Bakan Yılmaz: "Hiç olmadığı kadar Bürokratımız Var"

TAKİP ET

Kalkınma Bakanı ve Ak Parti Bingöl milletvekili Cevdet Yılmaz, çeşitli temaslarda bulunmak üzere geldiği memleketi Bingöl'de çeşitli sivil toplum kuruluşları ve meslek grupları ile bir araya geldi

Kalkınma Bakanı ve Ak Parti Bingöl milletvekili Cevdet Yılmaz, çeşitli temaslarda bulunmak üzere geldiği memleketi Bingöl’de çeşitli sivil toplum kuruluşları ve meslek grupları ile bir araya geldi. Düzenlenen toplantıya Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz’ın yanı sıra Kalkınma Bakan yardımcısı Yusuf Coşkun, Bingöl Valisi Yavuz Selim Köşger, Bingöl Belediye Başkanı Yücel Barakazi, çok sayıda sivil toplum me meslek odaları kuruluşları katıldı. Bingöl İl Özel İdaresi toplantı Salonunda gerçekleşen 2 saatlik toplantının ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Yılmaz, hükümet olarak bir taraftan terörle mücadele ederken bir taraftan da bölgenin kalkınması için çalışmalar yürütüldüğünü kaydetti. Bingöllü Bürokratların görevden alınmalarına dair açıklamalarda bulunan Yılmaz, geçmiş hükümetlere göre en çok bu dönemde Bingöllü bürokratların bulunduğunu söyledi.

“HİÇ OLMADIĞI KADAR BÜROKRATIMIZ VAR”

Toplantı sonrasında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yılmaz, geçtiğimiz günlerde Bingöl kamuoyunda sıkça konuşulan ‘bürokrat kıyımı’ konusuna açıklık getirdi. Yılmaz, açıklamasında, “Bingöllü diye kimsenin görevden alınması söz konusu değil. Geçmiş hiçbir hükümet döneminde olmadığı kadar bugün Bingöllü bürokratımız var. Vali olan var, büyükelçilik yapanlar var. Çeşitli kamu kuruluşunda daire başkanı gibi üst düzey görevlerde olan çok sayıda bürokratlarımız var. Hâkimlik yapan, savcılık yapan Kariyer uzmanlığı gerektiren konularda uzman yardımcısı ve uzman olarak görev yapan çok sayıda Bingöllü kardeşimiz var ve bundan sonra da olacak. Zaman zaman bürokraside görevden alınmalar gerçekleşebiliyor. Bizim de memnun olmadığımız bir takım durumlar gerçekleşebilir. Bunları ‘Bingöllüler görevden alınıyor’ gibi aşırı bir yorumla ortaya koymak doğru değil. Bu konuda gerekli takibi yapıyoruz. Bir bürokrat arkadaşımız bugün görevinden alınabilir, başka bir arkadaşımız gelebilir. İlerde belki kendisini daha iyi bir görev bekliyordur. Bu durumları anlık noktasal olarak değerlendirmemek gerekmektedir. Siyasetçiler olarak Bingöllü bürokrat kardeşlerimizin yanındayız. Bugün çok sayıda Bingöllü bürokratlarımız var ve İnşallah sayıları daha da artacaktır” dedi.

“TERÖR ÖRGÜTÜ HİÇBİR SINIR TANIMIYOR”

Geçtiğimiz günlerde Diyarbakır’da bir okulun bahçesine atılan bomba hakkında konuşan Yılmaz, “Bölgemizde yaşanan sıkıntılarımızdan dolayı da üzüntü duyuyoruz. Maalesef terör örgütü hiçbir sınır tanımıyor. Geçtiğimiz gün okul bahçesinde karne alan öğrencilere bomba atacak düzeyde gözü dönmüş bir örgütten bahsediyoruz. Bu artık sözün bittiği yerdir. Yorum yapmaya bile gerek duyulmayacak ölçüde bir vahşet hadisesidir. Buradan da bölgemizin bir an önce kurtulmasını temenni ediyoruz. Bölgemizde silaha şiddete yer yok diyoruz. Bölgemiz zaten bu konularda çok çekti., sıkıntılar yaşadı. Birçok kayıplar yaşadı. Gerek insani anlamda gerek ekonomi anlamında terörün büyük zararlarını yaşadı. Özellikle gençlerimiz ve yoksul kesimler terörün en büyük darbesini yediler. Önümüzdeki süreçte terörün ortadan kalktığı, huzur ortamının pekiştiği, terörün değil bu bölgenin kalkınmasını gelişmesini konuştuğumuz günlerin bir an önce gelmesini temenni ediyoruz” dedi.

“TERÖRLE MÜCADELE ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

Terörle mücadele etmeye devam edeceklerini belirten Yılmaz, “Hükümet olarak bir taraftan halkımızın güvenliği noktasında alınması gereken bütün tedbirleri alıyoruz. Terörle mücadele ediyoruz ve etmeye de devam edeceğiz. Diğer taraftan da bölgemizin kalkınması için gelişmesi için her türlü gayreti sarf etmeye devam edeceğiz. Ülkemizde demokratikleşme, temel hak ve hürriyetlerin genişlemesi, çok daha işleri bir noktaya ulaştırılması noktasında da her türlü gayreti de sarf etmeye devam edeceğiz. Biz bunları birbirinin alternatifi olarak da görmüyoruz. Bir taraftan güvenlik ile ilgili meseleler ile mücadele etmeye devam edeceğiz, bir taraftan da kalkınma ve demokrasi konusunda da mücadelemizi sürdüreceğiz. Terör örgütleri her ne kadar bizi bu yoldan alıkoymaya çalışsa da dikkatimizi başka yönlere sevk etmeye çalışsa da biz bu tuzağa düşmeden kardeşliğimizi de pekiştirerek, birliğimizi pekiştirerek kalkınma ve demokrasi konusunda ilerlemeye devam edeceğiz. Bu noktada da kararlılığımızı bir kez daha ifade etmek istiyoruz” şeklinde konuştu.

“HİÇ KİMSENİN TOPLUM ADINA TEK BAŞINA KONUŞMASI DOĞRU DEĞİL”

Belirli kesimlerin toplum adına tek başına konuşmasının doğru olmadığını belirten yılmaz, “Hiç kimse bu notada bir tekele sahip değil. Hiç kimsenin de toplum adına tek başına kalkıp konuşması da doğru değil. İçinde bulunduğumuz bölgede çok çeşitli görüşler, inançlar, fikirler söz konusu. Her kesimin de görüşlerine saygı duymak durumundayız. Demokratik kanallar Türkiye’de açık. Herkesin ne fikri varsa ortaya koyabilir. Bunun önünde de hiçbir engel yok. Böyle bir ortamda da silaha şiddete başvuranların da hiçbir bahanesi yok. Bunlar sadece ülkemize ve insanımıza zarar veriyorlar. Başka bir takım güç odaklarına hizmet ediyorlar. Başka bir şey de yaptıkları yok. İnşallah bunları da atlattığımız bir ortamda hem bölgemiz için hem ilimiz için hizmetlerimizi devam ettireceğiz” dedi.

“VATANDAŞLARI MAĞDUR ETMEDEN TERÖRLE MÜCADELEYE DDEVAM EDECEĞİZ”

Terörle mücadele konusunda bölgede yaşayan vatandaşların zarar gördüğünü ve terörle mücadele konusunda vatandaşları mağdur etmeden çalışmaların devam edileceğini belirten yılmaz, “İster istemez Terörle mücadelede vatandaşlarımızın etkilendiği noktalar oldu. Bunların telafisi yönünde, rehabilitesi yönünde bütün gayretlerimizi de sarf edeceğiz. Bu yönde de çeşitli hazırlıklar yapılıyor. İlgili bütün bakanlıklarımız çalışmalar yapıyor. Biz vatandaşımızı hiçbir şekilde mağdur etmeden terörle mücadeleyi devam ettireceğiz. Terörün oluşturduğu zarardan etkilenen vatandaşlarımıza da her zaman olduğu gibi sahip çıkmaya devam edeceğiz. Uzun vadede de kalkınma sürecini devam ettirmek temel politikalarımızdan bir tanesidir. Kentsel dönüşüm ve istihdama yönelik politikalarda bölgemiz ile ilgili yapılması gereken her şeyi yapmaya devam edeceğiz. Bizim temel perspektifimiz insanımızın güvenliği, huzuru ve refahıdır. Bu çerçevede hem Bingöl halkına hem de Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde yaşayan bütün vatandaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Çeşitli terör örgütleri ve etrafındaki odaklar, ne yapmaya çalışırlarsa çalışsınlar halkımız sağduyu ile hareket ediyor ve terör örgütlerinin tuzağına düşmüyor. Onlar halkı sokağa dökmek istiyorlar, kaos ortamı oluşturmak istiyorlar. Kargaşa yapıp toplumun huzurunu kalıcı bir şekilde bozmak istiyorlar. Halkımız bu tuzağa düşmüyor” dedi.

DENİZ ALTINDA ÇEKTİĞİ POSTERİ HEDİYE ETTİ

Toplantı sonrasında Bingöl Üniversitesi’nde şoför olarak çalışan tek yıldız dalgıç Mustafa Kurt (38), Antalya’da serbest dalış yaparak, denizin 18 metre altında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın posterini açtığı fotoğrafı Bakan Yılmaz’a hediye etti. Hediyesinden dolayı memnuniyetini dile getiren Bakan Yılmaz, teşekkür ederek Mustafa kurt’u kutladı.

Açıklamaları öncesi gerçekleştirdiği toplantıya ilişkin detayları paylaşan Yılmaz,” İstişare ve değerlendirme toplantısı gerçekleştirdik. Bu toplantıya teşrif eden bütün sivil toplum kuruluşlarımıza meslek gruplarımıza teşekkür ediyorum. Değişik bakış açılarından arkadaşlarımız Bingöl ile ilgili, Türkiye ile ilgili önemli meseleleri gündeme getirdiler. Görüşlerini, önerilerini bizlerle paylaştılar. Hepsine yürekten teşekkür ediyorum. Hepsi sağ olsunlar. Bingöl konusunda en çok tartışılan mesele, üniversitemiz oldu. Üniversitemiz Bingöl’ün en önemli kurumudur. 13 bini aşan öğrenci sayısıyla, çalışanları ile birlikte Bingöl’ün önemli bir kurumu. Üniversitemizin daha ileri gitmesi açısından görüşler öneriler ortaya kondu. Yurt meselesinden öğrenci toplum ilişkileri konuşuldu. Üniversite toplum iletişiminin çok daha fazla güçlendirilmesi noktasında görüş birliği ifade edildi. Gelecekte üniversitemizi destekleyecek bir vakıf kurulması konusunda görüşler bildirildi. Diğer taraftan kırsal kalkınma konusunda, IPARD gibi kalkınma programlarının hayata geçirilmesi konusunda arkadaşlarımın teklifleri oldu. Kurumlarımıza ilişkin beklentiler ifade edildi. Defterdarlık ve tapu gibi kurumlarda belli özel teklifler ifade edildi. İş dünyamızdan katılan arkadaşlar iş dünyasının meselelerini dile getirdiler. Bazı teklif ve önerilerde bulundular. Yaşadığımız süreç ile ilgili, bölgemizde özellikle karşı karşıya kaldığımız terör meselesi ile ilgili çeşitli görüşler ifade edildi. Özellikle bu tür konularda herkesin dinlenmesi gerektiği, herkesin fikrini ortaya koyması konusunda görüş birliği olduğunu söyleyebilirim. Bu meseleler belli çevrelerin belli şahısların tekelinde olan mesele değil tüm toplumların meseleleridir. Tüm toplumların görüşlerinin ve fikirlerinin alınması, yaşadığımız sıkıntıların aşılması açısından son derece önemli. Gençlik meseleleri, tartışmalar arasında en fazla gündeme gelen konu oldu. Gençlerimize daha fazla sahip çıkmamız gerektiği, onları bir taraftan eğitim kurumları içinde daha güçlü bir müfredat programıyla, öğretmenlerimizin da etkin faaliyetleriyle desteklememiz gerektiği, diğer taraftan sosyal alanda da gençlerimize ve sivil toplum kuruluşlarımıza daha fazla eğilmesi gerektiği konusunda görüşler ifade edildi. Gençlik bizim en değerli varlığımız. Türkiye olarak ve il olarak da baktığımızda geçlerimiz servetimizdir. Bunu iyi değerlendirmediğimiz zaman maalesef başka alanlara kanalize edilebiliyor. Gençlerimiz heba ediliyor. Dolayısıyla gençlik politikalarının çok daha etkili bir şekilde hayata geçirilmesi noktasında çok güzel fikirler ifade edildi. Tabi bir yönü ile kamuyu ilgilendiriyor. Gençlik Spor bakanlığımızdan Milli Eğitim bakanlığımıza, diyanetten aile Kurumuna kadar bir çok kurumumuzu ilgilendiren bir konu. Bir taraftan da sivil toplumun gençler ile daha fazla ilgilenmesi gerekiyor. Gençlerimizin geleceğe bakışını, bugün yaşadığı ortamı iyileştirmeye dönük katkılarda bulunması gerekiyor. Kamu ile sivil toplumun iş birliği yapmak noktasında ortak faaliyetler gerçekleştirmesi gerekiyor. Burada da sadece fiziki gelişmenin yeterli olmayacağı, fiziki gelişme ile birlikte sosyal ve kültürel faaliyetler ile güçlendirilmesi gerektiği yine bu toplantımızda öne çıkan konulardan bir tanesi oldu. Bölgemizde yaşanan gelişmeler daha detaylı ele alındı. Çok şükür, Bingöl bu noktada farklı bir konuma sahip... Bingöl Türkiye’nin en güvenli şehirlerinden biridir. Geçtiğimiz günlerde TÜİK olarak yeni bir endeks yayınladık. Yaşanabilir iller endeksi olarak. Bu noktada bazı değerlendirmelerde var. Bunlardan biri güvenlik meselesi… 81 ilimiz arasında en güvenli 20’inci il çıktı Bingöl. Ölçülebilir objektif değerler var. Sübjektif olarak ta algılara yönelik çalışmalar var. Bu ölçülere bakıldığı zaman en güvenli illerden biri Bingöl’dür. Bu güne kadar da Bingöl’de çok şükür bu çukurlara, bir takım terör faaliyetlerine rastlamadık. Bundan dolayı da Bingöl halkına müteşekkiriz. Bundan sonra Bingöl’ün güvenlikli vasfını geliştirmek ve pekiştirmek konusunda da çalışmalarımız devam edecek” dedi.

Bakan Yılmaz: “Hiç olmadığı kadar Bürokratımız Var”