Bingöllü arıcıların yılın belirli dönemlerinde Adana, Mersin, Osmaniye, Hatay ve Diyarbakır gibi illere giderek konaklama ve üretim faaliyetlerini sürdürdüğünü belirten Salcı, bu bölgelerde herhangi bir sorun yaşamadıklarını söyledi.
Özellikle Adana’da arıcılık faaliyetlerinin Bingöl’ün yaklaşık iki katı seviyesinde olduğunu ifade eden Salcı, buna rağmen Türkiye’nin farklı illerinden gelen üreticilere saygı ve anlayış gösterildiğini belirterek, “Bizler de Bingöl’de misafir üreticileri aynı anlayışla karşılamalıyız. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da üzerimize düşen misafirperverliği göstermeye hazırız” dedi.
Bingöl Yaylaları Arıcıların Gözdesi
Kalitesiyle Türkiye ve dünyada adından söz ettiren Bingöl balının, ilin yaylalarına olan ilgiyi artırdığını belirten Salcı, yayla sezonunun başlamasıyla birlikte hem Bingöllü hem de il dışından gelen üreticilerin konaklama alanlarına yerleşmeye başladığını söyledi.
Bingöl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından belirlenen uygun arı konaklama bölgelerinin üreticilerin kullanımına açık olduğunu vurgulayan Salcı, il dışından gelecek arıcıların bu alanlara gönül rahatlığıyla yerleşebileceğini ifade etti.
“Binlerce Ton Bal Potansiyeli Heba Ediliyor”
Bingöl yaylalarının flora zenginliği ve bal üretim kapasitesi açısından son derece önemli bir potansiyele sahip olduğunu kaydeden Salcı, bazı bölgelerde yaşanan gereksiz anlaşmazlıkların bu potansiyelin değerlendirilmesini engellediğini söyledi.
20-30 kovanlık işletmelere sahip bazı üreticilerin yaylalarda tek söz sahibi gibi hareket ettiğini öne süren Salcı, bu kişilerin hem il dışından gelen üreticileri hem de Bingöllü arıcıları engellemeye çalıştıkları yönünde duyumlar aldıklarını belirtti.
Her yıl yaşanan bu çekişmeler nedeniyle binlerce ton bal üretim kapasitesinin değerlendirilemediğini ifade eden Salcı, “Bu durum milli servetin çiçeklerle birlikte kuruyup gitmesine neden oluyor” diye konuştu.
Elmagünü Köyü Örneğini Verdi
Genç ilçesine bağlı Elmagünü Köyü’nü örnek gösteren Salcı, köyde her yıl yaklaşık 15 kamyon arının konakladığını söyledi.
Bugüne kadar bölgede herhangi bir huzursuzluk yaşanmadığını belirten Salcı, tüm üreticilerin verimli bir sezon geçirdiğini ifade ederek, bunun Bingöl yaylalarının kapasitesini ortaya koyan önemli bir örnek olduğunu kaydetti.
“Asıl Sorun Geleneksel Arıcılık”
Bingöl’de arıcılık sektörünün temel sorunlarından birinin bilimsel yöntemlerin yeterince kullanılmaması olduğunu belirten Salcı, geleneksel arıcılık anlayışının artık yetersiz kaldığını söyledi.
Arı ıslahı çalışmalarının acilen hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Salcı, Bingöl yaylalarında nektar akım süresinin yaklaşık 15-20 gün olduğunu hatırlatarak, iklime uygun ve verimli arı ırklarıyla mevcut bal üretiminin iki katına çıkarılmasının mümkün olduğunu dile getirdi.
Valiliğe Resmi Başvuru Yapılacak
Bal verimindeki sorunun yaylalardan değil, verimsiz ve ıslah edilmemiş arı ırklarından kaynaklandığını ifade eden Salcı, Bingöl Balı Üreticileri Birliği olarak arı ıslahı ve arı ıslah bölgelerinin oluşturulması için Bingöl Valiliği’ne resmi başvuruda bulunacaklarını açıkladı.
Salcı, sektörün gelişmesi ve Bingöl balının üretim kapasitesinin artırılması için tüm paydaşların ortak hareket etmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Bingöl
Yayınlanma: 08 Haziran 2026 - 21:42
Bingöl Bal Üreticilerine Misafirperverlik Çağrısı
Bingöl Balı Üreticileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Bilal Salcı, 2026 yılı yayla bal üretim sezonunun başlamasıyla birlikte Bingöl’e il dışından gelecek arıcılarla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Salcı, Bingöl’deki bal üreticilerine, köy muhtarlarına ve vatandaşlara misafirperverlik çağrısı yaparak, üreticiler arasında dayanışma ve hoşgörünün önemine dikkat çekti. “Gittiğimiz Her Yerde Saygıyla Karşılanıyoruz”
Bingöl
08 Haziran 2026 - 21:42
EDİTÖR
İlginizi Çekebilir










