
Korkutata’dan Mert’e sert yanıt! İspatlamayan Müfteridir
Vadettiği ‘Engelsiz Yaşam Merkezi’nin yapılması yönünde çağrıda bulunduğumuz açıklamamıza verdiği cevapta dernek başkanı olarak şahsımı hedef alan Fesih Zeki Mert, “Bu zat Ankara Esenboğa Havalimanı'nda bizzat bana 2 milyon ver, bu mesele kapansın demesinden dolayı, bu kişiyle olan tüm iyi niyet temasımı kestim” iftirasında bulunmuş, arsa tahsisi hususunda ise protokolde belirtilmeyen konuları gündeme getirerek sözde vaadinin arkasında duracağını beyan etmiştir.
Kıymetli Basın mensupları, kıymetli halkımız;
“Öncelikle 2 milyon istedi” iftirasının temeline bakalım;
Ankara Esenboğa Havalimanı’nda Bingöllü hemşerilerimizin bulunduğu 11 kişilik bir kafileyle beraber aynı ortamı paylaşarak sadece selamlama ile başlayıp bir randevu talebimizle sonlanan en fazla 5 dakikalık görüşmemiz hiçbir şekilde özel bir görüşmeye dönmemiştir. 2 milyon lira istediğimize dair iftiranın tek tanığı olarak da yanında iş gören Orhan Bayram gösterilmektedir. Öyle ki, bir iddialarında, bu parayı havalimanında istediğim yönünde, bir diğer iddiaları da aynı uçaktayken istendiğim şeklinde. Görünen o ki, iftira atarken derslerini iyi çalışmamışlar. Ayrıca böylesi bir teklifi, aklı olan biri ulu orta yapar mı? Yapmaz. Yapacak olsa, yarın bununla yüzleşeceğini bilmez mi? Bilir! Para istemiş olsak, basın yoluyla vaadini neden yerine getirmediğini sorabilir miyiz? Kendimizden emin olmasak buna cesaret edebilir miyiz? Yaptıkları, ucuz iftiralarla kendilerini aklamaktan başka bir şey değil! Kişi, iddiasını ispatlamakla mükelleftir. İspatlamazsa müfteridir! Öyle ya, biz de kalkıp Fesih Zeki Mert bize, ‘size 2 milyon lira vereyim, beni 3 milyonluk zarardan kurtarın, bu meseleyi de kapatalım’ dedi dersek, onlarla yanı pozisyona düşmez miyiz? Demezler mi, madem bu teklifi yaptı ispatlayın! Kuru gürültülerle, iftiralarla bizleri karalamak suretiyle aklanacaklarını düşünüyorlarsa yanılıyorlar. Biz, makul bir şekilde bu vaadini neden yerine getirmediniz sorduk. İftiralara başvurmaları acizliklerinin göstergesidir. Başka da izahı yoktur. Savcılık yolu belli. Buyursunlar bunu hukuka taşısınlar.
2 defa görüştüm demiş bunu da ıspatlasın laf ile peynir gemisi yürümez.
Yer tahsisi konusu vaat sahibini bağlar;
Fesih Zeki Mert’in “Mülkiye idare tarafından 300 metrekarelik alan tahsis edildiği takdirde, engelsiz yaşam merkezi yapma sözümüz vardır” beyanına da kısaca değinmek istiyoruz;
Protokol imzalanırken bizlere, Valilik ya da Belediye tarafından yer tahsisi olması durumunda bu merkezi yapacağına dair bir ifadesi, açıklaması olmamıştır. Bugüne kadar bizden de yerel idarelerden de böyle bir talepleri olmamıştır. Sadece Engelliler ile ilgili programda bu yönde bir talep dillendirilmiş, Belediye Başkanımız da yer olmadığı için yardımcı olamayacağını beyan etmiştir.
O gün bize bu merkezin yapılacağına dair tek taraflı protokolü imzalatan kendisidir. Engelliler için ihtiyaç olduğundan ötürü, geçici de olsa bir mekânımız olacak düşüncesiyle bizler de kabul etmiştik. Ama dün verilen söz, bugün topun taca atılarak, Valiliğin ya da Belediyenin yapacağı arsa tahsisinden sonra inşa edileceği belirtilerek öteleniyor. Burada da bir samimiyetsizlik söz konusu. Madem bu vaadinde samimiydi, gider özel ya da valilik uhdesinde yer tahsisini sağlar, sonra gelir bizimle protokol yapardı. Hatta bizimle yapmasına da gerek yoktu, Valiliğe bağışlasaydı. Ama bunları yapmayan kişi, mali gücünden aldığı özgüvenle bol keseden savuruyor. Vaadini yerine getirsin, bize değil Valiliğe hibe etsin!”
Tek taraflı protokol hibe değil, geçici barınma hakkı veriyor
İmzalanan protokolde bahse konu merkezin hibe değil, geçici kullanım hakkı sunduğunu da dikkatlerinize sunmak istiyorum. Belirttiğim üzere, engellilerin ihtiyacı dolayısıyla bu protokolü kabul ettik. Öyle ki, protokolde merkezi bize hibe etmeyecekti. 25+25 yıllık bir geçici barınma olanağı sunulacaktı. Binaya bir çivi çakmamız halinde bile izinsiz davranışlarımızdan ötürü binayı elimizden alacaklarını protokolde belirtmişlerdi. Anlaşılacağı üzere bir hibe yok, tapusu kendisinde kalacak bir anlaşma var.
1995'te kurulan şubemizin üyelerine ve şahsımıza yöneltilen kınamayı yersiz bulup bizi destekleyen üyelerimize tekrar teşekkür ediyorum. Engellileri kınamak kendisinin de haddi değildir, kınanacak biri varsa sözünde durmayanlardır. Sinek mide bulandırır yakıştırmasını kendisine iade ediyorum kötü söz sahibinindir.
Kimseyi karalamak, iftira atmak niyetinde asla olmadık, olmayacağız! Sadece seçim sürecinde engellileri kirli emellerine alet eden ve aradan geçen zamana rağmen en ufak bir adım dahi atmayanlara sözlerini hatırlattık.
Buradan kendisine tekrar çağrıda bulunuyoruz;
Protokol ortada, vaatler ortada, atılan her adım basın yoluyla kamuoyuyla paylaşılmış. Bize attığı iftiraları ispatlamaya, hatta hiç beklemeden savcılığa giderek hakkımızda dava açmaya davet ediyoruz kendisini.
Lakin bilsin ki, bizler hukuki tüm haklarımızı sonuna kadar kullanacağız.
Böylesi bir konuyla kamuoyunu meşgul ettiğimiz için de kıymetli halkımızdan özrü dileriz.








