TOBB Cevdet Yılmaz Ortaokulu Öğrencilerinden Hasibe Karabulut ve asude Varol, insan hakları haftası nedeniyle duyarlılık oluşturmak amacıyla mektup yazdı.Asude Varol’un ‘Yazık!’ başlığıyla yazdığı mektup, şöyle:“Ya dünya küçülüyor ya da vicdanımız, aksi takdirde bu olanlar imkânsız. Dünya küçülüyor da sığamıyor uyuz, yoksa küçülen vicdanlarımızın yerini kinimiz mi alıyor? Daha çok para, daha çok toprak, daha çok petrol, daha çok güç diye elimizde kalan daha çok annesiz bebek, daha çok yitik can, daha çok gözyaşı ve daha çok acı. Eskiler haklı olsa gerek, her şeyin fazlası zararmış. ABD… Adı anıldığında akla hemen işgaller, katliamlar, kan ve gözyaşı geliyor. ABD… Kızılderililerin ve kovboyların ülkesi… Filmlerde hep ‘kötü’ Kızılderililere karşı savaşan kahraman kovboyların ülkesi… Tarih: 6 Ağustos 1945. Amerika tarafından Hiroşima’ya atılan atom bombası… 140.000 kişi ile beraber insanlığın öldüğü o gün… Tarih: 9 Ağustos 1945. Hevesini alamayan Amerika ‘3 gün’ sonra Nagasaki’ye atom bombası attı. 80.000 kişi öldü. Halep… Yüreğiniz sızladı mı, Halep’i duyunca? Enkaz altındaki bebekler, patlama sesinden korkup ağlaşarak kaçak çocuklar… Peki neden? Bilimsel verilere göre, günümüzde Hristiyan sayısı 2 Milyar iken, Müslüman sayısı 1,5 Milyardır. Yapılan araştırmalara göreyse, 2050’de Müslüman sayısının Hristiyan sayısından fazla olacağı söylenmekte. Tabi ki bu durum Avrupa’nın işine gelmeyeceği için tek amaçları Müslümanlara zulüm edip onları öldürmek. Bizim birliğimiz ve beraberliğimiz, dayanışmamız Avrupa’yı neden bu kadar korkutuyor acaba? Gücümüzün farkındalar ve onları korkutan da bu zaten. Mesela bu yüzden, Çin Doğu Türkistan’da Müslümanlara getirilen yasaklar: - Namaz Kılamazlar,- Oruç tutamazlar, - Toplu ibadet yapmaları yasak… Belki siz olaylara ‘bir sürü insan öldü’ diye bakıyorsunuzdur. Ama yanılıyorsunuz. Sadece insanlar değil, onlarla birlikte İNSANLIK da öldü.” Öğrencilerden Hasibe Karabulut’un mektubu ise şöyle:“Kelimelerin kifayetsiz kaldığı yerdeyim. Duygularımı tanımlamaya yetecek kelime bulamıyorum. Bunca zulmü yapanlar edeceğim tek kelime hakarete dahi layık değiller. Bense zulme uğrayanların acısını cümlelerle anlatamayacak kadar aciz. Ne denir ki? Hangi söz söndürür yürekteki yangını, hangi satırlar yansıtır içimdeki bu acıyı? Üzülmekten ve dua etmekten başka elimden bir şey gelmiyor. Ben ki çocuk aklımla anlarken bazı şeyleri, bu büyükler neden bilmezler acı çekenin halini? Niçin dur demezler? Yoksa farkında değiller mi? Onu bilmem de, bildiğim bir şey var. İnsanlar büyüdükçe, insanlık küçülüyor. Barış içinde yaşayan çocukları nefret ile besleyen onlarca çocuğun üstüne ateşler salan yine aklı başında (!) yetişkinler değil mi? Genelleme yapmak ne kadar doğru olur bilmiyorum. Ancak benim gözümde gerçek bu… Daha ne söz söyleyebilirim ki… Sizi ve tüm insanlığı duygularıyla baş başa kalmaya davet etmek istiyorum. Bir an olsun o acıyı hissedin kalbinizde. Bir de düşünün siz yaşamadan yangın yeri olan yürek; Halep’te, Suriye’de, Arıkan’da bir yürek olsaydı. Dayanır mıydı? Öyle şeyler vardır ki, anlatılmaz. Yalnızca hissedilir. Lütfen deneyin, belki de taşlaşmış kalplerinizin derinliklerinde kalan vicdan kırıntıları belli eder kendini.” (HABER MERKEZİ)
Eğitim
Yayınlanma: 23 Aralık 2016 - 20:07
Öğrencilerden 'İnsan Hakları haftası' Mektupları
TOBB Cevdet Yılmaz Ortaokulu Öğrencilerinden Hasibe Karabulut ve asude Varol, insan hakları haftası nedeniyle duyarlılık oluşturmak amacıyla mektup yazdı
Eğitim
23 Aralık 2016 - 20:07
EDİTÖR
İlginizi Çekebilir









