"Terörist Dedikleri İnsanın Fezlekeleriyle, İnsanları Cezaevine Gönderiyorlar"
HDP Bingöl Milletvekili Hişyar Özsoy, partisinin il teşkilatında yerel ve ulusal basın temsilcileri ile bir araya geldi
HDP Bingöl Milletvekili Hişyar Özsoy, partisinin il teşkilatında yerel ve ulusal basın temsilcileri ile bir araya geldi. Gündemdeki konular üzerine açıklamalarda bulunan Özsoy, tutuklamalara tepki gösterdi.
‘TÜRKİYE’DE HER ŞEY OLABİLİR’
HDP’nin üzerinde baskıların olduğunu ifade eden Özsoy, açıklamasında Türkiye’de hukukun rafa kalktığını belirterek şunları söyledi:
“Siyasi partiler çalışamıyor, gazeteler yazamıyor. Televizyonlar söyleyemiyor. Bütün toplum sussun, 150 televizyon kanalında sabah akşam ben konuşayım diyor. Bu toplum olmaz. Bu dikta olur. HDP üzerinde 1,5 yıldır artan bir baskı var. Topluma sürekli olarak söylüyoruz. Mesele sadece HDP üzerindeki baskı değil. Bu toplumu bu siyaseti total olarak dönüştürmeye çalışıyorlar. HDP bunun önünde bir engel olarak görüldüğü için en fazla bizim üzerimize geliyorlar. Toplum üzerindeki bu büyük baskı dalgasının son halkası, bizim eş başkanlarımız Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile 8 tane milletvekilimizin tutuklanmasıdır. 2 tane milletvekilimiz yurtdışında olduğu için cezaevinde değiller. Döndükleri zaman onları da cezaevine göndereceklerdir. Bunun dışında başka gözaltılar da olabilir. Şu anda Türkiye’de hukuk rafa kalktığı için her şey olabilir.”
‘SAVCILIĞA GİTMEMEK, TUTUKLAMA GEREKÇESİ OLAMAZ’
HDP’li vekillerin savcılıklara gidip ifade vermedikleri için tutuklamalarının hukuka aykırı olduğunu belirten Özsoy, “Devlet şu anda şöyle bir propaganda yapıyor. Bütün dünyaya söylüyorlar, bunun gerçeklikle uzaktan yakından alakası yoktur. Diyorlar ki HDP’liler ifade vermedikleri için kendilerini zorla tutuklattılar, bu onların kendi sorumluluğudur. Bir insan bir parça yürekli olur, der ki biz bunları götürdük içeri attık. Savcılığa gitmemek tutuklama gerekçesi olamaz. En fazla polis seni alır, savcılığa götürür. İfadeni verirsin, sana yöneltilmiş suçların içeriğine göre ya tutuklama verilir ya da tutuklanmamak üzere mahkemeye sevk eder. Talebini suçlama kategorilerine göre yapar. Bir insana tutuklama verilmesinin hukuka göre birkaç kriteri vardır. Birincisi, bu insan delilleri karartabilir şüphesidir. Bizim vekillerimiz ve eş başkanlarımıza bakın, hiç birinin delil karartma gibi bir durumu yok. Hepsi konuşmalardır, konuşmalar da kayıttadır. Delilleri kaybetme durumu yok. İkincisi kaçma şüphesidir, yurtdışı yasağı koyuyorsun, kaçamıyor. Nereye kaçacak? Selahattin Demirtaş nereye kaçacak? Zaten sürekli gidip geliyordu. İdris Baluken nereye kaçacak? Hiç kimsenin böyle bir niyeti de yok. Üçüncüsü, suçun infial yaratacak bir suç olmasıdır. İdris Bey, 4 yıl Bingöl’de milletvekilliği yaptı. İdris Bey’in hangi suçu infial yarattı diye sormak istiyoruz” diye konuştu.
‘BALUKEN’İN FEZLEKESİNDE ÖRGÜT ÜYELİĞİ YOK’
HDP’li vekillere yönelik yapılan operasyonlar kapsamında tutuklanan HDP Grup Başkanvekili ve Diyarbakır Milletvekili İdris Baluken hakkında açıklamalarda bulunan Özsoy, Baluken’in fezlekelerinde örgüt üyeliği suçlamasının bulunmadığını ifade ederek, şunları söyledi:
“İdris Bey’in hiçbir fezlekesinde örgüt üyeliği suçlaması yoktur. Birçok fezlekesi var, polise mukavemet, gösteri – yürüyüş yasasına muhalefet, konuşmaları yüzünden propaganda yapmış gibi bir sürü suç kategorisi var. Bu fezlekelerde örgüt üyeliği suçlaması yok. Ama örgüt üyeliği suçlamasıyla tutuklanıp cezaevine gönderildi. Gösteri ve yürütüş kanununa muhalefet suçu yüzünden olsa, tutuklama gerekçesi olamazdı. Fakat bu ayrı ayrı suçları üst üste koymuşlar, örgüt üyeliği suçlaması yapmadan örgüt üyeliği nedeniyle tutuklamışlar. Bu meselenin hukukla uzaktan – yakından bir alakası yok. Bu bir siyasi operasyondur. Türkiye’nin üyesi olduğu Vedenik komisyonunun açık raporu var. Dokunulmazlıkların derhal iade edilmesi gerektiği, yapılanın hem Türk Anayasasına hem de uluslararası hukuka uygun olmadığını çok net bir şekilde Türkiye’nin de üyesi olduğu bir komisyonun kurumu, çok ne bir şekilde ifade ediyor. Uluslararası Parlamenterler Birliği de Venedik Komisyonunun kararını teyit etti. Uluslararası Parlamenterler Birliği de Birleşmiş Milletlerin parlamentosudur. Dünyada 180 civarında ülkenin üyesi olduğu küresel bir parlamentodur. Onlar da çok net bir şekilde ‘yaptığınız hukuka, Anayasaya aykırıdır. Milletvekillerinin bu suçlamalarla bu dokunulmazlıkların kaldırılarak hapse atamazsınız’ diyorlar. Bütün dünya söylüyor. Yargılayacaksanız da tutuklamaya gerek yoktur.”
‘DEMİRTAŞ’IN 103 DAVASI DA KONUŞMALARI YÜZÜNDEN’
Tutuklanan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın konuşmalarından dolayı 103 davasının bulunduğunu belirten Özsoy, “Selahattin Demirtaş’ın 103 tane davası var, hepsi de konuşma ile alakalıdır. Bu konuşmalarının hiç birisinde, şiddete suça teşvik etme gibi bir şey de söz konusu değildir. 6 – 7 Ekim olaylarını sürekli pişirip getiriyorlar, Konuşmasına bakın, halkımız demokratik tepkisini ortaya koysun diyor. Sonucunda 50’den fazla insan öldü. Öldürülenlerin en az 45’i bizim partimize üye olan insanlardır. Hem öldürmüşler, hem de bunun faturasını yine bize kesmeye çalışıyorlar. Biz defalarca 6 – 7 Ekim olaylarının araştırılması için meclise araştırma önergeleri sunduk. Bir araştıralım, gerçekten 6 – 7 Ekim’de ne oldu dedik. AKP ve MHP’nin oylarıyla sürekli reddedildi. Tıpkı Suruç, Antep, Ankara’daki patlamaların araştırılmasının engellenmesi gibi…” diye konuştu.
‘DARBE BAŞARISIZ OLMADI, YÖNÜ DEĞİŞTİ’
Özsoy, açıklamalarını şöyle sürdürdü:
“Darbe başarısız olmadı. Darbenin liderliği değişti. Şu anki darbenin lideri, Cumhurbaşkanı Erdoğan e yanındaki ekiptir. Sürekli olarak saldırı dalgasını darbecilere karşı en büyük mücadeleyi veren kesimlere yöneltmiş durumdalar. İdris Bey’in hakkında düzenlenmiş fezlekelerin neredeyse hepsini, şu an FETÖ/PDY dediği dava kapsamında cezaevinde olan veya işten atılan savcılar düzenlemiştir. Hepsinin boşa çıkması lazımdı. Terörist dedikleri adamların hazırladığı fezlekelerle insanları cezaevine gönderiyorlar. Bu bir saçmalık, ama yapıyorlar.” (Haber Merkezi)