<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
         <channel>
         <title>Sağlık</title>
         <link>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/saglik/</link>
         <description>Sağlık Haberleri, Sağlık Haber, Sağlık Son Dakika Haberleri, Son Dakika Sağlık  Haberleri, Sağlık Son Haber ve Sağlık Haber Ajansı</description><item>
			<title><![CDATA[Bingöl Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nde İmplant Tedavisi Başladı]]></title>
			<description><![CDATA[Bingöl Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nde implant tedavi hizmeti vatandaşların kullanımına sunuldu. Yeni uygulamayla birlikte kentte ağız ve diş sağlığı alanında verilen hizmetlerin kapsamı genişletildi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Konuya ilişkin açıklamada bulunan İl Sağlık Müdürü Dr. Samet Tatlı, vatandaşlara daha nitelikli sağlık hizmeti sunmak amacıyla çalışmalarını sürdürdüklerini belirterek, implant tedavisinin de artık merkez bünyesinde uygulanmaya başlandığını ifade etti.
Tatlı, “Diş sağlığı hizmetlerimize implant tedavisini de ekleyerek hastalarımıza merkezimizde daha nitelikli sağlık hizmeti sunmuş oluyoruz. Bir süre önce planladığımız ve bugün itibarıyla hayata geçirdiğimiz implant tedavisiyle vatandaşlarımıza kamu hizmetleri çerçevesinde daha geniş kapsamlı bir hizmet sağlamış oluyoruz” dedi.
İl Sağlık Müdürü Tatlı, implant tedavisinin hayata geçirilmesinde emeği geçen diş hekimleri ve Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi çalışanlarına teşekkür ederek, hizmetin Bingöl’e ve vatandaşlara hayırlı olmasını diledi.
Yeni uygulamayla birlikte implant tedavisi için farklı illere gitmek zorunda kalan birçok vatandaşın, bu hizmetten Bingöl’de faydalanabilmesinin önü açılmış oldu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2026/06/bingol-agiz-ve-dis-sagligi-merkezi-nde-implant-tedavisi-basladi-5729.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2026/06/bingol-agiz-ve-dis-sagligi-merkezi-nde-implant-tedavisi-basladi-5729.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2026/06/bingol-agiz-ve-dis-sagligi-merkezi-nde-implant-tedavisi-basladi-5729-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2026/06/bingol-agiz-ve-dis-sagligi-merkezi-nde-implant-tedavisi-basladi-5729.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/bingol-agiz-ve-dis-sagligi-merkezi-nde-implant-tedavisi-basladi/108952/</link>
			<pubDate>Wed, 03 Jun 2026 11:37:40 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Bingöl’e Yeni Uzman Hekim Kadroları Tahsis Edildi]]></title>
			<description><![CDATA[Bingöl İl Sağlık Müdürlüğü tarafından Sağlık Bakanlığı nezdinde yürütülen görüşmeler sonucunda, Personel Dağılım Cetveli (PDC) kapsamında Bingöl ve ilçelerine yeni uzman hekim kadroları tahsis edildi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Yapılan planlamaya göre; Bingöl Devlet Hastanesi, Genç Devlet Hastanesi, Karlıova Devlet Hastanesi, Kiğı Devlet Hastanesi ve Solhan Devlet Hastanesi bünyesinde farklı branşlarda uzman hekimler görev yapacak.
İl Sağlık Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, Bingöl’e kazandırılan yeni kadrolar kapsamında Nükleer Tıp, Algoloji, Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon, Ruh Sağlığı ve Hastalıkları, Acil Tıp, İç Hastalıkları ile Aile Hekimliği branşlarında uzman hekimlerin atanmasının planlandığı belirtildi.
Tahsis edilen kadrolara göre; Bingöl Devlet Hastanesi’ne Nükleer Tıp, Algoloji ve Aile Hekimliği, Genç Devlet Hastanesi’ne Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon ile Ruh Sağlığı ve Hastalıkları, Karlıova Devlet Hastanesi’ne Acil Tıp, Kiğı Devlet Hastanesi’ne İç Hastalıkları, Solhan Devlet Hastanesi’ne ise Ruh Sağlığı ve Hastalıkları branşlarında uzman hekim kadroları verildi.
Açıklamada, yeni atanacak uzman hekimlerle birlikte Bingöl’de sağlık hizmetlerinin daha güçlü ve etkin şekilde sunulmasının hedeflendiği ifade edildi.
Öte yandan, sağlık kadrolarının Bingöl’e kazandırılmasında emeği geçen Cevdet Yılmaz, Kemal Memişoğlu, Cahit Çelik, Feyzi Berdibek ve Zeki Korkutata başta olmak üzere katkı sunanlara teşekkür edildi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2026/05/bingol-e-yeni-uzman-hekim-kadrolari-tahsis-edildi-3936.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2026/05/bingol-e-yeni-uzman-hekim-kadrolari-tahsis-edildi-3936.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2026/05/bingol-e-yeni-uzman-hekim-kadrolari-tahsis-edildi-3936-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2026/05/bingol-e-yeni-uzman-hekim-kadrolari-tahsis-edildi-3936.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/bingol-e-yeni-uzman-hekim-kadrolari-tahsis-edildi/108901/</link>
			<pubDate>Fri, 15 May 2026 14:55:08 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Bingöl’e 29 Hekim Ataması Yapılacak]]></title>
			<description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen 128. Dönem Devlet Hizmeti Yükümlülüğü (DHY) kurası kapsamında Bingöl’deki sağlık kuruluşlarına toplam 29 hekim atanacak. Yapılan atamalar kapsamında 22 uzman hekim ile 7 pratisyen hekimin görev yapacağı bildirildi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Atama programına göre en fazla hekim Bingöl Devlet Hastanesi’ne tahsis edildi. Hastaneye Acil Tıp, Adli Tıp, Anesteziyoloji ve Reanimasyon, Enfeksiyon Hastalıkları, Göğüs Hastalıkları, Göz Hastalıkları, Kadın Hastalıkları ve Doğum, Kalp ve Damar Cerrahisi, Nöroloji, Radyoloji, Tıbbi Biyokimya ve Tıbbi Patoloji branşlarında uzman hekimler atanacak. Ayrıca hastanede görev yapmak üzere 7 pratisyen hekimin de görevlendirileceği belirtildi.
Genç Devlet Hastanesi’ne Anesteziyoloji ve Reanimasyon branşında 1 uzman hekim atanırken, Solhan Devlet Hastanesi’ne ise Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon ile İç Hastalıkları branşlarında toplam 3 uzman hekimin görevlendirileceği açıklandı.
Öte yandan Genç İlçe Sağlık Müdürlüğü’ne Aile Hekimliği branşında 1 uzman hekim, Kiğı Toplum Sağlığı Merkezi’ne ise yine Aile Hekimliği branşında 1 uzman hekimin atanacağı kaydedildi.
Yetkililer, yapılan atamalarla birlikte vatandaşların sağlık hizmetlerine daha hızlı ve etkin şekilde erişiminin hedeflendiğini belirterek, sağlık altyapısının güçlendirilmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü ifade etti.


]]></content:encoded>
		    <image>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2026/04/bingol-e-29-hekim-atamasi-yapilacak-4836.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2026/04/bingol-e-29-hekim-atamasi-yapilacak-4836.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2026/04/bingol-e-29-hekim-atamasi-yapilacak-4836-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2026/04/bingol-e-29-hekim-atamasi-yapilacak-4836.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/bingol-e-29-hekim-atamasi-yapilacak/108839/</link>
			<pubDate>Thu, 30 Apr 2026 20:49:04 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[PNL Yöntemi İle Böbrek Taşlarında İl Dışı Sevklerde Büyük Düşüş Yaşandı]]></title>
			<description><![CDATA[Bingöl Devlet Hastanesi'nde uygulanan Perkütan Nefrolitotomi (PNL) yöntemi sayesinde, büyük böbrek taşına sahip hastaların tedavi için il dışına sevk edilme ihtiyacı önemli ölçüde azalmıştır.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[PNL, 2 santimetreden büyük böbrek taşlarının açık ameliyata gerek kalmadan, kapalı yöntemle böbreğe ulaşılarak kırılması ve çıkarılması işlemidir. Açık cerrahinin yerini alan bu yöntem, daha küçük kesi, daha az ağrı, daha kısa hastanede yatış süresi ve yüksek başarı oranı gibi önemli avantajlar sunmaktadır. Hastalar genellikle 1-2 gün içerisinde taburcu edilmekte, işlem sonrası rutin olarak stent uygulanmamaktadır. Ortalama ameliyat süresi 60-90 dakika olmakla birlikte, bazı vakalarda işlem 30 dakika gibi kısa bir sürede tamamlanabilmektedir.

Operasyonları üç yıldır yaptığını ifade eden Üroloji Uzmanı Doktor Yunus Emre Kızılkan, “Son olarak  sağ böbreğinde 4 santimetre büyüklüğünde taş bulunan bir hastaya hastanemizde başarıyla PNL ameliyatı uyguladık. Kendiliğinden düşmesi mümkün olmayan ve tedavi edilmediğinde böbrek yetmezliği ile ciddi enfeksiyon riskine yol açabilecek taş, kapalı yöntemle tamamen temizlenmiştir. Ameliyat sonrasında hastanın böbrek fonksiyonlarında belirgin düzelme gözlenmiştir. Hastalarımızın bu konuda il dışına gitmelerine gerek yok. Yaptığımız operasyonlar neticesinde hastalarımız son derece memnun bir şekildi hastanemizden ayrılmaktadır” dedi.

Bingöl Devlet Hastanesi, ileri ürolojik cerrahi uygulamalarıyla vatandaşlarımıza kendi şehirlerinde nitelikli sağlık hizmeti sunmaya devam etmektedir.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2026/04/pnl-yontemi-ile-bobrek-taslarinda-il-disi-sevklerde-buyuk-dusus-yasandi-4198.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2026/04/pnl-yontemi-ile-bobrek-taslarinda-il-disi-sevklerde-buyuk-dusus-yasandi-4198.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2026/04/pnl-yontemi-ile-bobrek-taslarinda-il-disi-sevklerde-buyuk-dusus-yasandi-4198-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2026/04/pnl-yontemi-ile-bobrek-taslarinda-il-disi-sevklerde-buyuk-dusus-yasandi-4198.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/pnl-yontemi-ile-bobrek-taslarinda-il-disi-sevklerde-buyuk-dusus-yasandi/108835/</link>
			<pubDate>Thu, 30 Apr 2026 16:00:06 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Bingöl’de Kapalı Yöntemle Böbrek Ameliyatı]]></title>
			<description><![CDATA[Bingöl’de sağlık alanında önemli bir başarıya daha imza atıldı. Bingöl Devlet Hastanesi’nde gerçekleştirilen laparoskopik (kapalı) böbrek ameliyatıyla bir hasta daha sağlığına kavuştu.
Üroloji uzmanları Op. Dr. Yunus Emre Kızılkan ve Op. Dr. Rıdvan Cantürk tarafından gerçekleştirilen operasyonda, çalışmayan ve sürekli enfeksiyon nedeniyle abseleşen böbrek kapalı yöntemle alındı. Yapılan müdahale sayesinde hastada hayati risk oluşturabilecek enfeksiyonun önüne geçildi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Hastanede yalnızca bu tür vakalar değil; böbrek kanseri, böbrek kistleri ve böbrek taşlarına yönelik ameliyatlar da endoskopik ve laparoskopik yöntemlerle başarıyla gerçekleştiriliyor. Bu gelişmeler sayesinde Bingöllü hastaların çevre illere sevk edilme ihtiyacı önemli ölçüde azalırken, hem zaman hem de maddi kayıpların önüne geçiliyor.
Yaklaşık 3 yıldır Bingöl Devlet Hastanesi’nde görev yapan Üroloji Uzmanı Op. Dr. Yunus Emre Kızılkan, cerrahi imkanlar dahilinde hastaları sevk etmek istemediklerini belirterek, “Kanser dahil olmak üzere birçok böbrek ameliyatını burada gerçekleştirebiliyoruz. Ekip olarak bölgenin en yoğun tempoyla çalışan üroloji kadrosuyuz” dedi.
Bingöl’de gerçekleştirilen bu tür başarılı operasyonlar, ilin sağlık altyapısının güçlendiğini ve bölge halkına yerinde sağlık hizmeti sunulabildiğini bir kez daha ortaya koydu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2026/04/bingol-de-kapali-yontemle-bobrek-ameliyati-172.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2026/04/bingol-de-kapali-yontemle-bobrek-ameliyati-172.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2026/04/bingol-de-kapali-yontemle-bobrek-ameliyati-172-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2026/04/bingol-de-kapali-yontemle-bobrek-ameliyati-172.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/bingol-de-kapali-yontemle-bobrek-ameliyati/108808/</link>
			<pubDate>Tue, 21 Apr 2026 23:49:42 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Karın Ağrısının Nedeni 2067 Taş Çıktı ]]></title>
			<description><![CDATA[Bingöl Devlet Hastanesi’nde gerçekleştirilen ameliyatta, bir hastanın safra kesesinden tam 2067 taş çıkarıldı.
Op. Dr. Mustafa Yiğit tarafından kapalı yöntemle yapılan operasyon başarıyla tamamlanırken, uzmanlar bu kadar yüksek sayıda taşın nadir görüldüğünü ve genellikle uzun süre ihmal edilen vakalarda ortaya çıktığını belirtti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kimliği gizli tutulan S.T. isimli hasta, operasyon öncesinde karın ağrısı ve sindirim sistemi şikayetleriyle sağlık kuruluşuna başvurdu. Yapılan tetkikler sonucunda safra kesesinde ileri düzeyde taş birikimi tespit edilmesi üzerine cerrahi müdahale planlandı.
Minimal invaziv (kapalı) yöntemle gerçekleştirilen ameliyat başarıyla tamamlandı. Operasyon sırasında çıkarılan toplam 2067 adet safra taşı, vakanın nadirliğini gözler önüne serdi.
Uzmanlar, bu denli yüksek sayıda safra taşı vakalarının oldukça nadir görüldüğünü ve genellikle uzun süre ihmal edilen safra kesesi hastalıklarının sonucu olarak ortaya çıktığını belirtiyor. Safra taşlarının tedavi edilmemesi durumunda; ciddi enfeksiyonlar, safra yolu tıkanıklıkları ve pankreatit gibi hayati riskler gelişebileceği vurgulanıyor.
Op. Dr. Mustafa Yiğit, daha önce hiç bu kadar taş ile karşılaşmadığını belirterek, “ Meslek hayatım boyunca bir çok operasyonda yer aldım ama ilk kez bir safra kesesinde bu kadar çok sayıda taş ile karşılaştım. Hastamızı şifa ile taburcu etmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Tüm ekip arkadaşlarıma teşekkür ediyor, hastamıza şifalar diliyorum” dedi.
Ameliyat sonrası genel durumu iyi olan hasta, kısa sürede sağlığına kavuşarak şifa ile taburcu edildi.
Bu vaka, erken tanı ve zamanında yapılan cerrahi müdahalenin önemini bir kez daha ortaya koydu.
Hastane Başhekimi Op. Dr. Reha Sermed Aygören, “Hastanemizde özellikli ameliyatlar artarak devam ediyor. Bu konuda hekimlerimiz ve yönetimimiz koordineli bir şekilde çalışmakta ve vatandaşlarımıza en kaliteli sağlık hizmeti verme noktasında son derece titiz davranmaktadır” dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2026/04/karin-agrisinin-nedeni-2067-tas-cikti-6141.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2026/04/karin-agrisinin-nedeni-2067-tas-cikti-6141.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2026/04/karin-agrisinin-nedeni-2067-tas-cikti-6141-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2026/04/karin-agrisinin-nedeni-2067-tas-cikti-6141.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/karin-agrisinin-nedeni-2067-tas-cikti/108785/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 19:51:20 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Bingöl’de Bir İlk: İleri Düzey Cerrahi Teknikler Uygulanmaya Başlandı]]></title>
			<description><![CDATA[Bingöl Devlet Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği’nde, daha önce uygulanmamış olan ileri düzey minimal invaziv cerrahi teknikleri başarıyla hayata geçirildi. Yapılan bu atılım, bölgedeki sağlık hizmetlerinin niteliğini bir üst seviyeye taşıdı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İzsiz ve Tek Kesili Ameliyatlar Dönemi
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Tural Ismayılov tarafından gerçekleştirilen operasyonlar kapsamında; vNOTES (vajinal yoldan izsiz cerrahi) ile tüp ligasyonu (BTL), histerektomi + BSO (rahim, yumurtalık ve tüplerin alınması), ayrıca single-port (tek girişli) laparoskopik miyomektomi ve over kistektomi ameliyatları başarıyla uygulandı.
Hasta Konforu Artıyor, İyileşme Süresi Kısalıyor
Yeni teknikler sayesinde hastalarda karın bölgesinde kesi olmadan ya da tek küçük kesi ile ameliyat yapılabiliyor. Bu durum, ameliyat sonrası ağrıyı azaltırken hastaların günlük yaşamlarına daha hızlı dönmesini sağlıyor.
“Büyük Merkezlerdeki İmkanları Bingöl’e Taşıdık”
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Op. Dr. Tural Ismayılov, amaçlarının büyük şehirlerde uygulanan modern cerrahi yöntemleri Bingöl’de de erişilebilir kılmak olduğunu belirtti. 
Ismayılov, minimal invaziv cerrahinin hasta konforunu artırdığını ve iyileşme sürecini hızlandırdığını vurguladı.
Başhekimden Yeni Hedef: Daha Geniş Hasta Grupları
Başhekim Op. Dr. Reha Sermed Aygören ise yapılan çalışmanın önemli bir gelişme olduğunu ifade ederek, bu yöntemlerin farklı branşlarda da uygulanabilmesi için çalışmaların sürdüğünü söyledi. 
Aygören, daha geniş hasta gruplarına ulaşmayı hedeflediklerini belirterek emeği geçen sağlık ekibine teşekkür etti.
Bingöl’de Modern Cerrahinin Kapısı Aralandı
Gerçekleştirilen bu ameliyatlarla birlikte Bingöl Devlet Hastanesi’nde kadın hastalıkları cerrahisinde modern ve ileri tekniklerin uygulanabileceği ortaya konmuş oldu. 
Bu gelişme, hem hastalar hem de bölge sağlık sistemi açısından önemli bir kazanım olarak değerlendiriliyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2026/04/bingol-de-bir-ilk-ileri-duzey-cerrahi-teknikler-uygulanmaya-baslandi-3483.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2026/04/bingol-de-bir-ilk-ileri-duzey-cerrahi-teknikler-uygulanmaya-baslandi-3483.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2026/04/bingol-de-bir-ilk-ileri-duzey-cerrahi-teknikler-uygulanmaya-baslandi-3483-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2026/04/bingol-de-bir-ilk-ileri-duzey-cerrahi-teknikler-uygulanmaya-baslandi-3483.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/bingol-de-bir-ilk-ileri-duzey-cerrahi-teknikler-uygulanmaya-baslandi/108776/</link>
			<pubDate>Fri, 10 Apr 2026 15:40:25 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Bingöl Devlet Hastanesi’ne Yeni Endoskopi ve Kolonoskopi Cihazı]]></title>
			<description><![CDATA[Bingöl Devlet Hastanesi’ne yeni nesil endoskopi ve kolonoskopi cihazı kazandırıldı. Kurulum işlemleri tamamlanan cihaz, hastanede hizmete alınarak vatandaşların kullanımına sunuldu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Sağlık hizmetlerinin etkinliğini ve erişilebilirliğini artırmaya yönelik çalışmalar kapsamında hastanedeki mevcut cihaza ek olarak ikinci endoskopi–kolonoskopi cihazı da devreye alındı. Yeni cihazla birlikte özellikle gastrointestinal sistem hastalıklarının tanı ve tedavi süreçlerinde kapasitenin önemli ölçüde artırılması hedefleniyor.
Yeni sistem sayesinde hastaların tanı süreçlerinin daha hızlı ilerlemesi ve sağlık hizmetlerinde verimliliğin artması bekleniyor. Cihazın aynı anda daha fazla hastaya işlem yapılmasına imkân sağlamasıyla birlikte randevu ve işlem süreçlerinin de kısalacağı belirtiliyor.
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Samet Tatlı, cihazın ilde sunulan sağlık hizmetlerinin niteliğini artıracağını söyledi. Tatlı, cihaz sayısının artırılmasıyla birlikte gastroenteroloji ve genel cerrahi uzmanlarının aynı anda işlem yapabileceğini belirterek, hastalara daha hızlı, güvenli ve doğru tanı imkânı sunulacağını ifade etti.
Yeni cihazın Bingöl’e kazandırılmasının önemli bir yatırım olduğunu vurgulayan Tatlı, vatandaşlara daha nitelikli ve ulaşılabilir sağlık hizmeti sunmak için çalışmaların devam edeceğini kaydetti.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2026/04/bingol-devlet-hastanesi-ne-yeni-endoskopi-ve-kolonoskopi-cihazi-8398.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2026/04/bingol-devlet-hastanesi-ne-yeni-endoskopi-ve-kolonoskopi-cihazi-8398.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2026/04/bingol-devlet-hastanesi-ne-yeni-endoskopi-ve-kolonoskopi-cihazi-8398-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2026/04/bingol-devlet-hastanesi-ne-yeni-endoskopi-ve-kolonoskopi-cihazi-8398.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/bingol-devlet-hastanesi-ne-yeni-endoskopi-ve-kolonoskopi-cihazi/108762/</link>
			<pubDate>Mon, 06 Apr 2026 23:14:23 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Bingöl’de Bir İlk: Çocuk Nörolojisi Polikliniği Hizmete Giriyor]]></title>
			<description><![CDATA[Bingöl’de sağlık alanında önemli bir adım daha atılıyor. Bingöl Devlet Hastanesi, ilde ilk kez açılacak olan Çocuk Nörolojisi Polikliniği ile çocuklara yönelik nörolojik hastalıkların tanı ve tedavisinde yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[11 Ağustos 2025 Pazartesi günü itibarıyla hizmet vermeye başlayacak olan poliklinikte, Uzm. Dr. Burcu Karakayalı görev yapacak. Poliklinik, Bingöl Devlet Hastanesi’nin Çocuk Poliklinikleri bölümünde faaliyet gösterecek.

Yeni açılacak poliklinik sayesinde, çocuklarda sıkça görülen epilepsi (sara), gelişim geriliği, baş ağrısı, kas hastalıkları, hareket bozuklukları ile nörometabolik ve nörogenetik hastalıklar gibi pek çok nörolojik rahatsızlığın tanı, takip ve tedavisi artık Bingöl’de, uzman bir hekim tarafından yürütülecek.

Bingöl İl Sağlık Müdürlüğü’nün desteğiyle hayata geçirilen bu hizmet için, Bingöl Devlet Hastanesi Başhekimliği başta İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Samet Tatlı olmak üzere emeği geçen tüm kişi ve kurumlara teşekkür etti.

Yeni sağlık hizmetinin Bingöl’e ve bölge halkına hayırlı olması temenni edildi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/08/bingol-de-bir-ilk-cocuk-norolojisi-poliklinigi-hizmete-giriyor-7146.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/08/bingol-de-bir-ilk-cocuk-norolojisi-poliklinigi-hizmete-giriyor-7146.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/08/bingol-de-bir-ilk-cocuk-norolojisi-poliklinigi-hizmete-giriyor-7146-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/08/bingol-de-bir-ilk-cocuk-norolojisi-poliklinigi-hizmete-giriyor-7146.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/bingol-de-bir-ilk-cocuk-norolojisi-poliklinigi-hizmete-giriyor/107892/</link>
			<pubDate>Fri, 08 Aug 2025 16:16:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Bingöl, Normal Doğumun Teşviki Alanında Örnek İller Arasında Yer Aldı]]></title>
			<description><![CDATA[
Sağlık Bakanlığı tarafından normal doğumun teşvikine yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında Bingöl, örnek iller arasında gösterildi. Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun katılımıyla Bilkent Yerleşkesi'nde düzenlenen “Normal Doğum Eylem Planı Değerlendirme Toplantısı”nda, Bingöl’ü temsilen Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Uzm. Dr. Ferhat Korkutata yer aldı.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
Toplantıda, normal doğumu teşvik etmek amacıyla Bingöl’de yürütülen başarılı çalışmaların altı çizilirken, ilin bu alandaki performansı takdir topladı. Sağlık Bakanı Prof. Dr. Memişoğlu, süreçte katkı sunan sağlık çalışanları adına teşekkür belgelerini Uzm. Dr. Ferhat Korkutata’ya takdim etti.

Yapılan açıklamada, bu önemli başarıda emeği geçen tüm sağlık çalışanlarına teşekkür edilerek, özverili çalışmalarının devamı temenni edildi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/07/bingol-normal-dogumun-tesviki-alaninda-ornek-iller-arasinda-yer-aldi-9927.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/07/bingol-normal-dogumun-tesviki-alaninda-ornek-iller-arasinda-yer-aldi-9927.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/07/bingol-normal-dogumun-tesviki-alaninda-ornek-iller-arasinda-yer-aldi-9927-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/07/bingol-normal-dogumun-tesviki-alaninda-ornek-iller-arasinda-yer-aldi-9927.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/bingol-normal-dogumun-tesviki-alaninda-ornek-iller-arasinda-yer-aldi/107845/</link>
			<pubDate>Wed, 23 Jul 2025 22:14:48 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Bingöl’de Tümör Kaynaklı Ölümler Türkiye Ortalamasının Üzerinde]]></title>
			<description><![CDATA[DEM Parti Bingöl Milletvekili Ömer Faruk Hülakü, TÜİK verilerine göre Bingöl’de tümör kaynaklı ölümlerin Türkiye ortalamasının üzerinde seyrettiğini belirterek, çevresel ve yapısal nedenlerin araştırılması için Meclis Araştırması açılmasını talep etti.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[DEM Parti Bingöl Milletvekili Ömer Faruk Hülakü, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2024 yılına ilişkin açıkladığı ölüm istatistikleri doğrultusunda, Bingöl’de tümör kaynaklı ölümlerin Türkiye ortalamasının üzerinde seyretmesi üzerine Meclis Araştırması açılması talebiyle TBMM’ye önerge sundu.

TÜİK verilerine göre, iyi ve kötü huylu tümörlerden kaynaklı ölümlerin en yüksek olduğu il yüzde 21,7 ile Ağrı olurken, ikinci sırada yüzde 21,4 ile Bingöl yer aldı. Türkiye genelinde bu oran yüzde 16,3 seviyesinde bulunuyor.

DEM Parti Milletvekili Hülakü, söz konusu oranın Türkiye ortalamasının yaklaşık 5 puan üzerinde olduğunu vurgulayarak, Bingöl’de halk sağlığını etkileyen çevresel, sosyoekonomik ve sağlık hizmetlerine erişim gibi birçok yapısal sorun bulunduğuna dikkat çekti.

Milletvekili Hülakü, Meclis Başkanlığı’na sunduğu önergede, “Bu ciddi tablo, halk sağlığını doğrudan etkileyen çok sayıda yapısal sorunu işaret etmektedir. Tarımda kullanılan kimyasal maddeler, çevre kirliliği, içme suyu kalitesi, sağlık hizmetlerine erişim ve erken teşhis imkanlarının yetersizliği gibi birçok etkenin birlikte ele alınması gerekmektedir” ifadelerine yer verdi.

Hülakü’den Meclis Araştırma Talebi
Hülakü, Anayasa’nın 98’inci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü’nün 104 ve 105’inci maddeleri uyarınca Bingöl’deki kanser vakalarının nedenlerinin araştırılması amacıyla Meclis Araştırması açılması çağrısında bulundu.

“Önleyici sağlık politikaları için bilimsel veri şart”
Önergenin gerekçesinde ise Bingöl’deki yüksek kanser oranlarının yalnızca bireysel yaşam tarzı ya da genetik faktörlerle açıklanamayacağını belirten Hülakü, şu değerlendirmelere yer verdi:

“Bu oranlar, Bingöl gibi kırsal ve çevresel faktörlerin doğrudan insan sağlığını etkilediği bir bölgede, tarımda kullanılan kimyasallar, pestisitler, hormon kalıntıları, madencilik faaliyetleri, hava ve su kirliliği gibi pek çok unsurla ilişkili olabilir. Ayrıca sağlık çalışanı yetersizliği, teşhis ve tedaviye erişim zorlukları da etkili olmaktadır. Tüm bu nedenlerin bilimsel ve çok yönlü şekilde incelenmesi, halk sağlığının korunması açısından büyük önem taşımaktadır.” 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/06/bingol-de-tumor-kaynakli-olumler-turkiye-ortalamasinin-uzerinde-6652.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/06/bingol-de-tumor-kaynakli-olumler-turkiye-ortalamasinin-uzerinde-6652.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/06/bingol-de-tumor-kaynakli-olumler-turkiye-ortalamasinin-uzerinde-6652-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/06/bingol-de-tumor-kaynakli-olumler-turkiye-ortalamasinin-uzerinde-6652.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/bingol-de-tumor-kaynakli-olumler-turkiye-ortalamasinin-uzerinde/107745/</link>
			<pubDate>Thu, 26 Jun 2025 21:53:14 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Kızılay Kan Bağış Tırı, Bingöl’de kan bağışı alacak]]></title>
			<description><![CDATA[Diyarbakır’a bağlı Güney Anadolu Bölge Kan Merkezi’nden Bingöl’e gelecek olan ‘Kan Bağışı Tırı’, 12-29 Haziran 2025 tarihleri arasında Genç Caddesi Türk Telekom İl Müdürlüğü Hizmet Binası’nın ön tarafında kurularak, 10:00-19:00 saatleri arasında destekçilerinden kan bağışı alacak.

]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türk Kızılay, hem düzenli kan bağışçısı oranını artırmak hem de mevsimsel olarak düşen kan bağışlarından dolayı azalan stok seviyesini ihtiyacı karşılayacak oranlara çıkarmak amacıyla ‘Birbirimize Candan Bağlıyız’ sloganıyla başlatılan kan bağışı kampanyasını sürdürüyor.

 

Kan bağışı hakkında toplumda farkındalık oluşturmak ve vatandaşları düzenli kan bağışına yönlendirmek amacıyla düzenli bilgilendirme ve etkinlikler yapılıyor. Kızılay, bölgedeki kan stoğu seviyesini yükseltmek, hastalara umut olmak için Bingöl’de 29 Haziran 2025 tarihine kadar kan bağışı alacak.

 

Kanın aciliyetinin yanında sürekli bir ihtiyaç olduğunu ve günlük kana ihtiyaç duyan birçok kişinin bulunduğunu belirten Türk Kızılay Diyarbakır Kan Bağış Merkezi Koordinatörü Mehmet Mücde, “Stoklarda sorun yaşamamak adına çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Kan ihtiyacının süreklilik olduğu ve ameliyat ve tedavilerin yerinde ve zamanında yapılması, vatandaşa karşı yetersiz ve eksik kalmamak adına tek kaynağı insan olan tüm vatandaşımızı kan bağışına davet ediyoruz” dedi.

 

HASTANELERDEKİ İHTİYAÇLARI BİRLİKTE GİDERELİM

‘Birbirimize Candan Bağlıyız’ sloganıyla kan bağışlarının kabul edileceğini söyleyen Mücde, “Azalan kan bağışlarını arttırmak ve hastanelerde kan stokunun sürdürülebilir seviyede tutmak, zamanında ameliyat ve tedavilerin gerçekleşebilmesi, vatandaşa hizmet noktasında eksik ve yetersiz kalmamak adına, siz değerli destek ve katılımlarınızla hastalarımıza karşı mahcup kalmayarak insani ve vicdani olan görevimizi her zamanki gibi yerine getirme çabasında yanımızda bulunmanız için değerli desteklerinize ihtiyacımız olacaktır. Tüm vatandaşlarımızı yeniden vefa borcunu,  insani ve vicdani sorumluluğunu her zamanki gibi göstermek adına 12-29 Haziran 2025 tarihleri arasında Genç Caddesi Türk Telekom İl Müdürlüğü Hizmet Binası önünde, 10.00-19.00 saatleri arasında kan bağışına davet ediyoruz. Hayat kurtarma adına üç kişiye umut, üç kişiye can olmak, doğaya bir fidan armağan etmek için kan bağış mobil aracımıza bekliyor olacağız. Gösterilen hassasiyetten dolayı yardımsever Bingöl halkımıza çok teşekkür ediyoruz, Allah razı olsun” diye konuştu.

 

15 DAKİKA AYIRARAK HAYAT KURTARABİLİRSİNİZ

Vatandaşlara kan bağışını noktasında çağrıda bulunan Mücde, “Sadece 15 dakikanızı ayırarak, belki bir kanser hastasına, belki bir diyaliz hastasına, belki kan uyuşmazlığı teşhisi konulan bir bebeğe, belki bir trafik kazasında yaralanan hastamıza Umut olabilirsiniz. Hayat kurtarma adına üç kişiye umut, üç kişiye can olmak, doğaya bir fidan armağan etmek için kan bağış mobil aracımıza bekliyor olacağız. Gösterilen hassasiyetten dolayı yardımsever Bingöl halkımıza çok teşekkür ediyoruz, Allah razı olsun. Bu duygu ve düşüncelerle tüm kadirşinas Bingöllü vatandaşlarımızı kan bağışına davet ediyorum” şeklinde konuştu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/06/kizilay-kan-bagis-tiri-bingol-de-kan-bagisi-alacak-4081_1.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/06/kizilay-kan-bagis-tiri-bingol-de-kan-bagisi-alacak-4081_1.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/06/kizilay-kan-bagis-tiri-bingol-de-kan-bagisi-alacak-4081-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/06/kizilay-kan-bagis-tiri-bingol-de-kan-bagisi-alacak-4081_1.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/kizilay-kan-bagis-tiri-bingol-de-kan-bagisi-alacak/107670/</link>
			<pubDate>Wed, 04 Jun 2025 16:51:14 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Uzmanlar Uyardı: Cenazelerde Dahi Önlem Şart!]]></title>
			<description><![CDATA[Kene kaynaklı Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı yeniden Türkiye gündeminde. Sivas, Amasya, Tokat, Erzincan, Giresun ve Yozgat'ta vakaların artması üzerine beş kişi hayatını kaybetti.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ Kene kaynaklı Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı yeniden Türkiye gündeminde. Sivas, Amasya, Tokat, Erzincan, Giresun ve Yozgat’ta vakaların artması üzerine beş kişi hayatını kaybetti. Uzmanlar, hastalığın yayılmasını önlemek için sadece bireysel değil, toplumsal düzeyde de koruyucu önlemler alınması gerektiğini vurgularken, cenaze işlemleri sırasında dahi özel tedbirlerin şart olduğunu belirtti.

Türkiye’de ilkbahar ve yaz aylarında sıklıkla görülen KKKA, genellikle enfekte kenelerin ısırmasıyla bulaşıyor. Ancak risk yalnızca ısırıkla sınırlı değil. Enfekte kenelerin çıkarılması sırasında bağırsak içeriğinin ciltle teması ya da hasta hayvanların kan ve vücut sıvılarıyla temas da bulaş riskini artırıyor. Ayrıca, hastalığın ileri evrelerinde bulunan bireylerle temas eden sağlık çalışanları da büyük risk altında.

Türkiye’de özellikle “Hyalomma” cinsi kenelerin KKKA açısından en tehlikeli tür olduğuna dikkat çekilirken, Kelkit Vadisi başta olmak üzere Orta Karadeniz, İç Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde vaka yoğunluğu gözlemleniyor. İklim değişikliği, hayvan hareketliliği ve doğa turizmi gibi etkenler, kenelerin daha önce görülmediği alanlara yayılmasına neden oluyor.

Belirtiler diğer hastalıklarla karıştırılabiliyor

Uzmanlar, hastalığın belirtilerinin sıklıkla diğer viral enfeksiyonlarla karıştırıldığını belirtiyor. Halsizlik, iştahsızlık, titreme, kas ve eklem ağrıları gibi belirtilerle başlayan hastalık; bazı durumlarda mide bulantısı, kusma ve ishal gibi şikâyetlerle seyrediyor. Ağır vakalarda ise diş eti, burun ve mide-bağırsak bölgelerinde kanamalar ile ölümcül beyin kanamaları yaşanabiliyor.

Kene temasına karşı hayati uyarı

Kenelerin en sık tutunduğu bölgelerin kulak arkası, koltuk altı, kasık ve diz arkası olduğuna dikkat çeken uzmanlar, keneye çıplak elle dokunulmaması gerektiğini belirtiyor. Kenenin bez ya da eldivenle dikkatlice çıkarılması ve alkol içeren kapalı bir kutuda imha edilmesi gerekiyor. Kişi keneyi kendisi çıkaramıyorsa, vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiği vurgulanıyor.

Risk grubundakiler uyarıldı

Tarım ve hayvancılıkla uğraşanlar, doğa sporlarıyla ilgilenenler ve mezbaha çalışanlarının yüksek risk grubunda yer aldığı belirtiliyor. Açık renkli giysiler giyilmesi, pantolon paçalarının çorap içine sokulması, düzenli vücut kontrolü yapılması gibi basit önlemlerle korunmanın mümkün olduğu ifade ediliyor. Kenesavar spreylerin ise yüzde yüz etkili olmadığı uyarısı yapılıyor. 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/05/uzmanlar-uyardi-cenazelerde-dahi-onlem-sart-1011.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/05/uzmanlar-uyardi-cenazelerde-dahi-onlem-sart-1011.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/05/uzmanlar-uyardi-cenazelerde-dahi-onlem-sart-1011-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/05/uzmanlar-uyardi-cenazelerde-dahi-onlem-sart-1011.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/uzmanlar-uyardi-cenazelerde-dahi-onlem-sart/107641/</link>
			<pubDate>Thu, 29 May 2025 11:20:05 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Normal Doğumu Teşvik Eden Ebelik Eğitimi Başladı]]></title>
			<description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı tarafından başlatılan ve ülke genelinde sürdürülen “Doğal Olan Normal Doğum Eylem Planı” kapsamında, ilimizde ebelik eğitimlerinin ilki gerçekleştirildi. Eğitimin açılış programında İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Samet Tatlı, katılımcılara hitap etti.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Eğitimin ilkini başlatmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirten Uzm. Dr. Tatlı, il dışından gelen misafirlere “hoş geldiniz” diyerek katkılarından dolayı teşekkür etti.

“Ebelerimiz rollerini artık daha etkin sürdürecek”

Ebeliğin, insanlık tarihi kadar eski ve en kıymetli mesleklerden biri olduğunu vurgulayan Tatlı, “Gebelik, doğum ve doğum sonrası tüm süreçlerde aktif rol alan ebelerimizin, bu rollerini artık daha etkin bir şekilde sürdürmesini bekliyoruz” dedi.

Koruyucu sağlık hizmetlerinden doğum stresinin yönetimine, doğumun sağlıklı bir şekilde ilerlemesinden normal doğumun teşvikine kadar birçok alanda ebelerin özveriyle çalıştığını dile getiren Tatlı, emeklerine dikkat çekti.

“Ebelerimizin emeğine birebir şahit oldum”

Hem sahada sağlık hizmeti sunduğu dönemlerde hem de yöneticilik görevinde ebelerin çabalarına yakından tanıklık ettiğini belirten İl Sağlık Müdürü, “Hepsine gönülden teşekkür ediyor; ilimizde ve ülkemizde normal doğum oranlarının artmasını temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.

Program sonunda eğitimin planlanmasında emeği geçen birimlere teşekkür eden Tatlı, tüm katılımcılara da verimli bir eğitim süreci diledi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/05/normal-dogumu-tesvik-eden-ebelik-egitimi-basladi-7541.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/05/normal-dogumu-tesvik-eden-ebelik-egitimi-basladi-7541.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/05/normal-dogumu-tesvik-eden-ebelik-egitimi-basladi-7541-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/05/normal-dogumu-tesvik-eden-ebelik-egitimi-basladi-7541.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/normal-dogumu-tesvik-eden-ebelik-egitimi-basladi/107627/</link>
			<pubDate>Mon, 26 May 2025 16:34:16 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Devlet Hastanesi’nde Uyluk Dokusu ile Septum Onarımı Yapıldı]]></title>
			<description><![CDATA[Bingöl Devlet Hastanesi Kulak Burun Boğaz (KBB) Uzmanı Uzm. Dr. Tolga Karayazı ve ekibi, kentte ilk kez gerçekleştirilen bir operasyonla uyluk (üst bacak) bölgesinden alınan fascia lata dokusu kullanarak endoskopik septal perforasyon onarımı yaptı.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Operasyon hakkında bilgi veren Uzm. Dr. Karayazı, burnun sağ ve sol boşluklarını ayıran septumun bütünlüğünün nefes alma, nemlendirme ve filtreleme gibi fonksiyonlar açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Karayazı, septumda oluşan deliklerin hastalarda burun kanaması, kabuklanma ve nefes alırken ses çıkması gibi sorunlara yol açabileceğini belirtti.

Başhekim Op. Dr. Reha Sermed Aygören ise gerçekleştirilen operasyonun Bingöl’deki sağlık hizmetlerinin gelişimine önemli katkı sağladığını ifade ederek, “Vatandaşlarımızın nitelikli sağlık hizmetlerine ulaşabilmesi en temel önceliğimizdir. Böyle özellikli operasyonların yapılması bizleri son derece memnun etmektedir. Hekimimize ve ekibine teşekkür ediyorum” dedi.

Ameliyatın Aşamaları Şu Şekilde Gerçekleştirildi:


	Hazırlık ve Anestezi: Operasyon, genel anestezi altında başlatıldı.
	Endoskopik Giriş: Burun içine kamera yardımıyla girilerek perforasyonun boyutu ve yeri belirlendi.
	Fasya Lata Alımı: Hastanın üst bacak (uyluk) bölgesinden küçük bir kesiyle fascia lata dokusu çıkarıldı.
	Greft Yerleştirme: Septumdaki delik çevresi hazırlanarak alınan greft dikkatlice yerine yerleştirildi ve sabitlendi.
	Mukozal Flepler ve Destek: Greftin her iki yanına mukozal flepler döndürüldü, ardından destek tamponlar yerleştirildi.

]]></content:encoded>
		    <image>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/05/devlet-hastanesi-nde-uyluk-dokusu-ile-septum-onarimi-yapildi-2872.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/05/devlet-hastanesi-nde-uyluk-dokusu-ile-septum-onarimi-yapildi-2872.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/05/devlet-hastanesi-nde-uyluk-dokusu-ile-septum-onarimi-yapildi-2872-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/05/devlet-hastanesi-nde-uyluk-dokusu-ile-septum-onarimi-yapildi-2872.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/devlet-hastanesi-nde-uyluk-dokusu-ile-septum-onarimi-yapildi/107619/</link>
			<pubDate>Fri, 23 May 2025 18:20:22 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[FDA’dan Önemli Aşı Uyarısı: 16-25 Yaş Arası Erkeklerde Kalp Riski Artıyor]]></title>
			<description><![CDATA[ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), Pfizer-BioNTech ve Moderna tarafından saklanan mRNA tabanlı Kovid-19 aşılarına yönelik uyarı etiketleri güncellendi.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), Pfizer-BioNTech ve Moderna tarafından saklanan mRNA tabanlı Kovid-19 aşılarına yönelik uyarı etiketleri güncellendi. Yeni düzenlemeye göre, 16-25 yaş arası erkeklerde aşı sonrası kalp kası (miyokardit) ve kalp zarı (perikardit) hastalıkları riskinin daha yüksek olduğu belirtildi. FDA, üretici firmalardan etiketlerini bu doğrultuda revize etmelerini talep etti.

FDA’nın 17 Nisan 2025 tarihinde Pfizer-BioNTech’in “Comirnaty” ve Moderna’nın “Spikevax” aşıları için gönderdiği resmi mektuplar, 22 Mayıs’ta kamuoyuyla paylaşıldı. Belgelerde, yeni verilerdeki dalgalanma kapsamının genişletildiği ifade edildi.

Daha önce Moderna aşısı için 18-24 yaş, Pfizer aşısı için ise 12-17 yaş grubundaki erkeklerde kalp iltihabı riski olduğu bildirilmişti. Ancak güncellemeyle her iki aşı için de yaş aralığının 16-25 olduğu belirlendi.

FDA’nın yayımladığı genel uyarı uyarısında, “2023-2024 döneminde uygulanan mRNA aşılarının ardından, miyokardit ve/veya perikardit vakalarının en yüksek gözlem görülme oranı 16-25 yaş arası erkek bireylerde tespit edilmiştir” denildi. Bu yaş grubunda, milyon doz aşı başına yaklaşık 8 vakalık bir görülme oranı rapor edildi. Uzmanlar, bu oranın nadir olduğunu vurgularken, toplu dosyaların alınmasının çizildiğini söylüyor.

FDA, riskin “seyrek” olarak etiketlendiğini ve mRNA aşılarının genel fayda/risk oranında artış gösterdiğini belirtti. Kamu sağlığı açısından şeffaf bilgilendirme ilkesinin öneminin vurgulandığı, bu uyarıların yerinde tutulabilmesi için hayati öneme sahip olduğu ifade edildi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/05/fda-dan-onemli-asi-uyarisi-16-25-yas-arasi-erkeklerde-kalp-riski-artiyor-5965.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/05/fda-dan-onemli-asi-uyarisi-16-25-yas-arasi-erkeklerde-kalp-riski-artiyor-5965.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/05/fda-dan-onemli-asi-uyarisi-16-25-yas-arasi-erkeklerde-kalp-riski-artiyor-5965-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/05/fda-dan-onemli-asi-uyarisi-16-25-yas-arasi-erkeklerde-kalp-riski-artiyor-5965.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/fda-dan-onemli-asi-uyarisi-16-25-yas-arasi-erkeklerde-kalp-riski-artiyor/107614/</link>
			<pubDate>Thu, 22 May 2025 18:22:57 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Bingöl’de Fizik Tedavi Hizmetlerinde Yeni Dönem]]></title>
			<description><![CDATA[Bingöl’de Fizik Tedavi Hizmetlerinde Yeni Dönem: Genç, Solhan ve Karlıova’da FTR Poliklinikleri Hizmet Vermeye Başladı. İlçeler Güçlendirilmeye Devam Ediliyor. 
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Bingöl İl Sağlık Müdürlüğü, sağlık hizmetlerinin yerinde ve etkin sunulması hedefi doğrultusunda önemli bir yatırımı daha hayata geçirdi. Genç, Solhan ve Karlıova ilçelerinde hizmet vermeye başlayan Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon (FTR) Poliklinikleri, vatandaşlara daha hızlı, erişilebilir ve kaliteli sağlık hizmeti sunmak amacıyla hasta kabulüne başladı. Pazartesi günleri Karlıova'da, salı ve çarşamba günleri Genç'te, perşembe ve cuma günleri Solhan ilçemizde hizmet verecek FTR polikliniklerimiz ihtiyaç görülmesi halinde hizmet gün sayıları arttirilacaktır. 

Yeni açılan FTR poliklinikleri; kas-iskelet sistemi hastalıkları, bel ve boyun fıtıkları, romatizmal rahatsızlıklar, felç sonrası hareket kayıpları, ortopedik ameliyatlar sonrası rehabilitasyon süreçleri ve spor yaralanmaları gibi çok sayıda fiziksel sorunun tanı ve tedavisinde önemli bir rol üstlenecek. Daha önce bu tür hizmetler için il merkezine gitmek zorunda kalan vatandaşlar, artık kendi ilçelerinde fizik tedavi hizmetlerinden faydalanabilecek.

İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Samet Tatlı, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“Vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerine yerinde ve zamanında ulaşabilmesi bizim için öncelikli bir hedeftir. Bu dogrultuda ilçelerimizi güçlendirmeye devam edeceğiz. Fizik tedavi ve rehabilitasyon, yaşam kalitesini doğrudan etkileyen ve süreklilik gerektiren bir tedavi alanıdır. Bu nedenle ilçelerimizde bu hizmetin sunulmaya başlanması çok kıymetlidir. Hem hasta konforu hem de sağlık hizmetlerinin etkinliği açısından bu hizmeti çok önemsiyor, ilçelerimize hayırlı olmasını diliyoruz.” 

Pazartesi günleri Karlıova'da, salı ve çarşamba günleri Genç'te, perşembe ve cuma günleri Solhan ilçemizde hizmet verecek FTR polikliniklerimiz ihtiyaç görülmesi halinde hizmet gün sayıları arttirilacaktır.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/05/bingol-de-fizik-tedavi-hizmetlerinde-yeni-donem-9337.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/05/bingol-de-fizik-tedavi-hizmetlerinde-yeni-donem-9337.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/05/bingol-de-fizik-tedavi-hizmetlerinde-yeni-donem-9337-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/05/bingol-de-fizik-tedavi-hizmetlerinde-yeni-donem-9337.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/bingol-de-fizik-tedavi-hizmetlerinde-yeni-donem/107585/</link>
			<pubDate>Tue, 13 May 2025 14:24:27 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Sağlık Haftası Genç’te Renkli Görüntülere Sahne Oldu!]]></title>
			<description><![CDATA[Bingöl’ün Genç ilçesinde, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından Sağlık Haftası dolayısıyla düzenlenen kutlama programı yoğun katılımla gerçekleştirildi.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Şehit Hakan Akdere Kültür Merkezi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Günün anlam ve önemine dair yapılan konuşmaların ardından, Genç İbn-i Sina Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri tarafından şiirler seslendirildi.

Program, müzik dinletisinin ardından öğrencilerin sahnelediği “Sağlıkta Şiddet” konulu anlatı ve “Acil Servis” adlı tiyatro gösterisiyle devam etti.

Etkinliğe Genç Kaymakamı Muhammet Güzel, İlçe Milli Eğitim Müdürü Mahir Kaya, İlçe Jandarma Komutanı Sinan Sert, kurum amirleri, öğretmenler, öğrenciler ve öğrenci velileri katıldı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/05/saglik-haftasi-genc-te-renkli-goruntulere-sahne-oldu-9100.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/05/saglik-haftasi-genc-te-renkli-goruntulere-sahne-oldu-9100.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/05/saglik-haftasi-genc-te-renkli-goruntulere-sahne-oldu-9100-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/05/saglik-haftasi-genc-te-renkli-goruntulere-sahne-oldu-9100.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/saglik-haftasi-genc-te-renkli-goruntulere-sahne-oldu/107568/</link>
			<pubDate>Fri, 09 May 2025 21:00:48 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Bingöl Devlet Hastanesi’nde Tek Delikten Başarılı Ameliyat!]]></title>
			<description><![CDATA[Bingöl Devlet Hastanesi'nde İlk Kez Tek Delikten Kapalı Apandisit Ameliyatı Yapıldı.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Bingöl Devlet Hastanesi, modern cerrahi teknikler kapsamında önemli bir başarıya imza attı. Hastanede ilk defa “single port laparoskopik apendektomi” yöntemiyle tek delikten kapalı apandisit ameliyatı gerçekleştirildi.

Ameliyat, Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Mustafa Aykut Dadaşoğlu tarafından başarıyla uygulandı. Göbek deliğinden açılan tek bir küçük kesi ile yapılan bu yöntem sayesinde hastaların daha az ağrı çektiği, iyileşme sürecinin hızlandığı ve estetik olarak neredeyse hiç iz kalmadığı belirtildi.

Op. Dr. Dadaşoğlu, yaptığı açıklamada, “Hastalarımızın konforunu ve sağlığını en üst düzeyde korumak için minimal invaziv cerrahi tekniklerini kullanıyoruz. Single port laparoskopi, modern tıbbın önemli yeniliklerinden biri. Bu tekniği Bingöl’de başarıyla uygulamaktan gurur duyuyoruz” dedi. 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/04/bingol-devlet-hastanesi-nde-tek-delikten-basarili-ameliyat-5708.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/04/bingol-devlet-hastanesi-nde-tek-delikten-basarili-ameliyat-5708.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/04/bingol-devlet-hastanesi-nde-tek-delikten-basarili-ameliyat-5708-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/04/bingol-devlet-hastanesi-nde-tek-delikten-basarili-ameliyat-5708.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/bingol-devlet-hastanesi-nde-tek-delikten-basarili-ameliyat/107463/</link>
			<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 18:13:43 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Sağlıkta Devrim: Bingöl’e 4 Sedyeli Ambulans Geldi]]></title>
			<description><![CDATA[Bingöl'de ilk kez hizmete giren 4 sedyeli yeni ambulans, özellikle çoklu yaralanma vakalarında ekiplere operasyonel avantaj sağlayacak.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ Sağlık Bakanlığı, acil sağlık hizmetlerinin kesintisiz ve etkin şekilde yürütülmesi, ambulans filosunun güçlendirilmesi ve modernizasyonu kapsamında Bingöl İl Sağlık Müdürlüğü’ne 4 sedyeli yeni ambulans tahsis etti. Bingöl’de ilk kez hizmete giren bu ambulans, özellikle çoklu yaralanma vakalarında ekiplere operasyonel avantaj sağlayacak. Yeni araç, il genelinde acil müdahale kapasitesinin artırılmasında önemli bir rol oynayacak.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/03/saglikta-devrim-bingol-e-4-sedyeli-ambulans-geldi-7746.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/03/saglikta-devrim-bingol-e-4-sedyeli-ambulans-geldi-7746.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/03/saglikta-devrim-bingol-e-4-sedyeli-ambulans-geldi-7746-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/03/saglikta-devrim-bingol-e-4-sedyeli-ambulans-geldi-7746.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/saglikta-devrim-bingol-e-4-sedyeli-ambulans-geldi/107429/</link>
			<pubDate>Wed, 26 Mar 2025 15:26:09 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[14 Mart Tıp Bayramı’nda Sağlık Çalışanlarından Grev Kararı]]></title>
			<description><![CDATA[Aile hekimleri, ebe ve hemşireler, Kasım ayından bu yana süren eylemlerine devam ederek, sağlıkta şiddetle mücadele ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi talepleriyle 14 Mart Tıp Bayramı'nda tekrar iş bırakacak.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Sağlık çalışanları, 14 Mart Tıp Bayramı’nda bir kez daha greve gitme kararı aldı. Aile hekimleri, ebe ve hemşireler, Kasım ayından bu yana süren eylemlerine devam ediyor. Taleplerine karşılık alamadıklarını belirten sağlık çalışanları, sağlıkta şiddetle mücadele ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi için iş bırakacak.

Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Derya Mengücük, Sağlık Bakanlığı’na yönelik sert eleştirilerde bulunarak, sağlık çalışanlarının fedakarca hizmet verdiğini ve bu emeğin küçümsenmemesi gerektiğini vurguladı. Mengücük, Sağlık Bakanlığı’nın, çalışanlarının can güvenliği, çalışma koşulları ve ücretlerinin iyileşmesi için en üst düzeyde çaba göstermesi gerektiğini ifade etti.

Eylemde, sağlık çalışanları performansa dayalı ve teşviklere bağlı ödeme sisteminin yerine sabit ve emekliliğe yansıyan tek maaş talep ettiklerini yineledi. Ayrıca, Aile Hekimliği Yönetmeliği’nin, meslek örgütleri ve çalışanlarla birlikte yeniden hazırlanması gerektiğini belirttiler.

Aile Sağlığı Merkezi (ASM) çalışanları, taleplerinin karşılanmaması nedeniyle 14 Mart’ta iş bırakacaklarını duyurdular. Sağlık çalışanlarının bu kararlı duruşu, sağlık sektöründeki ciddi sorunlara dikkat çekmeye devam ediyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/03/14-mart-tip-bayrami-nda-saglik-calisanlarindan-grev-karari-4697.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/03/14-mart-tip-bayrami-nda-saglik-calisanlarindan-grev-karari-4697.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/03/14-mart-tip-bayrami-nda-saglik-calisanlarindan-grev-karari-4697-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/03/14-mart-tip-bayrami-nda-saglik-calisanlarindan-grev-karari-4697.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/14-mart-tip-bayrami-nda-saglik-calisanlarindan-grev-karari/107394/</link>
			<pubDate>Mon, 10 Mar 2025 13:50:51 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Türkiye'nin İlk "Anne Dostu Hastanesi" Unvanını Kazandı!]]></title>
			<description><![CDATA[Bingöl Devlet Hastanesi, 2025 yılı itibarıyla Türkiye'nin ilk "Anne Dostu Hastanesi" unvanını kazandı.

]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Bingöl Devlet Hastanesi, Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen "Anne Dostu Hastane Programı" kapsamında 2025 yılının ilk Anne Dostu Hastanesi unvanını almaya hak kazandı.

Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü ve Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü iş birliğiyle yürütülen program kapsamında, Ulusal Anne Dostu Hastane Değerlendirme Ekibi tarafından yapılan incelemelerde, Bingöl Devlet Hastanesi tüm kriterleri başarıyla yerine getirdi.

İnsanların hayatlarında gururla anlatacakları hikâyelerin olması gerektiğini ifade eden İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Samet Tatlı, Başhekimlik döneminden itibaren çalışmalarına başladıkları hastaneye hep birlikte güzel bir hikâye yazdıklarını belirtti. Tatlı, “Bu hikâyeyi her geçen gün başarılarla taçlandırarak bir hedefimize daha ulaşmanın mutluluğunu yaşıyorum” dedi. Ayrıca, Anne Dostu Hastane unvanının, sağlık hizmetlerindeki kalitenin artırılması ve annelerin daha güvenli bir ortamda doğum yapmalarının hedeflendiğinin altını çizdi.
 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/02/tu-rkiye-nin-i-lk-anne-dostu-hastanesi-unvanini-kazandi-2947_1.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/02/tu-rkiye-nin-i-lk-anne-dostu-hastanesi-unvanini-kazandi-2947_1.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/02/tu-rkiye-nin-i-lk-anne-dostu-hastanesi-unvanini-kazandi-2947-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/02/tu-rkiye-nin-i-lk-anne-dostu-hastanesi-unvanini-kazandi-2947_1.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/tu-rkiye-nin-i-lk-anne-dostu-hastanesi-unvanini-kazandi/107368/</link>
			<pubDate>Sat, 22 Feb 2025 13:38:57 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Karlıova’da Slikozis hastalığında ölenlerin sayısı 31’e yükseldi]]></title>
			<description><![CDATA[İstanbul’da kot taşlama işçiliği yaparken silikozis hastalığına yakalanan 6 çocuk babası İdris Demir (40), Diyarbakır’da tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. Bingöl’ün Karlıova ilçesinde bu hastalıktan ölenlerin sayısı 31’e yükseldi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İstanbul Esenyurt’ta, 2000’li yıllar arasında ‘merdiven altı’ diye tabir edilen kot kumlama atölyelerinde çalıştıktan sonra silikozis denilen akciğer hastalığına yakalanan işçilerden İdris Demir tedavi gördüğü Diyarbakır Eğitim ve Araştırma  Hastanesi’nde yaşamını yitirdi. 6 çocuk babası Demir’in ölümüyle, silikozis hastalığından Bingöl’ün Karlıova  ilçesinden hayatını kaybedenlerin sayısı 31’e yükseldi. Demir’in cenazesi Karlıova ilçesine bağlı Taşlıçay köyünde defin edildi.

Türkiye genelinde Slikozis hastalarının sorunlarıyla ilgilenen Eğitim ve Toplum Gönüllüsü Semiramis Karaarslan, Silikozis hastalarımızdan Ülkemizde 79, Taşlıçay'da 6 çocuk sahibi İdris Demir ile 31'inci kaybımızı ile bir kez daha içimiz yandı. 

Merdiven altı, sigortasız, ruhsatsız kot kumlama (taşlama) atölyelerindeki çalıştırılan silikozis hastalarının dramında iş yerleri kapatıldı ama çektikleri sıkıntılar ve acılar hep devam etti. İdris Demir’de kuzenleri  Naif, Faysal ve Naif‘in oğlu 23 yaşındaki Nejat'ı daha önce kaybetmiştik. Bu köyde halen yatalak ve yaşamlarını oksijen makinesine bağlı şekilde devam etmekteolan birçok gencimiz var. Taşlıçay'a gidip, elimden geldiğince, ellerinden tutmaya çalıştım yıllardan beri. Zaman zaman köyde elektriklerin kesilmesi, onların nefessiz kalmalarına neden oldu.Nefesi çıkmayan bu canların sesi olmaya çalıştık.

İstanbul’da, 1990- 2000’li yılları arasında ‘merdiven altı’ diye tabir edilen kot kumlama atölyelerinde çalışan ve yasadan faydalanamayan diğer hastalarımızın da Malulen Emekli olmalarını beklemekteyiz. Eski dönemde ‘Malulen Emekli’ olamayanlara, şu an ‘Engelli Maaşı’ alanlara Malulen Emekli olabilmeleri adına bir hak daha tanınması için devlet yetkililerine çağrıda bulunmak istiyorum. Daha önce devletimiz çıkardığı yasayla bu işte çalışan evlatlarımız malulen emekli oldu. Ama bazıları maalesef bu yasadan faydalanamadı ve sadece engelli maaşı ile geçimlerini sağlıyor. Bu hastalarımızın hayatları zorlukla geçiyor, yetkililerden ricamız yasadan faydalanmayanlara bir hak daha tanınması. Aldığımız her Silikozis hastası ölüm haberinde canımızdan can gidiyor. Cennet mekanları olsun evlatlarımızın. Biz bu kadar yanarken, acılı ailelere sabır diliyorum. Kotlar beyazladı, onların hayatı karardı. Bir yandan hastalıkla, diğer yandan maddi imkansızlıkla mücadele eden bu canlarımıza sahip çıkmak bir insanlık görevi diye düşünüyorum” dedi.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/02/karliova-da-slikozis-hastaliginda-olenlerin-sayisi-31-e-yukseldi-3078.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/02/karliova-da-slikozis-hastaliginda-olenlerin-sayisi-31-e-yukseldi-3078.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/02/karliova-da-slikozis-hastaliginda-olenlerin-sayisi-31-e-yukseldi-3078-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/02/karliova-da-slikozis-hastaliginda-olenlerin-sayisi-31-e-yukseldi-3078.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/karliova-da-slikozis-hastaliginda-olenlerin-sayisi-31-e-yukseldi/107345/</link>
			<pubDate>Tue, 11 Feb 2025 13:51:17 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[SİGARAYI BIRAKMAK İÇİN YARIN SİZİN İÇİN ÇOK GEÇ OLABİLİR]]></title>
			<description><![CDATA[YEŞİL YILDIZ BAĞIMLILIKLARLA MÜCADELE DERNEĞİ BİNGÖL İl BAŞKANI ŞAHİN GÜLTEKİN’İN 9 ŞUBAT SİGARA BIRAKMA GÜNÜ İLE İLGİLİ BASIN AÇIKLAMASI 
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Dünyada olduğu gibi ülkemizde de yaygın kullanılan tütün ürünleri; bağımlılık yapıcı etkileri yanında, kanser, kalp damar hastalıkları, KOAH gibi pek çok önlenebilir hastalık sebepleri arasında ilk sırada yer almaktadır. 9 Şubat tarihi, toplumda sağlıklı yaşam bilincini geliştirmek, tütün kullanımı ve zararları konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla ülkemizde “Sigarayı Bırakma Günü” olarak kutlanmaktadır.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre her yıl 4,9 milyon kişinin, sigara nedeniyle oluşan hastalıklar yüzünden yaşamı sona eriyor. 2025 yılında bu rakamın 10 milyona çıkması bekleniyor. Bu rakamın 7 milyonunun Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde olacağı belirtiliyor. 1.25 milyar sigara tiryakisi olan dünyada, bu rakamın 2025 yılında 1.6 milyar kişiye ulaşacağı tahmin ediliyor. Ülkemizde sigara içen sayısının % 30’larda olduğu ve 17 milyon kişinin bağımlı olduğu iletiliyor. Sigarayı bırakmaktan çok bırakmaya karar verme aşaması zorlu oluyor ve bu nedenle kesinlikle destek alarak bırakmaya çalışmak büyük önem taşıyor

Tütün mamulleri ve bunların başında da sigara kullanımı giderek yaygınlaşıyor. 2015 verilerine göre, tüm dünyada 15 yaş üstü 942 milyon erkek, 175 milyon kadın sigara içiyor. On beş yaş altı gençlerde de sigara içme oranları her yıl giderek artıyor. 

İSTEKLE BAŞA ÇIKMAK
Tütün kullanmadan önce geciktirebildiğiniz kadar geciktirin.
10 kez derin nefes alıp yavaşça vererek rahatlamaya çalışın.
Kendinizi oyalayacak şeyler bulun (spor vb.)
Dişlerinizi sık sık fırçalayın.
Bol su için.
Bol C vitamini alın.
Tetikleyici etkenlerden uzak durun (içen arkadaşlar, ortam vb.)
Fizik egzersiz yapın (koşu vb.)
Duş yapın.
Sakız çiğneyin.
Meyve suyu veya bitki çayı için.
Bol meyve ve sebze yiyin.
Tütün içtiğin ortamdaki eşyaların yerlerini değiştirin.
Yemekten sonra yürüyüş yapın.

Sağlık Bakanlığı sigara bırakma 171 hattından destek alın
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/02/sigarayi-birakmak-icin-yarin-sizin-icin-cok-gec-olabilir-4252_1.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/02/sigarayi-birakmak-icin-yarin-sizin-icin-cok-gec-olabilir-4252_1.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/02/sigarayi-birakmak-icin-yarin-sizin-icin-cok-gec-olabilir-4252-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/02/sigarayi-birakmak-icin-yarin-sizin-icin-cok-gec-olabilir-4252_1.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/sigarayi-birakmak-icin-yarin-sizin-icin-cok-gec-olabilir/107343/</link>
			<pubDate>Sun, 09 Feb 2025 18:20:47 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Genç Devlet Hastanesi’nde Yoğun Bakım ve Kan Transfüzyon Merkezi Hizmete Açıldı]]></title>
			<description><![CDATA[Genç Devlet Hastanemizde Sağlıklı Türkiye Yüzyılı misyonumuzla vatandaşlarımıza daha kapsamlı ve nitelikli sağlık hizmeti sunma hedefi doğrultusunda önemli bir adım daha atarak 4 Yataklı Birinci Basamak Yoğun Bakım Ünitesi ve Kan Transfüzyon Merkezi ile birlikte aynı anda hizmete açılmıştır. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Genç Devlet Hastanesi bünyesinde kısa bir süre önce açılması planlanan yoğun bakım ünitemiz, bugün itibarıyla ilk hasta kabulünü gerçekleştirerek hizmet vermeye başlamıştır. Birinci Basamak Yoğun Bakım birimin açılmasıyla birlikte, kritik sağlık durumlarındaki hastalarımız için ileri düzey tedavi hizmeti artık Genç ilçemizde de sunulabilecektir. 

 

Bunun yanı sıra, Kan Transfüzyon Merkezinin hizmete açılmasıyla birlikte kan ve kan ürünleri ihtiyacının zamanında karşılanması mümkün hale gelmiştir. Merkezimiz, özellikle cerrahi müdahaleler, doğum ve acil sağlık durumlarında hızlı ve güvenilir çözümler sunarak sağlık hizmetlerinin gelişmesine de katkı sunacaktır.

 

İl Sağlık Müdürlüğünden Değerlendirme

 

İl Sağlık Müdürümüz Uzm. Dr. Samet Tatlı, yeni hizmetlerle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu:

“Yoğun bakım hizmetleri, sağlık altyapımızın en kritik bileşenlerinden biridir. Genç ilçemizde bu hizmeti hayata geçirerek, vatandaşlarımızın daha ulaşılabilir ve kapsamlı bir sağlık hizmetine kavuşmalarını sağladık. Hastanemizin yoğun bakım ünitesi, en modern tıbbi ekipmanlarla donatılmış olup, gerekli tüm fiziksel çalışmalar da tamamlanmıştır. 

 

Kan Transfüzyon Merkezimiz, Genç Devlet Hastanesine kazandırdığımız bir diğer önemli sağlık hizmetlerimizden birisidir. Kan ve kan ürünleri, pek çok tedavi sürecinin temel unsurlarından biridir ve bu merkezin açılması, hem hastalarımızın ihtiyaçlarına zamanında yanıt verebilmek hem de sağlık hizmetlerinin kalitesini artırmak açısından büyük bir adımdır. 

 

Bu gelişmeler, vatandaşlarımızın sağlık ihtiyaçlarına zamanında yanıt verme ve sağlık hizmetlerini daha erişilebilir kılma çabamızın bir parçasıdır. Bu sürecin tamamlanmasında katkı sunan hastane yönetimine, sağlık personelimize ve desteklerini esirgemeyen tüm kurum yöneticilerimize teşekkür ederim. İl Sağlık Müdürlüğü olarak, ilimizin her köşesine sağlık hizmetlerini eşit ve kaliteli şekilde ulaştırma gayretimizi sürdüreceğiz.”
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/01/genc-devlet-hastanesi-nde-yogun-bakim-ve-kan-transfuzyon-merkezi-hizmete-acildi-3680.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/01/genc-devlet-hastanesi-nde-yogun-bakim-ve-kan-transfuzyon-merkezi-hizmete-acildi-3680.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/01/genc-devlet-hastanesi-nde-yogun-bakim-ve-kan-transfuzyon-merkezi-hizmete-acildi-3680-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/01/genc-devlet-hastanesi-nde-yogun-bakim-ve-kan-transfuzyon-merkezi-hizmete-acildi-3680.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/genc-devlet-hastanesi-nde-yogun-bakim-ve-kan-transfuzyon-merkezi-hizmete-acildi/107303/</link>
			<pubDate>Thu, 16 Jan 2025 15:13:28 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Bingöl’de Sağlık Hizmetlerine Yoğun İlgi]]></title>
			<description><![CDATA[2024 yılı boyunca Bingöl genelindeki hastanelerde sunulan sağlık hizmetleri, vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılandı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ 2024 yılı boyunca Bingöl genelindeki hastanelerde sunulan sağlık hizmetleri, vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılandı. “Sağlıklı Türkiye Yüzyılı” hedefleri doğrultusunda yapılan yatırımlar, şehrin sağlık hizmetlerinde çarpıcı bir başarı hikâyesi oluşturdu.

1.5 Milyon Kişi Birinci Basamak Sağlık Kuruluşlarına Başvurdu

2024 yılında Bingöl genelindeki birinci basamak sağlık hizmetlerinden toplam 1.508.120 kişi yararlandı. Bu artış, vatandaşların temel sağlık hizmetlerine olan ilgisinin ve bu hizmetlere duyulan güvenin önemli bir göstergesi olarak değerlendirildi.

İkinci Basamak Sağlık Kuruluşlarında Rekor Yoğunluk

İkinci basamak sağlık kuruşluşlarında toplam muayene başvuru sayısı 1.586.534 olarak kayıtlara geçti. Acil servislere ise 526.475 başvuru yapıldı. Acil servislerdeki bu rekor düzey, Bingöl’de sağlık altyapısının ne kadar etkin bir şekilde hizmet verdiğini gözler önüne serdi.

112 Acil Servis’te 31 Bin Vaka Taşındı

2024 yılında 112 Acil Servis ekipleri toplam 30.981 vakayı taşıyarak acil durumlar karşısında hızlı ve etkili bir müdahale süreci yürüttü. Bu rakamlar, acil sağlık hizmetlerinin kritik durumlarda hayati bir rol oynadığını bir kez daha ortaya koydu.

İl Sağlık Müdürü’nden Açıklama

Bingöl İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Samet Tatlı, 2024 yılında sağlık hizmetlerinde kaydedilen başarılarla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Dr. Tatlı, birinci basamak sağlık hizmetlerine yapılan 1.5 milyonu aşkan başvurunun, koruyucu sağlık hizmetlerinin toplum nezdindeki önemini gösterdiğini belirtti.

 

“2024 yılı itibariyle ikinci basamak sağlık kuruşluşlarımızda toplam muayene başvuru sayımız 1.586.534 olarak gerçekleşmiştir. Bu rakamlar, vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerine erişim konusundaki farkındalığını ve güvenini yansıtmaktadır. Sağlık sistemimizin etkinliği ve kalitesi, yeni yatırımlarla daha da güçlenecektir,” dedi.

Dr. Tatlı, sağlık hizmetlerinde yapılan yeni yatırımlar ve uygulamaya alınan “Koruyan, Üreten ve Geliştiren Sağlık Modeli” sayesinde vatandaşların daha kaliteli sağlık hizmetlerine ulaşabileceğini de sözlerine ekledi. 2025 yılında da bu alandaki yatırımların devam edeceği vurgulandı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/01/bingol-de-saglik-hizmetlerine-yogun-ilgi-9446.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/01/bingol-de-saglik-hizmetlerine-yogun-ilgi-9446.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/01/bingol-de-saglik-hizmetlerine-yogun-ilgi-9446-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2025/01/bingol-de-saglik-hizmetlerine-yogun-ilgi-9446.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/bingol-de-saglik-hizmetlerine-yogun-ilgi/107287/</link>
			<pubDate>Sun, 05 Jan 2025 17:18:28 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Bingöl’de Anne Sütü ve Bebek Sağlığı İçin Önemli Başarı]]></title>
			<description><![CDATA[Bingöl İl Sağlık Müdürlüğü’nün öncülüğünde yürütülen “Anne Sütünün Teşviki ve Bebek Dostu Sağlık Kuruluşları” programı kapsamında yapılan değerlendirme süreci başarıyla tamamlandı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Bingöl İl Sağlık Müdürlüğü’nün öncülüğünde yürütülen “Anne Sütünün Teşviki ve Bebek Dostu Sağlık Kuruluşları” programı kapsamında yapılan değerlendirme süreci başarıyla tamamlandı. Sağlık Bakanlığı tarafından farklı illerden görevlendirilen uzman ekipler, Bingöl’deki sağlık kuruluşlarını inceleyerek kriterlere uygunluklarını değerlendirdi.

“Bebek Dostu Hastane” Unvanı Kazanıldı
Değerlendirme sonuçlarına göre Bingöl Devlet Hastanesi ve Özel Bingöl Hastanesi, “Bebek Dostu Hastane” unvanını almaya hak kazandı. Bu başarı, Bingöl’de anne sütü kullanımını teşvik eden uygulamalara verilen önemi bir kez daha gözler önüne serdi.

Tüm Sağlık Kuruluşları Değerlendirildi
Değerlendirme süreci, yalnızca hastanelerle sınırlı kalmayarak Bingöl Sağlıklı Yaşam Merkezi, Yenişehir Aile Sağlığı Merkezi, Genç Devlet Hastanesi ve Solhan Devlet Hastanesi gibi sağlık kuruluşlarını da kapsadı. Uzman ekiplerin yaptığı detaylı incelemeler, Bingöl’deki anne sütü teşviki ve bebek dostu uygulamaların genel kalitesini ortaya koydu.

Sonuçlar ve Öneriler Paylaşıldı
Değerlendirme sürecinin ardından Bingöl İl Sağlık Müdürü Uzman Dr. Samet Tatlı’ya bir brifing sunuldu. Dr. Tatlı, bu süreçte özveriyle çalışan Bakanlık ekiplerine teşekkür ederek, anne sütünü teşvik etme ve bebek sağlığını iyileştirme konusundaki kararlılıklarını vurguladı. Ayrıca emeği geçen tüm sağlık çalışanlarına teşekkürlerini iletti.

Sağlıklı Nesiller İçin Önemli Bir Adım
Bingöl’de elde edilen bu başarı, bölgedeki anne ve bebek sağlığı hizmetlerinin gelişimine büyük katkı sağlayacak. “Bebek Dostu” unvanıyla tescillenen çalışmalar, sağlıklı nesiller yetiştirme hedefi doğrultusunda atılmış önemli bir adım olarak kaydedildi. 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2024/11/bingol-de-anne-sutu-ve-bebek-sagligi-icin-onemli-basari-7156.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2024/11/bingol-de-anne-sutu-ve-bebek-sagligi-icin-onemli-basari-7156.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2024/11/bingol-de-anne-sutu-ve-bebek-sagligi-icin-onemli-basari-7156-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2024/11/bingol-de-anne-sutu-ve-bebek-sagligi-icin-onemli-basari-7156.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/bingol-de-anne-sutu-ve-bebek-sagligi-icin-onemli-basari/107168/</link>
			<pubDate>Thu, 21 Nov 2024 12:35:26 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Bingöl’de Beyin Cerrahisi Ekibi Omurilik Tümörünü Başarıyla Çıkardı]]></title>
			<description><![CDATA[Bingöl Devlet Hastanesi, gerçekleştirdiği nitelikli operasyonlara bir yenisini daha ekleyerek, omurilik tümörü teşhisi konulan bir hastayı başarılı bir ameliyatla sağlığına kavuşturdu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Beyin Cerrahi Uzmanı Uzm. Dr. Ozan Barut tarafından gerçekleştirilen operasyonla, omurilik tümörü (torakal menenjiom) teşhisi konulan bir hasta sağlığına kavuşturuldu. Bu operasyon, hastanenin son dönemde gerçekleştirdiği başarılı ameliyatlar arasında yerini aldı.

Operasyonun Detayları

Dr. Ozan Barut, hastanın sırt ve bacak ağrıları şikayetiyle hastaneye başvurduğunu ve ileri teknolojik incelemeler sonucunda omurilik tümörü teşhisi konulduğunu belirtti. Ameliyat süreci hakkında bilgi veren Dr. Barut, “Operasyon hazırlıklarını tamamladıktan sonra, mikro cerrahi teknikler kullanarak tümörü başarıyla çıkardık. Ameliyat sırasında felç riskini en düşük düzeyde tutmak için en gelişmiş teknolojileri kullandık. Hastamız birkaç gün servis takibinde tutulduktan sonra şifayla taburcu edildi” dedi.

"Hastanemizin Gelişimi İçin Tüm İmkanlarımızı Seferber Ediyoruz"

Bingöl Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Samet Tatlı, hastanenin hizmet kalitesini sürekli olarak artırmak için çaba gösterdiklerini ifade etti. Başhekim Tatlı, “Göreve geldiğimiz günden bu yana, hastanemizi geliştirmek için tüm imkanlarımızı seferber ediyoruz. Birçok nitelikli ameliyat ilk kez hastanemizde gerçekleştirildi ve bu tür operasyonlar yapılmaya devam edecek. İl dışı sevklerin önüne geçmeyi hedefliyoruz ve bu alanda ciddi bir azalma sağladık. Gelecekte bu oranı daha da düşürmeyi planlıyoruz. Emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2024/09/bingol-de-beyin-cerrahisi-ekibi-omurilik-tumorunu-basariyla-cikardi-9849.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2024/09/bingol-de-beyin-cerrahisi-ekibi-omurilik-tumorunu-basariyla-cikardi-9849.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2024/09/bingol-de-beyin-cerrahisi-ekibi-omurilik-tumorunu-basariyla-cikardi-9849-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2024/09/bingol-de-beyin-cerrahisi-ekibi-omurilik-tumorunu-basariyla-cikardi-9849.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/bingol-de-beyin-cerrahisi-ekibi-omurilik-tumorunu-basariyla-cikardi/106878/</link>
			<pubDate>Mon, 02 Sep 2024 13:23:34 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Yaz Aylarında Kan Bağışı Kalp Krizi Riskini Azaltıyor]]></title>
			<description><![CDATA[Genç Devlet Hastanesi’nden Kalp Sağlığına Yönelik Uyarı: "Yaz Aylarında Kan Bağışı Kalp Krizi Riskini Azaltıyor"]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Genç Devlet Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Sema Yumrutepe, yaz aylarında artan hava sıcaklıklarının kalp krizi riskini artırdığını belirtti. Dr. Yumrutepe, düzenli kan bağışında bulunan bireylerde bu riskin önemli ölçüde azaldığını söyledi.

Dr. Yumrutepe, yaz aylarında kalp sağlığını korumanın önemine değinerek, “Kan bağışı, vücutta kan hücrelerinin yenilenmesini sağlar ve daha sağlıklı bir vücut yapısının oluşmasına katkı sağlar. Ayrıca kandaki yağ oranını düşürerek kalp krizi riskini büyük ölçüde azaltır,” dedi.

Kimler Kan Verebilir?

18-65 yaş arası, ortalama kilosu 50’nin üzerinde olan ve kan tahlillerinde hemoglobin değerleri normal olan herkes kan bağışında bulunabilir. En sık iki ay arayla, yılda dört kez kan bağışı yapılması önerilmektedir.

Kan Vermenin Faydaları

Dr. Yumrutepe, kan vermenin sağlık üzerindeki olumlu etkilerini şu şekilde özetledi:


	Kalp krizi riskini azaltır: Kan vermek, vücuttaki zararlı ve fazla demir depolarını azaltarak kalp krizi riskini düşürür.
	Kan hücrelerinin yenilenmesini sağlar: Kan bağışı, yeni kan hücrelerinin oluşumunu teşvik eder.
	Karaciğer sağlığını destekler: Kan bağışı, daha sağlıklı bir karaciğere sahip olmanıza yardımcı olur.
	Stresi azaltır ve depresyona iyi gelir: Kan vermek, psikolojik olarak rahatlatıcı bir etkiye sahiptir.
	Yüksek tansiyonu düşürür: Düzenli kan bağışı, kan basıncını dengeler.
	Baş ağrısını önler: Kan bağışı, baş ağrısı ve yorgunluk gibi belirtileri hafifletir.
	Muhtemel sağlık sorunlarını ortaya çıkarır: Kan verme işlemi öncesinde yapılan testler, bilinmeyen sağlık sorunlarının tespit edilmesine yardımcı olabilir.


Dr. Sema Yumrutepe, yaz aylarında artan kalp krizi riskine karşı vatandaşları düzenli kan bağışında bulunmaya davet etti ve kan bağışının hem bireysel sağlık hem de toplumsal yararlar sağladığını vurguladı.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2024/07/yaz-aylarinda-kan-bagisi-kalp-krizi-riskini-azaltiyor-6369.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2024/07/yaz-aylarinda-kan-bagisi-kalp-krizi-riskini-azaltiyor-6369.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2024/07/yaz-aylarinda-kan-bagisi-kalp-krizi-riskini-azaltiyor-6369-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2024/07/yaz-aylarinda-kan-bagisi-kalp-krizi-riskini-azaltiyor-6369.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/yaz-aylarinda-kan-bagisi-kalp-krizi-riskini-azaltiyor/106727/</link>
			<pubDate>Sat, 27 Jul 2024 19:47:11 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Meme Sağlığında Erken Teşhis Şart!]]></title>
			<description><![CDATA[Meme Hastalıkları Kadınları Olumsuz Etkiliyor: Erken Teşhis Hayat Kurtarabilir]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Murat Koca, meme sağlığını etkileyebilecek birçok hastalık bulunduğunu ve bu hastalıkların birçoğunun nedeninin belirsiz olduğunu belirtti. Meme hastalıklarının tedavisinde çeşitli yaklaşımlar gerektiğine dikkat çeken Dr. Koca, bazı durumların cerrahi müdahale gerektirdiğini söyledi.

Meme Sağlığı ve Hastalıkları

Dr. Ahmet Murat Koca, meme hastalıklarının farklı türleri olduğunu, bu hastalıkların iyi huylu kistler, fibroadenom gibi tümörler, mastalji (meme ağrısı), meme akıntıları, meme kanallarının genişlemesi ve meme iltihabı gibi çeşitli şekillerde ortaya çıkabileceğini belirtti. Bu hastalıkların nedenlerinin genellikle belirsiz olduğunu, hormonal etkiler ve çevresel faktörlerin rol oynayabileceğini ifade etti.

Cerrahi Müdahale Gerektiren Durumlar

Dr. Koca, meme hastalıklarının tedavisinde cerrahi müdahale gerektirebilecek durumların çeşitli olduğunu vurguladı. Meme kistlerinin belirli bir büyüklüğe ulaşması durumunda boşaltılması veya alınması gerektiğini, fibroadenom gibi iyi huylu tümörlerin büyümesi durumunda cerrahi müdahalenin gerekli olabileceğini belirtti. Ayrıca, meme başından gelen akıntılar, mastit (meme iltihabı) ve meme kanseri gibi kötü huylu durumların tedavisinde cerrahi müdahalenin önemine dikkat çekti.

Fiziksel ve Psikolojik Etkiler

Dr. Koca, meme hastalıklarının kadınlar üzerinde hem fiziksel hem de psikolojik etkiler yarattığını söyledi. Memede bir sorun fark edildiğinde, kadınların hemen psikolojik olarak etkilendiğini belirtti. İyi huylu hastalıkların tespiti durumunda moralin düzelebileceğini, ancak kötü huylu hastalıklarda psikolojik etkilerin artabileceğini ifade etti. Kanser tedavisi sonrasında vücutta değişiklikler olabileceğini ve tedavi sürecinin zorlu olabileceğini vurguladı.

Erken Teşhis ve Düzenli Kontroller

Kanser durumunda doğru tedavi yöntemlerinin belirlenmesinin önemine dikkat çeken Dr. Koca, cerrahi müdahale sonrası radyoterapi, kemoterapi veya immünoterapi gibi ek tedavilerin uygulanabileceğini söyledi. Tedavi sonrası hastaların düzenli olarak takip edilmesi gerektiğini ve ailede risk grubunda olan kişilerin de kontrol edilmesinin önemini vurguladı.

Dr. Ahmet Murat Koca, meme sağlığını korumak için erken teşhisin önemine dikkat çekerek, kadınların düzenli olarak meme muayenesi yapmayı öğrenmelerini ve meme sağlığını etkileyebilecek belirtiler konusunda bilinçli olmalarını önerdi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2024/07/meme-sagliginda-erken-teshis-sart-8912.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2024/07/meme-sagliginda-erken-teshis-sart-8912.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2024/07/meme-sagliginda-erken-teshis-sart-8912-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2024/07/meme-sagliginda-erken-teshis-sart-8912.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/meme-sagliginda-erken-teshis-sart/106642/</link>
			<pubDate>Sat, 13 Jul 2024 15:50:21 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Denizli Onkoloji'den Yeni Hedef: Daha Fazla Hastaya Destek]]></title>
			<description><![CDATA[Denizli Onkoloji Gönüllüleri Derneği'nin yeni başkanı Uzman Klinik Psikolog Mine Caner, yeni dönemde daha fazla onkoloji hastası ve hasta yakınına ulaşmayı hedeflediklerini açıkladı. Caner, kemoterapi gören hastalar için saç bağışı kampanyasının da devam ettiğini belirtti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Yakın zamanda yapılan genel kurulda oy birliği ile başkan seçilen Mine Caner, derneğin eski başkanı Nejla Aslan’dan aldığı bayrağı daha ileriye taşımak için çalışacaklarını ifade etti. Caner, "Yeni dönemde Denizli’de daha fazla kanser hastası ve hasta yakınına ulaşmayı hedefliyoruz. Bu nedenle farkındalık ve tanıtım çalışmalarına ağırlık vereceğiz," dedi.

Yeni Dönemde Planlanan Çalışmalar

Yeni dönemde dernek olarak yürütülecek çalışmalara değinen Mine Caner, tanıtım faaliyetlerine ağırlık vererek daha fazla kişiye ulaşmayı planladıklarını söyledi. Kanserli bireyler ve ailelerine ulaşmak için el broşürleri hazırlayıp dağıtacaklarını belirtti.

Caner, onkoloji alanında görev yapan doktorlar ve Sağlık Bakanlığı ile işbirliği içinde çalışmak istediklerini, aynı amaca hizmet eden kuruluşlarla da temas halinde olacaklarını kaydetti. Kanser hastalığı ve erken teşhis konusunda farkındalık yaratmak için uzman doktorlarla bir seminer düzenlemeyi planladıklarını açıkladı.

Geri Dönüşüm ve Takı Kursu

Bu yıl da el sanatları kurslarının devam edeceğini belirten Caner, Halk Eğitim'den görevlendirilecek bir hocayla üyeler için geri dönüşüm ve takı kursu düzenleyeceklerini söyledi. Kurslar, günlük hayatın stresinden uzaklaşarak güzel zaman geçirmeyi ve el becerilerini geliştirmeyi hedefliyor.

Saç Bağışı Kampanyası

Onkoloji hastaları için düzenlenen saç bağışı kampanyasının “Benim saçım senin saçın” sloganıyla devam edeceğini belirten Caner, bağışlarla gelen saçların Gala Peruk firması ile peruğa dönüştürülerek ihtiyaç sahiplerine ücretsiz olarak verileceğini söyledi.

Pembe Bileklik

Caner, meme kanseri öyküsü olan ve lenf bezleri alınmış hastalar için pembe bileklik teminine önem verdiklerini vurguladı. Bu bileklikler, lenf bezinin alındığı taraftaki kolun korunması amacıyla uyarı niteliği taşıyor ve hastalar dernekten bu bileklikleri temin edebiliyor.

Psikolojik Destek ve Seminerler

Bir psikolog olarak mesleki anlamda derneğe faydalı olmak istediğini belirten Caner, üyelere yönelik terapi çalışmalarını daha kısa süreli ve küçük gruplarla sürdüreceklerini söyledi. Ayrıca diyetisyen, nefes terapisti gibi farklı branşlardan uzmanları konuk ederek seminer ve konferanslar düzenlemeyi planladıklarını ifade etti. Bu etkinliklerle üyeleri bilgilendirmeyi ve katkı sağlamayı amaçladıklarını belirtti.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2024/07/denizli-onkoloji-den-yeni-hedef-daha-fazla-hastaya-destek-7474.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2024/07/denizli-onkoloji-den-yeni-hedef-daha-fazla-hastaya-destek-7474.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2024/07/denizli-onkoloji-den-yeni-hedef-daha-fazla-hastaya-destek-7474-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2024/07/denizli-onkoloji-den-yeni-hedef-daha-fazla-hastaya-destek-7474.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/denizli-onkoloji-den-yeni-hedef-daha-fazla-hastaya-destek/106641/</link>
			<pubDate>Sat, 13 Jul 2024 15:41:28 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Bingöl'e 13 Yeni Doktor Ataması]]></title>
			<description><![CDATA[Bingöl'e 13 Yeni Doktor Kadrosu: Sağlık Bakanlığı 117. Dönem Devlet Hizmeti Yükümlülüğü Kurası]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, 117. Dönem Devlet Hizmeti Yükümlülüğü Kurası kapsamında Bingöl'e 13 doktor kadrosu tahsis etti. Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanan duyuruya göre, ülke genelinde 943 doktor kadrosu açılırken, Bingöl'e düşen pay 13 doktor oldu.

Başvuruların tamamlanmasının ardından kuralar, 10 Temmuz 2024 tarihinde çekilecek ve sonuçlar Sağlık Bakanlığı'nın resmi internet sitesinde ilan edilecek.

Bingöl'e Ayrılan Doktor Kadroları:


	Bingöl Sağlık Müdürlüğü:

	
		Halk Sağlığı Uzmanı
	
	
	Bingöl Devlet Hastanesi:
	
		Anesteziyoloji ve Reanimasyon Uzmanı
		Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı
		Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı
		Göğüs Hastalıkları Uzmanı (2)
		Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı
		KBB Hastalıkları Uzmanı
		Nöroloji Uzmanı
		Pratisyen Hekim
	
	
	Kiğı Devlet Hastanesi:
	
		Aile Hekimi
	
	
	Adaklı Devlet Hastanesi:
	
		Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı
	
	
	Yayladere Toplum Sağlığı Merkezi:
	
		Pratisyen Hekim
	
	

]]></content:encoded>
		    <image>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2024/07/bingol-e-13-yeni-doktor-atamasi-5052.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2024/07/bingol-e-13-yeni-doktor-atamasi-5052.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2024/07/bingol-e-13-yeni-doktor-atamasi-5052-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2024/07/bingol-e-13-yeni-doktor-atamasi-5052.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/bingol-e-13-yeni-doktor-atamasi/106608/</link>
			<pubDate>Tue, 09 Jul 2024 14:45:44 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Kalbi Yoran Şaşırtıcı 12 Alışkanlık]]></title>
			<description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı verilerine göre yılda 18,6 milyondan fazla ölüme yol açan kalp ve damar hastalıkları, dünya genelinde ölüm nedenlerinin başında geliyor. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kötü beslenme, az egzersiz, diyabet, hipertansiyon, sigara ve yüksek kolesterol gibi risk faktörlerinin dışında kalbe zarar veren birçok unsur bulunuyor. Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, “Akla ilk gelen örneklerden olmasa da vardiyalı çalışma, horlama, mutsuz evlilik veya çok televizyon seyretmek gibi alışkanlıklar kalp sağlığını ciddi şekilde tehdit ediyor” dedi.

Kalp sağlığı ile doğrudan ilişkilendirilmeyen bu durumların yoğun yaşam döngüsü içinde gözden kaçtığına değinen Prof. Dr. Nevrez Koylan, bu negatif çevresel etkenlerden uzaklaşmanın kardiyovasküler hastalıklara karşı korunmaya yardımcı olacağını belirtti. Prof. Dr. Nevrez Koylan, çok bilinmeyen 12 kalp sağlığı düşmanını sıraladı:

1. Trafikte Geçen Süre Riski Artırıyor

Trafikte geçirilen uzun süreler kalp krizi riskini artırıyor. Otoyoldaki yüksek gürültü seviyeleri de kalp hastalıklarına etki edebiliyor. Trafiğin yoğun olduğu saatlerde seyahat etmekten kaçınamıyorsanız, rahatlatıcı müzikler dinleyerek stresi azaltmaya çalışın veya yol arkadaşınızla sohbet edin.

2. Mutsuz Evlilik Kalbi Yoruyor

İyi bir eş seçimi kalbinizi mutlu ve sağlıklı kılar. Stresli bir evlilik, kötü beslenme tercihleri ve zararlı alışkanlıklara yönelme olasılığını artırarak kalp sağlığınıza zarar verebilir. Stres hormonlarının da kalp üzerinde olumsuz etkileri bulunur.

3. Vardiyalı Çalışma “İç Saatimizi” Bozuyor

Gece veya düzensiz saatlerde çalışmak, vücudun sirkadiyen ritmi üzerinde kötü bir etkiye sahiptir. Bu durum kalp krizi riskini artırır. Vardiyalı çalışıyorsanız, egzersiz yaparak, dengeli beslenerek ve düzenli kontrollerle kalp hastalığı riskinizi azaltın.

4. Kalp Yalnızlığı Sevmiyor

Sevdiklerinizle vakit geçirmek stresi azaltır ve aktif kalmanıza yardımcı olur. Yalnız insanların kalp hastalığına yakalanma olasılığı daha yüksektir. Sosyal bağlantılar kurarak bu riski azaltabilirsiniz.

5. Diş Sağlığı Önemli

Diş eti hastalığı olan kişilerde kalp hastalığı görülme olasılığı daha yüksektir. Diş etlerindeki bakterilerin kan dolaşımına geçerek kalp sorunlarına yol açtığı düşünülüyor.

6. Erken Menopoz Riski Artırıyor

46 yaşından önce menopoza girenlerin kalp krizi veya felç geçirme olasılığı daha yüksektir. Menopoz döneminde östrojen hormonunun düşmesi kalp hastalıkları riskini artırabilir.

7. Horlama ve Uyku Apnesi

Horlama veya uyurken nefes nefese kalma belirtileri uyku apnesi habercisi olabilir. Bu durum, yüksek tansiyon, düzensiz kalp atışı ve kalp yetmezliği ile bağlantılıdır. Tedavi ile kalp hastalığı riski azaltılabilir.

8. Hepatit C Kalpteki Hücre ve Dokuları Etkiliyor

Hepatit C’nin kalp hücreleri ve dokularında iltihaplanmaya neden olabileceği düşünülüyor. Kalp semptomlarınız varsa doktorunuzla takip edin.

9. Yetersiz Uyku

Geceleri 6 saatten az uyumak, yüksek tansiyon ve kolesterol riskinizi artırır. Ayrıca obezite ve diyabet riskini de artırarak kalbe zarar verebilir. 7-9 saat uyumayı hedefleyin.

10. Göbek Bölgesinde Yağlanma

Göbek bölgesindeki yağlar, vücudun kan basıncını yükseltebilecek hormonlar veya kimyasallar üretmesine neden olabilir. Bel çevresi kadınlarda 85 cm, erkeklerde ise 100 cm’den fazla ise doktorunuza başvurun.

11. Fazla TV İzlemek

Günde televizyon izleyerek geçirilen her saat, kalp hastalığı riskinizi neredeyse yüzde 20 artırır. Oturmak, yüksek tansiyon gibi sorunlarla bağlantılıdır.

12. Fazla Egzersiz

Egzersiz kalbiniz için faydalıdır, ancak çok uzun süre veya sert egzersiz yapmak kalp krizi riskini artırır. Alışkın değilseniz, hafif egzersizlerle başlayın ve doktorunuza danışın.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2024/07/kalbi-yoran-sasirtici-12-aliskanlik-9997.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2024/07/kalbi-yoran-sasirtici-12-aliskanlik-9997.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2024/07/kalbi-yoran-sasirtici-12-aliskanlik-9997-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2024/07/kalbi-yoran-sasirtici-12-aliskanlik-9997.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/kalbi-yoran-sasirtici-12-aliskanlik/106606/</link>
			<pubDate>Mon, 08 Jul 2024 20:34:19 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Çocuklarda Gastroenteritin 7 Belirtisi]]></title>
			<description><![CDATA[Mide ve bağırsak üşütmesi olarak bilinen gastroenterit, ateş, bulantı ve kusma gibi semptomlarla veya bunlar olmaksızın dışkı kıvamında yumuşama veya dışkı miktarında artış yani ishal olarak tanımlanır.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Genellikle virüs, bakteri veya parazitlerden kaynaklanan bu sorun her yaştan insanı etkilese de, özellikle çocuklarda daha sık görülmektedir.

Memorial Antalya Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Fatih Ay, çocuklarda görülen gastroenterit hakkında önemli bilgiler verdi.

Ortak Kullanım Alanlarına Dikkat!

Çocuklarda gastroenteritin en yaygın sebebi virüslerdir. Bunun yanında bakteriler, parazit enfeksiyonları ve besin zehirlenmeleri de ishale neden olabilir. Özellikle ilkbahar ve yaz aylarında salgınlar halinde görülebilir. Saptanabilen etkenler arasında en sık görülenler rotavirüs, adenovirüs ve norovirüstür. Kirli yiyecek veya su tüketilmesi, ortak kullanım alanları (tuvalet, banyo, mutfak, musluk başlıkları, havlu) başlıca risk faktörleridir.

Rotavirüs Gastroenteriti

Rotavirüs, çocuklarda gastroenterite en fazla neden olan viral etkenlerdendir. Tipik olarak ateş, kusma ve 5-7 güne kadar süren sulu ishal yapabilir. Yaz aylarında ve 6-24 ay arası çocuklarda daha sık görülür. Bebeklik döneminde yapılan aşılamayla, rotavirüs enfeksiyonunun şiddeti ve sıvı kaybına bağlı hastanede yatış gereksinimi azaltılabilir.

Çocuklarda Gastroenterit Belirtileri:


	Sulu veya cıvık dışkılama
	Mide bulantısı ve kusma
	Kramp şeklinde karın ağrısı, küçük çocuklarda huzursuzluk
	Ateş
	İştah azalması
	Halsizlik
	Ağız kuruluğu


Belirtiler Geçmezse Hemen Uzmana Başvurulmalı

Gastroenterit çoğu zaman 1-2 günde kendi kendini sınırlar. Ancak ishal ve kusma birkaç günden uzun sürüyorsa, 39°C’den yüksek ateş varsa, dışkıda kan görüldüyse ve çocuğunuzda sıvı kaybı belirtileri varsa mutlaka doktora başvurulmalıdır. Huzursuzluk, halsizlik, ağız kuruluğu, ağlama sırasında gözyaşının olmaması, idrarda koyuluk, idrar miktarında azalma veya hiç olmaması, bebeklerde kafa kemiklerinin ortasındaki yumuşak bölgede çökme sıvı kaybının belirtileridir ve hastaneye ulaşılmalıdır.

Hastalığa Yakalanmadan Önlem Alın

Çocuklarda gastroenterit tedavisinde bol su tüketilmesi önerilir. Süt ürünleri, lif içeren, yağlı ve baharatlı yiyeceklerden uzak durulması gerekir. Viral gastroenteritlerin etkili bir ilaç tedavisi yoktur. Bu yüzden en etkili tedavi yöntemi korunmadır. Kirli suların ve yiyeceklerin tüketilmemesi, tüm meyve ve sebzelerin tüketilmeden önce yıkanması, ortak kullanım alanlarının temizliği, ılık su ve sabun ile en az 20 saniye el yıkama, rotavirüse karşı aşılama başlıca alınabilecek önlemlerdendir. Yüksek ateş, kanlı ishal, enfeksiyon belirtilerinde yükselme, dışkı tahlillerinde bakteriyel enfeksiyondan şüphelenilen durumlarda doktorunuzun önerdiği antibiyotik tedavisi kullanılmalıdır.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2024/07/cocuklarda-gastroenteritin-7-belirtisi-5239.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2024/07/cocuklarda-gastroenteritin-7-belirtisi-5239.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2024/07/cocuklarda-gastroenteritin-7-belirtisi-5239-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2024/07/cocuklarda-gastroenteritin-7-belirtisi-5239.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/cocuklarda-gastroenteritin-7-belirtisi/106605/</link>
			<pubDate>Mon, 08 Jul 2024 20:32:56 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[“Çocuk yapacak erkekler 3 ay önceden alkolü bırakmalı” ]]></title>
			<description><![CDATA[Alkolün spermlerdeki etkisinin bir ay sürdüğü sanılıyordu ama yeni araştırmalar bu bilgiyi değiştirdi. Doğacak çocuktaki olası doğum kusurlarını önlemek için erkeklerin, eşiyle cinsel ilişkiye girmeden 3 ay önce alkolü bırakması gerekiyor. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Alkol tüketiminin etkilerinin babanın sperminden çıkmasının daha önce düşünülenden çok daha uzun sürdüğünü belirten Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Leyla Özkabakçı, bu konuda şu bilgileri verdi: 

“Texas A&M Üniversitesi'ndeki araştırmalar, babaların gebe kalmadan önceki içki alışkanlıklarının fetal gelişim üzerinde olumsuz etkileri olabileceğini gösterdi. Düzenli alkol tüketen erkeklerin spermleri plasenta gelişimi, fetal alkol sendromu ile ilişkili beyin ve yüz kusurlarını ve hatta tüp bebek sonuçlarını etkiliyor. 

Hamilelik öncesi ve sırasında alkol tüketiminin yol açtığı en büyük risklerden biri fetal alkol sendromudur. Bu durum anormal yüz hatlarına, düşük doğum ağırlığına veya boya, dikkat ve hiperaktivite sorunlarına ve koordinasyon bozukluğuna neden olur. 

Bu yüzden, babaların eşleri gebe kalmadan en az 3 ay önce alkolden uzak durmaları gerekiyor. 

Son araştırmalar, hamilelikleri sırasında alkol tüketmeseler bile annelere yüklemesi nedeniyle, alkol kaynaklı doğum kusurlarından kimin sorumlu olduğu konusundaki tartışmaları değiştirecek nitelikte. Yıllar boyunca erkeklerin alkol kullanımının gerçekten hiç dikkate alınmaması bilimin garip bir cilvesi olsa gerek.” 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2024/07/cocuk-yapacak-erkekler-3-ay-onceden-alkolu-birakmali-1894.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2024/07/cocuk-yapacak-erkekler-3-ay-onceden-alkolu-birakmali-1894.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2024/07/cocuk-yapacak-erkekler-3-ay-onceden-alkolu-birakmali-1894-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2024/07/cocuk-yapacak-erkekler-3-ay-onceden-alkolu-birakmali-1894.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/cocuk-yapacak-erkekler-3-ay-onceden-alkolu-birakmali/106586/</link>
			<pubDate>Thu, 04 Jul 2024 15:59:24 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Çocukların Gözlerini Güneşten Koruyun]]></title>
			<description><![CDATA[Okulların tatil olmasıyla birlikte gençler ve çocuklar sokakta daha fazla zaman geçiriyorlar. Artan hava sıcaklıkları her yaş grubu için riskleri de beraberinde getiriyor. Türk Oftalmoloji Derneği, yaz aylarında güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde gözlerin güneş ışığına uzun süre maruz kalması ya da direkt olarak güneşe bakılması nedeniyle 'Solar Retinopati' adı verilen gözde güneş yanıklarının gençler ve çocuklarda görülebileceği konusunda uyardı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türk Oftalmoloji Derneği Tıbbi Retina Birim Başkanı Prof. Dr. Nurten Ünlü, "Güneş ışınları vücudumuz için eşsiz bir vitamin kaynağı olması sebebiyle hayatımızda oldukça önemli bir yere sahip. Ancak yüksek miktardaki güneş ışığına maruz kalmak hem cildimiz hem de gözlerimiz için kalıcı hasarlara yol açabilir. Özellikle çocuklar ve gençler yaz aylarında dışarıda, parklarda, deniz kenarlarında daha fazla vakit geçirdikleri için 'Solar Retinopati' dediğimiz gözün ağ tabakasında güneş yanığı görülebiliyor. Bu hastalık sebebiyle gözlerde katarakt oluşabiliyor ya da daha ileri safhada görme kaybı yaşanabiliyor. Görme kayıpları yaşamamak için bu konuda halkımızın bilinçlenmesi çok önemli," dedi.

Gözlerinizi Güneşten Koruyun

Prof. Dr. Nurten Ünlü, solar retinopatinin belirlenmiş bir tedavisi olmadığını ve gözlerin güneşten korunmasının büyük önem taşıdığını vurgulayarak, güneşe bakmanın tehlikesi konusunda farkındalık yaratacak kampanyalar yapılması gerektiğini söyledi. Ünlü, "Güneşe ve diğer parlak ışık kaynaklarına bakmanın tehlikesi vurgulanmalıdır. En güvenli uyarı şekli, özellikle ilkokul çocuklarına güneşe hiçbir şekilde filtre vb. cihazlar olsa da bakmamaları gerektiğinin öğretilmesidir. Güneş tutulmasını polarize gözlüklerle ya da röntgen filmi kullanarak izlemek de yanlış bir güvenlik duygusu uyandırarak bakma süresini uzatır ve retina hasarına yol açabilir," diye konuştu.

Gözde İyileşme 6 Ay Sonra Başlar

Güneş ışınlarının göze zarar vermesi halinde, gözde sulanma, yanma ve kapaklarda kısılma gibi bulguların görülebildiğini belirten Nurten Ünlü, hasta şikayetlerinin genellikle güneşe maruz kaldıktan 1 ila 4 saat sonra geliştiğini; görme azalması, nesnelerin eğri algılanması, eşyaları olduğundan küçük görme, merkez ve merkezi görmenin çevresinde karanlık sahalar, cisimleri olduğundan farklı renklerde algılama, ışık hassasiyeti, baş veya göz ağrıları gibi şikayetlerin de olabileceğini ifade etti.

Ünlü, "Başlangıçta görmeler tam görme ile sadece karaltı seçmeye kadar değişebilse de ortalama görme oranları yüzde 30 ila yüzde 50 arasındadır. Görme keskinliğinde ve belirtilerde 6 ay zarfında iyileşme gözlenir ve görme yüzde 70 ile yüzde 100’e kadar düzelir. Görme düzelmesine rağmen cisimlerin şekillerini bozuk görme ve skotom olarak adlandırılan görme alanındaki karanlık sahalar kalıcı olabilir," dedi.

Güneş Gözlüğü Kullanın

Nurten Ünlü, "Güneş ışınlarından korunmak için güneş gözlüğü kullanmak gereklidir. Güneş gözlükleri zararlı dalga boylarını kesen, engelleyen yapıya sahip olmalıdır. Özellikle güneşin gözümüze dik olarak geldiği saatlerde bu korunma daha da önemlidir. Yazın güneş ışınları, güneş daha yukarı konumda olduğu için başımızın üstüne doğru gelirken kısmen göz korunur, ancak yaz aylarında beyaz ve parlak yüzeylerden yansıyan güneş ışığı daha fazla olduğu için gözlerimizde hassasiyet ve kısılmaya neden olarak daha çok zarar vermektedir. UV koruması olmayan reçetesiz güneş gözlük kullanımında gözlük camı arkasındaki göz bebekleri büyümüş olacağı için daha çok UV ışınının göze gireceği ve göze fayda yerine zarar vereceği unutulmamalıdır. Ayrıca çocuklar ve katarakt ameliyatı olmuş hastaların UV ışınlarından daha fazla etkilendikleri görülmektedir," diyerek sözlerini tamamladı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2024/07/cocuklarin-gozlerini-gunesten-koruyun-5398_1.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2024/07/cocuklarin-gozlerini-gunesten-koruyun-5398_1.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2024/07/cocuklarin-gozlerini-gunesten-koruyun-5398-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2024/07/cocuklarin-gozlerini-gunesten-koruyun-5398_1.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/cocuklarin-gozlerini-gunesten-koruyun/106585/</link>
			<pubDate>Thu, 04 Jul 2024 15:44:50 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Yaz Aylarında Cildinizi ve Saçınızı Kurumaktan Koruyun]]></title>
			<description><![CDATA[Yaz aylarında güneş ışığı, deniz, havuz ve sıcaklık cildin koruyucu tabakasına zarar vererek kuruluğa yol açabiliyor]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Yaz aylarında güneş ışığı, deniz, havuz ve sıcaklık cildin koruyucu tabakasına zarar vererek kuruluğa yol açabiliyor.
Yaz aylarında güneş ışığı, deniz, havuz ve sıcaklık cildin koruyucu tabakasına zarar vererek kuruluğa yol açabiliyor. Bu dönemde sadece cilt bakım rutinine nemlendirme ve güneş koruyucular eklemek yeterli olmayabilir; saçlar da kuruyabiliyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Asude Kara Polat, yaz aylarında cilt ve saç sağlığını korumanın yollarını anlattı.
Her Banyo Sonrası Nemlendirme Şart
Doç. Dr. Polat, cilt bakımında nemlendirici ve güneşten korunmanın önemine dikkat çekti. Banyo sonrası vücudun krem veya losyonlarla nemlendirilmesi gerektiğini belirten Polat, yaz aylarında yağ bazlı ürünlerden kaçınılmasını ve su bazlı nemlendiricilerin kullanılmasını öneriyor. Hyaluronik asit, seramid ve pathenol içeren nemlendiriciler tercih edilebilir. Güneş ışınlarının daha dik geldiği yaz aylarında, SPF 30 ve üzeri güneş koruyucuların kullanılması gerektiğini vurgulayan Polat, bu kremlerin gün içinde 2-3 saatte bir yenilenmesinin önemine dikkat çekti.
Mavi Işık Koruyucu Filtreli Güneş Kremleri
Doç. Dr. Polat, telefon, tablet ve bilgisayarlardan yayılan mavi ışığın ciltte lekelenme ve kırışıklıklara yol açabileceğini belirtti. Bu nedenle, mavi ışık koruyucu filtreli güneş kremlerinin kullanılmasını öneriyor. Ayrıca, açık renk kıyafetler, geniş kenarlıklı şapkalar ve UV koruyucu güneş gözlüklerinin kullanılması gerektiğini ifade etti.
Saç Sağlığı İçin Öneriler
Yaz aylarında deniz, havuz ve güneşin saç sağlığını da olumsuz etkilediğini belirten Polat, saçların kuruyup matlaşabileceğini ve kolay kırılabileceğini söyledi. Bu dönemde nem veren seramid içeren şampuanların tercih edilmesini önerdi. Boyalı ve kuruluğa eğilimli saçlar için haftada 1-2 kez saç bakım maskeleri kullanılabilir. Tatlı badem yağı ve Hindistan cevizi yağı ile saç diplerine masaj yapılması da saç sağlığına katkı sağlar.
Kozmetik İşlemler Yazın da Uygulanabilir
Polat, yaz aylarında da bazı dermokozmetik işlemlerin uygulanabileceğini belirtti. Karbon peeling, mezoterapi, PRP, eksozom, botulinum toksin, dolgu uygulamaları ve bazı lazer tedavileri bu dönemde yapılabilecek işlemler arasında yer alıyor.
Cilt Sağlığı İçin Beslenme ve Su Tüketimi Önemli
Cilt sağlığı için bol su tüketiminin, yeterli sebze, meyve ve baklagil tüketiminin yanı sıra sigara kullanımından kaçınmanın önemine dikkat çeken Polat, ciltte sentezlenen D vitamini yetersizse doktor tavsiyesi ile D vitamini takviyesi alınabileceğini söyledi. Ayrıca, yeterli balık tüketmeyenler için omega 3 takviyeleri de cilt sağlığına katkı sağlar.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2024/06/1719212181_DSC_9179-scaled.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2024/06/1719212181_DSC_9179-scaled.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2024/06/1719212181_DSC_9179-scaled.jpg"/>
<enclosure url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2024/06/1719212181_DSC_9179-scaled.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/yaz-aylarinda-cildinizi-ve-sacinizi-kurumaktan-koruyun/106417/</link>
			<pubDate>Mon, 24 Jun 2024 13:24:48 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Yakup Türkel'den ALS Hastalarına Uzun Yaşam İçin Tavsiyeler]]></title>
			<description><![CDATA[VM Medical Park Samsun Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[VM Medical Park Samsun Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Yakup Türkel, 21 Haziran Dünya ALS Günü vesilesiyle yaptığı açıklamada, iyi bir hastalık takibi, zamanında beslenme ve solunum desteği ile ALS hastalarının uzun yıllar yaşayabileceğini belirtti. Türkel, “Günümüzde hastalıkla baş edebilmek için pek çok imkan bulunmaktadır ve bu imkanlar her hastanın ihtiyacına göre belirlenir” dedi.
Motor Nöron Hastalığı ve ALS
Doç. Dr. Türkel, Motor Nöron Hastalığı'nın (MNH) motor nöronları etkileyen bir grup bozukluk olduğunu ve en yaygın tipinin Amyotrofik Lateral Skleroz (ALS) olduğunu belirtti. ALS’nin tüm dünyada görüldüğünü söyleyen Türkel, ABD’de ünlü beyzbolcu Lou Gehrig, İngiltere’de Stephen Hawking ve Türkiye’de futbolcu Sedat Balkanlı ile tanınan bu hastalığın nadir görüldüğünü ve toplumda 100 binde 2-3 kişide rastlandığını ifade etti. Türkiye’de yaklaşık 10 bin ALS hastası bulunduğu tahmin ediliyor.
ALS Hastalığı ve Yaş Faktörü
Erkeklerde daha sık görülen ALS'nin ortalama başlangıç yaşının 55 olduğunu belirten Doç. Dr. Türkel, “Ancak her yaşta ortaya çıkabilir” dedi. ALS hastalarının yüzde 90'ının sporadik, yüzde 10'unun ise ailesel olduğunu ve son yıllarda ALS ile ilişkili birçok genetik mutasyon bulunduğunu vurguladı. ALS'li kişilerin yüzde 15'inin frontotemporal demans belirtileri gösterebileceğini belirten Türkel, tanı konulduktan sonra hastaların çoğunun 20 ila 48 ay yaşadığını, ancak yüzde 5-10’unun on yıl veya daha fazla yaşayabileceğini ekledi.
ALS Belirtileri
ALS belirtilerinin kişiden kişiye farklılık gösterebildiğini belirten Doç. Dr. Türkel, şu belirtileri sıraladı:

Ağrısız kas güçsüzlüğü: Kalem tutmak, düğme iliklemek, çanta taşımak zorlaşabilir veya hasta yürürken tökezleyebilir.
Konuşma veya yutma güçlüğü: Peltek ve genizden konuşma fark edilebilir.
Kaslarda seyirme ve kramplar: Yaygındır. Kontrol edilemeyen ağlama ve gülmeler olabilir.

Türkel, ALS'nin vücudun bütün kaslarını etkilemediğini, hastanın gaitasını ve idrarını kontrol edebildiğini, cinsel fonksiyonlarının etkilenmediğini ve kalp kasının zarar görmediğini belirtti. Ayrıca, göz kaslarının genellikle en son etkilendiğini veya hiç etkilenmeyebileceğini, zihinsel işlevlerin hastaların büyük kısmında normal olduğunu söyledi.
ALS Tanısı ve Tedavi Yöntemleri
ALS tanısının klinik belirti ve bulgulara dayanarak konulduğunu belirten Doç. Dr. Türkel, EMG, MR ve bazı kan ve idrar tetkiklerinin gerekebileceğini söyledi. ALS’nin kesin bir tedavisi henüz bulunmamakla birlikte, ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından onaylanan üç ilacın hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak için kullanıldığını, Türkiye’de ise sadece birinin SGK kapsamında olduğunu belirtti.
Yaşam Kalitesinin Artırılması
ALS hastalarının yaşam kalitesinin yükseltilmesi ve bakım verenlerin desteklenmesinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Doç. Dr. Türkel, “İyi bir hastalık takibi, zamanında beslenme ve solunum desteği ile ALS hastaları uzun yıllar yaşayabilir. Günümüzde hastalıkla baş edebilmek için pek çok imkan bulunmaktadır ve bu imkanlar her hastanın ihtiyacına göre belirlenir” dedi.
Toplumsal Farkındalık
ALS hastalığı hakkında toplumsal bilinç ve farkındalık oluşturmak amacıyla her yıl 21 Haziran’ın "Dünya ALS Günü" olarak kutlandığını hatırlatan Doç. Dr. Türkel, “ALS hastalarının yaşam kalitesini artırmak ve toplumsal farkındalığı artırmak için destekleriniz büyük önem taşımaktadır. ALS hakkında daha fazla bilgi ve destek için ilgili sağlık kuruluşlarına başvurabilirsiniz” şeklinde konuştu.
&nbsp;
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2024/06/Yakup-Turkel-Yatay.png</image>
		    <media:content url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2024/06/Yakup-Turkel-Yatay.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2024/06/Yakup-Turkel-Yatay.png"/>
<enclosure url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2024/06/Yakup-Turkel-Yatay.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/noroloji-uzmani-doc-dr-yakup-turkelden-als-hastalarina-uzun-yasam-icin-tavsiyeler/106403/</link>
			<pubDate>Sat, 22 Jun 2024 10:33:41 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Bingöl’de Kömürlükte Uyuşturucu Operasyonu]]></title>
			<description><![CDATA[Bingöl’ün Genç İlçesinde Kömürlükte Uyuşturucu Operasyonu 1 Kilo 675 Gram Toz Esrar Ele Geçirildi Bingöl İl Emniyet Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, Genç ilçesi Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Nark]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Bingöl’ün Genç İlçesinde Kömürlükte Uyuşturucu Operasyonu 1 Kilo 675 Gram Toz Esrar Ele Geçirildi
Bingöl İl Emniyet Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, Genç ilçesi Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin bir kömürlükte gerçekleştirdiği operasyonda, 1 kilo 675 gram toz esrar ele geçirildiği bildirildi.
Narkotik ekipleri, aldıkları bir ihbar üzerine harekete geçerek belirtilen adrese operasyon düzenledi. Kömürlükte yapılan aramada, üç parça halinde toplam 1 kilo 675 gram toz esrar, bant ve bıçak bulundu. Operasyon sırasında bir kişi gözaltına alındı ve hakkında adli işlemler başlatıldı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2024/05/foto-3.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2024/05/foto-3.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2024/05/foto-3.jpg"/>
<enclosure url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2024/05/foto-3.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/bingolde-komurlukte-uyusturucu-operasyonu-2/106186/</link>
			<pubDate>Fri, 31 May 2024 10:42:35 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Dış Kulak İltihabı: Yaz Aylarının Tehlikeli Misafiri]]></title>
			<description><![CDATA[Dış kulak iltihabı, dış kulak ve kulak zarının dış kısmının çeşitli mikroorganizmalarla enfekte olması sonucu oluşur]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Dış kulak iltihabı, dış kulak ve kulak zarının dış kısmının çeşitli mikroorganizmalarla enfekte olması sonucu oluşur. Bu rahatsızlık özellikle yaz aylarında, havuz ve deniz sularının kulağa kaçması nedeniyle daha sık görülmektedir. Güvenliğinden emin olunmayan havuzlardan bulaşma riski oldukça yüksektir.
Dış kulak yolu kendini son derece iyi koruyan bir yapıya sahiptir. Halk arasında kulak kiri olarak bilinen yağlı tabaka, bu işlevin en önemli bileşenidir. Kulak kanalının nemli kalmasını sağlar ve asiditeyi düzenler. Bu asidik ortam, flora mikroorganizmalarının yaşaması için uygundur ve zararlı mikroorganizmaların yerleşmesini engeller. Ancak, kulak kanalının suyla çok fazla temas etmesi bu koruyucu yapının bozulmasına neden olabilir. Ayrıca, suyla temas eden kulakların pamukla temizlenmeye çalışılması bu hassas dokunun zedelenmesine ve enfeksiyon riskinin artmasına yol açar.
Dış Kulak İltihabının Belirtileri Nelerdir?
Erken evrelerde kulakta dolgunluk, kaşıntı ve hafif akıntı ile başlar. İlerleyen dönemlerde dayanılmaz bir ağrıya dönüşebilir. Kulağa dokunulduğunda ciddi hassasiyet hissedilir. Bazı hastalarda ağrı, ağız açma kapama hareketlerini sınırlayacak seviyelere gelebilir.
Tedavisi Nasıl İlerler?
Tedavide genellikle antibiyotikli ve steroidli damlalar yeterli olmaktadır. Kulak burun boğaz hekimleri dış kulak kanalındaki iltihaplı dokuyu temizleyerek dış kulak kanalı bakımı yapar ve bu damlalar kullanılır. Ancak dış kulak kanalının çok ödemlendiği durumlarda, dış kulak kanalına antibiyotikli pamuklar konularak bu pamukların damlalarla ıslatılması gerekebilir. Bazı hastalarda ağızdan da antibiyotik kullanımı gerekebilir. Tedavi sırasında kulağın en az 2 hafta sudan korunması önemlidir.
“Şeker Hastaları Yüksek Risk Grubunda!”
Hastalık tedavi edilmediği takdirde tekrarlayan enfeksiyonlara neden olabilmektedir. Bağışıklık sistemi baskılanmış olan hastalar, özellikle şeker hastaları komplikasyon gelişmesi açısından yüksek risk grubundadır ve tedavileri ivedilikle yapılmalıdır.
Dış kulak iltihabı, yaz aylarında keyifli su aktiviteleri sonrası beklenmedik bir rahatsızlık olarak karşımıza çıkabilir. Kulak sağlığınızı korumak için dikkatli olun ve şüphelenirseniz hemen bir sağlık profesyoneline başvurun.
&nbsp;
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2024/05/1717047142_Uzm._Dr._Mustafa_Bayam-scaled.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2024/05/1717047142_Uzm._Dr._Mustafa_Bayam-scaled.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2024/05/1717047142_Uzm._Dr._Mustafa_Bayam-scaled.jpg"/>
<enclosure url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2024/05/1717047142_Uzm._Dr._Mustafa_Bayam-scaled.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/dis-kulak-iltihabi-yaz-aylarinin-tehlikeli-misafiri/106128/</link>
			<pubDate>Thu, 30 May 2024 09:40:53 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Türkiye’nin En Mutlu 10 İl’i Açıklandı! Bingöl Yer Aldı mı?]]></title>
			<description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yapılan 'Yaşam Memnuniyet Araştırması' araştırmaları sonucunda Türkiye'nin en mutlu şehirleri belli oldu]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yapılan 'Yaşam Memnuniyet Araştırması' araştırmaları sonucunda Türkiye'nin en mutlu şehirleri belli oldu. İşte detaylar…
İşte o haberin linki = https://www.bingolkenthaber.com/haber/turkiyenin-en-mutlu-10-ili-aciklandi-bingol-yer-aldi-mi-5545
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2023/11/turkiyenin-en-mutlu-10-ili-aciklandi-bingol-yer-aldi-mi-kacinci-sirada-1700304287.webp</image>
		    <media:content url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2023/11/turkiyenin-en-mutlu-10-ili-aciklandi-bingol-yer-aldi-mi-kacinci-sirada-1700304287.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2023/11/turkiyenin-en-mutlu-10-ili-aciklandi-bingol-yer-aldi-mi-kacinci-sirada-1700304287.webp"/>
<enclosure url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2023/11/turkiyenin-en-mutlu-10-ili-aciklandi-bingol-yer-aldi-mi-kacinci-sirada-1700304287.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/turkiyenin-en-mutlu-10-ili-aciklandi-bingol-yer-aldi-mi/102354/</link>
			<pubDate>Sat, 18 Nov 2023 12:07:15 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Uzmanı uyardı: MS hastalığın nedeni bilinmiyor, belirtilerine dikkat]]></title>
			<description><![CDATA[Nöroloji Uzmanı Dr]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Nöroloji Uzmanı Dr. Hicret Betül Akdağ, Dünya MS (Multipl Skleroz) Günü nedeniyle açıklamalarda bulunarak, genç insanlarda nörolojik nedenli engelliliklerde birinci sırayı alan MS hastalığına dikkat çekti. MS (Multipl Skleroz) hastalığının tanımı ile sözlerine başlayan Uzm. Dr. Hicret Betül Akdağ, “Multipl Skleroz (MS) beyinde ve omurilikte, mesajları taşıyan sinirlerin etrafındaki koruyucu kılıfın (miyelin kılıfı) hastalığıdır. Kılıfın hasar gördüğü yerlerde sertleşmiş dokular (skleroz) yer almaktadır. Bu sertleşmiş alana da plak denir. Bu plaklar, sinir sistemi içinde beynin farklı bölgelerinde ve/veya omurilikte oluşabilir ve sinirler boyunca mesajların iletilmesini engelleyebilir” dedi.
“Bu belirtilere dikkat”
MS hastalığının henüz bir nedeninin bulunamadığını belirten Uzm. Dr. Akdağ, hastalığın belirtilerini sıralayarak, “Hastalığın neden oluştuğu ile ilgili birçok teori olsa da hala tespit edilebilmiş değildir. Bu konuda birçok teori öne sürülmekle birlikte, genetik olarak yatkın kişilerde, MS ile ilgili bilinmeyen bir virüsün, vücut sistemini olumsuz yönde harekete geçirerek, sinirlerin miyelin tabakasına saldırmaya ve onu tahrip etmeye yönlendirdiği söylenebilir. Hastalığın belirtileri; alevlenmeler ve düzelmelerle seyreder. Başlangıç dönemlerinde tam bir düzelme gösterirken, az sayıda hastada baştan itibaren düzelmeler olmaksızın kötüleşme olabilir. Belirtiler etkilenen sinir sistemi bölgesine göre farklıdır. Bunlar arasında halsizlik, karıncalanma, uyuşma, duyu eksikliği, denge bozukluğu, çift görme, görme azlığı, konuşma bozukluğu, titreme, kol ve bacaklarda sertlik, güçsüzlük, idrar kaçırma veya yapamama, erkeklerde cinsel güç azlığı sayılabilir. Tanımlanan belirtilerin bir ya da birkaçına birlikte rastlanabilir” diye konuştu.
“Ölümcül bir hastalık değil”
Uzm. Dr. Hicret Betül Akdağ, Multipl Skleroz (MS) hastalığının ölümcül bir hastalık olmadığını vurgulayarak, “Hastalığa bağlı sakatlık durumunun zaman içinde arttığı bir gerçektir. Ancak hastalığın gidişi ve belirtileri her hasta için farklıdır. Multipl Skleroz (MS) ölümcül bir hastalık değildir. Ortalama yaşam süresi açısından MS hastaları ile sağlıklı bireyler arasında önemli bir fark olmadığı ortaya konmuştur. MS'de bulaşıcılık söz konusu değildir. Bir akıl ya da ruh hastalığı olmayıp, tıbbi olarak tamamen bir sinir sistemi hastalığıdır. Kalıtsal bir hastalık değildir. Ailelerinde MS bulunan kişilerin MS'e yakalanma eğilimi az da olsa vardır. Hastaların günlük aktivitelerini, sosyal ve mesleki işlerini olabildiğince devam ettirmeleri önerilmektedir. MS'e bağlı özürlülüğünüz var ise sağlık raporu alarak iş yerinde uygun düzenlemeleri talep edebilirsiniz. Hastaların evlenmesinde sakınca yoktur. MS hastaları evlenip çocuk sahibi olabilmektedirler. Evlilik öncesi, partnerlerin hastalıkla ilgili bilgileri birbirleri ile paylaşmasında yarar vardır. MS cinsel yolla geçiş gösteren bir hastalık değildir. Kadınların gebe kalma ve sağlıklı bir çocuk sahibi olma yeteneklerini etkilemediği gibi, gebelik sürecini, doğum eylemini ve doğum şeklini de değiştirmemektedir. Doğan bebekler genel olarak normal kilodadır. Kadının hamilelik sırasında özellikle son aylarda atak riski azalır. Ancak doğumdan sonraki 3-6 aylık süreçte atak riski artabileceği için destek tedavisi gerekebilir. Hastalarda atak sıklığı gebelikten kısa bir süre sonra hamilelik öncesi döneme geri döner. MS varlığı gebeliği engellememeli ancak uygun zaman ve şartlarda planlanmalıdır” şeklinde konuştu.
İHA
Anlık gelişmelerden haberdar olmak için sosyal medya hesaplarımızı takip edebilirsiniz
Twitter
Facebook
Instagram
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2023/05/Uzmani-uyardi-MS-hastaligin-nedeni-bilinmiyor-belirtilerine-dikkat.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2023/05/Uzmani-uyardi-MS-hastaligin-nedeni-bilinmiyor-belirtilerine-dikkat.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2023/05/Uzmani-uyardi-MS-hastaligin-nedeni-bilinmiyor-belirtilerine-dikkat.jpg"/>
<enclosure url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2023/05/Uzmani-uyardi-MS-hastaligin-nedeni-bilinmiyor-belirtilerine-dikkat.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/uzmani-uyardi-ms-hastaligin-nedeni-bilinmiyor-belirtilerine-dikkat/101971/</link>
			<pubDate>Mon, 29 May 2023 14:01:59 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Seçim günü kalp krizleri sonrası uzmanlardan uyarı: 'Stres son tetikleyici faktör olabilir']]></title>
			<description><![CDATA[Türkiye 14 Mayıs'ta Cumhurbaşkanlığı ve 28'nci dönem milletvekili seçimleri için sandık başına giderken bazı vatandaşlar oy verme işlemi sırasında rahatsızlanmıştı]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türkiye 14 Mayıs'ta Cumhurbaşkanlığı ve 28'nci dönem milletvekili seçimleri için sandık başına giderken bazı vatandaşlar oy verme işlemi sırasında rahatsızlanmıştı. Türkiye'nin çeşitli illerinde yaşanan acı olaylarda bazı vatandaşlar kalp krizi geçirerek vefat etmişti. Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci tura kalmasının ardından uzmanlar aşırı stres ve seçim heyecanına karşı vatandaşları uyardı. Kardiyoloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Fatih Akyazıcı, stresin tetikleyici rol oynayabileceğini ifade ederken Psikiyatri Uzmanı Dr. Murat Aslan, kişilerin psikolojilerinin seçim ve adaylık süreçlerinden etkilendiğini anlattı.
“Stres kalp hastalıkları için çok önemli bir faktör"
Geçmişinde kalp rahatsızlığı tanısı bulunan kişilerin daha çok dikkat etmesi gerektiğine dikkat çeken Kardiyoloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Fatih Akyazıcı, “Kalp krizi, kardiyovasküler hastalıklar toplumda en sık görülen ölüm nedenlerinden biri, tabi seçim tüm popülasyonu etkileyen bir sistem ve herkes oy vermeye gidiyor. Kalp hastalığı olan, kronik kalp hastalıklarına zemin hazırlayacak faktörleri olan insanlar da oy kullanmaya gitti. Bu vefat eden vatandaşlarımızın örneğin; 3 tanesi 65 yaş üstü, ek risk faktörleri var mıydı, çok iyi bilmiyoruz ama oradaki ana nokta stres muhtemelen. Stres tabi ki kalp hastalıkları için çok önemli bir faktör eğer zaten altta yatan risk faktörleri, kalp hastalığı varsa stres burada tetikleyici rol oynayabilir. Stres orada sempatik sinir sistemini aktive ediyor bu da kalp krizine zemin hazırlayan tansiyonda biraz oynama yapıyor, kanın pıhtılaşmasını artırıyor. Dolayısıyla da aritmi eşiğini düşürüyor, eğer hastada buna zemin varsa stres, tetikleyici faktör olabilir” dedi.
“Lütfen kendilerini zorlamasınlar"
Stres kalp üzerinde oluşturduğu olumsuz etkiye dikkat çeken Dr. Öğretim Üyesi Akyazıcı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Stresin de burada son tetikleyici faktör olarak rol oynamış olabileceğini düşünüyorum. Hem kronik hem akut stresten mümkün olduğunca uzak durmak lazım. Bu süreçler hem toplumsal hem bireysel olarak stresli süreçler ama yine de hepimizin bir hayatı var. Öncelikle kendi sağlığımıza dikkat etmemiz gerekiyor. En azından ilaç kullanan vatandaşlarımız ilaçlarını mutlaka alsın. Eğer şu anda bir sıkıntısı varsa yine 1 hafta var mutlaka bir kontrolden geçsin. Çarpıntısı olan gençlerde orada da ritim bozukluğunu tetikleyebilir. Egzersiz yapabiliriz, derin nefes alma gibi bir rahatlama hem psikolojik hem fizyolojik etkilerinden arınma adına sakinliğimizi korumamız lazım. Eğer sakin değilsek kendimizi zora sokmamak lazım, sonuçta uzun saatler var. Lütfen kendilerini zorlamasınlar. Özellikle bilinen hastalığı olan, kalp hastalığı olan ve yaşlı vatandaşlarımız mutlaka bu konuda kendileri için önlem alsınlar, iyi hissetmiyorlarsa öncelikle sağlıkları. Orada zorladığı zaman belki de öncesinde şikayeti başlamıştır o hastaların ama ‘Bunu yapayım gideyim'e gelince bu seferde çok istenmeyen olaylarla karşılaşmışız. Ölüm gibi istenmeyen çok önemli sonuçları olan rahatsızlıklar bunlar bu konuda dikkat etmek lazım”
“Seçim gibi toplumsal olaylar bireyleri psikolojik olarak etkileyebilmekte"
Seçim süreçlerindeki belirsizliğin vatandaşları etkilediğini ifade ederken adaylık sürecinde olan kişilerin psikolojilerini olumlu ya olumsuz sonuçlara hazırlaması gerektiğini belirten Psikiyatri Uzmanı Dr. Murat Aslan, “Seçim gibi toplumsal olaylar bireyleri de psikolojik olarak etkileyebilmektedir. Bir belirsizlik olayı vardır ve bu belirsizlik olayı seçim sonrası netleşmeye başlar. Belirsizlik insanların geleceğiyle ilgili onlara kaygı verebiliyor. Kendi hayatımızı sadece kazanmak üzerine odaklarsak bu ilerleyen dönemde tersi bir durumda mutsuzluk, keyifsizlik gibi duygular oluşmasına sebep olabilir. Daha da ileri duruma gidip depresyon ve anksiyete gibi ruhsal hastalıkların oluşmasına neden olabilir. Ruhsal olarak olumsuz bir durumla karşılaştığımızda ister istemez bedensel; kalp krizi gibi bir şeye de maalesef sebep olabiliyor. Hayatın bir parçası olduğunu ve hayatın seçimden sonra da bir şekilde devam edeceğini başka seçimlerin olduğunu da fark ederek hayata devam etmek lazım. Yeterli, ilgi, destek veya haklarını alamadıklarını düşündükleri durumda ister istemez çok büyük bir hayal kırıklığı, mutsuzluk, keyifsizlik, umutsuzluğa sevk edebilir. Bir yere aday olursunuz bir şekilde sistem sizi seçmez ve başkasını seçerse sistem devam edecek. Stresli ya da olumsuz bir olayla karşılaştığımızda diyelim ki seçim sonuçlarına göre, normal hayatlarımıza devam etmemiz lazım. Bizi olumsuz yönden etkileyebilecek, sosyal medyadan, dijital ortamlardan olumsuz haberlere çok fazla maruz kalmamak, bunları sınırlandırmak gerek. Kendi ruhsal durumumuzu veya duygu, düşüncelerimizi yakın hissettiğimiz, güvendiğimiz insanlarla paylaşmak bize iyi gelebilir. Onun dışında spor, yürüyüş yapmak duruma göre meditasyon, nefes egzersizleri yapmak gibi yardımcı teknikleri kullanmak insanlara iyi gelir. Rutin hayatımıza devam etmeli, buraya takılıp kalmamalıyız” dedi.
İHA
Anlık gelişmelerden haberdar olmak için sosyal medya hesaplarımızı takip edebilirsiniz
Twitter
Facebook
Instagram
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2023/05/Secim-gunu-kalp-krizleri-sonrasi-uzmanlardan-uyari-Stres-son-tetikleyici-faktor-olabilir.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2023/05/Secim-gunu-kalp-krizleri-sonrasi-uzmanlardan-uyari-Stres-son-tetikleyici-faktor-olabilir.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2023/05/Secim-gunu-kalp-krizleri-sonrasi-uzmanlardan-uyari-Stres-son-tetikleyici-faktor-olabilir.jpg"/>
<enclosure url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2023/05/Secim-gunu-kalp-krizleri-sonrasi-uzmanlardan-uyari-Stres-son-tetikleyici-faktor-olabilir.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/secim-gunu-kalp-krizleri-sonrasi-uzmanlardan-uyari-stres-son-tetikleyici-faktor-olabilir/101795/</link>
			<pubDate>Mon, 22 May 2023 14:53:45 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Diyet yaparken bu hatalardan kaçının]]></title>
			<description><![CDATA[Öncelikle kilo vermek için bedenimizi iyi tanımamız, metabolizma hızımızı, kas ve yağ oranımızı, gıda intoleranslarımızı bilmemizin ve kilo verme sürecinin bir diyetisyen eşliğinde olmasının çok öneml]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Öncelikle kilo vermek için bedenimizi iyi tanımamız, metabolizma hızımızı, kas ve yağ oranımızı, gıda intoleranslarımızı bilmemizin ve kilo verme sürecinin bir diyetisyen eşliğinde olmasının çok önemli olduğunu vurgulayan Dyt. Deniz Pirçek, metabolizma hızını düşüren, günlük aktiviteler için gerekli enerjiyi azaltan ve kilo vermeyi zorlaştıran en sık yapılan diyet hatalarını sıraladı.
“Kilo vermek bazı kişiler için zor olabilir. Sağlıklı yaşam tarzı seçimleri yapılsa da istenen sonuçlar elde edilemeyebilir” diyen Dyt. Deniz Pirçek, “Bu, yanlış yönlendirilme ya da etkinliği kanıtlanmamış yöntemlerin denenmesi nedeniyle olabilir. Başkasının uyguladığı diyeti uygulamak, yeterince yağ ve karbonhidrat tüketmemek, yeterince su tüketmemek gibi temel hatalar metabolizma dengesini bozabiliyor. Diyet listelerinde ve beslenme alışkanlıklarında yapılacak değişimlerle bu durum engellenebilir ve kilo verme hızlanabilir. Yanlış yiyecekleri tüketmeyi bırakmak ve çok kısıtlayıcı beslenme planlarını takip etmek, diyete yarardan çok zarar verebilir” diye konuştu.
Dyt. Deniz Pirçek, sık yapılan bazı diyet hatalarını ise şu şekilde sıraladı:
Öğün atlamak veya uzun süre aç kalmak
“Zayıflamak uğruna öğün atlamak ve saatlerce aç kalmak en sık yapılan hatalardan biri olup, sanılanın aksine genelde kilo alımıyla sonuçlanıyor. Çünkü uzun süre açlığa maruz kalan metabolizma, daha yavaş çalışmaya başlıyor ve böylece harcadığımız enerji de azalıyor. Bu durumda kan şekeri de düştüğü için hem bir sonraki öğünde besin alımı artıyor hem de tatlı isteği oluşuyor. Bu nedenle diyetisyeniniz ile belirleyeceğiniz ara ve ara öğünlere uymak büyük önem taşır.”
Yeterince yağ ve karbonhidrat tüketmemek
“Tok hissetmeyi sağlayan yağ, gün içinde ihtiyaç duyulan besin maddelerinin alınmasına yardımcı olur. Kötü kolesterolü düşürebilecek önemli bir makro besindir. Avokado, zeytinyağı, fındık, fındık ezmesi, badem ve yağlı tohumlar gibi sağlıklı ve tekli doymamış yağ içeren gıdalar, diyet listelerine eklenebilir. Az yağlı ürünler diyet süresince tüketimi uygun ürünlerden biridir. Bununla birlikte az yağlı ve düşük kalorili gıdalar, aynı anlamda kullanılmaz. Bu nedenle ikinci ve üçüncü porsiyonların tüketimine dikkat edilmesi gerekir. Az yağlı bir tatlı, daha küçük normal bir tatlı dilimine göre daha fazla kalori içerebilir. Tüketilen yağ ve şeker miktarının ve alınan kalorinin belirlenmesi için ürün etiketleri kontrol edilebilir. Önemli bir makro besin olan karbonhidratlar, vücudun öncelikli enerji kaynakları arasında bulunur. Güncel araştırmalara göre şeker, beyaz makarna ve beyaz ekmek gibi rafine karbonhidratlar kan şekerini yükseltip kilo alımına neden olabilir. Bununla birlikte kompleks karbonhidratlar kilo vermeye yardımcı olabilir. Tam buğday ekmeği, fasulye, baklagiller, sebzeler ve meyveler, kompleks karbonhidrat içeren gıdalar arasında bulunur. Karbonhidrat içerikli gıdaların tamamen bırakılması, enerji seviyesini de etkiler. Kişilerin çalışmak ya da antrenman yapmak için yeterli enerjisi olmayabilir. Bu da daha fazla karbonhidrat tüketme isteğiyle sonuçlanabilir. Vücudu tok tutan kompleks karbonhidratlar vitamin, mineral ve lif desteği sağlar. Kalıcı enerji takviyesi yapan lifler, iştahı kontrol altında tutmaya yardımcı olurken sindirim sistemi sağlığını koruyabilir.”
Su tüketmemek
“Gün içinde az su tüketmek, diyetlerde en çok yapılan ve düzeltilmesi en basit hatalardan biridir. Kalori yakmak için su tüketimi şarttır. Vücut susuz kaldığında metabolizma yavaşlar ve bu da daha yavaş kilo kaybı anlamına gelir. Bu yüzden atıştırma saatlerine ya da her öğüne bir bardak su ilave edilebilir. Su tüketmek hem zayıflamanız için hem de sağlığınızı korumak için gereklidir. Ancak bazı kişiler suyun ödem yaptığını düşünerek diyet yaparken çok fazla su tüketmek istemez. Bilinenin aksine su tüketmek ödem oluşumunu engeller. Vücutta biriken toksin maddelerin dışarı atılmasını sağlar. Sindirim enzimlerinin çalışması için gerekli olan suyun yeterli miktarda tüketilmemesi, hem sindirim sistemini hem de metabolizmayı yavaşlatır. Günlük su tüketiminin gerekenden az olması kilo vermenizi engeller.”
Yalnızca tartıya odaklanmak
“Henüz sindirilmeyen gıdaların ağırlığı ve kas kütlesinde meydana gelen artış gibi birçok faktör, kiloda dalgalanmalara neden olabilir. Gün içinde tüketilen yiyecek ve sıvı miktarına bağlı olarak, tartıda görülen ağırlık birkaç saat içinde dahi değişebilir. Kadınlardaki hormonal değişiklikler de vücutta normalden fazla su tutulmasına yol açarak ağırlığı değiştirebilir. Tartıdaki ağırlığın değişmemesi, yağ kütlesinin kaybedilmesi ama vücudun su tuttuğu anlamına gelebilir. Ek olarak, egzersiz yapanlar yağdan kaybederken kastan kazanmış olabilir. Bu durumda, tartıdaki sayı aynı kalsa bile kıyafetler daha bol gelmeye başlayabilir. Tartıdaki sayıya odaklanmak yerine vücudun enerji seviyelerine ve fiziksel görünümdeki ilerlemelere dikkat çevrilerek kilo verme sürecine daha olumlu yaklaşılabilir, böylece daha kalıcı bir süreç oluşturulabilir.”
Porsiyon kontrolü yapmamak
“Bitter çikolata, avokado, kuruyemiş gibi gıdalar, sağlığa faydalı bileşenlere sahip olduğu için diyet listelerine eklense de yüksek kaloriye sahiptir. Bu yiyeceklerin aşırı tüketilmesi, hedeflenen kiloya ulaşılamamasına neden olabilir. Bu açıdan porsiyon kontrolü, sağlıklı kilo oranını korumak için çok önemlidir. Sağlıklı gıdaları sağlıklı porsiyonlarda tüketmek vücuda ne zaman tok ve ne zaman aç olduğunu öğretmeye yardımcı olabilir.”
Aşırı rafine şeker tüketmek
“Paketlenmiş ya da işlenmiş gıdalar; yüksek oranlarda şeker, sodyum ve yağ içerebilir. Tüketilen ilave şeker miktarının, günlük alınması gereken kalorinin yarısından fazla olmayacak şekilde sınırlanması faydalı olabilir. Kadınlar günde 100 kaloriden, erkekler günde 150 kaloriden az rafine şeker tüketebilir. Meyveler gibi bazı gıdalar doğal olarak şeker içerdiği için diyet listelerine eklenebilir. Vücut, meyvelerde bulunan vitamin, mineral ve lifleri işlenmiş gıdalara kıyasla farklı şekilde işler.
Sürekli aynı gıdaları tüketmek-tek tip beslenmek
“Sağlıklı beslenmeye çalışan kişiler, tavuk ya da meyve ve sebzeler gibi güvenli olduğunu düşündükleri yiyecekleri sürekli tüketme eğiliminde olabilir. Bununla birlikte vücudun çeşitli yiyeceklerden mahrum bırakılması, bir süre sonra aşırı yeme isteğine yol açabilir. Bu nedenle beslenme düzeninde farklılık yapmak ve çeşitli beslenmek faydalı olabilir.”
Günlük çok az kalori almak
“Bazı kişiler hızlı kilo vermek amacıyla günlük alınması gereken kaloriyi büyük ölçüde azaltır. Bununla birlikte öğün atlamak, hedef kiloya daha yavaş ulaşılmasına neden olabilir. Günlük kalori ihtiyacı; yaş, vücut tipi ve günlük aktivite seviyesi gibi bazı faktörlere bağlı olarak belirlenir. Bu miktar, vücudu aç bırakmadan ya da vücudun dinlenme halindeyken ihtiyaç duyduğu enerji anlamına gelen bazal metabolizma hızının altına düşmeden kilo vermeyi sağlayabilir. Bir kişinin diyeti ve aktivite seviyeleri birbiriyle ilişkilidir. Buna göre, egzersiz yapan kişilerin günlük spor aktivitelerini de kalori hesabına eklemesi faydalı olur. Daha fazla hareket edenlerin daha fazla yemesi, daha az hareket edenlerin daha az kalori alması gerekir. Fakat günlük kalori ihtiyacının çok altında beslenmek kilo verme sürecini olumsuz etkileyebilir.”
Fazla miktarda yağ tüketmek
“Bazı düşük karbonhidratlı ve ketojenik diyetler, iştahı kontrol altında tutmak ve yağ yakımını hızlandırmak için sınırsız miktarda yağ tüketimine izin verir. Bununla birlikte aşırı yağ tüketmek, kalori açığı oluşturmaktan çok daha fazla kalori almaya neden olabilir. Yiyecek ya da içeceklerinde çok miktarda yağ tüketenler ve kilo veremeyenler, yağ alımını azaltabilir. Böylece kilo kaybının yavaşlaması önlenebilir.”
Gece yemek
“Geceleri yeme alışkanlığını sürdürmek, aşırı tüketime yol açabilir. Gündüz kalorilerini gece yemeği için tutmak da sağlıksız bir yaklaşımdır. Enerji için gün boyunca kaloriye ihtiyaç duyulur. Gün içinde yeterince gıda tüketilmemesi durumunda geceleri daha aç olunabilir. Ayrıca yatmadan önce yemek, mide yanmasına neden olarak iyi bir gece uykusunun önüne de geçebilir. Gece tüketiminin önlenmesi için öğünlerin zamanlamasının doğru yapılması ve gün boyunca alınacak kalorilerin ayrılması faydalı olabilir. Geceleri aç olan kişiler, sağlıklı bir beslenme planının parçasıysa ve kalori hedeflerine uyuyorsa, meyve ya da bir avuç fındık gibi bir atıştırmalık tüketebilir.”
Çok uyumak veya uykusuz kalmak
"Uykusuz kalındığı zaman vücuttaki açlık metabolizmasında dengesizlik meydana gelir. Uykusuzluk vücutta yağlanmanın artmasına ve kilo artışına neden olmaktadır."
Şok diyetler
"Şok diyetler, kalori kısıtlı diyetlerdir. Kısa sürede istediğimiz sonucu bize verse de metabolizmanın yavaşlamasına ve kısa sürede verdiğimiz kiloyu geri almamıza neden olur. Doğru olan sağlıklı bir şekilde kilo vermek ve bunu hayat tarzına uyarlamaktır."
İHA
Anlık gelişmelerden haberdar olmak için sosyal medya hesaplarımızı takip edebilirsiniz
Twitter
Facebook
Instagram
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2023/05/Diyet-yaparken-bu-hatalardan-kacinin.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2023/05/Diyet-yaparken-bu-hatalardan-kacinin.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2023/05/Diyet-yaparken-bu-hatalardan-kacinin.jpg"/>
<enclosure url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2023/05/Diyet-yaparken-bu-hatalardan-kacinin.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/diyet-yaparken-bu-hatalardan-kacinin/101691/</link>
			<pubDate>Wed, 17 May 2023 14:16:28 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[“Hipertansiyon, inme ve kalp krizine neden olabilir”]]></title>
			<description><![CDATA[17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü ile ilgili açıklama yapan İl Sağlık Müdürlüğü, vatandaşlara uyarılarda bulundu]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü ile ilgili açıklama yapan İl Sağlık Müdürlüğü, vatandaşlara uyarılarda bulundu.
Yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:
“Hipertansiyon en sık görülen kronik hastalıklardan biridir ve küresel bir halk sağlığı sorunudur. Kalp hastalıkları, inme, böbrek hastalığı, erken ölüm ve yeti yitimi gibi durumlarla ilişkilidir. Dünyada on kişiden yaklaşık üçünün tansiyonunun yüksek olduğu bilinmektedir. Hastaların %50’si durumlarından tamamen habersizdir. Haberdar olanların bir kısmı ise herhangi bir şey yapmamaktadırlar.
Hipertansiyon önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalık olup mutlaka hekim tarafından takip edilmelidir. Uzun süre belirti vermeden böbrek, beyin, kalp ve damar sistemine hasar vermesi nedeniyle “sessiz düşman” olarak da anılmaktadır. Kan basıncının yüksek olduğunun belirlenebilmesi için belli aralıklarla ölçtürülmesi gereklidir.
Toplumumuzun hipertansiyon konusundaki bilincini arttırmak, erken tanının önemini vurgulamak ve hipertansif bireyde meydana gelebilecek olumsuz sonuçları azaltmaya yönelik her yıl Dünya Hipertansiyon Gününde; toplum ve sağlık çalışanları için eğitim ve farkındalık toplantıları düzenlenmekte ve o yıla özgü farklı bir tema belirlenmektedir. Bu yıl "Tansiyonunuzu Düzenli Ölçtürün, Daha Uzun Yaşayın" teması ile ilgili çeşitli branştan hekimlerimize ve hastalarımıza etkinlikler düzenlenecektir.
Ayrıca ülkemizin yaşadığı deprem gibi doğal felaketlerde hipertansiyonlu kişilerin takibi ve tedavisi için gerekli konular da vurgulanacaktır.
Hipertansiyon Nedir?
Kan dolaşımı için damarlarımızda gerekli olan kan basıncının normalden fazla olmasıdır.
Hipertansiyonun En Sık Rastlanan Belirtileri Nelerdir?
Baş dönmesi, baş ağrısı, kalp ağrısı, kulak çınlaması, nefes darlığı, çift veya bulanık görme, burun kanamaları, düzensiz kalp atışlarıdır.
Hipertansiyonun Nedenleri Nelerdir?
Yüksek tansiyonun birden fazla nedeni olabilir. Bu nedenler kalıtım, cinsiyet, şeker hastalığı, şişmanlık, sigara ve alkol kullanımı, stres, yetersiz fiziksel aktivite, aşırı tuz kullanımı, sağlıksız beslenme alışkanlıkları ve yaşlılıktır. Bazen bir hastalığa bağlı olarak görüldüğü gibi gebelikte de tansiyon yüksekliği gelişebilir.
Hipertansiyon Her Yaşta Görülebilir mi?
EVET! Yetişkin bireylerde görüldüğü gibi çocuklarda da yüksek tansiyon görülebilir. Çocuklarda yüksek tansiyonun birçok nedeni olabilir. Üç yaşından itibaren tüm muayenelerinde çocukların tansiyonunu ölçtürünüz.
Hipertansiyon Neden Tehlikelidir?
Yüksek tansiyon kontrol altına alınmazsa inme, kalp krizi, kalp hastalığı, böbrek yetmezliği, bilinç bozukluğu, körlük ve damarlarda anevrizma oluşmasına neden olmaktadır.
Hipertansiyonun Gelişimi Nasıl Önlenebilir?   
Tütün ve alkol kullanılmaması, sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz, tuz tüketiminin azaltılması, fazla kilo veya şişmanlık varsa kilo verilmesi yüksek tansiyonun kontrol altına alınması için yeterli olabilir. Eğer yeterli olmazsa hekim kontrolünde ilaç başlanabilir.
Hipertansif Bireylerin Dikkat Etmesi Gereken Konular Nelerdir?
Hipertansif bireyler;
Tütün ve alkol kullanımından vazgeçmeli,
Sağlıklı beslenmeli,
Fazla kilolu/obez ise kilo vermeli,
Fizik aktiviteleri düzenli yapmalı,
Tuz kullanımını azaltmalı,
Düzenli muayene ve tetkiklerle hastalığın takibine önem vermeli,
İlaçlarını önerilen dozda ve sürede, aksatmadan kullanmalı
Kan basıncını düzenli izlemeli/ izlenmesini sağlamalıdır.”
Haber Merkezi
Anlık gelişmelerden haberdar olmak için sosyal medya hesaplarımızı takip edebilirsiniz
Twitter
Facebook
Instagram
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2023/05/Hipertansiyon-inme-ve-kalp-krizine-neden-olabilir.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2023/05/Hipertansiyon-inme-ve-kalp-krizine-neden-olabilir.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2023/05/Hipertansiyon-inme-ve-kalp-krizine-neden-olabilir.jpg"/>
<enclosure url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2023/05/Hipertansiyon-inme-ve-kalp-krizine-neden-olabilir.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/hipertansiyon-inme-ve-kalp-krizine-neden-olabilir/101677/</link>
			<pubDate>Tue, 16 May 2023 14:34:03 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Uzmanından 'polen' uyarısı]]></title>
			<description><![CDATA[Soğuk hava koşullarının ardından hava sıcaklıklarının yükselmesi sonrası insanların doğayla teması artarken, havaya yayılan polenler vatandaşlarda çeşitli semptomları meydana getirdi]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Soğuk hava koşullarının ardından hava sıcaklıklarının yükselmesi sonrası insanların doğayla teması artarken, havaya yayılan polenler vatandaşlarda çeşitli semptomları meydana getirdi. Doç. Dr. Müge Bilge ise burun akıntısı, hapşırma, göz kızarması, öksürük, nefes tıkanması ve cilt kaşınmasından yakınan vatandaşlara yönelik uyarılarda bulundu.
"Astım, alerji gibi öyküsü olan bireylerde çok çeşitli klinik tablolara yol açan bir durum"
Özellikle ilkbahar ve sonbahar gibi dönemlerde alerjenlere dikkat edilmesi gerektiğini ifade ederek, yapılması gerekenler noktasında bilgi veren Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları Bölümü İdari Sorumlusu Doç. Dr. Müge Bilge, "Çiçeklerin açması, havaların ısınmasıyla, özellikle açık havaya salınan polenler ve birden fazla alerjenin özellikle yatkınlığı olan bireyler başta olmak üzere kişileri etkilemesi ve bağışıklık sistemindeki aşırı bir yanıtın neden olduğu birtakım yakınmalarla kendini gösteren bir tablo. Polenler daha çok üst solunum yolu mukozasıyla bireylere ulaştığı için ilk karşılama bölgesi olan burun, ağız, gözlerde olmak üzere öncelikle yakınmalar baş gösteriyor. Gözlerimiz sulanabiliyor, hapşırabiliyoruz, boğazımızda, damağımızda, kulaklarımızda kaşıntı, gözaltlarımızda şişlik, yoğun öksürük olabilir. Astım, alerji gibi öyküsü olan bireylerde daha yoğun olmak üzere çok çeşitli klinik tablolara yol açan bir durum. Halk arasında saman nezlesi olarak da biliniyor. Polenlerin çok yoğun olduğu rüzgarlı havalarda pencerelerimizi çok açık bırakmamak, açık alanlarda spor, yürüyüş yapmamak, daha izole olmak gerekiyor. Astım gibi kronik akciğer sorunları olan, alerjiye yatkın olan bireylerin özellikle korunması gerekiyor. Bu mevsim geçişlerinde, polenlerin uçuştuğu dönemde çamaşırlarımızı dışarıda kurutmaktan bile imtina ederek biraz daha kapalı ortamlara, ev içine yönelmemiz gerekiyor" diye konuştu.
"Maruziyetin azaltılması çok çok önemli"
Son günlerde kendilerine başvuran hastalardaki şikayetler üzerine konuşan Doç. Dr. Bilge, sözlerini şöyle sürdürdü: “Genellikle poliklinik ortamına hastalar alerjik rinit semptomlarıyla, konjonktivit dediğimiz gözlerinde yaşarma, burun akıntısı, hapşırma ve bunun yaşam kalitesini düşürmesiyle başvuruyorlar, ataklar halinde hapşırmaları olduğundan bahsediyorlar. Sıklıkla başvurular bu yönce ve tam da mevsimi. Eğer korunarak bu önerilerle, şikayetler, yakınmalar kontrol altına alınamıyorsa hekime başvurmalarını ve gerekli tedavilerini almalarını öneriyoruz. Tedavi noktasında birinci basamak yaklaşımımız; korunma önerileri şeklinde, basit anti alerjik ilaçlarla, burun içine uygulanan birtakım spreylerle gayet güzel yanıtlar alıyoruz. Kişide semptomatik rahatlama sağlıyoruz. Maruziyetin azaltılması çok çok önemli. Her geçen gün hava kirliliğinin artması, diğer buna benzer faktörlerin de bir araya gelmesiyle birlikte kimyasallar, kozmetik ajanlar ne kadar çok temas, bireylerde o kadar çok alerjiyi tetikleyen faktörler olarak karşımıza çıkmakta. Her geçen gün alerjiyle karşılaşan hasta sayısı, katlanarak karşımıza gelmekte.”

İHA
Anlık gelişmelerden haberdar olmak için sosyal medya hesaplarımızı takip edebilirsiniz
Twitter
Facebook
Instagram
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2023/05/Uzmanindan-polen-uyarisi-1.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2023/05/Uzmanindan-polen-uyarisi-1.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2023/05/Uzmanindan-polen-uyarisi-1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2023/05/Uzmanindan-polen-uyarisi-1.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/uzmanindan-polen-uyarisi/101469/</link>
			<pubDate>Mon, 08 May 2023 15:08:13 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Beslenme uzmanı uyardı, haftada iki porsiyondan fazla tatlı tüketilmemeli]]></title>
			<description><![CDATA[Ramazan'da artan tatlı üretimi ile ilgili uyarılarda bulunan Beslenme Uzmanı Diyetisyen Mustafa Furkan Yadigar, haftada iki porsiyondan fazla tatlı tüketiminin kan şekerinin dengelenmesini zorlaştırab]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ramazan'da artan tatlı üretimi ile ilgili uyarılarda bulunan Beslenme Uzmanı Diyetisyen Mustafa Furkan Yadigar, haftada iki porsiyondan fazla tatlı tüketiminin kan şekerinin dengelenmesini zorlaştırabileceğine dikkat çekti.
Yadigar, vücudun iftara kadar uzun süre aç kalması sebebiyle, kan şekerini düzenlemek için meyve tüketiminin arttırılabileceğini söyledi.
"Tatlı tüketimini azaltmak için meyve tüketimini arttırabiliriz”
Tatlı tüketme isteğinin Ramazan döneminde arttığını ifade eden Yadigar, “Ramazan’da tatlı isteği, genelde iftarda ve sahurda doğru besinler tüketilmemesinden kaynaklıdır. Oruçta uzun süreli bir açlık durumu olup, iftarda veya sahurda kan şekerini dengede tutacak doğru besinler tüketilmediğinden, iftarda tatlı isteği kaçınılmaz oluyor. Genelde bu tatlılar şerbetli veya boş kalorili oluyor. Tatlıları, proteinli ceviz, fındık, süt gibi besinlerle tükettiğimizde tatlıdaki şeker kana daha yavaş karıştığından dolayı kan şekerimiz daha yavaş yükselecek ve kan şekerini dengelemede daha yardımcı olacaktır. Haftada iki porsiyondan fazla tatlı tüketiminden kaçınalım, en az iki litre su içelim. Tatlı tüketimini azaltmak için meyve tüketimini arttırabiliriz” diye konuştu.
İHA
Anlık gelişmelerden haberdar olmak için sosyal medya hesaplarımızı takip edebilirsiniz
Twitter
Facebook
Instagram
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2023/04/Beslenme-uzmani-uyardi-haftada-iki-porsiyondan-fazla-tatli-tuketilmemeli.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2023/04/Beslenme-uzmani-uyardi-haftada-iki-porsiyondan-fazla-tatli-tuketilmemeli.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2023/04/Beslenme-uzmani-uyardi-haftada-iki-porsiyondan-fazla-tatli-tuketilmemeli.jpg"/>
<enclosure url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2023/04/Beslenme-uzmani-uyardi-haftada-iki-porsiyondan-fazla-tatli-tuketilmemeli.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/beslenme-uzmani-uyardi-haftada-iki-porsiyondan-fazla-tatli-tuketilmemeli/100803/</link>
			<pubDate>Mon, 10 Apr 2023 14:46:58 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Kalınbağırsak kanser taramaları ücretsiz]]></title>
			<description><![CDATA[Bingöl İl Sağlık Müdürlüğü, 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası nedeniyle açıklama yaptı]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Bingöl İl Sağlık Müdürlüğü, 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası nedeniyle açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, şu ifadeler yer aldı:
“Kanser, dünyada ve ülkemizde sebebi bilinen ölüm nedenleri sıralamasında kalp ve damar hastalıklarından sonra ikinci sırada yer alan önemli bir halk sağlığı sorunudur. Gelecek yıllarda dünya nüfusunun artması, yaşlanması ve kansere yol açabilecek risk faktörlerine daha çok ve daha uzun süre maruz kalınması ile birlikte gerek tanı konacak kanser olgu sayısının artışı gerekse yüksek tedavi maliyetleri nedeniyle kansere bağlı ekonomik, sosyolojik ve psikolojik yükün artması beklenmektedir. Oysa erken teşhis edildiğinde tedavinin mümkün olduğu ve yaşam kalitesinin artırılabildiği kanser türleri olduğu düşünülürse korunmanın önemi daha da artmaktadır.
Teknolojinin ve tıbbın ilerlemesi ile elde edilen sonuçların daha etkin kullanılması ve halkı bilgilendirme/bilinçlendirme/farkındalık kazandırma çalışmalarına yoğunluk verilmesi amacıyla düzenlenen “1- 7 Nisan Ulusal Kanser Haftası” etkinlikleri, kanser mücadelesinde oldukça önemli bir yer tutmaktadır.
Kanser beraberinde getirdiği sağlık sorunlarının yanı sıra, maddi ve manevi yönden uzun süreli mücadele gerektiren bir hastalıktır. Dünya Sağlık Örgütü’nün 2020 yılı verilerine göre; küresel bazda 19.2 milyon yeni kanser vakası tespit edilmişken, kansere bağlı 9.9 milyon ölüm gerçekleşmiştir. Dünya genelinde 75 yaşına kadar her 5 kişiden 1 kişinin kansere yakalanacağı ve her 10 kişiden 1’inin ise kanser nedeniyle hayatını kaybedeceği tahmin edilmektedir. Dünyada ve ülkemizde ilk sıralarda yer alan kanser türleri akciğer, meme ve kolorektal kanserler olarak benzerlik göstermektedir.
Kanser gelişiminde, %90 çevresel, %10 oranında ise genetik faktörler etkilidir. Çevresel faktörler arasında yer alan; tütün kullanımı, alkol tüketimi, fazla kilolu ve/veya obez olma ve enfeksiyonlara maruziyet gibi risklerin engellenmesi yolu ile gelişmekte olan kanserlerin günümüzde %30-%50 oranında önlenebileceği bilinmektedir.
Özellikle tarama programları ve kanser belirtilerinin erken fark edilmesi, teşhis ve tedavi hizmetlerine erken dönemde erişilmesi yolu ile uygulanan tedavinin yaşam kalitesine çok şey katabildiği kanser türleri göz önüne alınırsa, korunmanın önemi daha da artmaktadır.
Yapılan çalışmalar yirmi birinci yüzyılda kanser konusunda en önemli kontrol stratejisinin korunma ve erken teşhis olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Bu kapsamda; kanserojen maddelerin tespiti, risk faktörlerinden kaçınma, tarama ve erken tanı en önemli kanser kontrol stratejileri arasında yer almaktadır.
Toplum Sağlığı Merkezleri (TSM) bünyesinde hizmet veren Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM), Sağlıklı Hayat Merkezleri (SHM) ve Aile Sağlığı Merkezleri (ASM)’nde;
40-69 yaş arası kadınlara 2 yılda bir meme kanseri taraması
30-65 yaş arası kadınlara 5 yılda bir rahim ağzı kanseri taraması
50-70 yaş arası kadın ve erkeklere 2 yılda bir kalınbağırsak kanseri taramaları ücretsiz olarak yapılmaktadır.
Tarama sonrası sonucu pozitif ya da şüpheli çıkan kişiler, tarama sonrası teşhis merkezlerine yönlendirilmekte ve ileri tetkikleri yapılmaktadır. Teşhis ve tedavi hizmetleri ikinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşları tarafından yürütülmektedir.
Kansere karşı mücadelede “Farkındalık ve Bilinç Düzeyinin Artırılması” önemli diğer bir strateji olup, ülkemizde “Kanser Haftası” olarak kabul edilmiş olan Nisan ayının ilk haftası boyunca düzenlenen çeşitli etkinliklerle konuya dikkat çekilmektedir. Her yıl 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftasında, sağlıklı bir toplum için önemi giderek artan kanser hastalığına karşı halkta farkındalık oluşturmak, taramalara katılımı artırmak için düzenlenen bu etkinliklerle halkı bilgilendirmek ve bilinçlendirmek hedeflenmektedir. Ancak tüm bu çalışmaların yılın bir haftası ile sınırlı tutulmayıp yıl boyunca sürdürülmesi kanserle mücadelede akılda tutulması gereken bir unsur olup önemli kazanımlar sağlayacaktır.”
Haber Merkezi
Anlık gelişmelerden haberdar olmak için sosyal medya hesaplarımızı takip edebilirsiniz
Twitter
Facebook
Instagram
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2023/03/Kalinbagirsak-kanser-taramalari-ucretsiz.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2023/03/Kalinbagirsak-kanser-taramalari-ucretsiz.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2023/03/Kalinbagirsak-kanser-taramalari-ucretsiz.jpg"/>
<enclosure url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2023/03/Kalinbagirsak-kanser-taramalari-ucretsiz.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/kalinbagirsak-kanser-taramalari-ucretsiz/100602/</link>
			<pubDate>Fri, 31 Mar 2023 14:41:30 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[“Ramazan'da yağlı ve baharatlı beslenmek mide sorunlarını tetikleyebilir”]]></title>
			<description><![CDATA[Ramazan ayında mide sorunlarını tetikleyebilecek besinlerden bahseden Gastroenteroloji Uzmanı Prof]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ramazan ayında mide sorunlarını tetikleyebilecek besinlerden bahseden Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Ömer Şentürk, “Yağlı ve asitli yiyecekler, sosis, salam gibi işlenmiş gıdalar ve baharatlı yiyecekler reflü, gastrit ve ülser gibi mide sorunlarını tetikleyebilir. Kahve, asitli ve gazlı içeceklerden de uzak durulmalıdır. Çok fazla çeşit yemek yerine bir-iki çeşit yemek tüketmek; bozulmuş, raf ömrü geçmiş gıdalardan uzak durmak, sigara içmemek mide sorunu olanların dikkat etmesi gereken hususlardır” dedi.
Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Ömer Şentürk, Ramazan ayında görülebilecek mide sorunlarına karşı uyarılarda bulundu.
“Sahurda tıka basa yemek az acıkmayı sağlamaz”
Ramazan ayında sağlıklı ve dengeli beslenmenin önemine değinen Prof. Dr. Şentürk, “Çoğunlukla 3 öğün yiyen bireylerde (veya 2 öğün yense de arada atıştırma yapılması ve bir şeyler içilmesi gibi) bilindiği gibi Ramazan’la birlikte bu durum ikiye düşmekte ve arada herhangi bir katı veya sıvı gıda alımı olmamaktadır. Her yıl değişen zamanlaması da ayrıca bu 2 öğünü bazen süre olarak (örneğin yaz aylarında tutulan oruçlarda) 17 saate çıkarabilmektedir. Dolayısıyla, oruç tutulan zamanı da dikkate alarak sahurda daha uzun süre tokluk oluşturacak proteinli gıdalara yer verilmelidir. Bununla beraber, eğer sahurdan sonra yatılacaksa ertesi gün yaşanacak açlık korkusuyla tıka-basa yemek de yenmemelidir. Ne kadar çok yemek yenirse, o kadar daha az acıkılır anlayışı doğru değildir. Sıvı alımına dikkat edilmeli, ertesi gün alınamayacak sıvı ihtiyacı sahurda karşılamalıdır. Aslında Ramazan'da sadece gıda (katı ve sıvı) alımında azalma olmaz, beraberinde harcamada da azalma olacağından denge devam etmektedir” diye konuştu.
“Aşırı yemek tüketimi mide düşmanı”
Ramazan ayında midemizi yormamamız gerektiğini söyleyen ve mide sorunlarını tetikleyebilecek besinlerden bahseden Prof. Dr. Şentürk, “Ramazan ayı aslında tüm organların kısmen de olsa istirahate sevk edildiği bir aydır. Bu yüzden 2 öğünle sınırlandırılan bu ay, iftar ve sahurda onlarca çeşit yemeğin yendiği, orucun amacından uzaklaşılarak aşırı yiyecek tüketiminin yapıldığı bir süreç haline getirilmemelidir” dedi.
“Sosis, salam, sucuk gibi işlenmiş gıdalara mesafe konulmalı”
Yağlı ve asitli yiyecekler, sosis, salam, sucuk gibi işlenmiş gıdalar ve baharatlı yiyeceklerin mide sorunlarını (reflü, gastrit ve ülser gibi) tetikleyebileceğini de sözlerine ekleyen Prof. Dr. Şentürk, “Kahve, asitli ve gazlı içeceklerden uzak durulmalıdır. Çok fazla çeşit yemek yerine bir-iki çeşit yemek tüketmek, bozulmuş, raf ömrü geçmiş (bozulmamış olsa dahi) gıdalardan uzak durmak, sigara içmemek mide sorunu olanların dikkat etmesi gereken hususlardır” şeklinde konuştu.
“Reflü yakınmaları artabilir”
Ramazan'da oruç tutanların en sık yaşadığı mide ve sindirim problemlerini anlatan Prof. Dr. Şentürk, şu bilgileri paylaştı: “Uzun açlık nedeniyle mide asidinin dengelenememesine bağlı olarak midede yanma, ağrı, kazıntı hissi ortaya çıkabilir. Eğer Ramazan ayı öncesinde mide sorunu bulunuyor veya herhangi bir nedenle ağrı kesici ilaç kullanıyorsa, bu şikâyetler daha belirgin ve daha sık ortaya çıkar. Hatta sadece gastrit veya ülser şeklinde değil, aynı zamanda bu hastalıkların komplikasyonları (ülser kanaması, ülsere bağlı delinme gibi) da Ramazan ayında artar. Dolayısıyla, bu bireylerin Ramazan ayı boyunca mide ilaçları kullanmaları önerilir. Ayrıca reflü yakınmaları da artmaktadır.”
“Mide rahatsızlığı olanlar baharattan uzak durmalı”
Mide ve bağırsak hastalığı olanların da Ramazan ayında oldukça dikkatli beslenmesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Şentürk, “Her zaman için geçerli olmakla beraber özellikle Ramazan ayında oldukça yavaş yemek yenmeli, lokmalar iyice çiğnenmelidir. Acılı, baharatlı, biberli, aşırı yağlı ve ağır yemekler yenmemelidir. Ağrı kesiciler doktor önerisi olmadan alınmamalıdır (Ramazan'da uzun açlıkla beraber baş ağrıları daha sık olarak görülür. Bunların tedavisinde eğer özel bir nedeni yoksa parasetamol içeren ağrı kesicilerden yararlanılmalıdır). Bunun dışında, mideyi rahatsız edebilecek yağlı, tuzlu, kızartmalı besinlerden kaçınılmalıdır. Reflüsü olanlar ise sahurda çok yemek yememeli, yedikten sonra yatacaklarsa en az yarım saat beklemelidirler. Ayrıca sahurda yemekten önce proton pompa inhibitörü (mide koruyucu ilaçlar) kullanmalıdır” açıklamasında bulundu.
“Çok yemek tüketmek şişkinliğe neden olabilir”
Ramazan'da kabızlık, şişkinlik ve gaz sancılarının başlıca nedenlerinin çok yemek ve aşırı unlu gıda tüketmek olduğunun altını çizen Prof. Dr. Şentürk, şöyle devam etti: “En büyük yanlışlardan biri de fiziksel aktivitenin azaltılmasıdır. Halbuki günde 2 öğün yemek yenmesi fiziksel açıdan hareketsiz olmayı gerektirmez. Ancak bazen oruç tutan bireylerin özellikle iftardan önce zamanlarını nerdeyse uyuyarak geçirmek istedikleri görülür. Aslında burada fiziksel açlıktan ziyade ruhsal anlamda kişinin kendisini güçsüz hissetmesi rol oynamaktadır. Bu nedenle mutlaka Ramazan'da da egzersiz (azaltılsa da) yapılmalıdır.”
“İftarda çok yavaş beslenilmeli”
İftarda dikkat edilmesi gereken en önemli hususun dengeyi ve ölçüyü korumak olduğunu söyleyen Prof. Dr. Şentürk, “İftar aslında her zamanki akşam yemeğinden farklı olmamalıdır. Özellikle alınması gereken bir gıda yoktur. Aşırı beslenmek ve çok fazla çeşit yemek tüketmek kesinlikle yanlıştır. Ayrıca besinler çok yavaş olarak tüketilmelidir. İftarda yağlı, ağır gıdaların tüketilmesi, bazı kişilerde gastrit veya reflü gibi yakınma ve hastalıkları tetikleyebilir. Yemekten sonra tatlı, meyve, çay gibi içecekler kesintisiz olarak tüketilmemeli, arada belli bir zaman bırakılarak tüketilmelidir” dedi.
Oruç tutması sakıncalı gruplar
Bazı kişilerin oruç tutmasının oldukça riskli olabileceğini de sözlerine ekleyen Prof. Dr. Şentürk, ileri yaşta olup da ilave hastalıkları da olanların, düzenli olarak ilaç alması gerekenlerin, organ nakli yapılan hastaların, insüline bağlı diyabet, böbrek yetmezliği gibi bağışıklık sistemini ciddi oranda etkileyen kronik hastalığa sahip olanların, gebelerin ve emziren annelerin bu grupta yer aldığını belirtti.
İHA
Anlık gelişmelerden haberdar olmak için sosyal medya hesaplarımızı takip edebilirsiniz
Twitter
Facebook
Instagram
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2023/03/Ramazanda-yagli-ve-baharatli-beslenmek-mide-sorunlarini-tetikleyebilir.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2023/03/Ramazanda-yagli-ve-baharatli-beslenmek-mide-sorunlarini-tetikleyebilir.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2023/03/Ramazanda-yagli-ve-baharatli-beslenmek-mide-sorunlarini-tetikleyebilir.jpg"/>
<enclosure url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2023/03/Ramazanda-yagli-ve-baharatli-beslenmek-mide-sorunlarini-tetikleyebilir.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/ramazanda-yagli-ve-baharatli-beslenmek-mide-sorunlarini-tetikleyebilir/100508/</link>
			<pubDate>Tue, 28 Mar 2023 14:17:19 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Spor yapan çocuklar daha başarılı oluyor]]></title>
			<description><![CDATA[Çocukların fiziksel aktivitelere yeterli katılım sağlamasının motor becerilerini geliştirdiğini kaydeden Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Çocukların fiziksel aktivitelere yeterli katılım sağlamasının motor becerilerini geliştirdiğini kaydeden Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Okan Özkunt, “Genel olarak, fiziksel aktivite ve egzersiz çok çeşitli hareketleri ve birçok kas grubunu içeren büyük bir aktivite hacmi sağlar ve böylece kardiyorespiratuar gelişimi, kas gücünü, kas dayanıklılığını, hızı, gücü ve esnekliği teşvik eder. Aktivite çok düşük hale gelirse ve genel olarak yetişkinler arasındaki aktivitenin şüphesiz çok düşük olduğunu hatırlamalıyız. O zaman bu bir ‘yapımda sorun' oluşturabilir. Bunun dışında kan basıncında, kolesterolde lipidlerde, aktivite modellerinde ve adipozitede doğal olarak meydana gelen değişimlerin ilişkileri karıştırabildiği ergenlik dönemi için çocukların fiziksel aktivite ve egzersiz sayesinde özgüven kazanabilmesi önemlidir” dedi.
‘Çocuklar yaş aralığına göre spora yönlendirilmeli'
Çocukluk çağındaki egzersiz ve spor modellemelerinin yetişkinlerden farklı olduğunu belirten Doç.Dr. Okan Özkunt, yaş aralığına göre spor türleri seçilmesi ile ilgili şu önerilerde bulundu:
“2-5 yaş: fırlatma, yakalama, koşma, sıçrama,
6-9 yaş: belli mesafeye fırlatma, bir topa vurmak, sporun temel hareketlerine geçiş,
10-12 yaş: basketbol, futbol gibi sporları içeren kompleks motor becerileri çalıştıran sporlar önerilir.
Çocuklar da yetişkinler gibi fiziksel aktiviteye düzenli olarak en az günde 30 dakika ve haftada 3-4 kez katılmalıdırlar. Yürüme, futbol, ip atlama, sıçrama gibi eğlendiren ve güvenle yapılan tüm aktivitelere katılabilir. Çocuğun yaş, vücut büyüklüğü ve fiziksel gelişimi için doğru olan sporu seçmek önemlidir.”
Spor yapan çocukların, düzenli olarak çocuk spor hekimine kontrole gitmeleri gerektiğinin altını çizen Özkunt, “Çocukluk çağındaki spor yaralanmaları erişkinlerden farklı olarak değerlendirilip, farklı olarak tedavi edilirler. Bu yüzden bu konuda profesyonelleşmiş bir spor cerrahisi tarafından tedavi edilmelidirler” diyerek sözlerini sonlandırdı.
İHA
Anlık gelişmelerden haberdar olmak için sosyal medya hesaplarımızı takip edebilirsiniz
Twitter
Facebook
Instagram
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2023/03/Spor-yapan-cocuklar-daha-basarili-oluyor.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2023/03/Spor-yapan-cocuklar-daha-basarili-oluyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2023/03/Spor-yapan-cocuklar-daha-basarili-oluyor.jpg"/>
<enclosure url="https://www.capakcurgazetesi.com.tr/images/haberler/2023/03/Spor-yapan-cocuklar-daha-basarili-oluyor.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.capakcurgazetesi.com.tr/spor-yapan-cocuklar-daha-basarili-oluyor/100324/</link>
			<pubDate>Wed, 22 Mar 2023 14:18:50 +0300</pubDate>
			</item></channel>
</rss>