Şüheda Kızılboğa: “Nereye Kadar Ey Abdullah?”

Sana diyorum, seslenişim sanadır .

Duyuyor musun Abdullah?

Kulaklarını kapatmışsın yine, oysa seninle bu konuyu defalarca konuştuk. Başkalarını da duyman gerekiyor. Seninle aynı düşünmüyorlar diye sağır taklidi yapmana gerek yok.

Duyman lazım Abdullah!

Bir fikre, amaca sahip olduğunu söylüyorsun ama başkalarının fikirlerini duymuyorsun. Dinlemediğin fikirler senin fikirlerini yükseltmez, bunu biliyorsun.

Bir filmde izlemiştim; onurlu bir savaşçı asla kaçmaz ve herkes mücadele ederken oda mücadele verir.

Bakıyorum da sana Ey Abdullah! Uğruna savaşmak istediğin fikirlerini meydana sürmek yerine oturup başkalarını izliyorsun . Yoksa başkalarının fikirleri seni mağlup mu ediyor ?

Ey Abdullah bana doğruyu söyle.

Önyargılı mısın?

Sen çok anlayışlı biriydin. Öyle söylüyordun, ne de çabuk unuttun? Seninle aynı düşünmeseler dahi herkesi dinlediğini sanırdım. Ne çok yanılttın beni..

Korkuyorum Abdullah!

İnsanın en büyük karanlığı başkasını aydınlatmadığından ve başkalarının kendi ışığını yakmasına izin vermediğindendir.Saygımı kaybedersem ve kendi fikirlerim için başkasını incitirsem sevdiğim her şeyi gömüp giden yaşayan bir mezar olurum. Herkes aynı düşünüp aynı yazsaydı Allah bizi insan değil koyun yaratırdı. Bir binayı yükselten aynı malzemeler değil farklı çeşit malzemelerdir. Öğreneceğiz elbet,aynı ülkede yaşayıp aynı gökyüzünü paylaşanlar olarak hür fikirli olmayı.

Belki bana kızacaksın ama söylemeliyim

Ben korktum sen korkma !

Senin gibi düşünmeyenlerin ışıkları yolunu aydınlatmasa da senin ışığın başkalarının yolunu aydınlatsın.

Ve unutma sevgili Abdullah;

Kulaklarını kapatarak duymaktan vazgeçersen bir daha asla konuşamazsın.

 

SIRADAKİ HABER:  Şehir Dışından Bingöl'e Geldiler, Mezra Karantinaya Alındı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.