DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, Diyarbakır Milletvekili Halide Türkoğlu, Bingöl Milletvekili Ömer Faruk Hülakü, HDP İl Başkanlığı ve Yeşil Sol Partisi Yetkilileri Bingöl’de ulusal ve yerel basın mensuplarıyla bir araya geldi.Seçimden sonra Yeşil Sol Parti ve bölge halkının ikinci turda sandığa gitmeyerek boykot edeceği iddiaları kamuoyunda tartışılıyordu. Toplantıda konuşan DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır iddiaların geçerliliğinin net bir şekilde karşılığının olmadığının altını çizerek şöyle konuştu:“Bölge halkının 14 Mayıs'ta ortaya koyduğu tutumu dikkate alarak, 28 Mayıs'ta da bölge halkının çok güçlü bir şekilde cumhurbaşkanlığı seçimine, sandıklara gidip iktidarın yaratmış olduğu antidemokratik uygulamalara karşı, Erdoğan'ın şahsını sembolize eden bu rejime karşı demokrasiyi, özgürlüğü insan haklarını eşitliği ve adaleti ortaya çıkarabilecek tutumunu çok açık ve güçlü bir şekilde ortaya koyacak. Biz buna inanıyoruz. HDP ve Yeşil Sol Parti olarak eş başkanlarımızla birlikte dünden bu yana her yerde tutumumuzu açık bir şekilde ortaya koyduk. Seçime üç gün kala da buna yönelik tutumumuz çok açık ve net. 28 Mayıs'ta Cumhurbaşkanlığı seçiminde Erdoğan'ın yaratmış olduğu siyasi toplumsal ve ekonomik tahribatı gidermek ve Türkiye’yi halklarının demokrasi ve özgürlükler lehine yolunu açabilmek bağlamında, tarihsel sorumluluğumuzu bilerekten Kemal Kılıçdaroğlu'na destek vereceğimizi ilan ettik. Türkiye'deki askıya alınmış olan hukukun, demokrasinin, insan haklarını tek başına Kemal Kılıçdaroğlu'nun sırtına bindirmediğimizi ve bu konuda Türkiye halkları olarak özellikle Kürtler olarak bu konuda temel sorumluluğu ondan beklemediğimizi çok açık bir şekilde ifade ediyoruz. Bu konuda ülkeye özgürlük, adalet, eşitlik ve barış gelecekse, bunun halkların özgür eşit bir şekilde mücadelesi ve direnişiyle olabileceğini inanıyoruz. Ve bu konuda 28 Mayıs'ta olası bir iktidar değişikliği, cumhurbaşkanlığı değişikliğinde de yine başta Kürtler olmak üzere, demokrasi güçlerinin önünde güçlü bir mücadele dönemi bekliyor. Türkiye’nin her yerinde yürüttüğümüz saha çalışmasında Türkiye halklarının Erdoğan'ın yaratmış olduğu baskıcı, otoriter rejimden ciddi anlamda artık kaygı duymakta ve bu rejimin, bu sistemin bu iktidarın değişmesi gerektiğine ilişkin güçlü bir kanaatin ortaya çıktığını her yönüyle görebiliyoruz. Dolayısıyla Türkiye halkları bizim önümüze bir rota koymuştur. Sistemin değişmesi gerektiğine inanmıştır ve bu konuda bizlerin bu rotadan ayrılmaması gerektiğine ilişkin bir tutum göstermiştir. 14 Mayıs'ta seçim bölgesindeki seçim sonuçları bizi bunu çok açık bir şekilde ifade ediyor.Bizler Halkların Demokratik Partisi ve Yeşil Sol Parti olarak da siyasi tutumumuzu net bir şekilde ortaya koyuyoruz. Ve yirmi sekiz Mayıs'ta yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçiminde de en güçlü bir şekilde sandıklara gidip oyumuzu kullanarak bu şekilde sistemin, rejimin değişmesi gerektiğine ilişkin tutumumuzu ortaya koyacağız”14 Mayıs seçimlerine eşit koşullarda girmediğine vurgu yapan Keskin, antidemokratik uygulamalara maruz kaldıklarına dikkat çekti.Keskin: “Özellikle bölgede yürüttüğümüz seçim kampanyasında karşımızda iktidarı temsil eden partilerden ziyade ağırlıklı olarak kamu ve devlet kurumlarının bir bütün olarak karşımızda bir seçim çalışmasını yürüttüğü bir dönemi geride bıraktık. Cumhurbaşkanlığı seçimine giderken de özellikle bölgede, bölge açısından bu gerçeklik hala hakikatini koruyor. Bugün de cumhurbaşkanlığı seçimine giderken karşımızda iktidarın bir seçim çalışmasını yürüttüğünün değil, bunun yerine kamu görevlilerinin özellikle bölgede açık bir şekilde siyasi parti ve iktidar lehine adeta taraf tutarak pozisyon almışlardır. Kamu kurumunun baskı gücünü de kullanarak cumhurbaşkanlığı seçimine gidiyoruz. Böylesi antidemokratik ve zor koşullarda Türkiye önümüzdeki seçim süreci önümüzdeki üç gün içerisinde seçim sürecine girecek. Tabii hepimiz açısından özellikle bizler açısından bu seçimin sonuçları ülkenin kaderini belirleyebilecek bir noktada. Dolayısıyla partimizin genel merkezleri 14 Mayıs cumhurbaşkanlığı seçiminde tavrımızı açık bir şekilde ortaya koyduk. Karşımızda bir iktidar var, ülkeyi yönetmek isteyen, baskıyla yönetmek isteyen, antidemokratik uygulamalarla yönetmek isteyen. 28 Mayıs'ta yapılacak olan cumhurbaşkanlığı seçiminde tutumumuzu açık bir şekilde ortaya koyduk. Elbette ki bu konuda kamuoyunda yürüten kimi tartışmalar söz konusu.Gerekse Yeşil Sol Parti'den boykot tartışmaları, sandığa bölge halkının gidip gitmeme meselesi kamuoyunda tartışma d söz konusu. Bunların hiçbirisinin bizler açısından bir geçerliliğin ve karşılığının olmadığını çok açık bir şekilde ifade ediyoruz” şeklinde konuştu.
Haber Merkezi
Haber Merkezi








