değiştirebilirler mi, değiştirebilirler. Ancak Anayasa’nın şöyle bir hükmü var. 365 gün içerisinde yapılan bir değişiklik, seçimleri ilgilendiren bir değişiklik ise eğer, 1 yıl beklemesi gerekir. Bugün kanunu çıkarsa bile, 1 yıl sonra uygulamaya girer. Onlar bunu yapmak isteyebilirler ancak bir karşılık bulacağını zannetmiyorum. Şu an ülkede meşruiyet sorunu var. Bingöl HDP’li bir başkan tarafından yönetilmiş olsaydı, emin olun kayyum atanırdı. Şu an bu bölgede HDP’li belediyelere kayyum atandı. Şu an ülkede temsiliyet, meşruiyet sorunu var. Bir an önce erken seçim olması gerektiğine inanıyoruz.”

Toplantının ardından Gelecek Partisi İl Başkanlığı tarafından Bingöl’deki sivil toplum kuruluşlarına ziyaret gerçekleştirildi. (ÇAPAKÇUR GAZETESİ)


HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
KÖŞE YAZARLARI

Tüm Hakları Saklıdır. Lütfen Haberleri Kopyalamayınız. Sitemizden alınıp değiştirilen haberlerden Çapakçur Gazetesi Sorumlu Değildir. Gazetemiz Haber Ajanslarına abonedir.