İNATÇI VE DEVAMLI SIRT AĞRILARINA DİKKAT

TAKİP ET

İnsanların hayatı boyunca belirli dönemlerde sırt ve bel ağrıları ile karşılaşması muhtemeldir

İnsanların hayatı boyunca belirli dönemlerde sırt ve bel ağrıları ile karşılaşması muhtemeldir. Sırt ve belde ağrı; ilk görüldüğünde bir hastalık olarak görülmemelidir. Ağrı başlangıçta bir bulgudur. Ağrıya sebep olabilecek nedenler araştırıldığı zaman "inatçı ve devamlı" sırt ve bel ağrıları bir hastalık belirtisi olarak değerlendirilmelidir. Özellikle yakın zamanda toplumda görülen bel ağrılarındaki artışın en önemli nedenini; hareketsiz ve sporsuz yaşamın kilo artışıyla birlikte sırt ve bel adalelerinin zayıflaması ve kemik yapıya binen yükün artması olduğunu söyleyebiliriz. Medicana Bahçelievler Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mahmut Mutlu skolyoz hakkında bilgi verdi.

Sırt ve bel eğrilikleri toplumda kelime olarak skolyoz diye bilinmesine rağmen genellikle zincir kemiğinin on derecenin üzerindeki sağa sola açılanmaları skolyoz olarak kabul edilmektedir. Bunun altındaki eğrilikler önemli değildir. Skolyoz'un bazı tiplerinde kesin sebepler (etiyolojik faktörler) bilinmemektedir. Son yıllarda bazı beyin algılama duyusu yetersizliklerine sebep olan beyin sapı ve arka kolon hataları gibi durumlar etiyolojide rol alabileceğini düşündürmektedir. Ayrıca bu skolyoz tipinin dominant geçişli hastalık olduğu da ileri sürülmektedir.

Skolyozlu hastaların değerlendirilmesinde özellikle ağrı ve nörolojik şikayetler mutlaka araştırılmalıdır. Bu hastalarda düşük derecedeki eğriliklerin ağrıya sebep olmadığı düşünülmektedir. Ancak diğer bel ve sırt ağrısına neden olan sebepler kadar ağrıya neden olabileceği de akıldan çıkarılmamalıdır. Detaylı ek tetkikleri ve araştırmaları gerektiren bulgular ise lokal hassasiyet, kas gerilmesi ve omurganın hareket genişliğinin azalması durumlarıdır.

 Skolyozun Seyri

Çoğu skolyozlu hastada görüntü bozukluğu kaygıları dışında fonksiyonlar genellikle kısıtlanmaz. Bu nedenle solunum fonksiyon bozukluğu ortaya çıkması için seksen derece üzerinde eğriliğin mevcut olması gerekir diye düşünülmektedir. Aynı zamanda hafif ve orta dereceli skolyozlarda bel ve sırt ağrısının ortaya çıkması yaşa göre normal popilasyondan (hastalık olmayan popilasyondan) çokta farklı değildir. İskelet büyümesini tamamlamamış olan hastalarda özellikle hastalığın ilerlemesi ve bunun sınırlarının önceden tahmin edilememesi bu konunun daha iyi araştırılmasını gerektirmekte ve düşündürmektedir.

    Skolyoz Tedavi Kriterleri

Tedavi endikasyonlarını (kriterleri); hastalıklı kişilere, tedavi merkezlerine göre değişiklik göstermekle birlikte, temel bilgi olarak şu şekilde özetleyebiliriz:

İskelet büyümesi tamamlanmamış hastalar;

5-25 derece eğrilikler: 3-6 aylık aralarla izleme.

25-40 derece eğrilikler: Cihaz ile tedavi (Korse tedavisi)

40 dereceden büyük eğrilikler: Cerrahi tedavi.

 

İskelet büyümesini tamamlamış hastalar;

5-30 derece eğrilikler: 3-5 aylık aralarla izleme.

30-50 derece eğrilikler: 1-2 yıllık aralarla izleme.

50 derece üzerindeki eğrilikler: Cerrahi tedavi veya yıllık izleme.

 

Yukarıda bahsedildiği gibi hastalığın tabii seyrine göre tedavi kriterleri iskelet sisteminin büyümesinin tamamlanmasına ve eğriliklerin büyüklüğüne bağlı olarak değişkenlik gösterebilmektedir.

 

Cihazla Tedavi (Korse ile Tedavi)

    Zincir kemiğinin (Vertebral kolonun veya spinal kolonun) eğriliklerine ilk müdahalenin Hipokrat tarafından başlatıldığı tahmin edilmektedir. Bilinen ilk cihaz (ortez) uygulaması 16.yy da uygulanmış, ilk alçı ile düzeltme 19.yy da yapılmıştır. Günümüzde ise genel olarak ortez diye bilinen değişik cihaz uygulamaları ile bu tedavi gerçekleştirilmektedir. Ayrıca cerrahi tedavi sonrası da tedavinin başarılı bir şekilde korunmasının sağlanması için ortez uygulamaları belirli süre yapılmaktadır. Bu cihazlara örnek olarak 'Milwaukee ortezi' (cihazı), 'Boston ortezi' örnek verilebilir, bunlar sık kullanılan ortezlerdir.

 

    Medicana Bahçelievler Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mahmut Mutlu “Ortezle tedavi konusu halen tartışılmaktadır. İlk zamanlar skolyozda her problemi çözeceği düşünülmüştür. 1980'li yılların başından itibaren ortezle tedavinin gerçekte bir yararının olmadığı ancak son yıllarda ortez tedavisinin belirli kriterler dahilinde yararlı olduğu gösterilmiş ve bu görüş ağırlık kazanmıştır.” dedi.

İNATÇI VE DEVAMLI SIRT AĞRILARINA DİKKAT