Bingölspor Genel Kuruluna gittim.
İçimde bir umut ile gittim, yalan söylemeyeyim.
Belki dedim son dakikayı bekleyen bir memleket evladı çıkar.
Belki dedim bir mucize olur.
Yol boyu bu düşünceler ve büyük bir umutla gittiğim salonda Başkan Mehmet Engin Özturan'ın konuşmasına yetiştim.
"Neden gelip kahvede bizle oturmuyor? Neden gelip halkın arasına karışmıyor?" diyenler de yoktu orada.
"Biz bu şehrin sevdalısıyız." diyenler de yoktu.
Şampiyonluklarda kendi reklamları için kulüp logosu basıp görünür yerlere asanlar da yoktu.
Seçim döneminde gelip, "Benim maddi durumum çok iyi, kişisel menfaate ihtiyacım yok, amacım hizmet." diyenler de yoktu.
"Gençler bizim geleceğimiz, bu şehrin çocukları için elimizden geleni yapmaya hazırız." diyenler de yoktu.
Kim mi vardı?
Taraftar vardı.
Yıllardır Başkanla Bingöl için emek sarf edip karşılık beklemeyenler vardı.
Bingölspor'un toplantı sonunda Fatiha okunacak ruhu oradaydı.
Bingöl yoktu.
Cenazede bile hâlâ Bingölspor için beste söyleyen gençler vardı.
Bingölspor için kendini yakacak tribüncüler vardı.
Bingölspor uğruna cezaevine girmiş olanlar vardı.
Ama Bingöl yoktu.
M. Engin Başkan son derece açık ve net konuştu.
"Bu şehrin takımı değil, bu şehir sahipsiz." dedi.
"Bugün Başkan olsam ya da bir başka Başkan çıksa fark etmez.
Takım kurulsa sporcuların kalacağı bir tesis yok." dedi.
Kibarca ifade etti ama altyapıda eğitim gören, bu şehrin geleceği olacak potansiyele sahip çocukların antrenman yapacağı bir saha, hatta işeyebileceği bir tuvalet yok dedi.
Elazığspor dibimizde.
300 milyon borcu var.
Dört başkan adayı var.
Urfaspor dibimizde.
250 milyon borcu var.
Başkan adayları silahla kavga ediyor başkanlık için.
Bingölspor'un kasasında 40 milyon para var.
Ülkede borcu olmayan belki tek profesyonel kulüp ama kimse aday olmuyor.
Neden?
Yarın seçim olduğunda koca şehri yönetmek için yüzlerce kişi farklı partilerden aday olacak.
Ama bu şehre en büyük katkıyı yapacak, küresel anlamda en popüler spor dalı, en birleştirici güçlerden biri, dinlerden sonra gelen en evrensel dile sahip bir organizasyonu yönetmeye kimse talip olmuyor.
Divan Başkanı Ali Ekber Alimoğlu dedi ki:
"Henüz bize resmî bir başvuru olmadı."
Şu an başkanı geçtim, kulübün bir malzemecisi bile yok.
Bu nedir peki?
Bu tam anlamıyla ayıptır.
Başkan Özturan, siyasilerin yeterli destek vermediğini, Feyzi Bey'in çaba gösterdiğini ama yetmediğini, bu şehri yöneten 3 vekil ve bir belediye başkanı olmak üzere dört kişinin siyaseti kenarda bırakıp bir araya gelmesi gerektiğini söyledi.
Her birinin yakınlarında olan 2'şer iş insanı ve o iş insanlarının da getireceği birer iş insanıyla bir yönetim kurulmasını, kurulan yönetimin de 3 sene takımı ligde tutacak kadar çaba sarf etmesini istedi.
"3 yıl sonunda gelir, bu takımı üst lige çıkaracağım." diye de ekledi.
3 yıl öncesine göre işlerinde bazı aksaklıklar yaşadığını, hem işine hem ailesine zaman harcamak istediğini belirtti.
Ki bu adam mevcut başkanlık döneminde 2 defa mide ameliyatı geçirdi.
Mide hastalığının ana faktörü de strestir.
Bunu da bilmeyen gitsin Bingölspor'a Başkan olsun.
Toplantıda Amedspor'un istişare kuruluna benzer bir yapı kurulması da önerildi.
Başında M. Engin Özturan olmak kaydıyla, Ticaret Odası, Esnaf Odaları, STK'ların yer alacağı bir yapının kulübü yönetmesi önerisinde bulunuldu.
Orada dinlediklerim şeyleri önceden bilmeme rağmen çokça üzüldüm.
Başkan Özturan'a karşı mahcubiyet hissettim.
Gerçekten şehir olarak sadece bir kulübe değil, çocuklarımıza da sahip çıkamadık.
Altyapıda oynayan gençler vardı.
Orada umutla bekliyorlardı.
O çocukların hayallerini çalanlar kim peki?
Biziz tabii ki.
Bu şehir neden kendine sahip çıkamıyor?
Neden sürekli birilerinin gelip bize sahip çıkmasını bekliyoruz?
Bu ülkede sporcusunun kalacağı tesisi olmayan, futbol oynanacak sahası olmayan kaç şehir var?
Bir tane.
Onu da siz tahmin edin bakalım.
Bu şehirde para kazanan, bu şehrin kaynakları üzerinde baraj kuran, bu şehrin arazilerinde fabrika kuranlar neden destek olmuyor?
Başka şehirlere verdikleri desteği neden buraya vermiyor?
Yeterli baskıyı görmüyorlar.
Var mı diyoruz?
Yok diyorlar.
Tamam diyoruz.
Başkan, "Perez gelse bu kulüpte fark etmeyecek." dedi Özturan.
Bu ne demek biliyor musunuz?
Bu, amatör ligdeki takımı alıp 2. Lig'e yükselten, tüm ülkede başarı hikâyesi olarak ana haberlerde servis edilen bir kulüp başkanının umudunu da çaldık demek.
Bu, babasına verdiği bir söz, memleketine duyduğu sevgi, yanında güvendiği arkadaşlarla yola çıkıp şehirdeki çocuklara "Profesyonel futbolcu olabilirsiniz." umudunu veren bir adamın umudunu bitirdik demek.
Ve o adam, hiçbirimizin hayalinde göremeyeceği kadar parayı vermiş olmasına rağmen, "Hakkımı helal ettim, tek kuruş alacağım yoktur." dedi.
Şimdi siz elinizi vicdanınıza koyup düşünün.
Bu şehre hiçbir katkısı olmamış, seçim döneminde ortaya çıkıp kaybolan ama bugün şehir ihtiyaç duyduğunda fildişi kulelerinden seyreden insanlar hâlâ kendilerini bu şehirden alacaklı sanıyor.
Çok söylendi.
Çok şey konuşuldu.
İstişare kurulu önerisi önemli bir öneriydi.
Siyasal bağlamda düşünmek zorunda değiliz.
Ama güçlü bir organizasyona ihtiyacımız var.
Herkes üzerine düşenin farkında.
Başkan Özturan da bundan sonra sponsorluk da olsa, başka bir şey de olsa destek vermeye devam edeceğini deklare etti.
Bir not olarak da değinmek istiyorum.
Bugün orada Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünü temsilen bulunan Müdür Yardımcısı Ferhat Balat'a, yanlış anlaşılmalardan kaynaklı gençlerin yükseldiğini gördüm.
Üzüldüm.
Bu şehrin formasını 2. Lig'de giymiş, bu şehrin evladı olan, oradaki herkesin orada bulunma sebebi olan o formayı büyük bir özveriyle terletmiş bir insan.
Muhtemelen arkadaşlar da bilmeden yüklendiler kendisine.
Umarım kendisi kırılmamıştır.
Keşke orada gençlik varken, spor konuşulurken, kendi idaresindeki toplantı salonuna teşrif etseydi Müdür Bey.
Yani olaylardan uzak durarak, sorunları görmezden gelerek sorunların yok olduğunu sanan bir anlayışı da kabul etmiyorum ben.
Şimdi ne mi olacak?
Bekleyip göreceğiz.
Hangi vicdan sahibi çıkıp altyapıdaki yüzden fazla çocuğa, altyapı hayali kuran binlerce çocuğa, "Liglerden çekiliyoruz." diye açıklama yapacak, çok merak ediyorum.
Bakalım top Valilikte mi kalacak ya da kucaktan kucağa bir paslaşma olacak mı?












