Bingöl’de genç girişimci, köylerden topladığı eski malzemelerle yörenin kültürünü yaşatıyor.Merkez Recep Tayyip Erdoğan Mahallesi’nde açtığı Kültür ve Sanat evi ile Bingöl’ün kültürünü yaşatmaya çalışan genç girişimci Mustafa Artan, 50 köyden topladığı 900’ü aşkın yöresel eşyayla kentteki müze açığını kapatmaya çalışıyor.Müzenin olmadığı Bingöl’e gelen yabancıların ve yöre halkının kültürünü genç nesillere aktarmak amacıyla böyle bir işletmeyi açtığını belirten Artan, “Dışarıdan gelen misafirlerimiz Bingöl’ün yöresel yemeklerini ve yöresel eşyalarını soruyordu. Biz de kendi imkânlarımızla Kültür ve Sanat Ev açmaya karar verdik. Bunu yaparken, yaşanmış eşyaları almak istedik. Bingöl ve ilçelerinde ortalama 43 ile 50 köyde gezdik. Eskimiş, kullanılmış yöresel eşyaları aldık. Hepsi yardımcı oldular. 900 parça topladık. Bu parçaları 3,5 ayda toparladık. Hepsinin birer hikâyesi var. Şu anda güzel talep alıyoruz. Hem buradaki, hem de yabancı insanlar buraya gelip ürünleri görüyorlar ve fotoğraf çekiyorlar” diye konuştu.KADINLARIN ÜZERİNDE DOĞUM YAPTIĞI ‘ESRARENGİZ’ HALIBbir vatandaştan aldığı halının ilginç hikâyesi olduğunu söyleyen Artan, eski dönemlerde bu seccadenin üzerinde doğum yapan kadınların düşük yapmadığı için ününün kısa sürede yörede yayıldığını söyledi. Artan, “Eşyaları toplarken hikâyeleri de dinledik. Burada sergilediğimiz bir alı üzerinde 9 kişi doğum yapmış. Eski dönemlerde bir bayan, daha önce 3 kez doğum yapmış. 3’ünde de düşük yapmış. 4’üncü kez bu sergilediğimiz halı üzerinde doğum yapmış ve çocuğu sağlıklı olarak dünyaya gelmiş. Bu hikâye zamanında kulaktan kulağa yayılmış ve efsaneye dönüşmüş. Diğer kadınlar da bu halının üzerinde doğum yapmışlar ve çocukları sağlıklı olarak dünyaya gelmiş” dedi.KAYNANALARIN EN SEVDİĞİ GELİNİNE HEDİYE ETTİĞİ HALIArtan, Sancak Bölgesi’nde aldığı bir halının da kaynanaların en sevdiği gelinlerine hediye edildiğini, bu sayede nesilden nesile geçtiğini söyledi. Erkek çocuğu olmadığı için halının kendisine sergilenmek üzere hediye edildiğini belirten Artan, “Sancak Bölgesi’nden de aldığımız başka bir halının da ilginç bir hikâyesi var. Bu halıyı da kaynanalar, en sevdiği gelinlerine verip, onların da en sevdikleri gelinlerine vermesini istemiş. Halı nesilden nesile geçmiş. Bize bu halıyı veren teyzemize ‘en sevdiğiniz gelininiz yok mu, bize bağışlıyorsunuz’ dedik. Teyze de kaynanası tarafından çok sevildiğini ve halının kendisine verdiğini ifade ederek, erkek evladının olmadığını, dolayısıyla da kimseye veremediğini söyledi. Hikayesini de anlatarak burada sergilememizi istedi” şeklinde konuştu.‘BURAYI MÜZE SANIP, MÜZE KARTI SORUYORLAR’Kentte müzenin olmadığını ve gelenlerin müze sandığını belirten Artan, “Bingöl’de müze olmadığı için, burayı müze sanıyorlar. Buraya gelen insanların bazıları ‘müze kartımız yok içeriye girebilir miyiz’ diye soruyorlar. Böyle komik olaylarla da karşılaşabiliyoruz. Burası bir kafe diyoruz, istediğiniz gibi gezip fotoğraf çekebilirsiniz diyoruz misafirlerimize” dedi.Kültür ve Sanat Evi’ni gezen Seyfettin Zengin, ise “buradaki malzemeleri Bingöl’de ilk defa görüyorum. Hepsi dedelerimizin kullandığı malzemeler. Bizi eskiye götürdü. Çobanlık yaptığımız çocukluğumuza, maziye döndük” şeklinde konuştu. (DHA)
Kültür - Sanat
Yayınlanma: 18 Temmuz 2017 - 08:37
Açtıkları Sanat Eviyle, Bingöl'ün Kültürünü Yaşatıyorlar
Bingöl’de genç girişimci, köylerden topladığı eski malzemelerle yörenin kültürünü yaşatıyor
Kültür - Sanat
18 Temmuz 2017 - 08:37








