Özsoy: "HDP İle Görüşülmeden Yeni Bir Anayasa Çıkmaz"

TAKİP ET

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Bingöl Milletvekili Hişyar Özsoy, Bingöl'de görev yapan yerel ve ulusal basın temsilcileri ile HDP Bingöl İl Teşkilatında bir araya geldi

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Bingöl Milletvekili Hişyar Özsoy, Bingöl’de görev yapan yerel ve ulusal basın temsilcileri ile HDP Bingöl İl Teşkilatında bir araya geldi. Özsoy, burada yaptığı açıklamasında Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun yeni anayasa görüşmeleri kapsamında HDP ile görüşmemesini eleştirdi.

“MANZARA, SAVAŞ GÖRÜNTÜSÜDÜR”

Bölgede görünen manzaranın savaş görüntüsü olduğunu söyleyen Özsoy, “daha da derinleşmiş durumda mevcut savaş durumu her ne kadar devlet ortada bir savaş durumunun olmadığını söylüyorsa da, bizim bölgeden gördüğümüz manzara, topyekûn bir savaş görüntüsüdür. Artık polis panzerlerinin değil, tanların, ordunun, albayların kullanıldığı kocaman bir savaş durumu söz konusudur.5 ilçe etrafından yoğunlaşmış bir kuşatma var fakat bunun dışında tüm Kürt coğrafyasında işgal edilmiş görüntüsü var. Bize gelen bilgiler, görüntüler inanılmaz bir vahşet tablosunu gösteriyor. Vahşetin boyutları derinleşiyor, dün küçücük bir bebek ve onu hastaneye götüren dedesini öldüler ve bunun bütün Türkiye toplumunun gözü önünde yapılıyor. Bunlar yapıldıktan sonra da ‘biz sonuna kadar devam edeceğiz’ diyorlar. Böyle bir vahşetle, öldürmekle Kürtleri dize getirmeyi düşünüyorlarsa bu bir ham hayaldir. Akıl mantık, çözüm süresine, barış sürecine geri dönmektir. Dönmese, bu memleket daha fazla savaş girdabının içerisine çekilir. Bu toplumun küçükte olsa, zerre kadar da olsa, barış sürecine dair umudu var. o umut tükendiği zaman olabilecek gelişmeleri bizde kestiremiyoruz ve iş oraya doğru hızlı bir şekilde gidiyor” şeklinde konuştu.

“SAVAŞIN SEBEBİNİ ROJAVA’DA YAŞANAN GELİŞMELER OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUZ”

“Bu savaşın en önemli sebebi, şuan Rojava’da yaşanan gelişmeler olduğunu düşünüyoruz” diyen Özsoy, “Malum Fırat’ın batısına Kürtlerin geçişine müsaade etmeyiz diyerek, Kandil’i bombalamaya başladılar. Kürtler o bölgeye girdi ve bu coğrafyada savaşın bu kadar derinleşmesinin temel sebebi; Recep Tayyip Erdoğan ve sarayın etrafında örgütlenmiş çeteler gayri hukuki bir şekilde Rojova’nın, Kobani’nin, Şengal’in intikamını şuan Cizre’de, Sur’da, Nusaybin Dargeçit, Silopi’de alıyorlar. Suriye’deki Kürt sorunuyla ülkedeki Kürt sorunu tamamen iç içe geçmiş aynılaşmış durumdadır.Hal böyleyken siyasal akıl şunu gerektirir, sınırın hem o tarafından hem bu tarafındaki Kürtlerle Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bir barış yapması lazım, bir anlaşma yapması lazım hem Rojava Kürtleriyle hem de kendi Kürtleriyle. Bizim gördüğümüz kadarıyla halen Kürtlerin iradesini kırmaya çalışıyorlar ve bu bir dönem daha devam edecek gibi görünüyor. Kürtlerde kendi direnişlerini, devam ettirecekler” dedi.

“HENDEK TARTIŞMALARI MANİPÜLE EDİLİYOR”

Bölgede yaşanan hendek olayları hakkında değerlendirmelerde bulunan Özsoy, “Bu hendek tartışmaları da çok fazla manipüle ediliyor, sanki hendek var diye ordular yığılmış, kentler kuşatılmış. Bu gerekçesinin arkasına kimse saklanmasın çünkü kimse inanmıyor. Yani devletin polisi ve askerinin ürettiği vahşetin hendeklerle bir alakası yok. İstanbul’da herkesin önünde bir genç kızı kendi evinde vurdular, hendek yoktu arada. Yüzlerce insan öldürülmüş hendek olmadan. Roboski olduğunda hendek yoktu, Ceylan Önkol vurulduğunda hendek yoktu, yani hendek kelimesinin arkasına sığınılarak yaşanan kocaman bir savaş var. Hendekler kapatılabilir ama bunun da yöntemi konuşmakla olur, tankla, tüfekle olmaz bunlar. Devlet böyle bir vahşetle Kürtleri kontrolü altına almayı düşünüyorsa, ne kadar yanıldığını yakın bir zamanda görecektir.İnsanların barışa dair umutları var bizlerde HDP olarak bunu zorlayacağız ama hükümetin özelliklede Erdoğan’ın yanaşmadığı bir barış süreci olmaz. Önümüzdeki dönem zor geçecek görünüyor, her açıdan öyle görünüyor. Bingöl’de 200’e yakın ticari işletme iflas etmiş görünüyor ve bu daha da artacak gibi görünüyor. Bizim bu bölgemizde ticaretin büyük bir kısmı, bakliyenin büyük bir kısmı Irak, Suriye, Kürdistan bölgelerine giderdi. Bölge şuan tamamen savaş durumunda ve Türkiye’nin komşuluk ilişkisi kalmamış. Herkesle kavga eder, herkesle didişirsen, bunun sonuçları görülür. Gider Rusya ile kavga edersen Antalya’dakiseracı perişan olur. Dolayısıyla bu gerilimden çıkmak için toplumun gerçekten hükümet üzerine baskı kurması lazım. Bizler HDP olarak elimizden geleni yapıyoruz bu toplum ekonomi, siyasi istikrar gelsin diye Erdoğan’a destek verdi ve işte sonuç ortada. Dedik ki bu adam eline güç geçirirse, bütün toplumu, geleceği kan gölüne çevirecek dedik, çünkü bunun hazırlıkları vardı. 2014 Ekim’inde yapılan milli güvenlik toplantısı var, alınan kararlar ve ondan sonra hayata geçirdiği özel polis yasaları var. şuan onların hepsini Kürdistan’da kullanıyor. Sıkı yönetim günleri dahil 25 gün sokağa çıkma yasaklarının uygulandığı bir zaman yoktur. Hiçbir hukuki gerekçesi de yoktur, ne yasa nede anayasa valilere böyle bir hak vermiyor. Yarın öbür gün Avrupa’da bunların cezalarını ödeyecekler, ama şuan onu takmıyorlar. Yarın öbür gün 300, 500 Bin Euro öderiz önemli değil diye bakıyorlar. Gayri hukuki bir şekilde sıkıyönetimle, insanları öldürerek sonrada tam bir örgütlü yalan sistemiyle gerçeği ters düz ediyorlar. Vahşeti yaparak, yalanlarla hiçbir yere gidemeyeceklerini düşünüyoruz.Bizler, Kürt sorununun çözümü için çalışmaya devam edeceğiz ama Erdoğan savaşın frenine bir türlü basmıyor ve halkta buna karşı direniyor. İşin özeti budur” şeklinde konuştu.

“HDP İLE GÖRÜŞÜLMEDEN YENİ BİR ANAYASA OLMAZ!”

Özsoy, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “HDP ile görüşülmeden yeni bir anayasa çıkmaz. AKP koalisyon görüşmelerini zamanı yaydı ama hiçbir zaman koalisyon yapmaya niyeti yoktu. Bu anayasayı da görüşme yapıyorum gibi bir algı yönetecek ve anayasayı 2023’e doğru sarkıtmaya çalışacak. Anayasa yapmak istiyorsan paşa paşa gelip HDP’yle de görüşeceksin. Öyle kızdım, ben konuşmamla olmaz. Böyle bir saçmalık olur mu? Devlet yönetiyorsunuz, yeni bir toplumsal sözleşme yapacaksınız, niye görüşmüyorsunuz HDP’yle? Üslubu nedeniyle. Neymiş üslubu, sen çıkıp HDP’ye rezalet, ihanet dediğin zaman dönmüşler sana cevap vermişler. Değil mi? Bu kadar çirkinlikte sınır tanımayacaksın, sonra çıkıp HDP’nin üslubunu tartışacaksın. HDP’ye ihanetçi diyen sizsiniz. Ona rağmen HDP randevuyu iptal etmedi. Diyebilirdi, sen bize ihanetçi diyorsun, bizi hedefe koyuyorsun. HDP bütün bu çıkışlara rağmen bir bu adamla anayasa konusunda görüşmeyiz demedi. Ama buna karşı bazı cevap verdiler, genel başkanımız çıktı cevap verdi. Seçiden önce çıkıp içeride, dışarıda sükunet hakim olacak dediniz. Eğer bir ihanet varsa, seçimden önce söylediklerinize siz ihanet ettiniz. Bunun karşısında çıkıp biz kızdık, biz sizinle anayasa yapmayacağız gibi siyaseten olgunlaşmamış, son derece yakışıksız, gerçekçi olmayan bir hamle yaptılar. Davutoğlu’nun seçim psikolojisinden artık çıkması lazım. Seçim bitti, hala tribünlere oynuyor, hala popülist söylemlerle durumu kurtarmaya, destek almaya çalışıyor. Seçim bitti, 4 yıl seçim yok. Türkiye’nin ciddi sorunları var, oturup çözeceksiniz. HDP’yle görüşmem diyorsan sen ciddi bir adam değilsin. HDP’yle görüşeceksin. Hem Kürt sorununda, hem Türkiye’nin demokratikleşmesi konusunda, Ortadoğu’daki siyaset itibariyle belli bir ağırlığı söz konusudur ve siz oturup HDP’yi muhatap alarak bu sorunu çözeceksiniz. Başka yolu yok. Ama göreceksiniz, bu dönemde de Anayasa vaadini uzatacaklar, sonra da faturayı ya HDP’ye, CHP’ye, MHP’ye, yada hepsine birden kesecekler. Biz istedik bakın onlar yapmıyorlar diyecekler. Bizim gördüğümüz bunların anayasa yapma niyetleri yok. Eğer varsa ilk günden HDP’yi dışarıda tutamazsın.”

“HDP İle Görüşülmeden Yeni Bir Anayasa Çıkmaz”