Bingöl’de DEM Parti tarafından düzenlenen barış yürüyüşünün ardından kent meydanında yapılan basın açıklaması sırasında bazı şehit yakınlarının Türk bayrağı açıp slogan atması tartışılıyor Kimileri bunu duygusal bir refleks olarak değerlendirirken, kimileri ise açık bir provokasyon olarak görüyor.
Biz de bu noktada şu soruyu sormak istiyoruz
Eğer aynı ortamda bu kez şehit yakınlarının yaptığı bir basın açıklaması sırasında DEM Partili bir grup tarafından farklı semboller açılıp sloganlar atılsaydı bugün provokasyon değildir diyenler yine aynı cümleleri kurabilecek miydi?
Meselelere sadece kendi penceremizden bakarsak adaleti kaybederiz.
Adalet ise herkese aynı ölçüyle yaklaşabilmektir.
Hiç kimse acısını yarıştırmamalı.
Şehit ailelerinin hassasiyeti de değerlidir toplumun barış ve kardeşlik talebi de değerlidir.
Ancak hangi görüşten olursa olsun, insanların yaptığı açıklamaları gölgelemeye yönelik her davranış toplumda yeni gerilimler üretir.
Bugün Türkiye’nin en fazla ihtiyaç duyduğu şey birbirini suçlayan kalabalıklar değil, birbirini anlayabilen insanlardır.
Yıllarca bu topluma
Türk-Kürt, sağcı-solcu, Alevi-Sünni diyerek ayrım tohumları ekildi.
Kardeşliği zedeleyen her söylemden, her kışkırtmadan artık uzak durmak gerekiyor.
Çünkü bizler her şeyden önce insanız.
İnsanı özel kılan dili, ırkı, siyasi görüşü değil, vicdanı ve ahlakıdır.
İnancımızın bize öğrettiği en büyük hakikat de budur İslam’ın adaleti bir başkasının hakkına, hukukuna, onuruna riayet etmeyi emreder.
Bugün ihtiyaç duyduğumuz şey öfkeyi büyütmek değil, ortak vicdanı büyütmektir.
Bu süreçte olası gerilimlerin büyümesini engelleyen, sağduyulu tutumuyla görevini hakkıyla yerine getiren emniyet teşkilatımıza da ayrıca teşekkür etmek gerekir.
Özellikle Bingöl İl Emniyet Müdürümüz nezdinde, sahada görev yapan tüm emniyet mensuplarımıza teşekkür ediyoruz.
Çünkü bazen bir şehrin huzuru bir kişinin bağırmasından değil görevini vakar ve sabırla yapan insanların varlığından korunur.












