"Habitatlar Yok Oldu, Besin Zinciri Bozuldu"
Bilal Salcı, 1980'li yıllardan bu yana uygulanan orman gençleştirme çalışmalarının, geçmişte güvenlik gerekçeleriyle yürütüldüğünü ancak bugün aynı gerekçelerin ortadan kalktığını belirtti. Ormanların kendi doğal döngüsü içerisinde yenilenebildiğini ifade eden Salcı, uzun yıllardır süren kesimlerin birçok yaşam alanını yok ettiğini söyledi.
Habitatların ortadan kalkmasıyla çok sayıda yabani hayvanın ya yaşamını yitirdiğini ya da bölgeyi terk etmek zorunda kaldığını dile getiren Salcı, bunun besin zincirinde ciddi bozulmalara neden olduğunu öne sürdü.
"Kömür İçin Kesilen Ormanlar Daha Büyük Kayıplara Yol Açar"
Ormanların odun kömürü ticaretine açılmasını doğru bulmadığını belirten Salcı, kısa vadeli ekonomik kazanç uğruna uzun vadeli kayıpların göze alındığını savundu.
"Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan oluyoruz" sözleriyle durumu özetleyen Salcı, ormanların yağış rejimi, su kaynakları, tarım ve enerji üretimi açısından stratejik öneme sahip olduğunu ifade etti.
"Bingöl Havzası Güneydoğu'nun Su Kaynağı"
Salcı, Bingöl Havzası'nın Türkiye'nin en fazla yağış alan bölgelerinden biri olduğuna dikkat çekerek, bu yağışların çok sayıda hidroelektrik santralini beslediğini ve çevre illerin yer altı su kaynaklarına katkı sunduğunu söyledi.
Orman varlığındaki azalmanın yağış miktarını da olumsuz etkileyebileceğini belirten Salcı, bunun tarım, sanayi ve elektrik üretiminde ciddi sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.
"Bahçe Atıkları Ormana Gübre Olsun"
Vatandaşlara çağrıda bulunan Salcı, bahçe budamalarından elde edilen doğal atıkların yakılmak yerine ormana bırakılmasını önerdi.
Ağaçların kesilmesi yerine budama yönteminin tercih edilmesi gerektiğini belirten Salcı, budama sonucu ortaya çıkan dalların doğal gübre görevi göreceğini, bunun hem orman ekosistemine katkı sağlayacağını hem de bölge köylüsüne yeni bir gelir kapısı oluşturabileceğini söyledi.
"Meşe Ormanları Trüf Mantarı İçin Büyük Potansiyel Taşıyor"
Bingöl'deki meşe ormanlarının yalnızca oksijen üretimi açısından değil, ekonomik değeri yüksek ürünler bakımından da önemli olduğunu belirten Salcı, dünyanın en değerli mantar türlerinden biri olan trüf mantarının bölgede yetiştirilebileceğini ifade etti.
Meşe köklerine yapılacak aşılama çalışmalarıyla kurulacak trüf mantarı üretiminin hem bölge hem de ülke ekonomisine önemli katkılar sağlayacağını dile getirdi.
"Aktivistler Kurumlarla Diyalog Kurmalı"
Orman kesimlerine tepki gösteren çevre aktivistlerine de seslenen Salcı, kurumların hedef alınması yerine doğrudan iletişim kurulmasının daha doğru bir yöntem olacağını söyledi.
Karşılıklı diyalog ve iş birliğinin sorunların çözümünde daha etkili olacağını ifade etti.
"Bal Üretimi de Tehlike Altında"
Ormanlardaki tahribatın yalnızca yaban hayatını değil, bitki çeşitliliğini ve arıcılığı da olumsuz etkilediğini belirten Salcı, Bingöl florasının korunmasının Avrupa Birliği Coğrafi İşaret Belgesi'ne sahip Bingöl balının kalitesinin sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıdığını söyledi.
"Bingöl Havzası Milli Park İlan Edilmeli"
Açıklamasının sonunda Bingöl'ün ormanları, dağları, florası ve faunasıyla bütüncül şekilde koruma altına alınması gerektiğini vurgulayan Salcı, Bingöl Havzası'nın Milli Park ilan edilmesini önerdi.
Kesim politikaları yerine ağaç çeşitliliğini artıracak tohum ekimi, fidan dikimi ve doğal koruma uygulamalarının hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Salcı, "Ormanlar ekonomik kazançtan önce gelecek nesillerin ortak mirasıdır." dedi.
Bingöl
Yayınlanma: 19 Temmuz 2026 - 12:24
Salcı: "Bingöl Ormanlarında Gençleştirme Değil, Koruma Politikası Uygulanmalı"
Bingöl Bal Üreticileri Birliği Başkanı Bilal Salcı, yıllardır uygulanan orman gençleştirme politikalarının Bingöl'ün flora ve faunasına ciddi zarar verdiğini savunarak, orman kesimlerinin durdurulmasını ve Bingöl Havzası'nın Milli Park ilan edilmesini istedi. Salcı, ormanların ekonomik kazanç uğruna değil, gelecek nesiller için korunması gerektiğini söyledi.
Bingöl
19 Temmuz 2026 - 12:24
EDİTÖR
İlginizi Çekebilir










