Açıklamada, toplumun farklı kesimlerinin barış talebini dile getirmek amacıyla meydanlarda bir araya geldiği ifade edilerek, “Kadınlar, gençler, işçiler, emekçiler ve tüm ezilenler barış istiyor” denildi.
Metinde, Sayın Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’ta yaptığı “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı”nın üzerinden 15 ay geçtiği belirtilirken, bu çağrının Kürt meselesinin çözümü ve Türkiye’nin demokratikleşmesi açısından önemli bir umut yarattığı savunuldu.
Açıklamada, çağrının ardından hareketin ateşkes ilan ettiği, daha sonra gerçekleştirilen kongrede fesih kararı aldığı ve silahlı mücadeleyi sona erdirmeye yönelik adımlar attığı ifade edildi. Ayrıca 26 Ekim 2025 tarihinde Türkiye sınırları dışına çekilme kararının kamuoyuna duyurulduğu kaydedildi.
Süreç kapsamında Meclis’te komisyon kurulduğu ve çeşitli toplumsal kesimlerin dinlendiği belirtilen açıklamada, buna rağmen somut adımların atılmadığı öne sürüldü. Hasta ve siyasi tutukluların durumuna, kayyım uygulamalarına ve demokratikleşme taleplerine dikkat çekilen açıklamada, siyasi iktidarın süreci geciktirdiği iddia edildi.
Açıklamada şu talepler sıralandı:
Kürt meselesinin demokratik yollarla çözülmesi,
Kayyım uygulamalarına son verilmesi,
Hasta ve siyasi tutukluların özgürlüğü,
Anadilde eğitim hakkının tanınması,
Hukuksuz ve antidemokratik uygulamaların sona erdirilmesi.
“Barış şimdi aldığımız nefes kadar ihtiyaçtır” ifadelerinin yer aldığı açıklamada, demokratik siyasetin önünü açacak yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi çağrısı yapıldı.
Açıklama, “Yaşasın barış mücadelemiz, yaşasın eşitlik, özgürlük ve demokrasi mücadelemiz” sloganlarıyla sona erdi.
Bingöl
Yayınlanma: 16 Mayıs 2026 - 21:56
"Barış İçin Adım At" Çağrısı: "Türkiye Barışa En Yakın Eşikte"
Çeşitli sivil ve siyasi çevreler tarafından yapılan ortak açıklamada, Türkiye’nin barış ve demokratikleşme sürecinde kritik bir dönemeçten geçtiği belirtilerek siyasi iktidara somut adım çağrısında bulunuldu.
Bingöl
16 Mayıs 2026 - 21:56
EDİTÖR
İlginizi Çekebilir









