Özsoy'dan Çifte Soru Önergesi

TAKİP ET

HDP Bingöl Milletvekili Hişyar Özsoy, meclise 2 soru önergesi sundu

HDP Bingöl Milletvekili Hişyar Özsoy, meclise 2 soru önergesi sundu. Özsoy, önergelerin ilkini, Bingöl’de bulunan hemodiyaliz hastaları hakkında Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun yanıtlaması üzere meclise sundu.

“DİYALİZ HASTALARIMIZ İÇİN İLÇELERİMİZDE DİYALİZ ÜNİTELERİ AÇILMALI”

Diyaliz hastaları için ilçelerde sağlık birimlerinin kurulmasını belirten Özsoy, önergesinde “Anayasa’nın 57’nci maddesine göre, “herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Sağlık hakkı, “temel haklar” arasında yer aldığı gibi, Türkiye’nin taraf olduğu ve iç hukukuna dahil ettiği uluslararası hukuk kaynakları tarafından düzenlenmiş bir “insan hakkı”dır. Anayasa’nın 90. maddesi de, devletin sağlık hakkına ilişkin “saygı”, “koruma”, “gereğini yerine getirme” ödevlerinden vazgeçmesi söz konusu olamaz. Türkiye’de yaklaşık 65 bin diyaliz hastası bulunmaktadır. 2015 yılı Ekim ayı verilerine göre Bingöl ilimizde de 125 hemodiyaliz hastası bulunmaktadır. Böbrekleri iflas etmiş kişinin kanda biriken toksin maddelerin tıbbi cihazlarla dışarı atılması için, haftada 3 gün 4 saat süreyle diyalize girmesi hayatını devam ettirebilmesi için olmazsa olmaz bir zorunluluktur. Hastalar haftanın diğer günlerinde de ilaç tetkik gibi işlemler için hastanelerde bulunmaktadırlar. Bingöl ilimizde hastaların yaşadıkları bölgelerde diyaliz makinesinin olmadığı, yeterli sayıda nefrolog ve hemodiyaliz hemşiresinin bulunmadığı, daha önceki yıllarda Sn. İdris Baluken tarafından da Meclis Genel Kuruluna taşımasına rağmen Bingöl ilimizdeki diyaliz hastalarının sorunları çözülmeden devam etmektedir. Bingöl Kiğı ilçemizde diyaliz hastaları diyaliz makinesine ulaşmak için zor şartlarda 110 kilometre yol kat etmek zorunda kalmaktadırlar. Yine aynı şekilde ilçelerimizde nefrolog açığı bulunduğundan hastalarımız merkeze sevk edilmektedirler. Diyaliz hastalarımız için ilçelerimizde diyaliz üniteleri açılmalı, bu birimlerde doktor, diyaliz hemşiresi, psikolog, sosyal hizmet uzmanı, diyetisyen görevlendirilmelidir” ifadelerine yer verdi.

Özsoy, hemodiyaliz hastaları için sunduğu önergede şu soruları yöneltti:

“1) Bingöl ve ilçelerinde yaşayan diyaliz hastalarının mağduriyeti hakkında bilginiz var mı?2) Diyaliz tedavisi mahiyeti itibarıyla ertelenemez ve ikame edilemez bir özelliğe sahiptir. Bu nedenle Bingöl ilçelerine hemodiyaliz ve periton diyaliz hizmeti ne zaman götürülecektir?3) Bingöl Kiğı ilçesinde hasta sayısının fazla olması sebebiyle diyaliz ünitesi kurulacak mıdır, ne zaman kurulacaktır? Uzun süredir yapılan diyaliz hemşiresi talebine rağmen bu talep yerine getirilmemiştir. İlçemize ne zaman diyaliz hemşiresi ataması yapılacaktır?4) Böbrek hastalıklarında koruyucu ve önleyici sağlık tedbirlerini uygulamak ve varolan böbrek, diyaliz hastalarının tedavileri için yeterli sayıda nefrolog, diyaliz hemşiresi, psikolog, sosyal hizmet uzmanı, diyetisyen kaç mevcut vardır, yeterli olmayan bölgelere ataması yapılacak mıdır?5) Bu hizmetlere özgü olarak yetiştirilmiş yöneticiler bulundurulmakta mıdır?6) Hekimlere ve hemşirelere yönelik kurslar düzenlenmekte midir? Kurs düzenlenmekte ise nicelik ve nitelik açısından yeterli midir?7) Var olan diyaliz makinelerinin verimliliği denetlenmekte midir? Bakımları yapılmakta mıdır?8) Diyaliz hastalarımıza kamu kurumlarında, hastanelerde ilaç alımında herhangi bir öncelik hakkı var mıdır, yok ise bu önceliğin tanınmasında yönünde yapmış olduğunuz bir çalışma var mıdır?9) Servis hizmeti diyaliz hastaları için gerekliliktir, bu nedenle hastalarımıza hangi ilçelere servis hizmeti sunulmaktadır? Sancak’ta diyaliz hastalarına verilen servis hizmeti kaldırıldığından hastalarımız büyük zorluklar yaşamaktadırlar. Sancak bölgesine servis hizmeti ne zaman verilecektir?”

“MAYIN TEMİZLEMEDE ETKİLİ ÇALIŞMA YAPILMADI”

Kiğı ve Yayladere ilçelerinde bulunan bazı köylerde mayınlı arazilerin bulunduğunu, 2003 yılında imzalanan ve 2013 yılında kadar bitirilmesi gereken OTTAWA Mayın Yasaklama Sözleşmesi gereğince temizleme çalışmalarının etkili olmadığını belirten Özsoy,önergesinde “Bingöl’ün Yayladere (Güneşlik, Çalıkağıl, Dalbasan, Alınyazı, Kalkanlı köyleri) Kiğı (Açıkgüney Bölgesi), Adaklı (Çatma Köyü) ilçelerinde köy yakınındaki eski karakol bölgeleri yetkililere yapılan başvurulara rağmen mayından temizlenmemiştir” ifadelerini kullandı.

Özsoy, önergesinin devamında şu ifadelere yer verdi: “AKP hükümeti tarafından 2003 yılında imzalanan OTTAWA Mayın Yasaklama Sözleşmesi gereği toprağa gömülü anti-personel mayınların temizlenmesi mücadelesine etkili bir şekilde katılım, mayın kurbanlarının, ekonomik ve sosyal zaruretlerinin giderilmesi gibi konularda çözümler üretilmesi hedeflenmiştir. Ancak, sözleşme ile 2013 yılına kadar bitirilmesi taahhüt edilen temizleme çalışması 8 yıl uzatılmasının ardından 2015 yılında da etkili çalışma yapılmamıştır. Bingöl’ün Yayladere (Güneşlik, Çalıkağıl, Dalbasan, Alınyazı, Kalkanlı köyleri) Kiğı (Açıkgüney Bölgesi), Adaklı (Çatma Köyü) ilçelerinde köy yakınındaki eski karakol bölgeleri yetkililere yapılan başvurulara rağmen mayından temizlenmemiştir. Bu görev sorumsuzluğu sonucu halkın kayıpları oluşmuştur. Türkiye’nin diğer iç bölgelerinde ve sınır bölgelerindeki mayınların temizlenmemesi her üç günde bir sivilin yaşamını yitirmesine ya da uzuvlarını kaybetmesine sebep olmuştur. Her çatışma ve operasyon sonrasında savaş artığı patlayıcılar, el bombaları ve çeşitli mermiler ortalıkta kalmakta, ne yazık ki bunlar çocuklar için bir merak unsuru olmakta ve çocuklar bunları kurcalarken de hayatlarını kaybetmektedirler. Şiddet ve silahlı yöntemler sorunların çözümüne çare olamaz. Şiddetin, çatışmaların, operasyonların, ayrımcı politikaların terk edilerek, sorunların barışçıl ve demokratik yöntemler ile çözümüne olanak sağlayacak önlemleri almak gerekmektedir. Kara mayınları ve serbest patlayıcıların ortaya çıkaracağı mağduriyet riskini azaltmak, kara mayını patlamasından kurtulanların tıbbi ve hukuki yardım almasının yollarının da geliştirilmesi konusunda derhal çözüm üretilmelidir.”

Özsoy, önergesinde şu soru önergelerine yer verdi: “1) Hangi iç bölgelerde ve sınır bölgelerinde, anti-personel karamayın, anti-tank mayını, ne kadar savaş artığı patlayıcı tehlike saçmaya hazır halde bulunmaktadır?2) Mayın haritaları çıkarılıp, mayınlı araziler net bir şekilde işaretlenip, sivillerin girişine ne zaman engellenecektir?3) Mayınlı araziler ne zaman temizlenecektir? Bu konuda duyarsız davranılmasının sebebi nedir?4) Mayın mağdurlarına ilişkin kapsamlı veri toplanmış mıdır? Şimdiye kadar kaç insanımız patlamalarda hayatını kaybetmiş, yaralanmış veya zarar görmüştür? Hem can kaybı hem uzuv kayıplarının sorumluları bunun tazmini konusunda çaba göstermişler midir? Yaralanan vatandaşlara sosyal güvenlik, rehabilitasyon, protez gibi konularda yardımlar yapılmakta mıdır?5) Mayından etkilenmiş bölgelere yakın yerlerde mağdur desteği tesisleri de dahil olmak üzere rehabilitasyon merkezlerinin kurulması planlanmakta mıdır?6) Mayınları ve bunların yol açtığı sorunların araştırılması, kamuoyuna aktarılması, toplumsal duyarlılığın geliştirilmesi ve mayınlı bölgelerde bulunan halkın özelliklede çocukların eğitilmesi amacıyla tarafınızdan herhangi bir risk eğitimi programı uygulamaya konulacak mıdır?”

hişyar özsoy Özsoy’dan Çifte Soru Önergesi