Kart Basma Dayatması: Güvenlik Değil, Tam Bir KeyfiyetKampüs girişlerinde yaşanan çifte standart tepkileri büyütüyor. Özel araç veya ticari taksiyle gelen öğrenciler zorla araçtan indiriliyor, turnikede kart basmaya zorlanıyor.
Buna karşın halka açık otobüslerle kampüse giren öğrenciler hiçbir kontrole tabi tutulmuyor.Bu durum, kampüs topluluğunda sert bir sorgulamayı beraberinde getiriyor:> “Güvenlik ise herkese güvenlik! Halk otobüsüne serbest, öğrenciye engel… Bu nasıl uygulama?”Öğrenciler, güvenlik prosedürlerinin tamamen keyfi şekilde yürütüldüğünü, bunun da açık bir güvenlik zaafı oluşturduğunu dile getiriyor.Kaba Üslup ve Baskıcı Tavır: Güvenlik Değil, Gerginlik ÜretiyorGüvenlik görevlilerinin iletişim tarzı da sert tepkilere yol açıyor. Öğrenciler en basit soruyu bile yöneltmeye çekindiklerini belirterek, personelin emir verir gibi konuştuğundan, saygı sınırını aşan tavırlar sergilediğinden şikâyet ediyor.Kampüs üyelerinden bazıları durumu şöyle özetliyor:> “Bu üslup koruma değil, baskı. Güvenliği sağlamakla görevli birim huzursuzluk kaynağına dönüştüyse ortada ciddi bir yönetim sorunu var.”Sessizlik Krizi DerinleştiriyorGüvenlik Sorumlusu İdare’nin keyfi kararları ve personelin sert üslubu uzun süredir bilinirken, Rektörlüğün bu şikâyetlere karşı sessiz kalması eleştirileri daha da artırıyor.
Kampüs topluluğu, yönetimden artık somut adımlar bekliyor:Tüm girişlerde adil ve tutarlı bir sistem kurulmalı.Personelin iletişim ve davranış standartları acilen düzenlenmeli.Keyfi kararların sorumluları hakkında gerekli idari işlemler başlatılmalı.
“Kampüs Güvenliği” Adı Altında Gerçekleşen Bu Karmaşanın Bir Anlamı OlmalıÖğrenciler ve personel, Rektörlüğe açık çağrıda bulunuyor:> “Ya bu uygulamaların makul bir açıklamasını yapın ya da gerekli düzenlemeleri derhal hayata geçirin. Bu şekilde sürdürülen güvenlik politikası kampüse huzur değil, güvensizlik getiriyor.”










