Özsoy'dan Meclis Kürsüsünden Kuzu'ya 'Şeyh Said' Cevabı

TAKİP ET

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Bingöl Milletvekili Hişyar Özsoy, Twitter adresinden Şeyh Said ile ilgili açıklamalarda bulunan Burhan Kuzu hakkında meclis kürsüsünde açıklamalarda bulundu

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Bingöl Milletvekili Hişyar Özsoy, Twitter adresinden Şeyh Said ile ilgili açıklamalarda bulunan Burhan Kuzu hakkında meclis kürsüsünde açıklamalarda bulundu. Özsoy, Kuzu’yu özür dilemeye davet etti.

Özsoy, kürsüde şunları söyledi: “Sayın Burhan Kuzu'nun geçen hafta içinde, geçen zaman içinde, kısa zaman içinde yaptığı bir açıklamayla, Twitter üzerinden yaptığı bir açıklamayla başlamak istiyorum. Burhan Kuzu yaşını başını almış bir anayasa profesörü, boş zamanlarını Twitter'da değerlendiriyor yoğunlukla. Geçenlerde Şeyh Said hakkında, içinde ‘alçaklık’ ibaresinin geçtiği birtakım ifadelerde bulunmuş, küfürler, hakaretler yağdırmış. Doğrusu, o sarf ettiği kelimeleri kendisine iade etmek gibi bir tavrım olmayacak, o ciddi bir seviyesizlik olur. Yalnız, kendisini özür dilemeye davet ediyoruz, aynı zamanda yaptığı eleştirilerde edep, terbiye sınırlarının içerisine davet ediyoruz. Resmî tarihin iddia ettiğinin aksine... Evet, çok tartışmalı bir şahsiyet olabilir Şeyh Said ama şu da unutulmamalı ki: Aradan geçen doksan bir yıldan sonra hâlâ Kürtler için, Müslüman camia için hürmet edilen bir şahsiyet olarak yerini korumaktadır. Bu açıdan Burhan Kuzu'ya buradan bir davet: Lütfen, özür dilesin ve edep ve terbiye sınırlarının içerisine girsin.”

Özsoy, TBMM Genel Kurul Konuşmasında ayrıca şunları söyledi:

“Dış politikada Türkiye, Orta Doğu'da yaşanan bir siyasal kriz, içteki ekonomik daralma, ekonomik kriz, yine Türkiye içerisindeki siyasal kriz, artı Batı'yla olan ilişkilerinde başka bir krizle cebelleşiyor bayağı bir dönemdir. Yani çoklu krizler var ve bu krizlerin içerisinden bir çıkış yolu bulmaya çalışıyor. Türkiye'nin dış politika enerjisini neyin tükettiğini daha önce bu kürsüde ifade etmiştik, Suriye politikası bağlamındaki yanlış politikalar Türkiye'nin hem uluslararası ittifaklarında hem bölgesel ittifaklarında hem de iç siyasetinde çok ciddi kırılmalar, çelişkiler yaratmıştı. Suriye'de şu an için biz askerî macera olarak görüyoruz, El Bab'dan ölüm haberleri geliyor. Bunun sorumluluğu, tabii, o askerleri oraya yollayanlardadır, bunun da altını çizelim, burada tezkerelere destek veren bütün siyasal partilerdedir. Suriye de İsrail, Rusya ve İran'ın desteğini alarak artık Esat'a razı olmuş ama bir şekilde Rojava'da Kürtlerin kazanımlarını baltalamaya çalışan bir siyaset izliyor. Bakın, jet kriziyle birlikte, hatırlıyorsunuz, Türkiye, Suriye masasının dışına atılmıştı. Sekiz ay sonra Cumhurbaşkanının dilediği resmî özürle birlikte yine Suriye masasına bir geri dönüş oldu, ilişkiler normalleşmeye başladı. Yalnız, Ankara'da bir çevik kuvvet polisi tarafından öldürülen büyükelçinin durumuyla birlikte Türkiye, Suriye politikasında tam anlamıyla bir teslimiyete mahkûm olmuştur. Sayın Çavuşoğlu Rusya'yla yaptığı görüşmede inanılmaz bir borçluluk ve mahcubiyet hissiyle orada Rusya ve İran'ın bütün önerilerine "evet" demek durumunda kaldı. Gerçekten çok zor bir durumdu kendisi için. Yani, bir ülkeyle önemli bir anlaşma için konuşmaya gidiyorsunuz ama kendi ülkenizde bir polis memuru o ülkenin büyükelçisini vurmuş. O kadar mahcup bir durumdaydı ki Ruslar orada "Ardahan'la Kars'ı da üstüne bize verin." dese "Yok." diyebilecek mecali kalmamıştı. Bu kadar sıkıntılı bir durumdu. 2012 yılında, İran, içinde İhvan'ın da olduğu bir geçiş hükûmetiyle seçim için bir çözüm süreci, hatırlıyorsunuz, önermişti. Türkiye'nin de ciddi tepkileriyle o plan başarıya ulaşmamıştı ki o geçiş sürecinin içerisinde İhvan da olacaktı, Esat da olacaktı, bir şekilde ülkeyi seçime götürüp normalleştirmeye çalışacaktı. Ama çok hırslı, Suriye'deki birtakım amaçlar yüzünden o barış planı, o siyaset başarıya ulaşamadı. Gelinen noktada -bilmiyorum 8 maddelik o bildirgeyi ne kadar okuyabildiniz- Türkiye Cumhuriyeti devleti Sayın Çavuşoğlu aracılığıyla Esat'a, Esat'ın egemenliğine saygılarını bildirmek durumunda kalmıştır. Tam anlamıyla bir iflas politikasıdır, bunun kökünde de biz hâlâ Türkiye'nin bir türlü ilişki kuramadığı Kürtler meselesi olduğunu düşünüyoruz. Türkiye Kürtler ile ilişkisini toparlamazsa önümüzdeki dönemde başı beladan kurtulamayacaktır.” (HABER MERKEZİ) (Foto: Arşiv)

bingöl haberler bingöl hdp hişyar özsoy Özsoy’dan Meclis Kürsüsünden Kuzu’ya ‘Şeyh Said’ Cevabı