HDP ve DBP'den 'Cizre' Yürüyüşü
Bingöl'de Halkların Demokratik Partisi (HDP) ve Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) üyeleri, Cizre için yürüyüş ve basın açıklaması düzenledi
Bingöl’de Halkların Demokratik Partisi (HDP) ve Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) üyeleri, Cizre için yürüyüş ve basın açıklaması düzenledi. HDP İl Örgütü Binası önünde başlayan yürüyüş, Dörtyol saat kulesi önünde yapılan basın açıklamasının ardından olaysız şekilde sona erdi.
Dörtyol saat kulesi önünde açıklamalarda bulunan DBP Bingöl İl Eş Başkanı Feyzullah Şeyhanoğlu, Şırnak’ın Cizre ilçesinde yaşanan olaylar ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Şeyhanoğlu, açıklamasında “Ülkede 30 yıldır devam eden savaş sürecinde geldiğimiz noktada, Ortadoğunun yeniden şekillenmesine doğal olarak gelinmiştir. Bu süreçte savaşı bütün boyutlarıyla yaşadık. Bu savaşın devam ettiği süreçlerde yargısız infazlar, katliamlar yaşandı. Ancak katliamların yaşandığı alanlar onlarca yıl saklı kaldı. Bugün geldiğimiz noktada çeşitli şekillerde yaşanan katliamlar son merhalede topyekûn imha aracına dönüşmüştür” dedi.
“TRT’NİN AÇIKLAMALARI KABUL EDİLEMEZ”
Açıklamasında TRT’de yayınlanan haberlere ilişkin eleştirilerde bulunan Leyhanoğlu, “14 Aralık 2015 tarihinde başlayan ve 58 gündür devam eden Cizre’den dün akşamdan bu yana gerek devletin resmi kurumu olan TRTden gerekse yerelden aldığımız haberler iç açıcı değildir.17 gün önce bir binada mahsur kalan 28 kişiden 7 sinin yaralanma sonucu öldüğü, en son burada mahsur kalanlar vasıtasıyla öğrenilmiştir. Bu kayıp İçişleri Bakanlığı ile HDP nin resmi heyetinin görüşmeleri esnasında telefon bağlantısının yapıldığı anda gerçekleşmiş ve o günden bu yana burada yaralı olan sivil insanlardan haber alınamamıştır. Devleti en üst noktada burayı manipüle etmek için başbakan ve cumhurbaşkanı nezdinde yapılan açıklamaları kabul edilemez” diye konuştu.
“CİZREDEKİLER SİVİLDİ” İDDİASI
Şeyhanoğlu, konuşmasında Cizre’de yaşanan olaylara ilişkin şu ifadeleri kullandı: “Cumhurbaşkanı ‘Nereden bilelim bunların sivil olduğunu?’ diye bir beyanda bulunmuştur. Bu kabul edilebilir bir durum değildir. Yeri geldiğinde Cumhurun (halkın )başı olduğunu söyleyen Zat! İnsanların da insanların da cumhuru olduğunu ya unutmuş ya da Cizre de yaşayan halkın cumhuru olduğunu kendisi de kabul etmiyordur. Buradaki siviller şayet silahlı olsaydı yapılan telefon bağlantılarında kimlik bilgilerini, yerlerini ve ne durumda olduklarını bildirirler miydi? Her şey ortada iken sivil insanların burada ölüme terk edilmiş olması hangi vicdana hangi insanlığa sığdığını size soruyoruz. 12 gündür bu binadan haber alınamamışken gerek Türk Tabipler Birliği gerekse Sağlık Emekçilerinin kendi imkanları ile müdahale etmeye çalışılmış ancak her defasında devlet güçleri tarafından engellenmiştir. Kaldı ki burada mahsur ve yaralı olan sivil vatandaşların anneleri çocuklarını almak için girişimde bulunmuş sokağa girdiklerinde buraya top atışları yapıldığından dolayı, bu girişim de sonuçsuz kalmıştır. Son bir hafta içinde gerek partimizde oluşturulan heyetin gerekse çeşitli sivil toplum kuruluşlarının tüm çabaları yaratılan çatışma süsü ile engellenmeye çalışılmıştır.3 gün önce devle, süreci uzatmak ve buradaki insanları ölüme terk etmek üzere bir senaryo üreterek Cizre de yaşanan durum ile ilgilendiğini gösteriyormuş gibi toplumu yanıltmıştır.24 saatten bu yana gelen ölüm haberleri bugüne kadar atılmış kardeşlik yalanlarının artık sonu olacaktır.20 gündür ölüme ter ettiğiniz insanları TRT üzerinden(60 terörist öldürdük)haberi ile topluma deklare etmek, safların daha netleşmesine ve toplumun bir daha bir arada yaşamasına engel bir durumdur. Bu insanlık suçunu işlerken toplum buna nasıl ortak olabilir. Bu toplum bu kadar mı aldatılabilir. Hükümete ve cumhurbaşkanına tekrar sesleniyoruz; Eğer buradaki insanlar bu şekilde hunharca katledildi ise, biliniz ki sizden önce dünyanın çeşitli yerlerinde bu tür katliamları yapmış olan bütün diktatörlerin sonu hazin olmuştur. Bu Sırp Miloseviç için de, zalim Saddam için de böyle olmuştur. Çağrımız sivil vatandaşların katillerinin derhal açığa çıkarılarak bu durumun aydınlatılmasıdır. Önceliğimiz budur. Hala kendisine insanım diyen devlet görevlisi olsun sivil olsun bu sorumluluktan kaçmamalıdır. Bu toplum artık savaşlar ve ölümlere doymuştur.”