Bingöl’de bugün asıl sorulması gereken soru şudur.
Verilen kira fiyatlarıyla ödenen vergiler aynı mı?
Satılan evler ve arsalar gerçekten beyan edilen değerler üzerinden mi vergilendiriliyor?
Yoksa sistem yine dar gelirlinin sırtına mı yükleniyor?
Ama asıl yakıcı mesele kiralar.
Bugün Bingöl’de ev kiraları neredeyse asgari ücreti aşacak seviyeye dayanmış durumda Bir ailenin sadece barınmak için tüm gelirini hatta daha fazlasını gözden çıkarmak zorunda kalması nasıl izah edilebilir?
Aynı daireye kısa sürede yapılan fahiş artışlar artık istisna değil kural haline gelmiştir. Bunu piyasa şartları diyerek normalleştirmek, gerçeği görmezden gelmektir.
Açık konuşalım Bu sadece ekonomik değil, doğrudan bir adalet meselesidir.
Sahadaki gerçeklerle resmi kayıtlar arasında ciddi bir uçurum vardır. Elden alınan kiralar, düşük gösterilen satış bedelleri gerçeği yansıtmayan beyanlar.Piyasa başka kayıt başka Böyle bir düzende kaybeden hep aynıdır dar gelirli vatandaş.
Öte yandan konut fiyatlarını etkileyen önemli bir başka gerçek daha vardır ilimizde müteahhitler tarafından yapılan konutların büyük kısmında arsa sahiplerinin yüksek bedel veya daire talebi inşaat maliyetlerini doğrudan artırmaktadır.
Devlet vergi kaybederken dürüst olan cezalandırılmakta kurallara uymayan ise kazançlı çıkmaktadır. Buna serbest piyasa demek mümkün değildir.
Peki çözüm ne? TOKİ yapsın
Ancak ne yazık ki Bingöl’de TOKİ projeleri de beklenen rahatlamayı sağlayamamıştır. Uygun fiyatlı konut üretmesi gereken bir yapı çoğu zaman piyasa fiyatlarına yakın satışlarla dar gelirliye nefes olamamaktadır.
Peki vatandaş ne yapsın?
Bir yanda asgari ücreti aşan kiralar diğer yanda denetimsizlik ve adaletsiz vergi düzeni Ortada sıkışmış Bingöl halkı
Artık yapılması gereken bellidir
Kira artışları etkin şekilde denetlenmeli fahiş fiyatlara yaptırım uygulanmalıdır.
Vergi sistemi gerçek piyasa değerleri üzerinden işletilmeli kira gelirleri kayıt altına alınmalıdır.
Satış bedellerinin düşük gösterilmesine kesin şekilde son verilmelidir.
TOKİ ise piyasayla yarışan değil piyasayı dengeleyen asli rolüne dönmelidir.
Aksi halde değişen hiçbir şey olmayacaktır
Kazanan yine güçlü olan
kaybeden ise geçim derdindeki vatandaş olacaktır.
Son söz
Barınma bir lüks değil en temel haktır.
Eğer bir şehirde kiralar asgari ücreti aşma noktasına gelmişse orada artık sadece ekonomi değil vicdan da sorgulanır.












