Çapakçur Gazetesi Bingöl Haberleri

MASALLAR DİYARI

Psikolog Kadir Özsöz

MASALLAR DİYARI
Psikolog Kadir Özsöz
Psikolog Kadir Özsöz( kadir.ozsoz@capakcurgazetesi.com.tr )
818
12 Kasım 2018 - 4:27

“Bir varmış bir yokmuş. Çok eski zamanların birinde, insanların birbirlerine masallar anlattığı bir diyar varmış. Bu yerde anne-babalar, evlatlarını masallar anlatarak büyütürlermiş. Çocuklar, kendilerine anlatılan masalları çok sever ve can kulağıyla dinlerlermiş. Doğan çocukların kulaklarına masallar fısıldanır, bülbüller güllere masallar terennüm ederlermiş. Eskiler daha çok masal anlatmaya yönelik sıkı tembihlerde bulunurlarmış…

Günler günleri kovalamış, yıllar yılları… Gün gelmiş uzak diyarlardan birinden bir haberci masallar diyarına gelmiş. Elinde kare bir kutu. Ve kutunun içinde yüzlerce masal…

Derken masallar diyarı yok oluvermiş… masallar unutulmuş ve kutular hüküm sürmeye başlamış…”

Okuduğunuz bu hazin hikâyenin sizlere yabancı gelmediğini düşünüyorum. Çünkü bu hikâye, bizim hikâyemiz.

Henüz yaşlıca biri değilim, fakat bu yaşıma rağmen masallarla büyütüldüğümü hatırlarım. Soğuk kış gecelerinde bizler, sıcak yataklara giriverdiğimizde, annemiz başlardı o sıcacık masallara. Bazen büyük annelerimden biri gelir ve biz daha bir heyecanlanırdık. Çünkü eskilere gidildikçe artan bir masal hazinesi vardır, bilirdik.

Sonra büyüdük ve bir kara kutuyla tanıştık önce. Masallar tatsız gelmeye başladı artık bize. Çünkü bütün masalları bu kara kutunun içerisinde bulabiliyorduk. Tıpkı sofraya konulmuş bir hazır yemek gibi. Masallar oyuncularla canlandırılarak resmedilmişti bu kutunun içinde.

Böylece kültürümüzün o büyük hazinesini tarihe gömdük. Masallar artık tarihin tozlu sayfalarına karışmıştı. İnsanlar masalların o muhteşem zenginliğinden uzak yaşamaya alışmışlardı.

Masalların, servis edilen yiyecekler gibi, resmedilerek önümüze konması; bu, gerçekten bir iyilik miydi?

Malesef hayır!

Nerden başlamam gerekli bilmiyorum. Ama şunu söylemeliyim: İnsan beyni muhteşem bir mekanizmaya sahiptir. Yüz milyarlarca nöronun arasında cereyan eden sayısız etkileşim. Sanki kâinat kafamızın içerisine yerleştirilmiş. Öyle uçsuz, öyle bucaksız… Bu yapı, çalıştıkça çalışan, hızlandıkça hızlanan olağanüstü bir mekanizmadır; atalete gelmez. Sözgelimi insanlar tane tane okumanın, daha çok üzerinde düşünüldüğünden, daha yararlı olduğunu zannederler. Fakat bu, yanlış bir inançtır. İnsan beyni bir sayfalık içeriği bir kerede resmedip, onu anlayabilecek kadar çalışkandır.

İşte öyküler de böyledir. İnsanlar öyküleri dinledikleri zaman, çeşitli beyin aktivasyonları oluşur. Öyküde geçen kahramanlar, olay ve mekânlar beyin tarafından resmedilir. Masalı dinleyen kişi adeta olayın içerisindeymiş gibi hisseder.

Bunun bilincinde olan bazı psikologlar, öykü anında oluşan beyin aktivasyonlarını inceleyen bir araştırma yapmışlar. Bu araştırmada bulgulanan sonuç onlara şu tavsiyeyi yaptırmıştır: Çocuk doktorları (pedegog), en küçük çocuklara bile kitap okumanın ne kadar önemli olduğu konusunda ailelere danışmanlık vermeli ve onları bu konuda teşvik etmeli.

Bu tavsiye bana Albert Einstein’in şu sözünü hatırlattı:

“Bir çocuğun zeki olmasını istiyorsanız, ona masallar anlatın. Eğer daha da zeki olmasını istiyorsanız, daha çok masal anlatın… ”

Masal okunan çocukların sol beyin yarım kürelerinin olduğu bölgede (paryetal-zamansal-oksipital korteks birleşimi) belirgin bir şekilde çok daha fazla aktivasyon gözlemlendi. Beynin bu bölgesi, sesi ve sonra da görsel uyarımı bütünleştiren çoklu duyusal bütünleşme ile ilgili çok önemli bir bölgedir.

“Okumak ve dinlemek, hayal gücümüzü kamçılayan, zihnimizin “gerçeklik kurma” işlevini harekete geçiren ve geliştiren çok önemli uyaranlardır. Kurmaca öyküler, sosyal dünyanın basitleştirilmiş, sıkıştırılmış ve özetlenmiş benzeşimleri veya modelleri ve çok önemli bir bilgi aktarım araçlarıdırlar.”

Öykülerin, hazır servis edilen yemeklerde olduğu gibi, televizyon, bilgisayar vb. icatlarda hazır olarak sunulması, beynin bu gibi aktivasyonlardan yoksun kalması anlamına geliyor. Yani bağlantı kurma, hayal etme, duyusal iletileri tanımlama gibi hayati fonksiyonlarda tembellik söz konusu olmaktadır.

Şekil 1Öykülerin beyinde yarattığı aktivitelere dair örnekler. Sarı renkli bölümler “aksiyon sahnelerini canlandıran” kişilere ait faaliyetleri; mavi renkliler ise “duygu ve düşünceleri zihinsel olarak kurgulayan” kişilere ait faaliyet alanlarını göstermekte.

Dr. John S. Hutton, bu önemli bilgilere temas ederek şöyle demiştir:

“Çocuklar hikâye dinlediklerinde, duydukları hikayeleri zihinlerinin ‘gözlerinde’ canlandırıyorlar. Örneğin ‘Kurbağa ağaç kütüğünün üzerinden atladı.’ Daha önce bir kurbağa gördüm, daha önce bir ağaç kütüğü gördüm, o halde bu neye benzer?”

Masal dinleyerek büyüyen çocuklar, hızlı beyin aktivasyonlarına sahip olarak, ileriki yaşlarda görsel imajları geliştirme konusunda önemli bir pratiğe sahip oluyorlar. Bu da kelimelerin o derin dünyasına dalmak, onları en doğru şekilde anlamak anlamına geliyor.

Küçük bir çocuğun zengin bir kelime haznesine sahip olması da bu yoldan geçiyor. Yapılan ilgili bir araştırma sonucunda Kaliforniya Üniversitesi psikologlarından JessicaMontag şöyle diyor:

“Ebeveynleri (ya da bakıcı, akraba vs.) tarafından kendisine daha fazla kitap okunan çocuklar, kendisine kitap okunmayan çocukların muhtemelen hiç duymadıkları kelimeleri duyuyorlar.”

“Dijital çağ ürünlerinden tv, bilgisayar, telefon gibi icatlar, aslında beynimizi hedef alan birer tuzak mıdırlar?”

Bu soru her ne kadar biraz abartılı da olsa, bu konuyu ciddiye almanızı sağlayacaktır. Nitekim artık okuduğunu anlayan, bilgileri zihninde kodlayıp yeni bilgiler üreten bir nesil yetiştirmekten çok uzağız. Gözlerimizin önünden kayıp giden masallar dünyası yerini sürekli tüketen yeni bir dünyaya bıraktı.

Çocuklarınız adına karar verdiğiniz gelecek, aslında insanlığın geleceğidir. Onların hayal etme güçlerini tahrip eden hazır masallar, aslında insanlık adına kayıp giden son yıldızın resmidir.

Atomu parçalayan o dehanın sözünü unutmayın:

Çocuğunuzun zeki olmasını istiyorsanız, ona masallar anlatın. Eğer daha da zeki olmasını istiyorsanız, daha çok masal anlatın.

Psikolog Kadir Özsöz

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Leyla TutumluKasım 12, 2018 / 2:33 pmCevapla

Günümüz problemini cok güzel dile getirmişsiniz ,zevkle okudum.Tüm ebeveynlerin faydalanmasi dileğiyle..
Kaleminize sağlık.

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Hakları Saklıdır. Lütfen Haberleri Kopyalamayınız. Sitemizden alınıp değiştirilen haberlerden Çapakçur Gazetesi Sorumlu Değildir. Gazetemiz Haber Ajanslarına abonedir.