Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Kaya, Gazi Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleşen “5. Uluslararası Okul Öncesi Eğitim Kongresi”ne katıldı. Kaya, kongrenin cumhuriyetin ilk yıllarında eğitimci yetiştirmek üzere kurulan ve alanın da uzman eğitimciler yetiştiren Gazi Üniversitesi’nde düzenlenmesinin çok anlamlı olduğunu ifade etti.Bir ülkenin gelişmişliğinin sadece ekonomik gücü ve zenginliği ile izah edilemeyeceğini ifade eden Kaya, bir ülkenin aynı zamanda mutlu birey ve güçlü aile yapısıyla müreffeh bir toplum hedefine de sahip olması gerektiğini kaydetti. Bu hedefe ulaşılmasının temel unsurlarından birinin bir ülkede çocuklara verilen değer olduğuna vurgu yapan Kaya, “Bu önem ve değerin göstergesi çocuklarımızın risklerden korunması, fiziksel, ruhsal, sosyal açıdan sağlıklı gelişimlerinin sağlanmasıdır. Çocuklarımızın sağlıklı bir şekilde gelişimlerinin sağlanmasında ailelerinin yanında hepimizin üzerine düşen görevler var. Sağlıklı gelişimin sağlanması konusu günümüzde özellikle çok daha farklı, geniş boyutlu hale gelmekte” diye konuştu.
“Bilişim ve iletişim araçlarının yaygınlaşması günlük hayatımızı kolaylaştırmak kadar tehditleri de beraberinde getiriyor. Bu tehditlerin yöneldiği en hassas kesimlerde bizim çocuklarımız. Rektörümüz aynı evde farklı odalarda, farklı hayatlar içindeki aile fertlerinden bahsetti. Ben aynı odada, farklı dünyalarda hayatlar süren aile fertleri olduğunu üzülerek gördüğümü ifade etmek istiyorum. Herkesin elinde bir telefon ve herkes o telefonda farklı bir dünyada. Çocuk oyun oynarken ağabey telefonla mesajlaşmakta, anne baba farklı haberler okumakta. Aynı odanın içinde maalesef bugün bu cihazlarla farklı hayatlar içinde olabiliyoruz. Bu konuda çok hassas ve bilinçli davranmamız gerektiğine inanıyorum. Biz çocuklarımızın bilişim ve iletişim araçlarının yol açabileceği önlenebilir risklere karşı onları korumak durumundayız. Bunun için hem çocuklarımızın hem de ailelerimizin farkındalığını arttırmak durumundayız. Bakanlık olarak bu konuda ailelere rehberlik hizmeti veriyoruz. Bakanlığımızca hazırlanan aile eğitim programımız kapsamında çocuklarına yönelik konularda ailelerimizi bilgilendirici modüller hazırladık. Aile eğitim programımız kapsamında bugüne kadar 660 bin ailemize eğitimler verdik. Bu sayıyı yılsonuna kadar 700 bine ulaştırmayı hedefliyoruz.”
“Bugün dünden çok daha farklı bir hayat tarzı yaşıyoruz”
Kaya, günümüzde geleneksel aile yapısının çekirdek aile yapısına dönüştüğüne dikkat çekerek, “Türkiye’de geleneksel aile sayısının toplum içindeki payı bundan 40 yıl önce yüzde 32 civarındayken bugün bu oran yüzde 16’larda. Diğer yandan hızlı bir şekilde kentleşiyoruz. Bundan 40 yıl önce Türkiye’de kentleşme oranı yüzde 61’ken, bugün 80’lerin üzerinde. Kısacası bugün dünden çok daha farklı bir hayat tarzı yaşıyoruz. Günümüzde hızlı değişimin olumsuzluklarına karşın bireyi ve aileyi korumak bu değişimi aslında fırsata dönüştürmek için de birey ve aileyi güçlendirmek durumundayız” şeklinde konuştu.“Aynı odanın içinde maalesef bugün bu cihazlarla farklı hayatlar içinde olabiliyoruz”
Bireyleri güçlendirmenin en etkili yolunun eğitimden geçtiğini bildiklerini belirten Kaya, kongrenin temasında yer alan “Her çocuk için güçlü bir başlangıç” sloganının çok anlamlı olduğunu dile getirdi. Kaya, küreselleşmenin etkilerini tüm boyutlarıyla yaşadığımız bir dönemden geçildiğini anlatarak şunları kaydetti:“Bilişim ve iletişim araçlarının yaygınlaşması günlük hayatımızı kolaylaştırmak kadar tehditleri de beraberinde getiriyor. Bu tehditlerin yöneldiği en hassas kesimlerde bizim çocuklarımız. Rektörümüz aynı evde farklı odalarda, farklı hayatlar içindeki aile fertlerinden bahsetti. Ben aynı odada, farklı dünyalarda hayatlar süren aile fertleri olduğunu üzülerek gördüğümü ifade etmek istiyorum. Herkesin elinde bir telefon ve herkes o telefonda farklı bir dünyada. Çocuk oyun oynarken ağabey telefonla mesajlaşmakta, anne baba farklı haberler okumakta. Aynı odanın içinde maalesef bugün bu cihazlarla farklı hayatlar içinde olabiliyoruz. Bu konuda çok hassas ve bilinçli davranmamız gerektiğine inanıyorum. Biz çocuklarımızın bilişim ve iletişim araçlarının yol açabileceği önlenebilir risklere karşı onları korumak durumundayız. Bunun için hem çocuklarımızın hem de ailelerimizin farkındalığını arttırmak durumundayız. Bakanlık olarak bu konuda ailelere rehberlik hizmeti veriyoruz. Bakanlığımızca hazırlanan aile eğitim programımız kapsamında çocuklarına yönelik konularda ailelerimizi bilgilendirici modüller hazırladık. Aile eğitim programımız kapsamında bugüne kadar 660 bin ailemize eğitimler verdik. Bu sayıyı yılsonuna kadar 700 bine ulaştırmayı hedefliyoruz.”









