2018 yılında AK Parti Bingöl İl Başkanlığı’na getirilen Mehmet Hanefi Güler, 18 Eylül 2020’de yazılı açıklama yaparak istifa ettiğini duyurdu. İstifası sonrası siyaseti bırakacağı ya da AK Parti’den ayrılacağı düşünülen Güler, istifasının ardından üç yıl geçmesine rağmen hala sahada.Gazete Duvar’a konuşan Güler’in açıklamalarından satır başları şu şekilde:“Ben Bingöl’de Ak Parti İl Başkanlığına niyet ettiğimde gazeteciler ile basın toplantısı gerçekleştirdim. Gazetecilerin huzurunda il başkanlığına adaylığımı açıkladım. O toplantıda bir şeylerin değişmesini istediğim için siyasete katıldığımı, bir şeyler yapmak istediğimi söyledim bir şeylere müdahale etmek istiyorum dedim. Yıllardır memleketimizde ve Bingöl şahsında Doğu ve Güneydoğu’da gelenek haline gelmiş aile siyaseti geçmişten bugüne kadar hep hâkim olduğu için daha insan esaslı, birey esaslı, kalitesi yüksek, vatandaşın talebini önceleyen, sorunları çözen, hantal kalan bürokrasiyi de harekete geçirip çözüm odaklı, temsil ettiğim Parti'nin etkinliğini arttıran bir siyaset yapalım feodalitenin dışına çıkalım dedik. Siyasette şeffaflık önemlidir. Siyasetçinin hesap verilebilirlik yönünü çok arzuluyorum. Basın mensupları ile bir araya geldiğimde şunu söyledim: Adaletli olacağım, şeffaf olacağım, kamu kurum ve kuruluşlarına bulaşmayacağım, istikbal ve ikbal peşinde koşmayacağım.İl başkanlığı görevi bana tebliğ edildikten sonra binlerce insan beni karşıladı. Bunun tek sermayesi bizim dürüst, samimi, bütünleştirici, birleştirici yönümüzdü. Akil insan olsun, liyakatli, ehliyetli insan olsun, soldan olmuş, sağdan olmuş bizim için fark etmez dedik ve görev süremiz boyunca partimizin etkinliğini çok müthiş bir şekilde arttırdık. Gömlek dar geldi, partimizi büyüttük. Siyasi görüşü ne olursa olsun kapımıza gelen bütün vatandaşlarımızın sorun, istek ve taleplerini, içerideki engellemelere rağmen çözmeye gayret ettik. İşini yapamadığımızın da gönlünü aldık. Partimizden mutlu bir şekilde dönmelerini sağladık.Soru: Milletvekilleriyle ayrışma ne zaman başladı?Özellikle bizim Kürt bölgesinde vekiller karşılanmayı, uğurlanmayı böyle merasim halinde çok isterler. Bu batıda yoktur. Ama maalesef bizim bölgelerde vekiller geldiğinde il, ilçe, belde, belediye meclis üyeleri… Kim varsa partiyle iltisaklı olan kim varsa bunların havaalanında kendileri karşılamayı ve tekrar uğurlanmayı isterler. Ben de dedim ki bu tür teşkilatlar gönüllü kuruluşlardır. Bu tür milletvekili karşılama merasimlerine katılmayacağız. Ama sen sabah git akşam dön, çarşamba git perşembe dön biz böyle sürekli bir karşılama merasimi yapmayacağız dedik. İkincisi bölge, yandaş mefhumu gözetleyerek bürokratik yapılanma yanlıştır dedim. Liyakati gözeterek bürokrasiyi şekillendirelim. Bingöl’de cevher olan gençlerimiz var, insanlarımız var, onlar göreve gelsinler onlar yönetsinler, onlar kurum müdürlüklerini yapsınlar. ‘ Bu ne kadar beni dinliyor, bu ne kadar bana bağlıdır, bu ne kadar benim sözlerime riayet ediyor? ‘Biat kültürüyle ben bürokraside olsun, belediyelerde de olsun bu tarz kriterleri esas alarak atamalara, alımlara, görevde yükselmelere karşıyım dedim. Yani yönetimsel anlayışımız uyuşmadı.Ben onurlu bir insanım ben ‘ eleman ‘ düzeyinde bir il başkanlığı yapmadım. Onlar da benim gitmem konusunda genel merkeze baskı uygulayıp görevden çektiler.Haksızlık ve liyakatsizlik nerede olursa olsun yanlıştır. Yanlışın, haksızlığın adresi yoktur ilkesel olarak karşı çıkmak gerekir. Ben bu tür yaklaşımlarımdan dolayı çalışma arkadaşlarım ile ters düştüm.Bingöl’deki torpilli alımları mı kastediyorsunuz? Sadece alımlara indirgersek basite kaçar, yönetimsel anlayışımız, il başkanlığına biçilen rol, bölgeler arası hizmet anlayışı, alımlar, yerel seçilmişlerin belirlenmesi dahi bir bütün olarak ters düştük. Alımlar dahil kamu görevindeki yükselmeler dahil, yönetimsel anlayışımız hepsi bir bütündür, sadece biri değil. Şuan sadece Ak Parti üyesiyim. Liyakatsizlik nerede olursa hangi makam için olursa kim yapmışsa yanlış yanlıştır.Şuan herhangi bir görevim yok, sadece Ak Parti üyesiyim. Genel merkez tarafından çağrıldım, teşkilat başkanımız tarafından bana Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölge koordinatörü görevi tebliğ edildi. İki üç ay bazı çalışmalar yapmak istedim ama vekillerimizin müdahaleleri nedeniyle genel merkez görevden feragat etmemi istedi ben de vazgeçtim. Hatta daha önemlisi milletvekillerimiz mevcut il başkanımıza talimat vererek, il başkanımıza raporlar hazırlatılarak partiden ihraç edilmem için raporlar sundular fakat genel merkezimiz dikkate almadı.Peki, görevden alınmanıza rağmen sizi bu kadar Ak Partiye bağlayan nedir köy köy dolaşıp siyasi çalışma yürütüyorsunuz? Yeniden göreve gelme çabası mı, başka bir şey mi? Ben artık bir daha il başkanlığı yapmam. İl başkanlığını güzel bir şekilde, adil, tarafsız, hiçbir kurum ve kuruluşa bulaşmadan ismimi kirletmeden yaptığımı düşünüyorum. Çok başarılı iki seçim geçirdim, müthiş bir kampanya yürüttüğüme inanıyorum. Görevden alındıktan sonra şahsım adına bu millet ile bu kader birliğini devam ettireceğime kanaat getirdim. Milletimle hasbihal ve hemhal olma serüvenimi devam ettiriyorum. Alışılagelmiş adeti yıkmak için makam mevki şart değil sıradan vatandaş olarak bu fedakarlığı milletimizle birlikte başaracağız.Pandemi sonrası oluşan küresel düzeni yorumlar mısınız?Küreselleşmenin getirdiği çok ciddi sorunlar var. Nüfus sorunu, gıda sorunu, barınma, trafik… Dünya küçüldüğü ölçüde küreselleşmenin tehlikeleri de var. Pandemi sonrası yeni bir dünya düzeni ile karşı karşıyayız. Bu süreçte ister istemez krizler ortaya çıktı. Türkiye'de küresel krizlerden etkileniyor. Dışa bağımlı ekonomik yapısı ile Türkiye krizden daha fazla etkileniyor. Dünya bizden 100 yıl önce yatırımlar yapmış, bilim ilim insanlarına sahalarını açmış. Biz her 10 yılda bir darbeler yaşamış ve dışa bağımlı hale gelmişiz. Dolayısı ile içerdeki ekonomik krizleri yaşamamız kaçınılmaz. Hükümet bu etkilenmeyi minimize etmek için insanları bu yangına karşı ayakta tutmaya çalışıyor. Maaşlarda, emeklilik maaşlarında iyileştirmeler yapıyor. Yerli savunma sanayi, petrol, doğalgaz keşifleri ile dışa bağımlılığı azaltıyor. Bu konuda başarı arttıkça, huzur ortamı ile ekonominin çok daha sağlam bir şekilde yükselişe geçeceğine inanıyorum.Ben kabul ediyorum. Hatalar var mı var. Ak Partide de hatalar var. Yalnız şunu diyorum, eğer 100 yıllık cumhuriyet tarihinde biz de 70-80 yıl önceden bugünkü gibi teknolojik yatırımlara enerji sektöründeki yatırımlara yönelseydik bugünkü dünyada bu kadar mağdur olmazdık. Özellikle son iki - üç yıldır petrol arama ve enerji yatırımları noktasında çok ciddi bir mücadele ve arayış var. Eskiden derlerdi ki ecnebiler geldi petrol kuyularına beton ve taş doldurup gittiler. Yanlış da olsa efsane de olsa, doğru bilgi de olsa bu araştırılmadı. Türkiye gibi güçlü bir devlet bir Kuveyt gibi, Irak kadar bir Libya kadar petrol ve gaz arama çalışması yapamadı. Biz bu mücadeleleri daha önce yapsaydık bu durumda olmazdık. Paramızı toplayıp toplayıp dışarı gönderiyorduk ama artık Cumhurbaşkanımızın Liderliğinde başlatılan Milli Teknoloji Hamlesi ile bu gedik çok sert bir şekilde aşılıyor. Huzur ortamı ile de bölgemiz Cumhurbaşkanımız ve AK Partimiz ile Batıda ne varsa Doğuda da olacak anlayışıyla gelişiyor ve yeraltı zenginlikleri ve doğal güzellikleri de bir bir keşfediliyor ve geleceğe umut saçıyor.20 yıllık dönemde TEKEL, şeker fabrikaları kapatıldı özelleştirildi. Enerji şirketleri özelleştirildi? Buğdayı ithal ediyoruz, hayvancılık diyoruz hayvanı ithal ediyoruz?Kabul ediyorum. Ak Parti’nin hatalarını da kabul ediyorum doğrularını da kabul etmemiz gerekiyor. Sezar’ın hakkı Sezar’a. Hem alt yapıda hem sanayide doğru ve isabetli yaptıkları vardır. Yanlışsa yanlıştır. Tarım politikaları yanlış, ben de katılıyorum. Hatalar da vardır. Tabi hükümetin önlem alması lazım. Üreten, çalışan mücadele eden bir toplumdan daha tembel devletten geçinmeye çalışan bir topluma gidiyoruz. Bu bir felakettir. Ben dünyayı gezdim, bizim kadar Araplar bu durumdadır, başka da bu durumda bir millet yoktur. Arapların gazı, petrolü var, sırtını buna dayamışlar ve gaz petrol satarak yiyorlar. Ama biz vergiyle ayakta kalan bir ülke olmamıza rağmen kendi içimizde Araplar gibi yaşamaya başlamışız; israf tüketim, kolaycılık… bu da neslimizi ve geleceğimizi tehlikeye sokuyor. Bunu değiştirmemiz gerekiyor. Başaracağımıza da yürekten inanıyorum.Cumhur İttifakının durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu seçim Ak Parti’nin en zor seçimi diyebiliriz. Siyasetçilerin klişe bir söylemi var ‘ bu seçim çok önemli ‘Ama bence bu seçimde gerçekten çok önemli. Bu seçim hem Ak Parti hem diğer partiler açısından çok önemli. Çünkü her partinin bu seçimde kendi durumunu, teşkilat yapısını, insan stokunu gözden geçirmesi elemesi hakkaniyet ölçüsü içerisinde toplumun kabul edeceği insanlarla yola çıkması lazım. Çünkü ekonomik sıkıntılarla birlikte bloklaşma siyaseti de önümüzdedir. Bu iki kutuplu seçim Türkiye’de ilk kez deneniyor. Her parti açısından zor ve ciddi bir süreçtir.Yani partimizin Türkiye’deki durumunu kestiremiyorum. Ama Bingöl’de Ak Parti hala güçlüdür. Ak Parti listelerinde hata yapmaz, toplumun kabul edeceği isimlerle yola çıkarsa Bingöl’de işi zor olmayacaktır. Muhalefetin topluma karşı fazla sorumluluğu olmamasına rağmen Ak Parti kadar sahayı gezmiyor. Cumhurbaşkanı, Ak Parti Milletvekilleri, Belediye Başkanları gece gündüz çalışıyor. Muhalefet aynı tempoda sahada mı? Ben onları göremiyorum.Son anketler Ak Parti’nin oy kaybettiğini gösteriyor. Anket şirketleri 20 yıldır ilk defa Ak Parti’nin iktidarı kaybetme ihtimali olduğuna işaret ediyor. Ak Partinin seferberliği bununla da ilgili değil mi?Hala tüm kamuoyu araştırma şirketlerinin araştırmaları Ak Parti’yi birinci parti gösteriyor. Oyları düşmüş olabilir ama Ak Parti hala Türkiye’de birinci partiyse burada muhalefet partileri kendilerini sorgulanmaları lazım. Demek ki Ak Parti bu işin mücadelesini sahada veriyor.Bu ekonomik sıkıntılarla beraber kendi teşkilat yapısını ayakta tutabilmesi, üyelerini mobilize etmesi bir maharettir, tecrübedir. Muhalefetin bunu daha rahat yapabilmesi gerekirken Ak Parti yapıyor. AK Parti genel merkezi, MYK ve diğer birimler çok dinamik, istesen de istemesen de alt birimleri çalıştırıyor sahayı asla bırakmıyor, seçim olsun olmasın. 11 milyonu aşan üyesi, hizmet ve eserleriyle AK Parti bileği zor bükülür bir rakip olarak öne çıkıyor. Cumhurbaşkanının liderlik feraseti de bu başarıda ön planda tabi. Yerelde ise onun temsiliyetine, zarar verenler, makamının, görevinin hakkını veremeyenler AK Parti davasına zarar veriyor.Hanefi Güler, Cumhurbaşkanlığı sisteminin gerekli olduğunu ancak revize edilmesi, modernleştirilmesi gerektiğini söylüyor. Türkiye’de geçmiş yıllara nazaran yönetim olgusunun, işinin daha hızlı ve etkili gerçekleştiğine dikkat çekiyor. “ Eski hantal yapıdan daha hızlı bir yönetim sistemine geçildi” sözleri ile cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin korunmasını istiyor.Hanefi Güler, seçim sonuçlarına ilişkin tahmin ve öngörüsüne ilişkin “ Millet İttifakının adayının belli olması sonrası tahminde bulunabiliriz” diyor.Kaynak: Gazete Duvar
Bingöl
Yayınlanma: 29 Ocak 2023 - 18:18
"Toplumun kabul edeceği isimler önemli"
2018 yılında AK Parti Bingöl İl Başkanlığı’na getirilen Mehmet Hanefi Güler, 18 Eylül 2020’de yazılı açıklama yaparak istifa ettiğini duyurdu
Bingöl
29 Ocak 2023 - 18:18










