Bingöl Belediyesi’nde ticari plaka tahsislerinde usulsüzlük yapıldığı iddialarıyla ilgili tartışmalar sürerken, DEM Parti Bingöl Milletvekili Ömer Faruk Hülakü, konunun Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından araştırılması için önerge verdi.
Bingöl Belediyesi’nde ticari plaka tahsislerine ilişkin usulsüzlük iddialarının savcılığa intikal ettiği belirtilirken, belediyenin bazı plakalarda ve Bingöl Şoförler ve Otomobilciler Odası ile yapılan işlemlerde usulsüzlük bulunduğunu açıkladığı ifade edildi.
Konu kamuoyunda tartışılmaya devam ederken, Hülakü, 2019 yılından bu yana Bingöl Belediyesi’nde yapılan tüm plaka işlemleri, taşınmaz kira ve devir işlemleri ile tüm ihale süreçlerinin incelenmesini istedi.
TBMM’YE ARAŞTIRMA KOMİSYONU TALEBİ
TBMM Başkanlığı’na sunulan araştırma önergesinde Hülakü, Bingöl Belediyesi’nde ticari plakaların ihalesiz şekilde belirli kişilere tahsis edildiği yönündeki iddiaların ciddi boyuta ulaştığını savundu.
Hülakü, önergesinde şu ifadeleri kullandı:
Bingöl Belediyesi’nde ortaya çıkan ticari plaka tahsis sürecinin artık iddia olmaktan çıktığını, sürece Bingöl Şoförler ve Otomobilciler Odası, Bingöl Valiliği ve Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığı’nın da müdahil olduğunu belirten Hülakü, 2022 yılından bu yana söz konusu plakaların şehirde aktif ticari faaliyet yürüttüğünün ortaya çıktığını ifade etti.
Hülakü, bu durumun belediye kaynaklarının belirli çevrelere aktarıldığını ve milyonlarca liralık kamu zararına yol açtığını öne sürdü. Sayıştay raporlarında yer alan bulguların yeterince takip edilmediğini savunan Hülakü, halkın parasının yandaşlara aktarıldığını iddia etti.
Bu kapsamda tüm plaka işlemleri, taşınmaz kira ve devir süreçleri ile ihalelerin incelenmesi için TBMM bünyesinde araştırma komisyonu kurulmasını talep etti.
“KAYYIM ZİHNİYETİ VE RANT DÜZENİ” İDDİASI
Hülakü, önergenin gerekçesinde ise Bingöl Belediyesi’ni sert ifadelerle eleştirdi. Belediyede yaşanan sürecin “münferit bir usulsüzlük” değil, sistemli bir yapı olduğunu ileri süren Hülakü, belediyenin halkın kurumu olmaktan çıkarılarak bir rant merkezine dönüştürüldüğünü savundu.
Özellikle taksi (T plaka) ve servis (S plaka) hatları üzerinden yürütülen tahsis süreçlerinin, kamu kaynaklarının belirli çevrelere aktarıldığının en somut örneği olduğunu belirten Hülakü, benzer uygulamaların sadece plaka işlemleriyle sınırlı olmadığını ifade etti.
Hülakü, belediyedeki tüm kira, devir, ihale ve işe alım süreçlerinde benzer bir yaklaşımın olduğunu iddia ederek, kamu kaynaklarının dar bir çevre tarafından kullanıldığını öne sürdü.
“PLAKA DEĞERLERİ VE KAMU ZARARI” İDDİASI
Önergede, Bingöl’de bir taksi plakasının yaklaşık 5 milyon TL, servis plakalarının ise 1,5 ila 2 milyon TL arasında olduğu belirtildi. Buna rağmen bu plakaların düşük bedellerle belirli kişilere verildiği ve daha sonra yüksek fiyatlarla devredildiği ifade edildi.
Hülakü, bunun kamu malının zararına yol açtığını ve açık bir kamu zararı oluşturduğunu savundu.
“PLANLI VE SİSTEMATİK YAPI” İDDİASI
Milletvekili Hülakü, yaşanan sürecin tesadüfi değil, planlı ve organize bir yapı olduğunu iddia ederek, aynı kişi ve çevrelerin farklı şirketler üzerinden kontrol mekanizması oluşturduğunu öne sürdü.
Bu yapının belediye yönetiminin bilgisi ve iradesi dışında kurulamayacağını belirten Hülakü, belediyenin bu sürecin merkezinde yer aldığını iddia etti.
“YÖNETİM ZAFİYETİ DEĞİL, SİSTEMATİK AKTARIM” VURGUSU
Hülakü, belediyede yalnızca plaka sürecinde değil, genel yönetim anlayışında da ciddi sorunlar olduğunu savundu. Bütçe açıkları, doğrudan teminle yapılan işler, tahsil edilmeyen kamu alacakları ve belediye mallarına ilişkin şüpheli işlemlerin bulunduğunu belirtti.
Sayıştay raporlarına yansıyan bulguların yalnızca görünen kısmı olduğunu ifade eden Hülakü, ortada bir yönetim zafiyetinden ziyade bilinçli bir kaynak aktarım düzeni bulunduğunu iddia etti.
TBMM’YE ÇAĞRI
Hülakü, tüm plaka tahsislerinin, belediye ihalelerinin ve taşınmaz işlemlerinin detaylı şekilde incelenmesini, sorumluların tespit edilmesini ve kamu zararının ortaya çıkarılmasını istedi.
Bingöl Belediyesi’nde yaşanan iddiaların tüm yönleriyle araştırılması gerektiğini vurgulayan Hülakü, TBMM bünyesinde araştırma komisyonu kurulmasının zorunlu olduğunu ifade etti.









