Çapakçur Gazetesi Bingöl Haberleri

Hile Yapmak Zayıfın Sanatıdır

Musa AYTUNÇ YAZDI: Hile Yapmak Zayıfın Sanatıdır

Hile Yapmak Zayıfın Sanatıdır
Musa Aytunç
Musa Aytunç( m.aytunc@capakcurgazetesi.com.tr )
2.100
07 Şubat 2019 - 14:12

Hayatın da herkes, bir kez olsun bir yerleri soymayı düşünmüştür. Ve kim bile bilir bazıları bunu milyonlarca defa düşlemiş de olabilir, ne mutlu ki bu ülke ye düşünmek suç değil(!) hala ve durmayın düşleyin bir kuyumcu zincirini,  bir bankayı yada cirosu iyi bir şirketi soymayı onlarca teori, binlerce hayal ve nice yöntemler yeni ve akılcı pratikler bu düş aralıklarına sığdırmış Öyle ki bu teoriler kimi sivri zekalı (!)insanlar tarafın bir sektör haline dahi getirilmiş.

Bu anlamda yüzlerce film çekilmiş onlarca karaktere hayat verilmiştir. Bu karakterler kimi zaman esas oğlan iken kimi kez figüran rollerle bizlere sunulmuş. Bu soyguncular, yaratıcılar tarafından bazen adaletin ve eşitliğin savunuculuğunu üstlenirken kimi zaman kötü çocuğu oynama cüretini göstere bilmişlerdir ama nedense akıllarda kalan adaletin ve eşitliğin savunucusu  olan esas oğlanla olmuştur. Bir şekilde topluma bu tür olayların ve bu karakterlerin meşruluğunu kanıtlama çabacı içine girilmiş başarılı olunmuştur da esasında.

Ve yine yeniden nedendir! Bilinmez bizlerde bu karakterleri ve olayları o kadar benimsedik ki yapılan her soygunu ve her vurguncuyu yüceltir, hayali kahramanlıktan üstün hizmet madalyası verip bunları halk kahramanlığına getirir hale geldik. Peki niçin bu kadar sevdik bunları neden bu kadar bağlandık bu kanunun dışı, aykırı tipler bizlerden hangi duygularımız ve düşüncelerimiz arakladıklar ki bu karakterlere karşı ilginç bir aidiyet hissimiz var ?

Bir çok cevabı vardır muhakkak   ama biz yine klasik bakışla yeni fikirler ortaya atalım, kimileri bu tipleri ve tiplemeleri tasnif etmezken yaşanan  ve kurgulanan olayları Anomi, kişi ve karakterleri ise anarşist ,norm dışı olarak tanımlarken bazı kesimler ise bu tür yakıştırma ve tanımlamaları birebir üstlerine alınıp kendilerini Kapitalist sistemlerin oyun bozucuları ve mızıkçıları olarak görmekte ve bu sistem oyunu içinde her türlü kanunsuzluğu ve vurgunculuğu mubah görmekte  kanunsuzluk veya daha farklı tanımlamalar ve değerlendirmeler içine alınsa dahi bu kişi ve karakterler hile yapmayı var olan kapitalist sistem için zayıfın sanatı olarak görüp bu anlamda kendilerini bir zanaatçı kabul etmekte yaptıkları her soygunu küçük ve ya büyük (1 tl ile 1 milyon arasına) fark koymadan güçlülerin kuralları ve stratejilerinin işlediği bir düzen de zafer olarak kabul etmekteler bu direnişlerini  Fransız De Certeau deyim ile “ Hileler Estetiği Sanatçı Çalışmaları “ olarak görmekte ve belli bir ahlaki düzen içinde direnişlerini sürdürmekte ve kuralları ters yüz etmekteler. Bunu yanı sıra yeni kurallar inşa ederek mücadelelinin haklığını ispat içerisine girmekteler.

Bu anlamda oluşturulan ve yazılan karakterler ve  tiplemeleri  incelediğimizde Yeşilçam Klasiklerinden olan “ Vurguncular” filmin de Yılmaz Güney ve Fikret Hakanın muazzam oyunculuklarının eseri olan Cessi ve Kont karakterleri gerçekleştirdikleri vurgunla ve  elde ettikleri soygun ganimetleriyle sistemi bir kes baltalarken bununla yetinmeyip  yeraltı dünyasının bozguncuların da sahte mücevherle dolandırıp elde ettikleri paralarla da Kapital bozgunculara ikinci ve son darbelerini indirmekteler ve böylece halk kahramanlığına giden yolda ( elde etikleri paralar Nazan’ın gözlerini açtırmak, mahallenin çocuklarını sevindirmek ve ihtiyaçlarını gidermekle) elde etikleri vurgun mallarını kendi öz paraları değilde halkın parası olarak görmeleri ve bu doğrultu da hareket etmeleri Vurgunculuğun yasal yöntemleriyle halkın emeğinden ve alın terinden araklanan paraları bir şekilde yine halka vererek Klasik bir yöntemle Kahramanlık madalyalarıyla onurlandırmaktadırlar.

Bu anlamda Dünya’da ve Ülkemize Vurgunculuk ve Soygunculuğun esas realitesinin geometrisini ortaya koyduğumuz İlginç vakalar ve kişilerle karşılaşmıyor değiliz. “Türkiye’nin ilk Banka soygunu gerçekleştiren ilk Gangsteri Necdet Elmas 1961 yılının 18 Ağustos günü elinde sten marka makineli tüfek bulunan bir kişi, Amerikan filmlerine taş çıkartırcasına İş Bankası’nın Kazlı çeşme Şubesi’ne girmiş ve vezneden 165 bin 850 lira almıştı. İki üç dakika süren bu banka soygununun ardından soyguncu dışarıda hazır vaziyette bekleyen bir Chevrolet marka arabayla kayıplara karıştı. Soygun sırasında, bankada bulunan bir işçi, “ben işçiyim yatıracağım 480 lirayı alma” demiş, soyguncu da, “ben işçinin parasını almam” demesi soyguncu hakkında bazı rivayetlerin oluşmasına zemin hazırlamıştı ve yeni ahlaki bir tutum sergileyerek sistem vurguncusu olduğunu bir şekilde belirterek var olan devlet normlarını ters etmiş yeni toplumsal bir norm inşa etmiştir. Böylece 1960’lar da unutulmayan bir halk kahramanı olmuştur”. Macaristan da bir vurgun Viskici; “ Attila Ambrus artık sadece mahkeme kayıtlarında kaldı. Bundan yıllar önce banka şubeleri arka arkaya soyulmaya başlandığında, önceleri bunun bir bir çete işi olduğu sanılmıştı. Ardından kameralar, banka çalışanlarının tanıklığı, soygunun şekli giderek çemberi daralttı. Polis sonunda o zamana kadar gerçekleşen on beş soygunun tek bir kişi tarafından yapıldığı sonucuna vardı. Hatta ilginç ayrıntılar da ortaya çıkarılmıştı. Soygunu gerçekleştiren adam etrafına garip bir viski kokusu yayıyordu. Çünkü sonradan anlaşıldı ki, her soygun öncesi bir bardak viski içiyordu. İşte adı da oradan geliyor: Viskici. Viskicinin temsilî resmi ortaya atıldığında, soygunlar durmadı halk desteği gittikçe zirveye tırmandı.”

Eric Hobsbawm, Haydutlar adlı kitabının“Sosyal Haydutluk Nedir?”  bölümünde “sosyal haydut”ların kimliğine dair görüşlerini şu şekilde ifade eder: Sosyal haydutların ilginç yanı, toprak beyinin ve devletin suçlu gördüğü yasadışı köylüler olmalarına karşın, köylü toplum içinde barınmaları ve halk tarafından kahraman, savunucu, öç alıcı, adalet savaşçısı, hatta belki de özgürlük önderi ve her koşulda hayran kalınacak, yardım edilecek ve desteklenecek adamlar olarak düşünülmeleridir.

Dünyanın farklı uçlarında farklı coğrafyaların farklı iklimlerinde kişiler olaylar belirli farklılar gösterse sonuç bağlamında mutabık bir görüntü sergilenmiş örneklemleri tanımlamaları incelediğimiz de vurgunculuğun kendine has bir stili ve tarzı olduğunu kişisel normlarının olduğunu ve bu doğrultuda hareket etiğini belli bir jargona sahip oldukların, Felsefi boyutun da ise Vurguna karşı Halk için Vurgun anlayışının yatığını görüyoruz.

Bu aradaGerçekten her soyguncu Bir Robin  Hood mu?

Musa AYTUNÇ

 

 

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Neslihan öncelŞubat 11, 2019 / 5:44 pmCevapla
KÖŞE YAZARLARI

Tüm Hakları Saklıdır. Lütfen Haberleri Kopyalamayınız. Sitemizden alınıp değiştirilen haberlerden Çapakçur Gazetesi Sorumlu Değildir. Gazetemiz Haber Ajanslarına abonedir.

porno izleporno indirsikiş izle

istanbul escortşişli escort

bolu bayan escort adiyaman bayan escort aydin bayan escort agri bayan escort kirsehir bayan escort aksaray bayan escort amasya bayan escort erzurum bayan escort bartin bayan escort batman bayan escort