KALP SAĞLIĞI HAKKINDA DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR
1- Sol kolum uyuşuk, kalp krizimi geçiriyorum Toplumda sol kol uyuşukluğu kalp damar hastalığının temel belirtilerinden biri olarak gösteriliyor
1- Sol kolum uyuşuk, kalp krizimi geçiriyorum
Toplumda sol kol uyuşukluğu kalp damar hastalığının temel belirtilerinden biri olarak gösteriliyor. Oysa kol uyuşukluğunun kalp krizi ve damar tıkanıklığını gösterme yüzdesi oldukça düşük. Kolda uyuşma sıklıkla; boyun fıtıkları, sinir sıkışmaları ya da kas hastalıkları sonucu gelişiyor. Kalp krizinin temel belirtisi ise göğüste ağrı, baskı sıkıntı hissi, nefes darlığı ve ritim düzensizliğidir.
2-Kalbimle ilgili endişe duymak için daha çok gencim
Şu anda yaşadığınız hayat ileride oluşabilecek kalp hastalıklarına zemin hazırlayabilir. Erken çocukluk ya da gençlik döneminde damarlarınızda biriken plaklar, sonrasında damar tıkanıklıklarına yol açabilmektedir. Genç ya da orta yaşlı kişilerde de, özellikle aşırı kilo, şeker hastalığı, sigara ve diğer risk faktörleri de mevcutsa, kalp hastalıkları ortaya çıkabilir.
3-Kalp hastalığı erkeklerin sorunudur
1984 yılından beri her yıl, erkeklerden daha fazla sayıda kadın kalp hastalıkları nedeniyle hayatını kaybediyor. Kalp hastalığı, aynı erkeklerde olduğu gibi kadınlarda ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer almaktadır. Erkeklerde kalp hastalıklarından ölüm oranlarında ciddi iyileşmeler sağlanmıştır. Teknolojideki ilerlemelere rağmen kadınlarda kalp hastalıklarından ölüm oranları maalesef değişmemiştir.
4-Kalbim çok hızlı atıyor. Kalp krizi geçiriyor olabilirim
Kalp atış hızındaki bazı değişiklikler normaldir. Heyecanlandığınızda ya da egzersiz sırasında kalp atışlarınız hızlanır veya uyuduğunuzda kalp atışlarınız yavaşlar. Çoğu zaman bunda endişelenilecek bir durum yoktur. Birçok aritmi yani ritim bozukluğu zararsızdır, ama bazıları uzun sürebilir ve tedavi edilmeleri gerekebilir
5-Kalp krizi geçirdikten sonra egzersiz yapmaktan kaçınmalıyım
Asla! En kısa sürede size göre hazırlanmış bir egzersiz planına başlamanız gerekir. Araştırmalar gösteriyor ki düzenli fiziksel aktivite ve hayat tarzındaki diğer değişiklikler, kalp krizi sonrası hayatta kalmayı uzatıyor. Kronik hastalıkları bulunan kişiler için düzenli aktivite güvenli ve yararlıdır. Haftada beş gün, günde ortalama 30-40 dakika fiziksel egzersiz yapılmalıdır. Kalp açısından tempolu yürüyüş oldukça faydalıdır. Hem yeni damar oluşumuna katkı sağlar hem de yeni damar tıkanıklığı olduğunda yürüyüş esnasında gelişen göğüs ağrısı kalp krizi geçirmeden doktora başvurulmasını sağlar.
6-Yemeklere sofrada tuz atmıyorum, yani tuzsuz yiyorum
Bazı insanlarda sodyum tansiyonu artırır. Ama sodyum kontrolü sadece sofra tuzu kullanmamak veya yemeklere tuz eklememek değildir. Çünkü sodyumun %75’inden fazlasını kullanılan domates salçasından, soslardan, hazır yemeklerden, beyaz ekmekten, şalgam ve turşu gibi gıdalardan alırız. Bu tarz hazır yemekler ve besinler kullanılırken arkalarındaki açıklamalara dikkat edilmelidir. Soda ve sodyum miktarını belirten ve “Na” sembolüyle gösterilen değere dikkat edilmelidir.
7-Yemeklerimde ve sofrada deniz tuzu kullanıyorum çünkü bunların sodyum oranları daha düşük
Deniz tuzu sofra tuzuna benzer şekilde % 40 oranında sodyum içerir. Bu nedenle sodyum kısıtlaması açısından sofra tuzu ile deniz tuzu arasında bir fark yoktur.
8-Yüksek tansiyon tanısı kondu ama şu an tansiyonum daha düşük. İlaç tedavisini bırakabilirim
Yüksek tansiyon aynı şeker hastalığı gibi kronik bir hastalık olduğu için hayat boyu tedavi gerektirir. İlaçlarla tansiyonun kontrol altında tutulması yanında yaşam tarzında da değişiklikler yapılması gerekir.
9-Kanımdaki kötü kolesterol olan LDL kolesterolü düşürmenin tek yolu ilaç kullanmaktır
Sağlıklı bir diyet ve düzenli egzersiz ile LDL kolesterol değerlerinde %10-15’lik bir azalma sağlanabilir. Ancak yeterli diyet ve egzersize rağmen kolesterol değerlerinde istenen sonuç elde edilemez ise ilaç tedavisi gerekir.
10-Zayıf insanların kolesterolü yükselmez
Zayıf insanlar da kolesterol hastası olabilirler. Çünkü kötü huylu kolesterol olan LDL’ nin büyük bir bölümü karaciğer metabolizması yani bünye ile ilgilidir. Bu nedenle 20 yaşın üzerindeyseniz ve doktorunuzun ek bir önerisi yoksa her 5 yılda bir kolesterol düzeylerinizi kontrol ettirmelisiniz.
11-Kalbim çok yavaş atıyor, bu kalbimin zayıf olduğu anlamına gelir
Her zaman için değil. Kalp atım hızınızın yavaş olması sağlıklı olduğunuz anlamına da gelebilir. Örneğin yetişkinlerin kalp atım hızı dakikada 60-100’dür, ama idmanlı bir sporcunun kalp atım hızı dakikada 40-60’tır. Kalp atım hızınızın düşük olmasının yanında baş dönmesi, nefes darlığı, göğüs ağrısı veya bayılma gibi başka belirtiler de görüyorsanız mutlaka bir doktora başvurmalısınız.
12-Kalp yetersizliği tedavisi olmayan bir hastalıktır ve kısa sürede ölüm ile sonuçlanır
Kalp yetersizliği ciddi bir klinik durumdur ve uygun bir şekilde tedavi edilmediği zaman yaşam süresini kısaltır. Bununla birlikte kalp yetersizliğinin belirtilerini azaltan ve ilerlemesini durduran çeşitli tedaviler mevcuttur. Kalp yetersizliği zamanında fark edilip uygun bir şekilde tedavi edilirse hastalar uzun ve kaliteli bir yaşam sürebilirler.
13-Kalp yetersizliği sadece ileri yaşlarda görülen bir hastalıktır
Kalp yetersizliği koroner kalp hastalığı (kalp damarlarında daralma), hipertansiyon (yüksek tansiyon) kalp kapak hastalıkları, kalp kası hastalık ve enfeksiyonları gibi birçok duruma bağlı olarak gelişebilir. Bu hastalıklar genç bireylerde de ortaya çıkabilir ve kalp yetersizliğine yol açabilir. Bu nedenle kalp yetersizliği yalnızca ileri yaşlarda değil yaşamın daha erken dönemlerinde de görülebilir.
Kalp hastaları et ve yumurtayı yasaklamalı
Kalp hastalarına proteinden zengin et ve yumurtayı yasaklamak kişiyi un ve şekerin oluşturduğu karbonhidrat ürünlerine yönlendiriyor ve özellikle kandaki yağ seviyelerinde artışa sebep olabiliyor. Kalp krizi geçiren hastalar haftada 2-3 yumurta ve 1-2 porsiyon et tüketmeleri önerilen hayvansal yağların ve proteinin karşılanmasına imkan veriyor.
15-Kalp krizi geçirdiğimde, bunu göğüs ağrımın olmasından dolayı anlayabilirim
Bu durum her zaman geçerli değildir. Kalp krizi için; göğüs ağrısı veya sıkışma hissinin olması genellikle doğal ise de; bu durum çoğu zaman hiçbir belirti vermeden de gözlenebilir. Kalp krizi sırasında; nefes darlığı, bulantı, baş dönmesi ve/veya bir veya iki kolda birden, çeneye boyuna veya sırta başvuran ağrı gözlenmektedir.
16- Doktor tarafından önerilen ilaçlarımı aldığım sürece, şeker hastalığı kalbime zarar vermez
Şeker hastalığının, tedavi edilmesi kalp ve damar hastalıklarının gelişimi açısından riskleri azaltmakta veya gelişim riskini geciktirmektedir. Kan şeker düzeyleri, kontrol altında bile olsa; kalp hastalığı ve felç açısından yüksek risk altındasınız. Bunun en büyük nedeni; şeker hastalığının risk faktörleri; kalp ve damar hastalıkları gelişimi üzerinde de etkilidirler. Bu risk faktörleri arasında; yüksek kan basıncı, şişmanlık, hareketsizlik ve sigara içme bulunmaktadır.
17- Bacaklarımdaki ağrı, yaşlanma belirtisi olup, kalbimle doğrudan bir ilişkisi yoktur
Yürüyüşle hissedilen bacak ağrısı; periferik arter hastalığının (tıkayıcı bacak damar hastalığı) bir belirtisi olabilir. Periferik arter hastalığı; plak gelişimi tarafından oluşturulan tıkanmış atardamarlara bağlı olarak ortaya çıkar. Periferik arter hastalığı durumunda; kalp krizi ve felç gelişim riski oldukça yüksektir.
18- Orta yaş dönemine dek, kolesterol testi yaptırmama gerek yoktur
Amerikan Kalp Birliği; 20 yaşından itibaren; her 5 yılda bir kolesterol seviyenizin kontrol edilmesini önermektedir. Eğer, ailenizde herhangi birisinde kalp hastalığı hikayesi mevcutsa; bu teste daha erken başlamak iyi bir fikirdir. Bu ailelerin çocuklarında, kolesterol değerlerinde yükselme gözlenip, bu durum yetişkinler kadar bu çocuklarda kalp hastalığı gelişim riskini arttırmaktadır. Bu durumu önlemek adına, daha sağlıklı beslenmeye veya düzenli egzersize başlayabilirsiniz
19-Günde bir iki adet sigara içiyorum, kalp sağlığına zararı olmaz
Günde ne sıklıkta sigara içtiğiniz akciğer ve belki diğer hastalıklar açısından önemli olabilir ancak Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre günde bir adet dahi sigara içmek için kalp krizi için risk teşkil eder. Bu yüzden sigarayı azaltanlar veya dudak tiryakisiyim diye geçinenler kendilerini kandırmaktadır.
20- Kalp pili takılan hastalar günlük hayatlarına devam edemezler
Kalp pili takılırken köprücük kemiğinin altında lokal anestezi ile küçük bir kesi yapılmakta ve pil cilt altına yerleştirilmektedir. Hastalar 24 saat gözetim altında tutulup taburcu olmaktadır. Hastaların günlük hayatlarında bir kısıtlama söz konusu olmadığı gibi tedavi öncesi döneme göre kalp sağlığı açısından pek çok avantaja sahip olmaktadırlar.
21- Koroner bypass oldum, damarlarım yenisi ile değişti, tekrar tıkanmaz
Koroner arter hastalığı kronik ilerleyici bir hastalıktır. Operasyon ile damarların tıkalı olmayan bölümlerine bypass yapılmaktadır. Ancak bu bypass yapılan damarların veya diğer damarların tıkanmayacağı anlamına gelmez. Bu yüzden ömür boyu ilaç tedavileri ve yaşam tarzı değişikliklerine dikkat etmek, kalp hastalıklarına karşı teyakkuzda olmak gerekir.
22- Bilekten anjiyo damarları iyi göstermez ve işlem esnasında stent takılamaz
Radial (bilekten) anjiyografi işleminin standart kasıktan yapılan anjiyografiden bir farkı yoktur. Her ikisi de kalp damarlarının görütülenmesini sağlar. Bilekten anjiyo esnasında stent takılabilir. Bilekten anjiyografi hasta açısından daha komforludur.
23- Anjiyo oldum ama damarlarım açılmadı
Anjiyografi bir görüntüleme yöntemidir. Basit tabirle kalp damarlarının filminin çekilmesidir. Anjiyografide verilen ilaçlarla damarlar açılmaz. Damarları açmak için kullanılan balon, stent gibi yöntemler anjiyografi sırasında uygulanabildiği için halk arasında anjiyonun damarları açtığı yönünde yanlış bir kanı mevcuttur.
24- 60 yaşındayım, büyük tansiyonum 16 çıkıyor, bu yaşta normal olduğunu düşünüyorum
7 yaşında da 70 yaşında da normal tansiyon değeri 120/80’ dir. Halk arasında sıklıkla yaş ile tansiyonun yükselebileceği ve normal karşılanması gerektiği düşünülür. Yaş ilerledikçe tansiyon değerinin yükseldiği bir gerçektir ancak tedavi ile normal değerlere düşürülmezse tansiyona bağlı komplikasyonlar kaçınılmaz olur.
DR. SABRİ SEYİS