Mahmut Altunhan: Kanser ve Kansere Yakalanmış Ahmet Bey’in Yaşam Öyküsü

Kanser ve Kansere Yakalanmış Ahmet Bey’in Yaşam Öyküsü

Ahmet Bey, 40 yaşlarında yakalanmıştı multiplmiyelom hastalığına. Multiplmiyelom, 40- 60 yaş üstü kişilerde görülen kemik iliği kanseri hastalığıdır. 100 binde 4 kişide görülen, bir çeşit beyaz kan hücresi olan plazma hücrelerinde başlayan bir kanserdir. Belirtileri; kemik ağrısı, halsizlik, kilo kaybı, ateş, patolojik kırıklar. Bu hastalığa yol açan sebepler arasında; kimyasal maddeler, radyoterapiye maruz kalınması, çevresel etmenler.

Ahmet Bey’ de sırt ağrılarından şikâyetçi olduğundan gider hastaneye doktor antibiyotik vererek gönderir. Ahmet Bey de sırt ağrısı, halsizlik devam eder. Bir arkadaşı şüphelenir, kan ölçümlerine baktıralım der. Kan değerlerine bakılır ve sonuçlar doktora gösterilir.

Ahmet Bey hastanede kanser olduğunu öğrenir. Hem de III. Evre bir kanser hastası olduğunu öğrenir. Dizleri kırılır, yanındaki eşine bakar. Gözleri yaşlıdır hayat arkadaşının..

Hemen tedavi sürecine başlar Ahmet bey, vücuttaki kanı temizlenir, iki koluna intraket takılır.

Ahmet Bey, birkaç gün sonra nakil işlemi yapılması için odaya geçer. Çift camlı bir odadan kendisine hazırlanmış, özel eşyalar, tabakları kullanarak refakatçi bulunmayan odada tedavisine devam edilir. Eşi onu uzaktanseyr eder, bazen camdan görmesi için cama kalp yapıştırır. Nakil olumlu sonuçlar verir. Aile mutlu, Ahmet bey mutlu eve dönerler..

AhmetBey’in yeğeni İlknur Hanım; ilk önce hastalığı konduramadık amcama, çok derinden sarsıldık. Ama hızlı kalkmalıydık bunun farkındaydık öyle yaptık. Süre ve moral önemliydi. Güzel değerlendirdik süreci, bu süreçte aile olmayı sanki bu hastalıkla öğrendik.

Ahmet Bey’in eşi Duru Hanım; gözlerinin içine baktığım, 3 çocuğumun babasının hep yanında güçlü oldum. Birbirini seven iki insan için engel yoktu. Nazı bana geçerdi. Hastalığının vermiş olduğu sıkıntıyı en yakını olduğum için bana yansıtırdı. Başka nazı kime geçebilirdi ki..

Ahmet beyin abisi Taha Bey, kardeşinin yakalandığı kanser hastalığını duyunca şeker hastalığına yakalanır. Uykusuz geceler, hastalığın dermanı için arayışlar ile hep kardeşinin yanındadır. Ahmet, sen benim kardeşim, canım, oğlumsun der elini hep sıkı sıkı tutardı Taha bey.

Bu sürede çocuklar eğitimlerinden geri kalmasın diye eşini sıklıkla uyaran Ahmet bey, onların her bir ziyaretinde ve desteklerinde daha bir moral bulur.

Ahmet Bey altıncı yılındadır hastalığının. Aylardan şubattır, artan ağrılarından hastaneye kaldırılır. Yoğun bakım bölümüne alınır. Yeğeni İlknur hanım anlatır o anları:

Öyle bir feryadı daha önceden hiç duymamıştım. Dışarda yengemi gördüm bitmişti. Babam, kaldırıma oturmuş hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. Neydi şimdi bu durum. Noldu? Amcam zararsız uyuyordu bu nedendi? Çocuklarına sarıldım amcamın, sonra o cenaze aracı gelmeden beyazlaşmış yüzünden öptüm..

Kanser hastalığı,  Türkiye’de ve dünyada  kalp damar hastalıklarından sonra en çok ölüme neden olan bir durumdur.  Tüm dünyada erkeklerde akciğer kanseri, kadınlarda ise meme kanseri en sık gözlenen kanserlerdir. Dünyanın değişik coğrafyalarında belli kanserler daha ön planda gözlenir. Doğu Asya topluluklarında mide kanseri, Güney Asya’da HPV ilişkili serviks kanseri, Afrika topluluklarında  hepatit, HIV, HPV vb. virüs ilişkili kanserler, gelişmiş batı toplumlarında meme ve kalın barsak kanserleri gibi kanser türlerinde artış  tespit edilmiştir.  Tüm dünyada ve Türkiye’ de mide, kalın barsak ve meme kanserlerinde gittikçe artan sıklıkta bir eğilim vardır. Türkiye’de kanser sıklıklarına baktığımızda, erkeklerde akciğer-bronş ve prostat kanseri  en sıklıkla gözlenirken kadınlarda ise meme ve tiroit kanseri ön planda gözükmektedir. Gelişmiş batı toplumlarında artmakta olan prostat ve kalın barsak kanserleri, ülkemizde  de gittikçe artan birer kanser türü olmaya başlamıştır. Tüm dünyada ve Türkiye’de ortama yaşam sürelerinin artması, beslenme şekli, çevresel kanserojen maddelere maruziyet ve kanser ile ilişkili virüs enfeksiyonlarının sıklığına göre kanser türlerinin görülme oranlarında farklılıklar  ortaya konmuştur.

Dünyada ve ülkemizde bunca sıklıkta görülen bir hastalığa karşı ne olur duyarlı olalım. Bir takım tedbirler içerisinde olalım. Sağlığımızı ve sevdiklerimizi önemseyelim. Bize düşen görevleri yerine getirelim. Mesela spor ve hareketi yaşamımıza yerleştirelim.Sağlıklı beslenmeye dikkat edelim. Dengeli beslenelim. Bol su tüketelim. Ve olabildiğince stresten uzak bir yaşam oluşturalım. Zarar verici sigara, alkol, gibi içeceklerden uzak duralım. Özelikle 40 yaşından sonra rutin kontrollerimizi yapalım. Bu hastalıkta erken tanı hayat kurtarır gerçeğini unutmayalım.

Olmaya dünyada bir nefes sıhhat gibi sözünün hakikati ile herkese sağlıklı bir yaşam diliyorum. Kalın sağlıcakla.

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.